kadında ile cümle
kadında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bakın, önceki gece gelen kadından farklı olarak, bu kadının tip 2 diabeti vardı.Anders als die Frau in der Nacht vorher hatte diese Frau Typ-2-Diabetes.
Bakın, önceki gece gelen kadından farklı olarak, bu kadının tip 2 diabeti vardı.Bạn biết không, không như người phụ nữ trong đêm trước, cô này bị 2 loại tiểu đường.
Bakın, önceki gece gelen kadından farklı olarak, bu kadının tip 2 diabeti vardı.Contrairement à la patiente précédente, cette femme présentait un diabète de type 2.
Bakın, önceki gece gelen kadından farklı olarak, bu kadının tip 2 diabeti vardı.Contrariamente alla donna della notte precedente, questa donna aveva un diabete di tipo 2.
Bakın, önceki gece gelen kadından farklı olarak, bu kadının tip 2 diabeti vardı.Deze vrouw had wat de vorige niet had: diabetes type 2.
Bakın, önceki gece gelen kadından farklı olarak, bu kadının tip 2 diabeti vardı.Estão a ver, ao contrário da mulher da noite anterior, esta mulher tinha diabetes tipo 2.
Bakın, önceki gece gelen kadından farklı olarak, bu kadının tip 2 diabeti vardı.Na rozdíl od té ženy předchozí noc, tahle žena měla diabetes II. typu.
Bakın, önceki gece gelen kadından farklı olarak, bu kadının tip 2 diabeti vardı.Sebenarnya, tidak seperti wanita di malam sebelumnya, wanita ini menderita diabetes tipe 2.
Bakın, önceki gece gelen kadından farklı olarak, bu kadının tip 2 diabeti vardı.Spre deosebire de fata dinainte, această femeie avea diabet tip 2.
Bakın, önceki gece gelen kadından farklı olarak, bu kadının tip 2 diabeti vardı.Till skillnad från kvinnan natten innan så hade denna kvinna typ 2 diabetes.
Bakın, önceki gece gelen kadından farklı olarak, bu kadının tip 2 diabeti vardı.Tudják, ellentétben az előző nővel, ennek a nőnek 2-es típusú cukorbetegsége volt.
Bakın, önceki gece gelen kadından farklı olarak, bu kadının tip 2 diabeti vardı.W przeciwieństwie do poprzedniej kobiety ta cierpiała na cukrzycę typu 2.
Bakın, önceki gece gelen kadından farklı olarak, bu kadının tip 2 diabeti vardı.Βλέπετε, αντίθετα με την καρκινοπαθή γυναίκα, αυτή η γυναίκα είχε διαβήτη τύπου 2.
Bakın, önceki gece gelen kadından farklı olarak, bu kadının tip 2 diabeti vardı.Виждате ли, за разлика от предишната пациентка, тази жена имаше диабет тип 2.
Bakın, önceki gece gelen kadından farklı olarak, bu kadının tip 2 diabeti vardı.Понимаете, в отличие от молодой девушки, у этой женщины был диабет II степени.
Bakın, önceki gece gelen kadından farklı olarak, bu kadının tip 2 diabeti vardı.Розумієте, на відміну від тієї молодої жінки ця жінка мала цукровий діабет 2 типу.
Bakın, önceki gece gelen kadından farklı olarak, bu kadının tip 2 diabeti vardı.מדוע עלי להחזיק אותה במצב כל כך בזוי? אתם רואים, שלא כמו האישה שבלילה הקודם,
Bakın, önceki gece gelen kadından farklı olarak, bu kadının tip 2 diabeti vardı.كما ترون، بخلاف المريضة التي قدمت قبلها بليال هذه المرأة كانت مصابة بالنوع الثاني من داء السكري.
Bakın, önceki gece gelen kadından farklı olarak, bu kadının tip 2 diabeti vardı.同第二位女病人唔同 第一位病人有第二類糖尿病,而且肥胖
Bakın, önceki gece gelen kadından farklı olarak, bu kadının tip 2 diabeti vardı.彼女は2型糖尿病を患い それに太っていました
Batıl inançlısın, öyle mi? Kadındaki sinire bak.Superstiziosa, eh?
Benim tavsiyemi dinle ve o kadından uzak dur!"Du hörst besser auf meinen Rat und hälst dich von ihr fern!"
Benim tavsiyemi dinle ve o kadından uzak dur!Farai meglio a darmi retta e stare alla larga da quella donna!
Beni yıllar önce hastaneye yatırılan deli kadından koruyan o duvar,제 자신 에린, 색 교수 를 오랜 과거에 병원 신세를 졌던
Beni yıllar önce hastaneye yatırılan deli kadından koruyan o duvar,החומה ששמרה עלי, על אלין, פרופסור סאקס,
Beni yıllar önce hastaneye yatırılan deli kadından koruyan o duvar,الحائط الذي أعاقني. ايلن، الأستاذة ساكس
Beni yıllar önce hastaneye yatırılan deli kadından koruyan o duvar,精神病院に何年も入院した狂気の女性を 分け隔てていた壁が粉々に崩れ落ちました
Bir kadında, yumurtalıklarda yer alacaklardır.A u kobiet będą się znajdowały w jajnikach.
Bir kadında, yumurtalıklarda yer alacaklardır.Bei einer Frau wären diese in der Eierstöcken.
Bir kadında, yumurtalıklarda yer alacaklardır.Di wanita, mereka akan menjadi bagaian di ovari.
Bir kadında, yumurtalıklarda yer alacaklardır.En una hembra, estarían involucrados en los ovarios.
Bir kadında, yumurtalıklarda yer alacaklardır.Ik heb 46 chromosomen.
Bir kadında, yumurtalıklarda yer alacaklardır.In una femmina, sarebbero coinvolte nelle ovaie.
Bir kadında, yumurtalıklarda yer alacaklardır.La femei în ovare.
Bir kadında, yumurtalıklarda yer alacaklardır.Naaraalla ne olisivat munasarjoissa.
Bir kadında, yumurtalıklarda yer alacaklardır.Na fêmea, elas estariam envolvidas nos ovários.
Bir kadında, yumurtalıklarda yer alacaklardır.U ženy by byly součástí vaječníků.
Bir kadında, yumurtalıklarda yer alacaklardır.בנקבה, הם יהיו מעורבים השחלות.
Bir kadında, yumurtalıklarda yer alacaklardır.女性なら、生殖細胞は卵巣にある。 これらが有糸分裂でつくられる生殖細胞。
Birlikte buğday öğüten iki kadından biri alınacak, öbürü bırakılacak.››de deux femmes qui moudront ensemble, l`une sera prise et l`autre laissée.
Birlikte buğday öğüten iki kadından biri alınacak, öbürü bırakılacak.››Dos mujeres estarán moliendo juntas; la una será tomada, y la otra dejada
Birlikte buğday öğüten iki kadından biri alınacak, öbürü bırakılacak.››două femei vor măcina împreună: una va fi luată, şi alta va fi lăsată.
Birlikte buğday öğüten iki kadından biri alınacak, öbürü bırakılacak.››Duas mulheres estarão juntas moendo; uma será tomada, e a outra será deixada.
Birlikte buğday öğüten iki kadından biri alınacak, öbürü bırakılacak.››Dua wanita sedang menggiling gandum, seorang akan dibawa dan seorang lagi ditinggalkan
Birlikte buğday öğüten iki kadından biri alınacak, öbürü bırakılacak.››due donne staranno a macinare nello stesso luogo: l'una verrà presa e l'altra lasciata»
Birlikte buğday öğüten iki kadından biri alınacak, öbürü bırakılacak.››Dve bosta mleli skupaj: ena bo vzeta, a druga puščena.
Birlikte buğday öğüten iki kadından biri alınacak, öbürü bırakılacak.››Dvě budou mleti spolu; jedna bude vzata, a druhá opuštěna.
Birlikte buğday öğüten iki kadından biri alınacak, öbürü bırakılacak.››Dve budú spolu mlieť; jedna bude vzatá a druhá zanechaná.
Birlikte buğday öğüten iki kadından biri alınacak, öbürü bırakılacak.››Dwie będą mleć z sobą; jedna wzięta będzie, a druga zostawiona.
Birlikte buğday öğüten iki kadından biri alınacak, öbürü bırakılacak.››Hai người đờn bà xay chung cối , một người được rước đi , còn một bị để lại .
Birlikte buğday öğüten iki kadından biri alınacak, öbürü bırakılacak.››Hai người đờn bà xay chung cối, một người được rước đi, còn một bị để lại.
Birlikte buğday öğüten iki kadından biri alınacak, öbürü bırakılacak.››Kaksi naista jauhaa yhdessä; toinen korjataan talteen, mutta toinen jätetään."
Birlikte buğday öğüten iki kadından biri alınacak, öbürü bırakılacak.››Két asszony õröl együtt; az egyik felvétetik, és a másik elhagyatik.
Birlikte buğday öğüten iki kadından biri alınacak, öbürü bırakılacak.››두 여자가 함께 매를 갈고 있으매 하나는 데려감을 당하고 하나는 버려둠을 당할 것이니라
Birlikte buğday öğüten iki kadından biri alınacak, öbürü bırakılacak.››To Kvinder skulle male på samme Kværn; den ene skal tages med, og den anden skal lades tilbage.
Birlikte buğday öğüten iki kadından biri alınacak, öbürü bırakılacak.››To kvinner skal male på samme kvern; den ene skal tas med, og den andre skal lates tilbake.
Birlikte buğday öğüten iki kadından biri alınacak, öbürü bırakılacak.››Två kvinnor skola mala tillhopa; den ena skall bliva upptagen, den andra skall lämnas kvar.»
Birlikte buğday öğüten iki kadından biri alınacak, öbürü bırakılacak.››Zwei werden mahlen miteinander; eine wird angenommen, die andere wird verlassen werden.
Birlikte buğday öğüten iki kadından biri alınacak, öbürü bırakılacak.››δυο γυναικες θελουσιν αλεθει ομου, η μια παραλαμβανεται και η αλλη αφινεται
Birlikte buğday öğüten iki kadından biri alınacak, öbürü bırakılacak.››две будут молоть вместе: одна возьмется, а другая оставится;