Ana içeriğe geç
Sözlük

kablolar ile cümle

kablolar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Tüm bu boş alanlar içinden kabloların geçtiği alanlardır.Y en esas zonas blancas están las zonas por las que pasan las conexiones.
Tüm bu boş alanlar içinden kabloların geçtiği alanlardır.Και όλες αυτές οι κενές περιοχές είναι οι περιοχές στις οποίες βρίσκονται οι νευρώνες.
Tüm bu boş alanlar içinden kabloların geçtiği alanlardır.Все эти пустые участки - это области, по которым проходят соединительные волокна.
Tüm bu boş alanlar içinden kabloların geçtiği alanlardır.И всички тези празни райони са местата, в които нервните влакна преминават.
Tüm bu boş alanlar içinden kabloların geçtiği alanlardır.Усі ці порожні ділянки - це зони, через які проходять сполучні волокна.
Tüm bu boş alanlar içinden kabloların geçtiği alanlardır.וכל האזורים הריקים הללו הם האזורים בהם עוברים הסיבים.
Tüm bu boş alanlar içinden kabloların geçtiği alanlardır.وكل تلك المناطق الخالية عبارة عن مسارات لكل تلك الروابط.
Tüm bu boş alanlar içinden kabloların geçtiği alanlardır.ワイヤー(軸索)が通っている部分で 細胞密度は低いはずです
Tüm hücreleri ve tüm kabloları birbirine bağlanmış durumdadır.A sejtjei és vezetékei mind össze vannak kötve egymással.
Tüm hücreleri ve tüm kabloları birbirine bağlanmış durumdadır.Cellen en draden allemaal met elkaar verbonden.
Tüm hücreleri ve tüm kabloları birbirine bağlanmış durumdadır.Ce sont des cellules et des connexions toutes reliées ensembles.
Tüm hücreleri ve tüm kabloları birbirine bağlanmış durumdadır.Ci sono cellule e collegamenti interconnessi.
Tüm hücreleri ve tüm kabloları birbirine bağlanmış durumdadır.Det är celler och ledningar som alla är sammankopplade.
Tüm hücreleri ve tüm kabloları birbirine bağlanmış durumdadır.Det er celler og det er ledninger altsammen forbundet.
Tüm hücreleri ve tüm kabloları birbirine bağlanmış durumdadır.Hay células y conexiones, todo está conectado.
Tüm hücreleri ve tüm kabloları birbirine bağlanmış durumdadır.Jsou tam buňky a spoje a vše je propojené.
Tüm hücreleri ve tüm kabloları birbirine bağlanmış durumdadır.세포들과 선들이 다같이 연결되어 있습니다.
Tüm hücreleri ve tüm kabloları birbirine bağlanmış durumdadır.São células e fios todos ligados.
Tüm hücreleri ve tüm kabloları birbirine bağlanmış durumdadır.Seine Zellen und seine Leitungen sind alle miteinander verdrahtet.
Tüm hücreleri ve tüm kabloları birbirine bağlanmış durumdadır.Sel-sel dan kabelnya saling terhubung.
Tüm hücreleri ve tüm kabloları birbirine bağlanmış durumdadır.Sunt celule și conexiuni, toate coordonate într-o rețea.
Tüm hücreleri ve tüm kabloları birbirine bağlanmış durumdadır.To połączone ze sobą komórki i przewody.
Tüm hücreleri ve tüm kabloları birbirine bağlanmış durumdadır.Τα κύτταρα και οι νευρώνες του είναι μαζί ενωμένα.
Tüm hücreleri ve tüm kabloları birbirine bağlanmış durumdadır.Всі клітини і канали мозку пов'язані.
Tüm hücreleri ve tüm kabloları birbirine bağlanmış durumdadır.Неговите клетки и невронни влакна са свързани.
Tüm hücreleri ve tüm kabloları birbirine bağlanmış durumdadır.Это клетки, а это провода, которые все связывают вместе
Tüm hücreleri ve tüm kabloları birbirine bağlanmış durumdadır.אלה תאים וחיווטים המחוברים זה לזה.
Tüm hücreleri ve tüm kabloları birbirine bağlanmış durumdadır.خلاياها و روابطها مرتبطةٌ ببعضها.
Tüm hücreleri ve tüm kabloları birbirine bağlanmış durumdadır.約100年前 研究者が
- Uçlarını açtığınız kabloları içeri yerleştirin.Abisolierte Adern hineinstecken. - Abisolieren.
- Uçlarını açtığınız kabloları içeri yerleştirin.Insérez les deux fils dans le poignet... Les deux fils...
- Uçlarını açtığınız kabloları içeri yerleştirin.Puneþi firul astfel obþinut...
- Uçlarını açtığınız kabloları içeri yerleştirin.- Wcisnąć goły przewód... - Przewód...
- Uçlarını açtığınız kabloları içeri yerleştirin.- Τοποθετίστε μέσα τα γυμνά καλώδια...
Ve bu gerçekten kabloların şehre indiği mekan.Acesta este locul de unde vin firele în oraș.
Ve bu gerçekten kabloların şehre indiği mekan.A to je místo, kde dráty přichází přímo do města.
Ve bu gerçekten kabloların şehre indiği mekan.Dit is werkelijk waar de kabels de stad binnen komen.
Ve bu gerçekten kabloların şehre indiği mekan.É daqui que saem os cabos pela cidade.
Ve bu gerçekten kabloların şehre indiği mekan.E questo è da dove partono realmente i cavi per la città.
Ve bu gerçekten kabloların şehre indiği mekan.És ez az a hely, ahol a kábelek ténylegesen belépnek a városba, magába.
Ve bu gerçekten kabloların şehre indiği mekan.Et c'est vraiment de là que les cables partent vers la ville.
Ve bu gerçekten kabloların şehre indiği mekan.Genau da gelangen die Kabel in die Stadt.
Ve bu gerçekten kabloların şehre indiği mekan.Ini benar-benar asal dari kabel-kabel yang ada di kota itu.
Ve bu gerçekten kabloların şehre indiği mekan.I to właśnie stamtąd wszystkie kable łączą się z miastem.
Ve bu gerçekten kabloların şehre indiği mekan.뉴욕시로 오는 모든 인터넷 케이블이 실제로 들어오는 곳이죠
Ve bu gerçekten kabloların şehre indiği mekan.Và đó là nơi mà các sợi dây nối đến thành phố trực tiếp.
Ve bu gerçekten kabloların şehre indiği mekan.Και εδώ είναι από που έρχονται τα καλώδια στην πόλη.
Ve bu gerçekten kabloların şehre indiği mekan.Вот, где провода приходят в город.
Ve bu gerçekten kabloların şehre indiği mekan.И това е мястото, от което кабелите идват в града.
Ve bu gerçekten kabloların şehre indiği mekan.І це насправді звідки дроти тягнуться прямо у місто.
Ve bu gerçekten kabloların şehre indiği mekan.וזה המקום ממנו יוצאים הכבלים אל תוך העיר.
Ve bu gerçekten kabloların şehre indiği mekan.وهو المكان الذي تخرج منه جميع الاسلاك والاتصالات الى المدينة
Ve bu gerçekten kabloların şehre indiği mekan.この場所から離れるたびに
Ve bununla özellikle ilgileniyordum çünkü bu kabloların nasıl kurulduğunu görmek istiyordum.E eu estava particularmente interessado porque queria ver um destes cabos a ser construído.
Ve bununla özellikle ilgileniyordum çünkü bu kabloların nasıl kurulduğunu görmek istiyordum.Eram deosebit de interesat pentru că vroiam să văd cum se construiește unul dintre aceste cabluri.
Ve bununla özellikle ilgileniyordum çünkü bu kabloların nasıl kurulduğunu görmek istiyordum.Et j'ai été particulièrement intéressé, parce que je voulais voir l'un de ces câbles en cours de construction.
Ve bununla özellikle ilgileniyordum çünkü bu kabloların nasıl kurulduğunu görmek istiyordum.Ich war an ihm sehr interessiert, weil ich sehen wollte, wie so ein Kabel verlegt wird.
Ve bununla özellikle ilgileniyordum çünkü bu kabloların nasıl kurulduğunu görmek istiyordum.Ik wilde zien hoe zo'n kabel wordt gemaakt.
Ve bununla özellikle ilgileniyordum çünkü bu kabloların nasıl kurulduğunu görmek istiyordum.그리고 저는 해저 케이블 설치를 직접 보고 싶었기 때문에 매우 흥미로웠습니다.
Ve bununla özellikle ilgileniyordum çünkü bu kabloların nasıl kurulduğunu görmek istiyordum.Különösen érdekelt, mert szerettem volna látni, ahogy egy ilyen kábelt kiépítenek.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
kablolar ile cümle - Sayfa 17 - kablolar kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App