kabul etme ile cümle

kabul etme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Kabul Etme& Odmów
Kabul EtmeOdrzuć
Kabul Etme& Rechazar
Kabul EtmeRechazar
Kabul Etme& Rejeitar
Kabul EtmeRejeitar
Kabul Etme& Rejeter
Kabul EtmeRejeter
Kabul EtmeRespinge
Kabul Etme& Rifiuta
Kabul EtmeRifiuta
Kabul Etme& Verwerpen
Kabul EtmeVerwerpen
Kabul Etme& Visszautasítás
Kabul EtmeVisszautasítás
Kabul Etme& Zavrni
Kabul EtmeZavrni
Kabul EtmeΑπόρριψη
Kabul Etme& Відхилити
Kabul EtmeВідхилити
Kabul Etme& Отказать
Kabul EtmeОтказать
Kabul EtmeОтхвърляне
Kabul Etme& סרב
Kabul Etmeסרב
Kabul Etmeارفض
Kabul Etme& رفض
Kabul Etme拒否
Kabul Etme拒否(R)
Karşılıklı bağımlılık için çok küçük bir yer bırakır ya da bireysel olarak yanıldığını kabul etme yetisinde.Deixa pouco espaço para a interdependência ou para o reconhecimento da falibilidade individual.
Karşılıklı bağımlılık için çok küçük bir yer bırakır ya da bireysel olarak yanıldığını kabul etme yetisinde.Deja poco espacio a la interdependencia o al reconocimiento de la falibilidad individual.
Karşılıklı bağımlılık için çok küçük bir yer bırakır ya da bireysel olarak yanıldığını kabul etme yetisinde.Det efterlader meget lidt plads til indbyrdes afhængighed eller en anerkendelse af individuel fejlbarlighed.
Karşılıklı bağımlılık için çok küçük bir yer bırakır ya da bireysel olarak yanıldığını kabul etme yetisinde.Ea nu lasă loc interdependenţei şi nu confirmă posibilitatea eşecului individual.
Karşılıklı bağımlılık için çok küçük bir yer bırakır ya da bireysel olarak yanıldığını kabul etme yetisinde.Es läßt wenig Raum für Wechselbeziehungen oder die Anerkennung individueller Fehleinschätzungen.
Karşılıklı bağımlılık için çok küçük bir yer bırakır ya da bireysel olarak yanıldığını kabul etme yetisinde.Het laat weinig ruimte voor wederzijdse afhankelijkheid of voor een erkenning van individuele feilbaarheid.
Karşılıklı bağımlılık için çok küçük bir yer bırakır ya da bireysel olarak yanıldığını kabul etme yetisinde.Il laisse peu de place à l'interdépendance ou à une reconnaissance de la faillibilité individuelle.
Karşılıklı bağımlılık için çok küçük bir yer bırakır ya da bireysel olarak yanıldığını kabul etme yetisinde.Kevés teret enged az egymásrautaltságnak, vagy az egyéni esendőség elismerésének.
Karşılıklı bağımlılık için çok küçük bir yer bırakır ya da bireysel olarak yanıldığını kabul etme yetisinde.이것은 상호의존도 혹은 개별적 실수를 인정하는 작은 가능성을 남겼습니다.
Karşılıklı bağımlılık için çok küçük bir yer bırakır ya da bireysel olarak yanıldığını kabul etme yetisinde.Lascia poco spazio alla interdipendenza o al riconoscimento della fallibilità dell'individuo.
Karşılıklı bağımlılık için çok küçük bir yer bırakır ya da bireysel olarak yanıldığını kabul etme yetisinde.Nechává jen malý prostor pro vzájemnou závislost a uznání omylnosti jedince.
Karşılıklı bağımlılık için çok küçük bir yer bırakır ya da bireysel olarak yanıldığını kabul etme yetisinde.Necháva len malý priestor vzájomnej závislosti alebo priznaniu omylnosti jednotlivca.
Karşılıklı bağımlılık için çok küçük bir yer bırakır ya da bireysel olarak yanıldığını kabul etme yetisinde.Nie uwzględnia on współzależności czy omylności jednostki.
Karşılıklı bağımlılık için çok küçük bir yer bırakır ya da bireysel olarak yanıldığını kabul etme yetisinde.Nó để lại chỗ trống cho sự phụ thuộc lẫn nhau hoặc là sự thừa nhận cho sai lầm của cá nhân.
Karşılıklı bağımlılık için çok küçük bir yer bırakır ya da bireysel olarak yanıldığını kabul etme yetisinde.Paradigma itu nyaris tidak peduli akan hubungan dengan orang lain atau kenyataan bahwa orang bisa salah.
Karşılıklı bağımlılık için çok küçük bir yer bırakır ya da bireysel olarak yanıldığını kabul etme yetisinde.Siinä jätetään vain vähän tilaa riippuvuuksille tai yksilön erehtyväisyyden huomioimiselle.
Karşılıklı bağımlılık için çok küçük bir yer bırakır ya da bireysel olarak yanıldığını kabul etme yetisinde.Vilket minskar möjligheten för samhörighet och acceptansen för individens felbarhet.
Karşılıklı bağımlılık için çok küçük bir yer bırakır ya da bireysel olarak yanıldığını kabul etme yetisinde.Αφήνει λίγο χώρο για αλληλεξάρτηση ή κάποια αποδοχή ατομικών λαθών.
Karşılıklı bağımlılık için çok küçük bir yer bırakır ya da bireysel olarak yanıldığını kabul etme yetisinde.Вона практично не залишає шансів для взаємозалежності або визнання схильності окремої людини до помилок.
Karşılıklı bağımlılık için çok küçük bir yer bırakır ya da bireysel olarak yanıldığını kabul etme yetisinde.Тя оставя малко въздух за взаимозависимост или признаване на провала на индивида.
Karşılıklı bağımlılık için çok küçük bir yer bırakır ya da bireysel olarak yanıldığını kabul etme yetisinde.היא משאירה מעט מאוד מקום לתלות הדדית או להכרה ביכולתו של הפרט לשגות.
Karşılıklı bağımlılık için çok küçük bir yer bırakır ya da bireysel olarak yanıldığını kabul etme yetisinde.فهو يطلب مساحة حرية او اعتراف باستقلال الفرد وفرديته
Karşılıklı bağımlılık için çok küçük bir yer bırakır ya da bireysel olarak yanıldığını kabul etme yetisinde.認識に欠けています 選択は 私的なもので
Kendini kabul etme, ailenin kabulü ve sosyal çevrenin kabulü. Genelde aynı zamanda olmazlar.Đối với tôi dường như có 3 mức độ tiếp nhận cần phải diễn ra.
Kendini kabul etme, ailenin kabulü ve sosyal çevrenin kabulü. Genelde aynı zamanda olmazlar.E mi sembrava che ci fossero tre livelli di accettazione possibili:
Kendini kabul etme, ailenin kabulü ve sosyal çevrenin kabulü. Genelde aynı zamanda olmazlar.Este acceptarea de sine, acceptarea familiei și acceptarea socială.
Kendini kabul etme, ailenin kabulü ve sosyal çevrenin kabulü. Genelde aynı zamanda olmazlar.Há a auto-aceitação, a aceitação familiar e a aceitação social.
Kendini kabul etme, ailenin kabulü ve sosyal çevrenin kabulü. Genelde aynı zamanda olmazlar.Pre mňa to vyzerá tak, že existujú 3 úrovne akceptácie, ktoré musia nastať.
Kendini kabul etme, ailenin kabulü ve sosyal çevrenin kabulü. Genelde aynı zamanda olmazlar.Und es schien, dass es drei Stufen der Akzeptanz gibt, die alle zum Tragen kommen mussten.
Kendini kabul etme, ailenin kabulü ve sosyal çevrenin kabulü. Genelde aynı zamanda olmazlar.Και μου φάνηκε ότι υπήρχαν τρία επίπεδα αποδοχής που έπρεπε να λάβουν χώρα.
Kendini kabul etme, ailenin kabulü ve sosyal çevrenin kabulü. Genelde aynı zamanda olmazlar.Мені здається, можна виділити три рівні прийняття.

İlgili Sayfalar