Ana içeriğe geç
Sözlük

kadınını ile cümle

kadınını kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
İdeal kadınını tarif et.Describe your ideal woman.
1841'de Hugo bir hayat kadınını saldırı için tutuklanmaktan kurtardı.In 1841, Hugo saved a prostitute from arrest for assault.
O bölümde episode, Lysia adında, erkeklerden nefret eden bir Amazon kadınını canlandırdı.In that episode, she played a man-hating Amazon named Lysia.
Bir hayat kadınını intihardan kurtardı.Around this time he saves a man from suicide.
Kadınının hayatını mahvetmesine izin verme.Don't let your woman run your life.
Hayatımın kadınını!The girl of my dreams!
Ve siz kadınınızı bekliyorsunuzdur.And you're waiting for your girl.
Ve bugünün kadınının tarzı için aradığı şey buAnd that is what the woman
Sokak kadınının ağzı dipsiz çukur gibidir, RABbin gazabına uğrayan oraya düşer.The mouth of an adulteress is a deep pit: he who is under Yahweh's wrath will fall into it.
Leningrad Kuşatması'nda 150 Çocuğu Evlat Edinen Kırgız Kadınını AnımsarkenRemembering the Kyrgyz Woman Who Adopted 150 Children During the Siege of Leningrad · Global Voices
Ancak bir Sırp kadınının trajik ölümü şenliklere gölge düşürdü.However, the tragic death of a Serbian woman overshadowed the festivities.
"Nezihe Muhittin ve Türk Kadınının Siyasi Haklar Mücadelesi"."Nezihe Muhittin ve Türk Kadınının Siyasi Haklar Mücadelesi" .
Codex Mendoza'dan pulque içen yaşlı bir Aztek kadınını gösteren bir çizim.A painting from Codex Mendoza showing an elderly Aztec woman drinking pulque.
Saçlarında otjize kullanan bir Himba kadınının saç tarzıHair styling of a Himba woman using otjize
1653/54'te Dezhnev, Yakut kadınını Koryaklardan tutsak aldı.In 1653/54 Dezhnev captured his Yakut woman from the Koryaks.
Dört ev kadınının zaman zaman en “umutsuz” görüneni.Des quatre périodes, la moins connue.
Bir hayat kadınını intihardan kurtardı.Dio vida a un asesino a sueldo.
Bir hayat kadınını intihardan kurtardı.In questo periodo salva un uomo dal suicidio.
Nazi modelinde kadınının bir kariyeri yoktu, fakat çocuklarının eğitimi ve temizlik işlerinden sorumluydular.المرأة النازية العارضة لم يكن لديها مهنة، لكنها كانت مسئولة عن تعليم أبنائها والتدبير المنزلي.
"Adige Kadınının Yolu".رحيل "الزوجة المرحة"".
Son olarak yanında Kharitler ve Horalar olan Afrodit dünyanın en güzel kadınının aşkını vermeyi teklif etti.E Afrodite por sua vez, garantiu subornou) mais uma vez a ele o amor da mais bela mulher do mundo.
Sekreter, ev kadınının bir yansımasıdır.Sua aparência é a de uma empregada.
Sekreter, ev kadınının bir yansımasıdır.Presentatie Als de Vrouw van Huis Is...
Bir hayat kadınını intihardan kurtardı.Uratował homoseksualistę od samobójstwa.
Bir hayat kadınını intihardan kurtardı.Hogy saját életét megmentse, megöl egy szakácsot.
"Adige Kadınının Yolu".«Jomfrubråtveien».
1841'de Hugo bir hayat kadınını saldırı için tutuklanmaktan kurtardı.Năm 1843, vợ ông Khiêm bị một viên chánh tổng hại chết vì chiếm đoạt bà không được.
1841'de Hugo bir hayat kadınını saldırı için tutuklanmaktan kurtardı.1841年,雨果帮助了一名妓女脱离了指控。
"Adige Kadınının Yolu".“青蒿素之母”。
Son olarak yanında Kharitler ve Horalar olan Afrodit dünyanın en güzel kadınının aşkını vermeyi teklif etti.이에 파리스는 세상에서 가장 아름다운 여자와 사랑에 빠지게 되는 것을 조건으로 아프로디테에게 사과를 주었다.
Nazi modelinde kadınının bir kariyeri yoktu, fakat çocuklarının eğitimi ve temizlik işlerinden sorumluydular.Nacistički model žene nije uključivao osobnu karijeru, već samo odgoj djece i održavanje kućanstva.
"Adige Kadınının Yolu"."TÜANi sugupuu".
Bunu da 1950'lerden bir ev kadınını miksere yansıtarak yaptım.이를 위해 저는 1950년대의 주부 한 명을
Bunu da 1950'lerden bir ev kadınını miksere yansıtarak yaptım.E fiz isso ao projetar uma dona de casa dos anos 50 numa liquidificadora.
Bunu da 1950'lerden bir ev kadınını miksere yansıtarak yaptım.Ezt úgy értem el, hogy kivetítettem egy '50-es évekbeli háziasszonyt egy turmixgépbe.
Bunu da 1950'lerden bir ev kadınını miksere yansıtarak yaptım. (Gülüşmeler)Am făcut asta proiectând o casnică din anii '50 într-un malaxor.
Bunu da 1950'lerden bir ev kadınını miksere yansıtarak yaptım. (Gülüşmeler)Ik projecteerde een huisvrouw uit de jaren 50 in een mixer.
Bunu da 1950'lerden bir ev kadınını miksere yansıtarak yaptım. (Gülüşmeler)Для этого я спроектировал типичную домохозяйку 50-х годов в блендер.
Bunu da 1950'lerden bir ev kadınını miksere yansıtarak yaptım.Я зробив це через проекцію домогосподарки 1950 року у блендері.
Bunu da 1950'lerden bir ev kadınını miksere yansıtarak yaptım.והדרך שבה עשיתי זאת היתה על ידי הקרנה
Bunu da 1950'lerden bir ev kadınını miksere yansıtarak yaptım.و الطريقة التي قمت بها بإنجاز ذلك، كانت أنني أسقطت
Bunu da 1950'lerden bir ev kadınını miksere yansıtarak yaptım.ミキサーに入った 1950 年代の奥さんです (笑)
"Burada, baskı altında kalmış birçok Arap kadınının kalıp yargılara karşı koyduğunu farkettim." dedi."J'ai découvert des femmes avec du cran, loin du cliché de la femme arabe opprimée" dit-elle.
Hayatımın kadınını!Hayallerimdeki kadın!
Hayatımın kadınını!Hayallerimdeki kadın!
Hayatımın kadınını!Hayallerimdeki kız!
Hayatımın kadınını!Hayallerimin kadını!
Hayatımın kadınını!Rüyalarımın kadını!
Hayatımın kadınını!Rüyalarımın kadını!
Hayatımın kadınını!Rüyalarımın kadını!
Hayatımın kadınını!Rüyalarımın kadınıydı.
Kadınının hayatını mahvetmesine izin verme.Đừng để đàn bà dắt mũi.
Kadınının hayatını mahvetmesine izin verme.Jangan biarkan pasangan wanitamu mengatur hidupmu.
Kadınının hayatını mahvetmesine izin verme.여자가 간섭 못 하게 해
Kadınının hayatını mahvetmesine izin verme.Laat geen vrouw je leven bepalen.
Kadınının hayatını mahvetmesine izin verme.Lass deine Frau nicht dein Leben bestimmen
Kadınının hayatını mahvetmesine izin verme.Låt inte din tjej bestämma över dig.
Kadınının hayatını mahvetmesine izin verme.Los hermanos están antes que las chicas.
Kadınının hayatını mahvetmesine izin verme.Nedovol ženský, aby ti zničila život.
Kadınının hayatını mahvetmesine izin verme.Ne hagyd a feleségednek, hogy beleszóljon az életedbe!
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod