O başka bir kadınla nişanlandı.He's engaged to another woman.
Bir zamanlar Tom'un ayağı trende yüksek topuklu giyen bir kadın tarafından ezildi.Tom's foot was once crushed by a woman wearing high heels in the train.
Erkekler genellikle kadınlardan fiziksel olarak daha güçlüdürler.Men are usually physically stronger than women.
Kadınlar sık sık zihinsel olarak erkeklerden daha güçlüdür.Women are often mentally stronger than men.
Kadın ekmek yiyor.The woman is eating bread.
Ben kadınları severim ama onlarla geçinemem.I like women but I don't get along with them.
Artık sizi eleştirmeyen bir kadın, artık sizi sevmeyen bir kadındır.A women who doesn't criticize you anymore is a women who doesn't love you anymore.
Erkek ve kadınlar birçok açıdan tamamen farklıdırlar.In many respects, women and men are totally different.
Kadın çok güzel.The woman is very beautiful.
Orada seninle konuşmak için bekleyen bir kadın var.There's a woman waiting over there who wants to talk to you.
Bu gece partide en güzel kadın sendin.You were the most beautiful woman at the party tonight.
Tekerlekli sandalyede seninle konuşmak isteyen bir kadın var.There's a woman in a wheelchair wanting to talk to you.
Mary ve diğer bazı kadınlar birkaç saattir buradaydı.Mary and some other women were here for a few hours.
Mary ve diğer kadınlar otuz dakika önce çıktı.Mary and the other women left thirty minutes ago.
Burada daha önce seni arayan bir kadın vardı.There was a woman here earlier looking for you.
Şimdiye kadar gerçekten sevdiğim ilk kadınsın.You're the first woman I've ever really loved.
Sen dünyadaki en güzel kadınsın.You're the most beautiful woman in the world.
Siz dünyadaki en güzel kadınsınız.You're the most beautiful woman in the world.
Sen çok güzel bir kadın oldun.You've become a very beautiful woman.
Seninle görüşmek isteyen bir kadın var.There's a woman waiting to see you.
Kadınlarla tanışmaya başlaman gerek.You need to start meeting women.
Mary çok güzel bir kadın.Mary is a very beautiful woman.
Sen çok güzel bir kadınsın.You're a very beautiful woman.
Biz o kadının adına ihtiyaç duyuyoruz.We need that woman's name.
O bütün ülkedeki en güzel kadındı.She was the most beautiful woman in the whole land.
O tüm krallıktaki en güzel kadındı.She was the most beautiful woman in the whole kingdom.
Annemin mükemmel bir ev kadını olduğunu düşünüyorum.I think that my mother is the perfect housewife.
Kadınlara güvenmem.I don't trust women.
Kadınlara güvenmiyorum.I don't trust women.
O, inatçı bir kadındır.She's a stubborn woman.
O, kararlı bir kadın.She's a determined woman.
Kadın basketbol takımının erkek bir hocası var.The women's basketball team has a male coach.
Kadın basketbol takımının erkek bir koçu var.The women's basketball team has a male coach.
Tom erkeklerin kadınlar üzerinde hakimiyet kurması gerektiğine inanır.Tom believes that men should rule over women.
Kadınlar birlikte olduğunda onlar her zaman güler.When women are together, they always laugh.
Tom "Kadınları hiç anlamıyorum" dedi."I'll never understand women", said Tom.
O, kadınlarla ilişki kurmada hızlıdır.He's quick in forming relationships with women.
Mary çok güzel ve ilginç bir kadın.Mary is a very beautiful and interesting woman.
Sen gerçekten buradaki en güzel kadınsın.You really are the most gorgeous woman here.
Yemek pişirmede iyi olan bir kadın istiyoruz.We want a woman who's good at cooking.
Sanırım Mary şimdiye kadar gördüğüm en güzel kadın.I think Mary is the most beautiful woman I've ever seen.
Bu eve kadın eli değmesi lazım.This house needs a feminine touch.
Erkekler kadınlardan fiziksel olarak daha güçlüdürler.Men are physically stronger than women.
Erkekler kadınlardan daha güçlüdür.Men are stronger than women.
Bu ülkede erkekler her zaman kadınların önünde yürürler.Men always walk in front of women in this country.
Tom bir kadın olarak reenkarne olmak istiyor.Tom would like to be reincarnated as a woman.
Bir erkek hissettiği kadar ve bir kadın göründüğü kadar yaşlıdır.A man is as old as he feels, and a woman as old as she looks.
Bu kadının temel karakter özellikleri gurur, kararlılık ve cesaretti.The fundamental character traits of this woman were pride, decisiveness, and courage.
Rusya'da kadınlar sana vurur ve tersi değil.In Russia women hit you, and not vice versa.
Erkeklerin ve kadınların sadece arkadaş olabileceklerini düşünüyor musun?Do you think that men and women can ever just be friends?
Bu yaşlı kadın kim?Who is this old dame?
O, sahte arkadaşlar ve utanmaz kadınlarla çevrili bir masada oturuyor.He sits at a table, surrounded by false friends and shameless women.
Onun hayatında başka bir kadın var.He has another woman in his life.
Bir adam bağırdığında o güçlüdür. Bir kadın ağladığında o histeriktir.When a man cries, he is strong. When a woman cries, she is being hysterical.
Kadın nerede?Where is the woman?
Pek çok cesur kadın ve erkek, zafere giden yolda bana eşlik edecek.A great many brave men and women will accompany me on the road to victory.
Neden o kadar kadınsı görünüyorsun?Why are you looking so sissy?
O bir kadın gibi giyinip kuşanmış.He dressed up as a woman.
Kadınlar sürekli aynı zevk için değiştirilebilir enstrümanlardır.Women are interchangeable instruments for a constantly identical pleasure.
İş biriminde çok kadın var mı?Are there many women in your work unit?