kadına ile cümle
kadına kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Sakın o kadına gönül vermeyin, Onun yolundan gitmeyin.La ikke ditt hjerte vende sig til hennes veier, forvill dig ikke inn på hennes stier!
Sakın o kadına gönül vermeyin, Onun yolundan gitmeyin.Laß dein Herz nicht weichen auf ihren Weg und laß dich nicht verführen auf ihrer Bahn.
Sakın o kadına gönül vermeyin, Onun yolundan gitmeyin.Låt icke ditt hjärta vika av till hennes vägar, och förvilla dig ej in på hennes stigar.
Sakın o kadına gönül vermeyin, Onun yolundan gitmeyin.Lòng con chớ xây vào con đường đờn bà ấy . Chớ đi lạc trong các lối nàng ;
Sakın o kadına gönül vermeyin, Onun yolundan gitmeyin.Lòng con chớ xây vào con đường đờn bà ấy. Chớ đi lạc trong các lối nàng;
Sakın o kadına gönül vermeyin, Onun yolundan gitmeyin.Não se desvie para os seus caminhos o teu coração, e não andes perdido nas suas veredas.
Sakın o kadına gönül vermeyin, Onun yolundan gitmeyin.Nech sa neuchýli tvoje srdce na jej cesty, a neblúď po jej chodníkoch.
Sakın o kadına gönül vermeyin, Onun yolundan gitmeyin.Ne hajoljon annak útaira a te elméd, és ne tévelyegj annak ösvényin.
Sakın o kadına gönül vermeyin, Onun yolundan gitmeyin.Ne kreni na njena pota srce tvoje, ne zavij na steze njene.
Sakın o kadına gönül vermeyin, Onun yolundan gitmeyin.Neuchyluj se k cestám jejím srdce tvé, aniž se toulej po stezkách jejích.
Sakın o kadına gönül vermeyin, Onun yolundan gitmeyin.Niechaj się nie uchyla za drogami jej serce twoje, ani się tułaj po ścieszkach jej.
Sakın o kadına gönül vermeyin, Onun yolundan gitmeyin.No se aparte tu corazón tras sus caminos, ni te descarríes por sus sendas
Sakın o kadına gönül vermeyin, Onun yolundan gitmeyin.Que ton coeur ne se détourne pas vers les voies d`une telle femme, Ne t`égare pas dans ses sentiers.
Sakın o kadına gönül vermeyin, Onun yolundan gitmeyin.Să nu ţi se abată inima spre calea unei asemenea femei, nu te rătăci pe cărările ei.
Sakın o kadına gönül vermeyin, Onun yolundan gitmeyin.Ας μη εκκλινη εις τας οδους αυτης η καρδια σου, μη παρεκτραπης εις τας τριβους αυτης.
Sakın o kadına gönül vermeyin, Onun yolundan gitmeyin.Да не уклоняется сердце твое на пути ее, не блуждай по стезям ее,
Sakın o kadına gönül vermeyin, Onun yolundan gitmeyin.Да се не уклонява сърцето ти в пътищата й, Да се не заблудиш в пътеките й;
Sakın o kadına gönül vermeyin, Onun yolundan gitmeyin.אל ישט אל דרכיה לבך אל תתע בנתיבותיה׃
Sakın o kadına gönül vermeyin, Onun yolundan gitmeyin.لا يمل قلبك الى طرقها ولا تشرد في مسالكها.
Sakın o kadına gönül vermeyin, Onun yolundan gitmeyin.你 的 心 、 不 可 偏 向 淫 婦 的 道 . 不 要 入 他 的 迷 途
Sakın o kadına gönül vermeyin, Onun yolundan gitmeyin.你 的 心 、 不 可 偏向 淫婦 的 道 . 不要 入 他 的 迷途
Senin hayatın zamanın kıymetli bir tapınağı ( VE KADINA KARŞI ŞİDDETE )Dein Leben ist ein kostbarses Grab der Zeit ( UND GEWALT GEGEN FRAUEN)
Senin hayatın zamanın kıymetli bir tapınağı ( VE KADINA KARŞI ŞİDDETE )Hidupmu adalah sebuah tempat suci yang berhaga waktu (DAN KEKERASAN TERHADAP PEREMPUAN)
Senin hayatın zamanın kıymetli bir tapınağı ( VE KADINA KARŞI ŞİDDETE )당신의 인생은 시간의 소중한 성지와 같죠(그리고 여자에 대한 폭력)
Senin hayatın zamanın kıymetli bir tapınağı ( VE KADINA KARŞI ŞİDDETE )La vostra vita è un prezioso luogo sacro del tempo (E VIOLENZA SULLE DONNE)
Senin hayatın zamanın kıymetli bir tapınağı ( VE KADINA KARŞI ŞİDDETE )Tu vida es un santuario precioso del tiempo (Y VIOLENCIA CONTRA LAS MUJERES)
Senin hayatın zamanın kıymetli bir tapınağı ( VE KADINA KARŞI ŞİDDETE )حياتك مزار ثمين من الوقت ( والعنف ضذ النساء )
Senin içinde anneye, babaya kötü davrandılar, yabancıya baskı yaptılar, öksüze, dul kadına haksızlık ettiler.au dedans de toi, l`on méprise père et mère, on maltraite l`étranger, on opprime l`orphelin et la veuve.
Senin içinde anneye, babaya kötü davrandılar, yabancıya baskı yaptılar, öksüze, dul kadına haksızlık ettiler.Fader og Moder ringeagtes, den fremmede undertrykkes i dig, den faderløse og Enken lider Uret.
Senin içinde anneye, babaya kötü davrandılar, yabancıya baskı yaptılar, öksüze, dul kadına haksızlık ettiler.În tine, tatăl şi mama sînt dispreţuiţi, străinul este chinuit, orfanul şi văduva sînt asupriţi.
Senin içinde anneye, babaya kötü davrandılar, yabancıya baskı yaptılar, öksüze, dul kadına haksızlık ettiler.그들이 네 가운데서 부모를 업신여겼으며 네 가운데서 나그네를 학대하였으며 네 가운데서 고아와 과부를 해하였도다
Senin içinde anneye, babaya kötü davrandılar, yabancıya baskı yaptılar, öksüze, dul kadına haksızlık ettiler.Očeta in mater so zaničevali v tebi; sredi tebe so delali silo tujcu, siroto in vdovo so žalili v tebi.
Senin içinde anneye, babaya kötü davrandılar, yabancıya baskı yaptılar, öksüze, dul kadına haksızlık ettiler.Otca i mater znevažujú v tebe, pohostína utláčajú v tvojom strede, sirotu a vdovu utiskujú v tebe;
Senin içinde anneye, babaya kötü davrandılar, yabancıya baskı yaptılar, öksüze, dul kadına haksızlık ettiler.Otce i matku zlehčují v tobě, pohostinnému činí nátisk u prostřed tebe, sirotka a vdovu utiskují v tobě.
Senin içinde anneye, babaya kötü davrandılar, yabancıya baskı yaptılar, öksüze, dul kadına haksızlık ettiler.У тебя отца и мать злословят, пришельцу делают обиду среди тебя, сироту и вдову притесняют у тебя.
Senin içinde anneye, babaya kötü davrandılar, yabancıya baskı yaptılar, öksüze, dul kadına haksızlık ettiler.אב ואם הקלו בך לגר עשו בעשק בתוכך יתום ואלמנה הונו בך׃
Senin içinde anneye, babaya kötü davrandılar, yabancıya baskı yaptılar, öksüze, dul kadına haksızlık ettiler.فيك اهانوا ابا واما. في وسطك عاملوا الغريب بالظلم. فيك اضطهدوا اليتيم والارملة.
Senin içinde anneye, babaya kötü davrandılar, yabancıya baskı yaptılar, öksüze, dul kadına haksızlık ettiler.在 你 中 間 有 輕 慢 父 母 的 . 有 欺 壓 寄 居 的 . 有 虧 負 孤 兒 寡 婦 的
Senin içinde anneye, babaya kötü davrandılar, yabancıya baskı yaptılar, öksüze, dul kadına haksızlık ettiler.在 你 中間 有 輕慢 父母 的 . 有 欺壓寄居 的 . 有 虧負 孤兒寡婦的
Şimdi bana yazdığınız konulara gelelim: ‹‹Erkeğin kadına dokunmaması iyidir›› diyorsunuz.A čo do toho, o čom ste mi písali, dobre by bolo človekovi nedotýkať sa ženy.
Şimdi bana yazdığınız konulara gelelim: ‹‹Erkeğin kadına dokunmaması iyidir›› diyorsunuz.A mik felõl pedig írtatok nékem, jó a férfiúnak asszonyt nem illetni.
Şimdi bana yazdığınız konulara gelelim: ‹‹Erkeğin kadına dokunmaması iyidir›› diyorsunuz.Cu privire la lucrurile despre cari mi-aţi scris, eu cred că este bine ca omul să nu se atingă de femeie.
Şimdi bana yazdığınız konulara gelelim: ‹‹Erkeğin kadına dokunmaması iyidir›› diyorsunuz.Daarmee kom ik op de vragen uit uw brief. Als een man ongetrouwd is, is dat een goede zaak.
Şimdi bana yazdığınız konulara gelelim: ‹‹Erkeğin kadına dokunmaması iyidir›› diyorsunuz.En cuanto a las cosas de que me escribisteis, bueno es para el hombre no tocar mujer
Şimdi bana yazdığınız konulara gelelim: ‹‹Erkeğin kadına dokunmaması iyidir›› diyorsunuz.너희의 쓴 말에 대하여는 남자가 여자를 가까이 아니함이 좋으나
Şimdi bana yazdığınız konulara gelelim: ‹‹Erkeğin kadına dokunmaması iyidir›› diyorsunuz.Lecz o tem, coście mi pisali: Dobrzećby człowiekowi, nie tykać się niewiasty;
Şimdi bana yazdığınız konulara gelelim: ‹‹Erkeğin kadına dokunmaması iyidir›› diyorsunuz.Luận đến các điều hỏi trong thơ anh em, tôi tưởng rằng đờn ông không đụng đến đờn bà là hay hơn.
Şimdi bana yazdığınız konulara gelelim: ‹‹Erkeğin kadına dokunmaması iyidir›› diyorsunuz.Luận đến các điều hỏi trong thơ anh_em , tôi tưởng rằng đờn ông không đụng đến đờn bà là hay hơn .
Şimdi bana yazdığınız konulara gelelim: ‹‹Erkeğin kadına dokunmaması iyidir›› diyorsunuz.Men hvad det angår, hvorom I skreve til mig, da er det godt for en Mand ikke at røre en Kvinde;
Şimdi bana yazdığınız konulara gelelim: ‹‹Erkeğin kadına dokunmaması iyidir›› diyorsunuz.Men vedkommende det som I skrev om, da er det godt for et menneske ikke å røre en kvinne;
Şimdi bana yazdığınız konulara gelelim: ‹‹Erkeğin kadına dokunmaması iyidir›› diyorsunuz.Mutta mitä siihen tulee, mistä kirjoititte, niin hyvä on miehelle olla naiseen ryhtymättä;
Şimdi bana yazdığınız konulara gelelim: ‹‹Erkeğin kadına dokunmaması iyidir›› diyorsunuz.O čemž jste mi pak psali, k tomuť vám toto odpovídám: Dobréť by bylo člověku ženy se nedotýkati.
Şimdi bana yazdığınız konulara gelelim: ‹‹Erkeğin kadına dokunmaması iyidir›› diyorsunuz.Ora, quanto �s coisas de que me escrevestes, bom seria que o homem não tocasse em mulher;
Şimdi bana yazdığınız konulara gelelim: ‹‹Erkeğin kadına dokunmaması iyidir›› diyorsunuz.Quanto poi alle cose di cui mi avete scritto, è cosa buona per l'uomo non toccare donna
Şimdi bana yazdığınız konulara gelelim: ‹‹Erkeğin kadına dokunmaması iyidir›› diyorsunuz.Wovon ihr aber mir geschrieben habt, darauf antworte ich: Es ist dem Menschen gut, daß er kein Weib berühre.
Şimdi bana yazdığınız konulara gelelim: ‹‹Erkeğin kadına dokunmaması iyidir›› diyorsunuz.Zastran tega pa, kar ste mi pisali: Dobro je človeku, žene se ne dotikati.
Şimdi bana yazdığınız konulara gelelim: ‹‹Erkeğin kadına dokunmaması iyidir›› diyorsunuz.Περι δε των οσων μοι εγραψατε, καλον ειναι εις τον ανθρωπον να μη εγγιση εις γυναικα
Şimdi bana yazdığınız konulara gelelim: ‹‹Erkeğin kadına dokunmaması iyidir›› diyorsunuz.А на неженените и вдовците казвам: Добро е за тях, ако си останат такива, какъвто съм и аз.
Şimdi bana yazdığınız konulara gelelim: ‹‹Erkeğin kadına dokunmaması iyidir›› diyorsunuz.А о чем вы писали ко мне, то хорошо человеку не касаться женщины.
Şimdi bana yazdığınız konulara gelelim: ‹‹Erkeğin kadına dokunmaması iyidir›› diyorsunuz.Про що ж ви писали до мене, то добре б чоловікові до жінки не приставати.
İlgili Sayfalar