kadına ile cümle

kadına kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Öyle bir adam ki, tam da benim gibi bir kadına ihtiyaç duyar. Benim gibi bir kadına...E' il tipo di uomo che ha bisogno di una donna come me una donna come me...
Öyle bir adam ki, tam da benim gibi bir kadına ihtiyaç duyar. Benim gibi bir kadına...Hänenlaisensa mies tarvitsee naisen kaltaiseni naisen kaltaiseni... naisen kaltaiseni... naisen kaltaiseni...
Öyle bir adam ki, tam da benim gibi bir kadına ihtiyaç duyar. Benim gibi bir kadına...He's the kind of man needs a kind of woman like me a woman like me... a woman like me... a woman like me...
Öyle bir adam ki, tam da benim gibi bir kadına ihtiyaç duyar.Ja przecież wiem, że trzeba mu
Öyle bir adam ki, tam da benim gibi bir kadına ihtiyaç duyar.그런 남자는 나같은 여자를 필요로 하지요
Öyle bir adam ki, tam da benim gibi bir kadına ihtiyaç duyar.私のような女...
O zaman kral kararını verdi: ‹‹Sakın çocuğu öldürmeyin! Birinci kadına verin, çünkü gerçek annesi odur.››Bấy giờ, vua cất tiếng phán rằng: Hãy cho người nầy đứa trẻ sống, chớ giết nó ấy là mẹ nó.
O zaman kral kararını verdi: ‹‹Sakın çocuğu öldürmeyin! Birinci kadına verin, çünkü gerçek annesi odur.››Bấy_giờ , vua cất_tiếng phán rằng : Hãy cho người nầy đứa trẻ sống , chớ giết nó ấy_là mẹ nó .
O zaman kral kararını verdi: ‹‹Sakın çocuğu öldürmeyin! Birinci kadına verin, çünkü gerçek annesi odur.››Da antwortete der König und sprach: Gebet dieser das Kind lebendig und tötet es nicht; die ist seine Mutter.
O zaman kral kararını verdi: ‹‹Sakın çocuğu öldürmeyin! Birinci kadına verin, çünkü gerçek annesi odur.››Da tog Kongen til Orde og sagde: "Giv hende der det levende Barn og dræb det ikke; thi hun er Moderen!"
O zaman kral kararını verdi: ‹‹Sakın çocuğu öldürmeyin! Birinci kadına verin, çünkü gerçek annesi odur.››Då tog konungen till orda och sade: »Given henne det levande barnet; döden det icke. Hon är dess moder.»
O zaman kral kararını verdi: ‹‹Sakın çocuğu öldürmeyin! Birinci kadına verin, çünkü gerçek annesi odur.››Da tok kongen til orde og sa: Gi henne det levende barn og drep det ikke! Hun er dets mor.
O zaman kral kararını verdi: ‹‹Sakın çocuğu öldürmeyin! Birinci kadına verin, çünkü gerçek annesi odur.››El rey respondió diciendo: --Dad a aquélla el hijo vivo. No lo matéis; ella es su madre
O zaman kral kararını verdi: ‹‹Sakın çocuğu öldürmeyin! Birinci kadına verin, çünkü gerçek annesi odur.››K čemuž odpovídaje král, řekl: Dejtež této dítě to živé, a nikoli nezabijejte ho, onať jest matka jeho.
O zaman kral kararını verdi: ‹‹Sakın çocuğu öldürmeyin! Birinci kadına verin, çünkü gerçek annesi odur.››왕이 대답하여 가로되 산 아들을 저 계집에게 주고 결코 죽이지 말라 저가 그 어미니라 하매
O zaman kral kararını verdi: ‹‹Sakın çocuğu öldürmeyin! Birinci kadına verin, çünkü gerçek annesi odur.››kor felele a király, és monda: Adjátok amannak az élõ gyermeket, és meg ne öljétek azt, [mert] az az õ anyja.
O zaman kral kararını verdi: ‹‹Sakın çocuğu öldürmeyin! Birinci kadına verin, çünkü gerçek annesi odur.››Maka berkatalah Salomo, "Jangan bunuh bayi itu! Serahkan kepada wanita yang pertama itu--dialah ibunya.
O zaman kral kararını verdi: ‹‹Sakın çocuğu öldürmeyin! Birinci kadına verin, çünkü gerçek annesi odur.››Niin kuningas vastasi ja sanoi: "Antakaa tälle elossa oleva lapsi; älkää surmatko sitä. Hän on sen äiti."
O zaman kral kararını verdi: ‹‹Sakın çocuğu öldürmeyin! Birinci kadına verin, çünkü gerçek annesi odur.››Presa la parola, il re disse: «Date alla prima il bambino vivo; non uccidetelo. Quella è sua madre»
O zaman kral kararını verdi: ‹‹Sakın çocuğu öldürmeyin! Birinci kadına verin, çünkü gerçek annesi odur.››Respondeu, então, o rei: Dai � primeira o menino vivo, e de modo nenhum o mateis; ela é sua mãe.
O zaman kral kararını verdi: ‹‹Sakın çocuğu öldürmeyin! Birinci kadına verin, çünkü gerçek annesi odur.››Vtedy odpovedal kráľ a riekol: Dajte je to živé dieťa a nezabite ho, ona je jeho matka.
O zaman kral kararını verdi: ‹‹Sakın çocuğu öldürmeyin! Birinci kadına verin, çünkü gerçek annesi odur.››И отвечал царь и сказал: отдайте этой живое дитя, и не умерщвляйте его: она – его мать.
O zaman kral kararını verdi: ‹‹Sakın çocuğu öldürmeyin! Birinci kadına verin, çünkü gerçek annesi odur.››Тогава царят в отговор рече: Дайте на тая живото дете, и недейте го убива; тая е майка му.
O zaman kral kararını verdi: ‹‹Sakın çocuğu öldürmeyin! Birinci kadına verin, çünkü gerçek annesi odur.››ויען המלך ויאמר תנו לה את הילוד החי והמת לא תמיתהו היא אמו׃
O zaman kral kararını verdi: ‹‹Sakın çocuğu öldürmeyin! Birinci kadına verin, çünkü gerçek annesi odur.››فاجاب الملك وقال اعطوها الولد الحي ولا تميتوه فانها امه.
O zaman kral kararını verdi: ‹‹Sakın çocuğu öldürmeyin! Birinci kadına verin, çünkü gerçek annesi odur.››王 說 、 將 活 孩 子 給 這 婦 人 、 萬 不 可 殺 他 、 這 婦 人 實 在 是 他 的 母 親
O zaman kral kararını verdi: ‹‹Sakın çocuğu öldürmeyin! Birinci kadına verin, çünkü gerçek annesi odur.››王說 、 將活 孩子 給這婦 人 、 萬不可殺他 、 這婦 人實 在 是 他 的 母親
Provost, o kadına vurdu. Arey, endişelenme, beta.Dìkane, on udeøil tu dívku svým penisem. <i>Arey, neboj se, beta.</i>
Provost, o kadına vurdu. Arey, endişelenme, beta.Πρύτανη, αυτή η κοπέλα λιποθύμησε εξαιτίας του εργαλείου του. <i>Μην ανησυχείς.</i>
Provost, o kadına vurdu.Director, él dejó inconsciente a esta mujer con su <i>pene:</i>
Provost, o kadına vurdu.Domnule rector, a ameţit-o pe femeia asta cu penisul său uriaş.
Provost, o kadına vurdu.Provost, hij heeft die vrouw met zijn schlong geklopt.
Provost, o kadına vurdu.Rektor, pravkar je onesvestil žensko z njegovo batino.
RAB garipleri korur, Öksüze, dul kadına yardım eder, Kötülerin yolunuysa saptırır.(145:9) Господь хранит пришельцев, поддерживает сироту и вдову, а путь нечестивых извращает.
RAB garipleri korur, Öksüze, dul kadına yardım eder, Kötülerin yolunuysa saptırır.Der HERR behütet die Fremdlinge und erhält die Waisen und Witwen und kehrt zurück den Weg der Gottlosen.
RAB garipleri korur, Öksüze, dul kadına yardım eder, Kötülerin yolunuysa saptırır.Domnul ocroteşte pe cei străini, sprijineşte pe orfan şi pe văduvă, dar răstoarnă calea celor răi.
RAB garipleri korur, Öksüze, dul kadına yardım eder, Kötülerin yolunuysa saptırır.Ðức Giê-hô-va bảo hộ khách lạ, Nâng đỡ kẻ mồ côi và người góa bụa; Nhưng Ngài làm cong quẹo con đường kẻ ác,
RAB garipleri korur, Öksüze, dul kadına yardım eder, Kötülerin yolunuysa saptırır.Herra varjelee muukalaiset, holhoo orvot ja lesket, mutta jumalattomain tien hän tekee mutkaiseksi.
RAB garipleri korur, Öksüze, dul kadına yardım eder, Kötülerin yolunuysa saptırır.HERREN bevarar främlingar, faderlösa och änkor uppehåller han; men de ogudaktigas väg vänder han i villa.
RAB garipleri korur, Öksüze, dul kadına yardım eder, Kötülerin yolunuysa saptırır.Herren bevarer de fremmede; farløse og enker holder han oppe, men de ugudeliges vei gjør han kroket.
RAB garipleri korur, Öksüze, dul kadına yardım eder, Kötülerin yolunuysa saptırır.HERREN vogter de fremmede, opholder faderløse og Enker, men gudløses Vej gør han kroget.
RAB garipleri korur, Öksüze, dul kadına yardım eder, Kötülerin yolunuysa saptırır.Hospodin ostríha pohostínov; pomáha sirote a vdove; ale cestu bezbožných prevracia.
RAB garipleri korur, Öksüze, dul kadına yardım eder, Kötülerin yolunuysa saptırır.Hospodin ostříhá příchozích, sirotku a vdově pomáhá, ale cestu bezbožných podvrací.
RAB garipleri korur, Öksüze, dul kadına yardım eder, Kötülerin yolunuysa saptırır.il Signore protegge lo straniero, egli sostiene l'orfano e la vedova, ma sconvolge le vie degli empi
RAB garipleri korur, Öksüze, dul kadına yardım eder, Kötülerin yolunuysa saptırır.Jehovah guarda a los forasteros; sostiene al huérfano y a la viuda, pero trastorna el camino de los impíos
RAB garipleri korur, Öksüze, dul kadına yardım eder, Kötülerin yolunuysa saptırır.여호와께서 객을 보호하시며 고아와 과부를 붙드시고 악인의 길은 굽게 하시는도다
RAB garipleri korur, Öksüze, dul kadına yardım eder, Kötülerin yolunuysa saptırır.L`Éternel protège les étrangers, Il soutient l`orphelin et la veuve, Mais il renverse la voie des méchants.
RAB garipleri korur, Öksüze, dul kadına yardım eder, Kötülerin yolunuysa saptırır.Megoltalmazza az Úr a jövevényeket; árvát és özvegyet megtart, és a gonoszok útját elfordítja.
RAB garipleri korur, Öksüze, dul kadına yardım eder, Kötülerin yolunuysa saptırır.O Senhor preserva os peregrinos; ampara o órfão e a viúva; mas transtorna o caminho dos ímpios.
RAB garipleri korur, Öksüze, dul kadına yardım eder, Kötülerin yolunuysa saptırır.Pan strzeże przychodniów, sierotce i wdowie pomaga; ale drogę niepobożnych podwraca.
RAB garipleri korur, Öksüze, dul kadına yardım eder, Kötülerin yolunuysa saptırır.Господ пази чужденците; Поддържа сирачето и вдовицата; А пътят на нечестивите превръща.
RAB garipleri korur, Öksüze, dul kadına yardım eder, Kötülerin yolunuysa saptırır.יהוה שמר את גרים יתום ואלמנה יעודד ודרך רשעים יעות׃
RAB garipleri korur, Öksüze, dul kadına yardım eder, Kötülerin yolunuysa saptırır.الرب يحفظ الغرباء. يعضد اليتيم والارملة. اما طريق الاشرار‏ فيعوجه‎.
RAB garipleri korur, Öksüze, dul kadına yardım eder, Kötülerin yolunuysa saptırır.耶 和 華 保 護 寄 居 的 、 扶 持 孤 兒 和 寡 婦 . 卻 使 惡 人 的 道 路 彎 曲
RAB garipleri korur, Öksüze, dul kadına yardım eder, Kötülerin yolunuysa saptırır.耶和華 保 護 寄居 的 、 扶持 孤 兒和 寡婦.卻使惡 人 的 道路 彎曲
Rab kadını görünce ona acıdı. Kadına, ‹‹Ağlama›› dedi.A keď ju videl Pán, bol pohnutý ľútosťou nad ňou a povedal jej: Neplač!
Rab kadını görünce ona acıdı. Kadına, ‹‹Ağlama›› dedi.Chúa thấy , động_lòng thương_xót người , mà phán rằng : Ðừng khóc !
Rab kadını görünce ona acıdı. Kadına, ‹‹Ağlama›› dedi.Chúa thấy, động lòng thương xót người, mà phán rằng: Ðừng khóc!
Rab kadını görünce ona acıdı. Kadına, ‹‹Ağlama›› dedi.Domnul, cînd a văzut -o, I s'a făcut milă de ea, şi i -a zis: ,,Nu plînge!``
Rab kadını görünce ona acıdı. Kadına, ‹‹Ağlama›› dedi.És látván õt az Úr, megkönyörüle rajta, és monda néki: Ne sírj.
İlgili Sayfalar