AGN konsepti günümüzde yaygın bir şekilde kabul görmektedir.The concept of AGN now is widely accepted.
Hamas'ın antisemit olduğu geniş çapta kabul görmektedir.Hamas has been widely described as antisemitic.
Sonuncu hipotez halen en çok kabul görmektedir.This latter hypothesis is the more probable.
Kabul görmek için bu kadar bedel ödemeye gücümüz yetmez.We cannot afford to pay so much for admission.
Bu nedenle, şarj edilebilir lityum pillerin ''kurucu babası'' olarak kabul görmektedir.[1]Therefore, he is the called Founding Father of rechargeable lithium batteries.[3]
Günümüzde diğer birçok ülke tarafından da kabul görmektedir.Inzwischen gilt es auch für einige andere Staaten.
Bu sınıflandırma günümüzde hala kabul görmektedir.Diese Einstufung wird auch heute noch allgemein anerkannt.
Bu yüzden Alman astronom Karl Christian Bruhns tarafından 1857 yılında keşfedildiği kabul görmektedir.Elle a été découverte par l'astronome allemand Karl Christian Bruhns en 1857.
Bu sınıflandırma günümüzde hala kabul görmektedir.Cette classification est admise même de nos jours.
Sonuncu hipotez halen en çok kabul görmektedir.Cette dernière hypothèse reste la plus probable.
Warszawianka (1831) Varşova şehrinin gayriresmi marşı olarak kabul görmektedir.La Varsovienne de 1831 est largement considérée comme l'hymne officieux de Varsovie.
Bu yüzden Alman astronom Karl Christian Bruhns tarafından 1857 yılında keşfedildiği kabul görmektedir.Independientemente lo descubrió Karl Christian Bruhns en 1857.
Bostvana, Afrika kıtası üzerinde demokrasi alanında en gelişmiş ülke olarak kabul görmektedir.Huntington los define como los estados con mayor peso representativo dentro de una civilización.
Genel olarak bu teori şu anda biyologlar tarafından kabul görmektedir.Actualmente, esta especie de perezoso se encuentra en estudio por biólogos evolutivos.
Üç domain (saha) canlı grubu kabul görmektedir: Archea Eubacteria Eucaryota.Ambos confirmaron la existencia de los tres dominios conocidos actualmente: Bacteria, Archaea y Eukarya.
Bu sınıflandırma günümüzde hala kabul görmektedir.Questa classificazione è ora ampiamente accettata.
Sonuncu hipotez halen en çok kabul görmektedir.La seconda teoria è oggi la più accettata.
Özet: "Vampirler" toplumda kabul görmektedir.يجب أن يكون كاملا عند المسلمين، ليكون مقبولا في المجتمع.
Genel olarak bu teori şu anda biyologlar tarafından kabul görmektedir.Esta teoria é hoje amplamente aceite entre os geólogos.
AGN konsepti günümüzde yaygın bir şekilde kabul görmektedir.De neogrammatische stelling is tegenwoordig vrij algemeen geaccepteerd.
Sonuncu hipotez halen en çok kabul görmektedir.De laatste theorie is de meest geaccepteerde.
AGN konsepti günümüzde yaygın bir şekilde kabul görmektedir.Pogląd Tannery'ego jest jednak obecnie szeroko odrzucany.
Dancing Queen, 1970'lerin en başarılı single'larından biri olarak kabul görmektedir.Гурт вважається одним з найвпливовіших колективів 1970-х років.
Özet: "Vampirler" toplumda kabul görmektedir.Keskustelu: Pitäisikö "maiseman vapaus" sallia kaikkialla EU:ssa?
Günümüzde diğer birçok ülke tarafından da kabul görmektedir.Από εκείνη την χρονιά έχουμε και Ευέλπιδες από άλλα Κράτη.
Genel olarak savcılık kurumunun Fransız kaynaklı olduğu kabul görmektedir.Politiet identificerer offerets tøj som værende af fransk oprindelse.
Genel prensipte kişinin Yahudi olarak yetişmiş olması şartı kabul görmektedir.Saya selalu merasa bahwa saya wajib menjadi Yahudi.
Günümüzde diğer birçok ülke tarafından da kabul görmektedir.這個概念現時亦為其他國家所採納。
Genel prensipte kişinin Yahudi olarak yetişmiş olması şartı kabul görmektedir.첫 번째 장은 유대인이 선택받은 백성이라는 것에 대해 다루고 있다.
Bazı ülkeler geniş olarak kabul görmekle birlikte sınırlı sayıda ülke tarafından tanınmazlar.ייתכן כי רק מספר מוגבל מאוד של מדינות אינו מכיר בהן.
Genel olarak bu teori şu anda biyologlar tarafından kabul görmektedir.Днес тази теория е общоприета от биолозите.
Sonuncu hipotez halen en çok kabul görmektedir.Последното допускане по-оправдано.
Seslendirmiş olduğu birçok eser dinleyenleri tarafından halen kabul görmekte ve dinlenmektedir.Твърди, че докато ги слуша, си почива.
Nükleer enerji, günümüzün ve geleceğin en önemli enerji kaynaklarından biri olarak kabul görmektedir.Foorumil on esindatud riigid, kelle jaoks tuumaenergia on oluline praegu ja tulevikus.
Çoklu uyuşturucu kullanımı, hizmet gelişimi için kilit bir alan olarak giderek daha çok kabul görmektedir.Blandingsbrug anerkendes i stigende grad som et væsentligt område, hvor der skal udvikles nye behandlinger.
Çoklu uyuşturucu kullanımı, hizmet gelişimi için kilit bir alan olarak giderek daha çok kabul görmektedir.Blandmissbruk blir alltmer erkänt som ett centralt område för utveckling av tjänster.
Çoklu uyuşturucu kullanımı, hizmet gelişimi için kilit bir alan olarak giderek daha çok kabul görmektedir.La polytoxicomanie est de plus en plus reconnue comme un domaine clé du développement des services.
Çoklu uyuşturucu kullanımı, hizmet gelişimi için kilit bir alan olarak giderek daha çok kabul görmektedir.Polydrugsgebruik wordt steeds meer erkend als een sleutelgebied voor het ontwikkelen van diensten.
Çoklu uyuşturucu kullanımı, hizmet gelişimi için kilit bir alan olarak giderek daha çok kabul görmektedir.Takšna analiza je že po definiciji tvegana in jo je treba narediti previdno.
Çoklu uyuşturucu kullanımı, hizmet gelişimi için kilit bir alan olarak giderek daha çok kabul görmektedir.Tällaiset analyysit ovat väistämättä epävarmoja, joten niitä on tehtävä varoen.
Çoklu uyuşturucu kullanımı, hizmet gelişimi için kilit bir alan olarak giderek daha çok kabul görmektedir.Užívanie viacerých drog sa čoraz viac uznáva za kľúčovú oblasť pre rozvoj služieb.
Çoklu uyuşturucu kullanımı, hizmet gelişimi için kilit bir alan olarak giderek daha çok kabul görmektedir.Zażywanie wielu narkotyków jest coraz częściej uznawane za kluczową dziedzinę rozwoju usług terapeutycznych.
Çoklu uyuşturucu kullanımı, hizmet gelişimi için kilit bir alan olarak giderek daha çok kabul görmektedir.Η piολλαpiλή χρήση ναρκωτικών αναγνωρίζεται ολοένα και piερισσότερο ως βασικός τοµέας ανάpiτυξης υpiηρεσιών.
Çoklu uyuşturucu kullanımı, hizmet gelişimi için kilit bir alan olarak giderek daha çok kabul görmektedir.Употребата на няколко вида наркотици все повече се смята за ключова област за разработването на услуги.
Kabul görmek için bu kadar bedel ödemeye gücümüz yetmez.Für diese Zulassung wird ein gar zu hoher Preis verlangt.
Kabul görmek için bu kadar bedel ödemeye gücümüz yetmez.Je to docela nad naše poměry, platit tak vysoké vstupné.
Kabul görmek için bu kadar bedel ödemeye gücümüz yetmez.우리는 입장하기 위해 그렇게 많이 치룰 여유가 없어.
Kabul görmek için bu kadar bedel ödemeye gücümüz yetmez.l'entrée coûte trop cher pour nous.
Kabul görmek için bu kadar bedel ödemeye gücümüz yetmez.Nie możemy płacić aż tyle za wstęp.
Kabul görmek için bu kadar bedel ödemeye gücümüz yetmez.Non possiamo permetterci di pagare così tanto per conoscerla [...]
Kabul görmek için bu kadar bedel ödemeye gücümüz yetmez.No podemos permitirnos pagar tanto por la admisión.
Kabul görmek için bu kadar bedel ödemeye gücümüz yetmez.Nu ne permitem să plătim atât de mult pentru intrare.
Kabul görmek için bu kadar bedel ödemeye gücümüz yetmez.Ta không thể trả giá quá nhiều cho vé vào cổng.
Kabul görmek için bu kadar bedel ödemeye gücümüz yetmez.We kunnen ons zoveel niet permitteren voor toelating.
Kabul görmek için bu kadar bedel ödemeye gücümüz yetmez.Δεν είμαστε σε θέση να πληρώσουμε τέτοιο εισιτήριο.
Kabul görmek için bu kadar bedel ödemeye gücümüz yetmez.Не можем да я платим, за да бъдем приети.
Kabul görmek için bu kadar bedel ödemeye gücümüz yetmez.Не по карману нашему столько платить за вход.
Kabul görmek için bu kadar bedel ödemeye gücümüz yetmez.איננו יכולים להרשות לעצמנו כאלו דמי כניסה.
Kabul görmek için bu kadar bedel ödemeye gücümüz yetmez.لا يمكننا أن ننفق كل هذا من أجل الدخول في معية الرب.
Kabul görmek için bu kadar bedel ödemeye gücümüz yetmez.神を認めないわけではない