kadına ile cümle
kadına kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Yıldırım Bayezid kadına; " Ana, verdiğin tasın içindeki saman çöplerini görmez misin" der.《長恨詞》云:‘上窮碧落下黃泉,兩處茫茫皆不見。
Yaklaşık 430.000 kadına bu madalya ve unvan verilmiştir.430,000 여 명의 여성들이 이 명예칭호를 받았다.
Kadına; “Sabredin” dedi.그는 "(이 사람이) 어머니에게 (자신을 DJ딸이라고 주장하라고)시켰다고 생각한다"라고 말했다.
Hizmetçi, beyaz kadına bakmaktadır.그녀는 백악관의 여주인 노릇을 하였다.
Genç şair kadına "ölüm meleğim" diye hitâb etmektedir.후세에 그녀의 미모로 인해 “암살 천사”라는 별명을 붙였다.
"Hiçbir kadına yalan söylemedim hepsi diğerini biliyordu".그들은 누구와도 그녀를 비교하지 못했을 것이다"라고 말했다.
Bu şairlerin aşkı kadına, doğaya veya güzelliklere değil ilaha'dır.이 아버지가 원하는 딸들은 아리땁고 사랑스러운 딸들이 아니다.
Fakat başka bir kadına ihtiyacım vardı.그래서 나 한 여인을 선택했다네.
Kadına selam verdi.그는 이예다에게 축하 인사를 전했다.
Romanın kahramanı, rüyasını gerçekleştirmek için önce bir falcı kadına rüyasını anlatır.상경 이야기 꿈을 쫓기 위해 올봄 상경한 한 소녀에 밀착한다.
Diğer yöne ise kadına bakan bir başka bir adam yerleştirdi.그러나 그곳에서 그는 또 다른 여자를 건드렸다.
Adam, gülümseyerek sağ tarafa baksa da o yönde oturan kadına bakar gibi görünmemektedir.הדמות מביטה לכיוון ימין ועל פניה חיוך, אולם אין היא מביטה בדמות הנשית שמולה.
Kasım 1993'te Tupac ve arkadaşları bir otel odasında bir kadına tecavüz etmekten suçlandılar.בנובמבר 1993, שאקור וחבריו הואשמו בתקיפה מינית של אישה בחדר במלון.
Kadına selam verdi.לשאול לשלום האישה.
Rick, Jessie adında bir kadına aşık olmuştur.מאוהב בנערה בשם רוז.
Görümce, kadına göre kocasının kız kardeşi.שם היא מגלה שהוא היה הסוהר של בעלה.
Kontun eşine veya kont konumundaki kadına kontes denir.Жената на графа се нарича графиня или контеса.
Sözlerinden o kadına aşık olduğu anlaşılmaktadır.В него признава, че е влюбена в него.
Fakat başka bir kadına ihtiyacım vardı.Имали са право на повече от една жена.
Hizmetçi, beyaz kadına bakmaktadır.Mladu misu služio je u Belcu.
Sivri burunlu bir köpek kadının solunda oturmakta ve başını kaldırıp kadına bakmaktadır.Glava mu je nagnuta naprijed i naslonjena na ženinu glavu, a rukom obgrljuje njezin vrat i glavu.
Wesley Snipes, filmde beyaz bir kadına aşık olan Flipper Purify karakterini canlandırmaktadır.Percy Sledgeova inačica se može čuti u filmu Kad čovjek voli ženu.
Diğerleri de onun sakallı bir adama, kadına ya da bir kediye ait olduğunu söylediler.Obitelj se sastojala od muškarca i njegove žene ili žena i djece.
Ayrıca birçok yerli kadına da tecavüz edilmiştir.Brojne žene su bile silovane.
Sonunda kadına erikli bir pastayı paket yapar.Mráčka, ktorá z múky upečie koláč.
Bizim ağaca ağaç, kadına kadın dememiz lazım.Jedinec ženského pohlavia sa nazýva žena.
Zaara'nın ailesi eskiden bir öksüz kadına bakmışlar.Od mladých rokov sa stýkala s rodinou Masarykových.
Rick, Jessie adında bir kadına aşık olmuştur.Predtým bol ženatý s ženou menom Darcy.
Kasım 1993'te Tupac ve arkadaşları bir otel odasında bir kadına tecavüz etmekten suçlandılar.Decembra leta 1993, so bili Shakur in še nekateri drugi obtoženi spolne zlorabe neke ženske v hotelski sobi.
Çocuk kadına günahkâr olup olmadığını sorduğunda "Bazen." yanıtını alır.Eden izmed fantov jo vpraša če je grešnica, ona pa odgovori ''včasih''.
Billboard'tan Ken Tucker, şarkının farklı yaş gruplarındaki pek çok kadına hitap ettiğini söyledi.Ken Tucker iz revije Billboard je dejal, da je pesem enkratna za ženske različnih starostnih skupin.
Kontun eşine veya kont konumundaki kadına kontes denir.Grofova žena je »grofica«.
Her kadına 1,79 çocuk düşmektedir ve çocuk ölüm orani %0,07'dir.Smrtnost dojenčkov je 0,6 %, otrok pa 0,7 %.
Ayrıca birçok yerli kadına da tecavüz edilmiştir.Večino teh pa so nacisti tudi posilili.
Kadına selam verdi.Za zdravo družbo.
Bir kadına 0,98 erkek düşmektedir.0,97 moških/žensko.
Genelde tüm ev işleri kadına aittir.Večina dela je na ramah žensk.
1926) Dünya Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele GünüTarptautinė kovos prieš moterų prievartą diena.
Genç şair kadına "ölüm meleğim" diye hitâb etmektedir.Šie vargšai vadino Motiną Teresę „mirštančiųjų angelu“.
Tüm dünya nüfusu içinde 100 kadına 101 erkek düşer.Moterų ir vyrų santykis rajone buvo 125 moterys 100-ui vyrų.
Götüren kadına bahşiş verilir.Žmonės, kuriems yra skiriamas apdovanojimas, gali jo atsisakyti.
Güzel bir kadından üç gün sonra usanırsın. Çirkin bir kadına üç gün sonra alışırsın.Graži moteris po trejų dienų atsibosta. Prie negražios moters po trejų dienų pripranti.
Yılan kadına, "Tanrı gerçekten, 'Bahçedeki ağaçların hiçbirinin meyvesini yemeyin' dedi mi?" diye sordu."Kas Jumal on tõesti öelnud, et te ei tohi süüa ühestki rohuaia puust?"
Bir kadına 0,98 erkek düşmektedir.Ühe naise kohta elab riigis 0,95 meest.
Daha sonra kadına "Günahların bağışlandı ...Hiljem andis ta siiski kogu sõjaväele nende patud andeks.
Ülkede ortalama 1 kadına 1,81 çocuk düşmektedir.Naised sünnitavad esimese lapse keskmiselt 18,9-aastaselt.
Erkekten kadına cinsiyet değiştirme ameliyatı nasıl yapılır?Kes hakkab organisatsioonis blogi pidama?
Genellikle evliliğin ölüm veya boşanma gibi sebeplerle sona ermesi durumunda kadına ödenir.Abielu lõpeb abikaasa surmaga või abielu lahutamisega.
Hizmetçi, beyaz kadına bakmaktadır.Terroristid vallutavad Valge Maja.
28 yaşındaki Katar vatandaşı Yousef, dört yıl önce Doğu Avrupalı bir kadına aşık oldu.Yousef, 28-letni Katarczyk, cztery lata temu zakochał się w kobiecie ze Wschodniej Europy.
28 yaşındaki Katar vatandaşı Yousef, dört yıl önce Doğu Avrupalı bir kadına aşık oldu.Yousef, een 28-jarige man uit Qatar, werd vier jaar geleden verliefd op een Oost-Europese.
28 yaşındaki Katar vatandaşı Yousef, dört yıl önce Doğu Avrupalı bir kadına aşık oldu.Yousef, un citoyen qatari de 28 ans, est tombé amoureux d'une femme de l'Europe de l'Est il y a quatre ans.
28 yaşındaki Katar vatandaşı Yousef, dört yıl önce Doğu Avrupalı bir kadına aşık oldu.Yousef, un ciudadano catarí de 28 años, se enamoró de una mujer de Europa del este hace cuatro años.
Ama almak için, bir kadına imzalatmaları gerekiyordu.Aber um es zu bekommen, mussten sie es von einer der Frauen signiert bekommen.
Ama almak için, bir kadına imzalatmaları gerekiyordu.Ale aby ich dostali, museli si ich nechať podpísať jednou zo žien.
Ama almak için, bir kadına imzalatmaları gerekiyordu.Ale aby je dostać, każdy musiał zdobyć podpis kobiety.
Ama almak için, bir kadına imzalatmaları gerekiyordu.Ale aby ji dostali, museli si ji nechat podepsat od jedné z žen.
Ama almak için, bir kadına imzalatmaları gerekiyordu.Dar pentru a le primi, trebuiau să obțină un autograf de la una din femei.
Ama almak için, bir kadına imzalatmaları gerekiyordu.De hogy megkapják, alá kellett iratniuk az egyik nővel.
Ama almak için, bir kadına imzalatmaları gerekiyordu.그런데 이걸 가지려면 그 사진의 여성 중 한 명에게 사인을 받아야 합니다.
İlgili Sayfalar