Ben yaşlı bir kadınım.I'm an old woman.
İyi bir kadına ihtiyacın var.You need a good woman.
Ben sadece en şaşırtıcı kadınla tanıştım.I just met the most amazing woman.
Ben sadece kadınları asla anlamayacağım.I just never will understand women.
Tom, bu kadınları öldürdüğünü düşünen insanlar var.Tom, there are people who think that you murdered these women.
Kadınlarla en kötü şansım var.I have the worst luck with women.
Kadınlardan nefret eden şu adamlardan biri değilim.I'm not one of those men who hates women.
Sadece kadının gitmesine izin ver.Just let the woman go.
Eskiden sana çok benzeyen bir kadınla evliydim.I used to be married to a woman who looked a lot like you.
Tom sadece otuz yaşın altında veya altmış yaşın üzerindeki kadınları sever.Tom only likes women under thirty or over sixty.
Hiç Tom'un o kadınlardan biriyle konuştuğunu gördün mü?Did you ever see Tom talk to any of those women?
Kadınlarla nasıl konuşursun?How do you talk to women?
Sana kadınlar hakkında bir şey söyleyebilir miyim?Can I tell you something about women?
Çıplak bir kadına asla güvenme.Never trust a naked woman.
Tom size bir kadının adı gibi görünüyor mu?Does Tom sound like a woman's name to you?
Kadınlar çalışmayı bıraktı.The women stopped working.
Erkekler kadınlardan çok farklı değiller.Men aren't so different from women.
Erkekler kadınlardan o kadar farklı değiller.Men aren't all that different from women.
Birçok kadın örümceklerden korkar.Many women are afraid of spiders.
Kadınlar gerçekten ne isterler?What do women really want?
Bu mağaza, hem kadın hem de erkek için elbise ve ayakkabı satmaktadır.This store sells clothes and shoes for both men and women.
Oradaki iki kadın kim?Who are the two women over there?
O sıra dışı bir kadındı.She was an extraordinary woman.
Mary olağanüstü bir kadındı.Mary was an extraordinary woman.
Mary sıradışı bir kadındı.Mary was an extraordinary woman.
Afrika'da kadınların daha kısa ve kıvırcık saçları var.Women in Africa have shorter and curlier hair.
O benim arzuladığım kadın.She's the woman I desire.
Kadınlar dünyayı değiştirirler.Women change the world.
Her çeşit kadın bana ilham verir.All kinds of women inspire me.
Kadınları sever misin?Do you like women?
Kadınları hâlâ anlamıyorum.I still don't understand women.
Karın çok şanslı bir kadın.Your wife is a very lucky woman.
Asla bir kadının sözünü kesme.Never interrupt a woman.
Ben aşırı namuslu geçinen bir kadın değilim.I'm not a prude.
Tom ruj çalan kadınlar tarafından öpülmeyi sevmiyor.Tom doesn't like to be kissed by women wearing lipstick.
Şu kadın güzel.That woman is beautiful.
Tom sahildeki bütün güzel kadınları fark etmekten kendini alamadı.Tom couldn't help but notice all the beautiful women on the beach.
Benim için alkol, kadınların ve çocukların en kötü düşmanıdır.For me, alcohol is the worst enemy of women and children.
Adam gözlerini yavaşça açtı ve kadın onu öptü.He slowly opened his eyes, and then she kissed him.
Kadın kim?Who is the woman?
Tom kaleden kaçtı, bir kadın olarak gizlendi.Tom escaped from the castle, disguised as a woman.
Kadınlar onunla ilgilenmiyorlar.Women aren't interested in him.
Linda, Dan'ın daha önce tanıştığı bir kadından çok farklıydı.Linda was very different from any woman Dan had met before.
Linda beş çocuk annesi bekar bir kadındı.Linda was the single mother of five children.
O çok zeki bir kadın.She's a very intelligent woman.
Kadınlara yönelik şiddete karşıyım.I'm against violence against women.
Bir kadının sezgisini asla küçümseme.Never underestimate a woman's intuition.
Kadınların altıncı hissinin olduğuna inanıyor musunuz?Do you believe that women have a sixth sense?
Valentina Tereshkova, Vostok 6'ya pilotluk yaptı ve uzayda ilk kadın oldu.Valentina Tereshkova piloted Vostok 6 and became the first woman in space.
Senin gibi bir kadın benim gibi bir adamda ne görüyor?What does a woman like you see in a man like me?
Senin gibi bir adam benim gibi bir kadında ne görüyor.What does a man like you see in a woman like me?
Yaşlı kadın narin ama alıngandı.The elderly woman was frail but feisty.
Dan bu dünyada iki şeyi sevdi: arabalar ve kadınlar.Dan loved two things in this world: cars and women.
Sadece o kadının beyaz olmadığını biliyorsun.You know that woman is not just Caucasian.
Kadın sünneti olarak böyle bir şey var.There is such a thing as female circumcision.
Hem Tom hem de John daha genç kadınlarla evlendiler.Tom and John both married younger women.
O kadını tanıyor musun?Do you recognize that woman?
Yanında gördüğüm o kadın kimdi?Who was that woman I saw you with?
Tom'la birlikte genç bir kadın var.There's a young woman with Tom.
Genel olarak kadınlar erkeklerden daha uzun yaşar.In general, women live longer than men.