Ana içeriğe geç
Sözlük

kadın ile cümle

kadın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom'un karısı da bir bilim kadınıdır.Tom's wife is also a scientist.
Biri bana dünyadaki en güzel kadının Boston'da yaşadığını söyledi.Someone told me that the most beautiful women in the world live in Boston.
Dünyanın en güzel kadınlarının Boston'da yaşadığını duydum.I've heard that the most beautiful women in the world live in Boston.
Kadınların oy kullanma hakkı yoktu.Women didn't have the right to vote.
Mary, Tom'un cep telefonuyla başka bir kadınla yakından konuşmasına kulak misafiri oldu.Mary overheard Tom talking intimately to another woman on his mobile phone.
Sen kadın değilsin.You're not a woman.
Politikacı eşi olmayan bir kadını öperken kameraya yakalandı.The politician was caught on camera kissing a woman who is not his wife.
"Sen çok çekici bir kadınsın." "Ve sen çok çekici bir adamsın.""You're a very attractive woman." "And you're a very attractive man."
Bu bir kadın için söylenecek korkunç bir şeydir.This is a horrible thing to say to a woman.
Bu bir kadına söylemek için korkunç bir şey.This is a terrible thing to say to a woman.
Tom koltuğunu yaşlı kadına verdi.Tom gave his seat to the old woman.
Kadın, gerçeği bilmek istiyor.The woman wants to know the truth.
Tom diğer kadınlarla konuşurken kıskanırdım ama artık kıskanmıyorum.I used to get jealous when Tom talked to other women, but not anymore.
Mary'nin annesi geçinilmesi olağanüstü zor bir kadın.Mary's mother is an extraordinarily difficult woman to get along with.
Tom Mary'ye şimdiye kadar gördüğü en güzel kadın olduğunu söyledi.Tom told Mary she was the most beautiful woman he'd ever met.
Tom Mary'ye şu ana kadar karşılaştığı en güzel kadın olduğunu düşündüğünü söyledi.Tom told Mary he thought she was the most beautiful woman he'd ever met.
Sen bir kadınsın ve ben bir erkeğim.You are a woman and I am a man.
O, koltuğunu yaşlı bir kadına teklif etti.She offered her seat to an old woman.
Kadınsı mantık her zaman mantıklı değildir.Feminine logic is not always logical.
O cesur bir kadındır.She is a brave woman.
Kadın üç defa kürtaj uyguladı.The woman practiced abortion three times.
Bu kadın bir orospu.This woman is a prostitute.
Doktorlar kadınlardaki "hormon replasman tedavisi" felaketini tekrarlamak üzereler.Doctors are about to repeat the disaster of hormone replacement therapy in women.
Erkekler, kadınlar, oğlanlar ve kızlar, onların hepsi insandırlar.Men, women, boys, and girls, they're all people.
O sakallı bir kadın mı yoksa kadın vücutlu bir adam mı?Is she a woman with a beard or a man with a woman's body?
Şu kadın güçlüdür.That woman is strong.
Bu genç kadın evsizdir.This young woman is homeless.
O kadının bir yelpazesi var çünkü hava sıcak.That lady has a fan because it is hot.
Ben bir erkek ve bir kadın görebiliyorum.I can see a man and a woman.
Kadın ekmek yer.The woman eats bread.
Dünyada tek bir kötü kadın vardır ama herkes ona sahip olduğunu düşünür.There is only one evil woman in the world, but everyone thinks he has her.
Japon kadınları bence dünyadaki en güzellerden biridirler.Japanese women are in my opinion some of the most beautiful in the world.
O sana bahsettiğim kadın.She's the woman I told you about.
Mary koyu saçlı uzun ince bir genç kadındı.Mary was a tall slender young woman with dark hair.
Kadınlar da savaş sırasında önemli bir rol oynadı.Women also played an important role during the war.
Bu, bir kadının yapabileceği bir iş değil.This is not a job that a woman can do.
Kilo problemi kadınlar arasında çok hassastır.Weight problem is very sensitive among women.
Sen çılgın bir kadınsın.You're a crazy woman.
Sen nazik bir kadınsın.You're a kind woman.
Tom kendinden çok daha genç bir kadınla evlendi.Tom married a much younger woman.
Sen cimri yaşlı bir kadınsın.You're a mean old woman.
O kadın sana delicesine aşık.That woman is infatuated with you.
Sen sevdiğim kadınsın.You're the woman I love.
Her zaman yaşlı kadınlarla flört ettim.I've always dated older women.
Hiçbir kadın bunu daha önce hiç yapmamıştı.No woman had ever done this before.
Bir kadının yeri evdedir.A woman's place is in the home.
Bir kadının işi asla bitmez.A woman's work is never done.
Daha yaşlı kadınlar daha sonra doğurur.Older women give birth later.
Kadınlar üzerinde zayıflamak için çok baskı var.There is a lot of pressure on women to be thin.
Kadınlar Tom'dan hoşlanıyor gibi görünüyor.Women seem to like Tom.
Kadınlar kendilerini Tom'a attılar.Women throw themselves at Tom.
Mary "En İyi Kadın Performansı" ödülünü kazandı.Mary won the award for "Best Female Performance".
Ne tür kadınlardan hoşlanıyorsun?What kind of women do you like?
Tablo, aynanın önünde saçlarını tarayan genç bir kadını gösteriyor.The painting shows a young woman combing her hair before a mirror.
Tom'u gördüm. Başka bir kadınla beraberdi.I saw Tom. He was with another woman.
Ne garip bir kadın!What a strange woman!
Tom bir kadın gibi görünüyor.Tom looks like a woman.
Tom bir kadına benziyor.Tom looks like a woman.
Mary güzel bir kadın, değil mi?Mary is a beautiful woman, isn't she?
Tom'un arabasının yolcu koltuğunda bir kadın vardı.There was a woman in the passenger seat of Tom's car.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod