Erkekler ve kadınlar birçok kültürde farklı giyinirler.In many cultures, men and women dress differently.
O, dünyadaki en güzel kadındır.She's the most beautiful woman in the world.
Kadınlar amaçlarına ulaştılar.The women achieved their goal.
Kadın doğurur ve erkekler doğurmaz.Women give birth and men do not.
O umutsuz bir ev kadını.She's a desperate housewife.
Bu ev kadınları umutsuz.These housewives are desperate.
O kadını delicesine kıskanıyor.He is madly jealous of his woman.
Tom çok çekici bir kadının yanında oturuyordu.Tom was sitting near a very attractive woman.
O zeki genç bir kadın.She's an intelligent young woman.
Bu kadının iki tane çantası var.This woman has two bags.
Böyle güzel bir kadınla evli olmak nasıl bir duygu?How does it feel being married to such a beautiful woman?
O şimdi bir kadın.She's a woman now.
Sen artık bir kadınsın.You're a woman now.
Neden kadınlar genellikle bacaklarını tıraş ederler ama erkekler etmezler?Why is it that women usually shave their legs, but men don't?
Barda duran üç kadın vardı.There were three women standing at the bar.
Tom'un etrafında bir kadın topluluğu var.There is a crowd of women around Tom.
İki kadın Tom'a ve sonra da birbirlerine bakar.The two women look at Tom and then at each other.
Senin gibi bir kadın benim gibi bir erkeği hak etmiyor.A woman like you doesn't deserve a man like me.
Bir kadına alenen yardım etme. Şüpheli görüneceksin.Don't help a woman in public. You'll look suspicious.
Sen şimdiye kadar kollarımda tuttuğum en güzel kadındır.You're the most beautiful woman I've ever held in my arms.
Ne bencil bir kadın!What a selfish woman!
Yüksek fiyatlardan şikayetçi olan bir sürü ev kadını vardır.There are many housewives who complain about high prices.
Tanrı adına beni bu deli kadından koru!In the name of God, protect me from this crazy woman!
Genç çocuk yaşlı kadına yardım etti.The young boy helped the old woman.
Kadınlar erkeklerden daha hızlı yaşlanır.Women age faster than men.
Kadınlar evde çalıştı.Women worked at home.
Tom gibi bir adamın Mary kadar güzel bir kadınla evli olduğuna inanamıyorum.I can't believe that a guy like Tom was married to a woman as beautiful as Mary.
Ne istediğini bilen bir kadına dayanamam.I can't resist a woman who knows what she wants.
Bu, kadınlar için bir striptiz kulübü.It's a strip club for women.
O bir kadın işi.That's a woman's job.
İlk önce kadınlar ve çocuklar!Women and children first!
Mutlu bir kadın olarak öldü.She died a happy woman.
Senin kadar aptal bir kadına hiç rastlamadım.I've never met a woman as stupid as you.
Senin kadar aptal bir kadınla hiç tanışmadım.I've never met a woman as stupid as you.
Sen tüm dünyada en güzel kadınsın.You're the most beautiful woman in the whole world.
Kadınlar ve kızlar onunla karşılaşmaktansa caddeyi geçmeyi tercih ederler.Women and girls would cross over the street rather than meet him.
O sabırlı bir kadın.She's a patient woman.
Bir kadın rüya göremez mi?Can't a woman have a dream?
O tek kadındı.She was the only woman.
Ben tek kadındım.I was the only woman.
Kadınlar genellikle benimle konuşmak istemiyorlar.Women don't usually want to talk with me.
O pozisyon için bir kadın istemiyorlar.They don't want a woman for that position.
Sonunda evlenmek istediğim kadını buldum.I've finally found the woman I want to marry.
Sen güzel bir kadınsın.You're a beautiful woman.
Mary güzel bir kadındır.Mary is a beautiful woman.
Yalnızca güzel kadınları severim.I just love beautiful women.
Sen böyle güzel bir kadınsın.You're such a beautiful woman.
Sen güzel bir genç kadınsın.You're a beautiful young woman.
Sen güzel bir kadın oldun.You've become a beautiful woman.
Son derece güzel, genç bir kadınsın.You're an extremely beautiful young woman.
Tom'un güzel kadınlarla konuşma sorunu var.Tom has trouble talking to beautiful women.
Uzun boylu, uzun siyah saçlı güzel kadınları severim.I like tall, beautiful women with long black hair.
Ben sadece şimdiye kadar gördüğüm en güzel kadınla tanıştım.I just met the most beautiful woman I've ever seen.
Senin gibi güzel bir kadın böyle bir yerde ne yapıyor?What's a beautiful woman like you doing in a place like this?
Sanırım sen bütün dünyada en güzel kadınsın.I think you're the most beautiful woman in the whole wide world.
Mary çok meşgul bir kadın.Mary is a very busy woman.
Bu nedenle bütün kadınlar yapar.Thus do all women.
Şu kadınla uyudun mu?Did you sleep with that woman?
Ben bütün erkeklerin aynı olduğunu söyleyen kadınlardan nefret ediyorum.I hate women who say that all men are the same.
Erkeklerden daha çok kadınlar yalancı şahitlik yaparlar.More women than men commit perjury.