kadında ile cümle
kadında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
En önemli bulgu kadındaki adet gecikmesidir.가장 큰 불만은 서비스 약정기간이다.
Yaklaşık 50,000 kadar erkek ve kadından oluşan bir güce sahipti.이 경우 남군과 여군을 합쳐 약 5만 명이 된다.
Dünyada her 3 kadından 1'i hayatında en az bir kez aile içi şiddete maruz kalıyor.전 세계 여성의 3분의 1 정도가 생애 어느 시기에 육체적, 성적 폭력을 겪는다고 한다.
Millî piyangoyu kazanan bir tacirin üç farklı kadından olan altı çocuğunda birisiydi.이름처럼 바람둥이여서 그의 주변에는 6명의 여자친구가 있다.
Fikri, çocuklarına başka bir kadından kardeşleri olduğunu söyler.השאלה היא האם הוא הוליד בנים מהאישה אחרת.
Bir Fransız kadından Fransızca öğrendi.למדה צרפתית מאמה.
Her 5 kadından 1'i hayatının bir döneminde taciz veya tecavüz girişimi kurbanı oluyor.בעוד אחת מתוך ארבע או חמש נשים תחווה אונס.
Her 8 kadından birinin hayatının belirli bir zamanında meme kanserine yakalanacağı bildirilmektedir.המחלה תוקפת כיום אחת מכל 8 נשים בשלב כלשהו של חייהן.
40 yaş altında bir kadında erken menopozun tanısını koymak önemlidir.הריון בגיל נעורים הוא מונח המתייחס להריון בקרב נשים מתחת לגיל 20.
Çoğu kadında menopoz 45-55 yaşları arasında başlar.את רוב יצירותיו כתב מונק בין הגילאים 45 ל-55.
Cevap kadından gelir; "hele buyurun...".לשאלה זו השיב: "כמובן".
Kulenin önünde, ulusal kıyafetler giymiş üç kadından oluşan 'Kadın Heykel Grubu' bulunmaktadır.בפסל קבוצת הנשים (Kadın Heykel Grubu) שליד מגדל העצמאות, שלוש דמויות נשים בלבוש טורקי מסורתי.
Dünyada her 3 kadından 1'i hayatında en az bir kez aile içi şiddete maruz kalıyor.בערך אחת מכל ארבע נשים עוברת הפלה אחת לפחות במשך חייה.
Evlendiği Manlia Scantilla isimli Romalı kadından 153 yılında tek çocuğu ve kızı Didia Clara doğdu.Жени се за римлянка на име Манлия Сканцила и около 153 г., тя ражда неговото единствено дете Дидия Клара.
İsmi bilinmeyen bir kadından iki oğlunun olduğu bilinmektedir.Той има три сина, неизвестно от коя съпруга.
40 yaş altında bir kadında erken menopozun tanısını koymak önemlidir.Пробата се оказва, че е на жена на възраст под 40 години.
Yumurtlamada meydana gelen bozukluklar: Kadında en sık görülen kısırlık nedenidir.Кистата на яйчниците е най-често срещано заболяване в репродуктивна възраст на жената.
Kızlık zarının hasara uğramış olması kadında bekâretin bozulduğuna kanıt olarak görülür.Разбойникът излъгва девойката, че на съпруга ѝ му е станало лошо.
Bir Fransız kadından Fransızca öğrendi.Francuski je učio kod učiteljice francuskog jezika.
Ayrıca o kadından bir kızı olduğunu öğrenir.I ona je čula da netko ima randevu s njenom kćerkom.
Can'ın annesi, kendisi aldattığını ve başka kadından bir de kızı olduğunu öğrendiğinden intihar etmiştir.Ona je istraživala smrt svoje majke jer joj je baka ispripovijedala kako ju je neki plemić oteo i ubio.
Yaklaşık 50,000 kadar erkek ve kadından oluşan bir güce sahipti.Zamestnávala asi 50 mužov a žien.
Kadından oğlunu terketmesini istemektedir.Jej posledným želaním bolo, aby jej zanechal syna.
Ligeia, anlatıcının daha önce hiçbir kadında görmediği derecede bilgilidir.Milan takto múdro Aliho ešte nepočul rozprávať.
Evlendiği Manlia Scantilla isimli Romalı kadından 153 yılında tek çocuğu ve kızı Didia Clara doğdu.Okoli leta 153 se je poročil z Rimljanko Manlijo Skantilo, s katero je imel samo hčerko Didijo Klaro.
Afife Hanım, kabul edilen beş Müslüman kadından biri idi.Giro podaljšana petstrana birotunda je ena izmed petih Johnsonovih teles, ki so kiralni.
Evlendiği Manlia Scantilla isimli Romalı kadından 153 yılında tek çocuğu ve kızı Didia Clara doğdu.Jis vedė romėnę Manliją Skantilą ir apie 153 m. ji pagimdė jam vienintelį vaiką Didiją Klarą.
Sasani İmparatorluğu'nda tahta çıkan iki kadından biridir (diğeri kızkardeşi Azarmidokht).Ji buvo viena iš dviejų moterų sėdėjusių Sasanidų Persijos soste (kita buvo jos sesuo Azarmidokta.
Güzel bir kadından üç gün sonra usanırsın. Çirkin bir kadına üç gün sonra alışırsın.Graži moteris po trejų dienų atsibosta. Prie negražios moters po trejų dienų pripranti.
Önüne gelen her kadından hoşlanır.Temast sai kõigi hellitatud lemmik.
Kısırlık sorunu erkek ve kadında eşit oranlarda görülür.Siserände intensiivsus on naiste ja meeste puhul võrdne.
2004: Eylemlerimizin zirvesindeydik. Liberyanın Kadından sorumlu Bakanı beni aradı veВ разгара на активизма ни, министърът на равенството между половете в Либерия ме извика и каза:
9 yaşında bir oğlan ve 80 yaşında bir yaşlı kadında var.C'è un bambino di nove anni e una donna di ottanta anni.
9 yaşında bir oğlan ve 80 yaşında bir yaşlı kadında var.Es gibt einen 9 Jahre alten Jungen und eine 80 Jährige Frau.
9 yaşında bir oğlan ve 80 yaşında bir yaşlı kadında var.Há um rapaz de nove anos e uma mulher de 80 anos.
9 yaşında bir oğlan ve 80 yaşında bir yaşlı kadında var.Hay un niño de 9 años y una mujer de 80.
9 yaşında bir oğlan ve 80 yaşında bir yaşlı kadında var.Il y a un garçon de 9 ans... et une femme de 80 ans.
9 yaşında bir oğlan ve 80 yaşında bir yaşlı kadında var.Jest 9-letni chłopiec i 80-letnia staruszka
9 yaşında bir oğlan ve 80 yaşında bir yaşlı kadında var.Ở đây có từ câu bé 9 tuổi đến cụ già 80 tuổi
9 yaşında bir oğlan ve 80 yaşında bir yaşlı kadında var.Здесь есть девятилетний мальчик И восьмидесятилетняя женщина
9 yaşında bir oğlan ve 80 yaşında bir yaşlı kadında var.Има 9-годишно момче и 80-годишна жена.
9 yaşında bir oğlan ve 80 yaşında bir yaşlı kadında var.ثمة طفل عمره 9 سنوات وسيدة عمرها 80 سنة
Afrikalı bir kadından, verdiğimiz zararı okuyunBacalah dari wanita Afrika itu, kerusakan yang telah kita berikan.
Afrikalı bir kadından, verdiğimiz zararı okuyunCitiți ce-a scris acestă femeie africană despre răul pe care l-am făcut.
Afrikalı bir kadından, verdiğimiz zararı okuyunĐọc nó từ một người phụ nữ Châu Phi, những thiệt hại mà chúng ta đã gây ra.
Afrikalı bir kadından, verdiğimiz zararı okuyunIk zal jullie niet vertellen hoeveel schade dat geld heeft aangericht. Lees haar boek maar.
Afrikalı bir kadından, verdiğimiz zararı okuyun우리가 주었던 피해에 대해 아프리카 여성이 쓴 책입니다.
Afrikalı bir kadından, verdiğimiz zararı okuyunLæs det fra en afrikansk kvinde, om den skade vi har forvoldt.
Afrikalı bir kadından, verdiğimiz zararı okuyunLäs, från en afrikansk kvinna om den skada som vi har gjort.
Afrikalı bir kadından, verdiğimiz zararı okuyunLéanlo de parte de una mujer africana, el daño que hemos hecho.
Afrikalı bir kadından, verdiğimiz zararı okuyunLeggete da una donna africana, i danni che abbiamo provocato.
Afrikalı bir kadından, verdiğimiz zararı okuyunLesen Sie von einer Afrikanerin, was wir angerichtet haben.
Afrikalı bir kadından, verdiğimiz zararı okuyunLisez les dégâts que nous avons faits, écrits par une Africaine.
Afrikalı bir kadından, verdiğimiz zararı okuyunLukekaa afrikkalaisen naisen kirjoittamasta kirjasta aiheuttamastamme vahingosta.
Afrikalı bir kadından, verdiğimiz zararı okuyunOlvassátok el egy afrikai nőtől, hogy mit ártottunk nekik.
Afrikalı bir kadından, verdiğimiz zararı okuyunPrečítajte si od Afričanky, akú škodu sme spôsobili.
Afrikalı bir kadından, verdiğimiz zararı okuyunProstě si přečtěte její knihu. Přečtěte si od africké ženy, jakou škodu jsme napáchali.
Afrikalı bir kadından, verdiğimiz zararı okuyunSaibam, pelas palavras de uma mulher africana, o estrago que fizemos.
Afrikalı bir kadından, verdiğimiz zararı okuyunZobaczcie, jak to postrzega Afrykanka.
Afrikalı bir kadından, verdiğimiz zararı okuyunΔιαβάστε απο μια Αφρικανή, την ζημιά που τους έχουμε κάνει.