Bunlardan biri toprak kabın içine düşerse, kabın içindekiler kirli sayılacaktır. Toprak kap kırılmalıdır.Ja jos joku niistä putoaa saviastiaan, on kaikki, mitä siinä on, saastaista, ja astia rikottakoon.
Bunlardan biri toprak kabın içine düşerse, kabın içindekiler kirli sayılacaktır. Toprak kap kırılmalıdır.그것 중 어떤 것이 어느 질그릇에 떨어지면 그 속에 있는 것이 다 부정하여지나니 너는 그 그릇을 깨뜨리라
Bunlardan biri toprak kabın içine düşerse, kabın içindekiler kirli sayılacaktır. Toprak kap kırılmalıdır.Nếu vật chi của nó rớt nhằm đồ sành , các vật chi đựng ở trong đều sẽ bị ô_uế ; phải đập bể đồ sành đó đi .
Bunlardan biri toprak kabın içine düşerse, kabın içindekiler kirli sayılacaktır. Toprak kap kırılmalıdır.Nếu vật chi của nó rớt nhằm đồ sành, các vật chi đựng ở trong đều sẽ bị ô uế; phải đập bể đồ sành đó đi.
Bunlardan biri toprak kabın içine düşerse, kabın içindekiler kirli sayılacaktır. Toprak kap kırılmalıdır.Se ne cade qualcuno in un vaso di terra, quanto vi si troverà dentro sarà immondo e spezzerete il vaso
Bunlardan biri toprak kabın içine düşerse, kabın içindekiler kirli sayılacaktır. Toprak kap kırılmalıdır.И ако някое от тях падне в някой пръстен съд, то всичко що е вътре в него ще бъде нечисто; а него да строшите
Bunlardan biri toprak kabın içine düşerse, kabın içindekiler kirli sayılacaktır. Toprak kap kırılmalıdır.וכל כלי חרש אשר יפל מהם אל תוכו כל אשר בתוכו יטמא ואתו תשברו׃
Bunlardan biri toprak kabın içine düşerse, kabın içindekiler kirli sayılacaktır. Toprak kap kırılmalıdır.وكل متاع خزف وقع فيه منها فكل ما فيه يتنجس واما هو فتكسرونه.
Bunlardan biri toprak kabın içine düşerse, kabın içindekiler kirli sayılacaktır. Toprak kap kırılmalıdır.若 有 死 了 掉 在 瓦 器 裡 的 、 其 中 不 拘 有 甚 麼 、 就 不 潔 淨 、 你 們 要 把 這 瓦 器 打 破 了
Bunlardan biri toprak kabın içine düşerse, kabın içindekiler kirli sayılacaktır. Toprak kap kırılmalıdır.若有 死 了 掉在 瓦器 裡 的 、 其中 不拘 有 甚麼 、 就 不 潔淨 、 你 們要 把 這瓦器 打破 了
Bunu deney kabındaki bakterilere benzetebiliriz.Analogicky můžeme popsat růst bakterií na Petriho misce.
Bunu deney kabındaki bakterilere benzetebiliriz.Analognya adalah pertumbuhan bakteri dalam cawan petri.
Bunu deney kabındaki bakterilere benzetebiliriz.Een analoog voorbeeld is de groei van bacteriën in een petrischaaltje.
Bunu deney kabındaki bakterilere benzetebiliriz.Eine Analogie wäre das Wachstum von Bakterien in einer Petrischale.
Bunu deney kabındaki bakterilere benzetebiliriz.샬레(페트리 접시)의 박테리아 증가 형태와 유사합니다.
Bunu deney kabındaki bakterilere benzetebiliriz.La croissance de bactéries dans une boite de pétri serait une bonne analogie.
Bunu deney kabındaki bakterilere benzetebiliriz.Một ví dụ tương tự là những con vi khuẩn đang sinh trưởng trong một đĩa cấy.
Bunu deney kabındaki bakterilere benzetebiliriz.Można to porównać do hodowli bakterii.
Bunu deney kabındaki bakterilere benzetebiliriz.O analogie ar fi creşterea bacteriilor în vase.
Bunu deney kabındaki bakterilere benzetebiliriz.Potremmo trovare una analogia nella crescita di batteri in una piastra di Petri.
Bunu deney kabındaki bakterilere benzetebiliriz.Una analogía sería el crecimiento de las bacterias en una placa petri.
Bunu deney kabındaki bakterilere benzetebiliriz.Μία αναλογία θα ήταν η ανάπτυξη βακτηρίων σ' ένα τρυβλίο Πέτρι.
Bunu deney kabındaki bakterilere benzetebiliriz.Един аналог е растежът на бактериите в хранителен разтвор.
Bunu deney kabındaki bakterilere benzetebiliriz.Можна провести аналогію із зростанням бактерій в чашці Петрі.
Bunu deney kabındaki bakterilere benzetebiliriz.Можно провести аналогию с ростом бактерий в чашке Петри.
Bunu deney kabındaki bakterilere benzetebiliriz.ניתן להשוות זאת לגידול מושבת חיידקים בצלוחית-פטרי.
Bunu deney kabındaki bakterilere benzetebiliriz.تشبيهي لهذا هو نمو البكتيريا فى (طبق بتري) = يستخدم فى المعامل
Bunu deney kabındaki bakterilere benzetebiliriz.利用可能な資源と資源の消費とが釣り合わないときや
Bunu yapabilmemizin nedeni, bize kabın hacminin verilmiş olması. -A mogliśmy to zrobić, bo dostaliśmy ograniczenie na objętość pudełka.
Bunu yapabilmemizin nedeni, bize kabın hacminin verilmiş olması. -Eu vou fazer isso em magenta.
Bunu yapabilmemizin nedeni, bize kabın hacminin verilmiş olması. -OK.
Bunu yapabilmemizin nedeni, bize kabın hacminin verilmiş olması. -Wir waren in der Lage, das zu lösen, weil sie uns Einschränkung gaben auf das Volumen des Quaders.
Bunu yapabilmemizin nedeni, bize kabın hacminin verilmiş olması. -كنا قادرين على ان نحل ذلك لأنه اعطي لنا قيد على حجم الصندوق
Bu, odaklanmış ultrason sistemli bir MR kabini.C'est un IRM avec un système ultrasons focalisés.
Bu, odaklanmış ultrason sistemli bir MR kabini.Das ist ein MRT-Raum mit Ultraschall-System.
Bu, odaklanmış ultrason sistemli bir MR kabini.Đây là một phòng cộng hưởng từ với hệ thống sóng siêu âm tập trung.
Bu, odaklanmış ultrason sistemli bir MR kabini.Dit is een MR-kamer met een systeem van gefocusseerd ultrageluid.
Bu, odaklanmış ultrason sistemli bir MR kabini.Esta es una sala de RM con un sistema de ultrasonido focalizado.
Bu, odaklanmış ultrason sistemli bir MR kabini.Esta é uma cabine de RM com ultrassonografia com foco de alta intensidade
Bu, odaklanmış ultrason sistemli bir MR kabini.E un aparat RMN combinat cu un sistem de ultrasunet focalizat.
Bu, odaklanmış ultrason sistemli bir MR kabini.E' un locale per RM dotato di un sistema a ultrasuoni mirati.
Bu, odaklanmış ultrason sistemli bir MR kabini.Ez egy MR-készülék fókuszált ultrahanggal.
Bu, odaklanmış ultrason sistemli bir MR kabini.이것은 초점성 초음파 체계가 구비된 MR 슈트입니다
Bu, odaklanmış ultrason sistemli bir MR kabini.To je prostor za MRI s sistemom usmerjenega ultrazvoka.
Bu, odaklanmış ultrason sistemli bir MR kabini.To komora rezonansu z układem skupionych ultradźwięków.
Bu, odaklanmış ultrason sistemli bir MR kabini.Toto je zařízení magnetická resonance se zaostřeným ultrazvukem.
Bu, odaklanmış ultrason sistemli bir MR kabini.Vidíte tu MR zariadenie a systém zaostreného ultrazvuku.
Bu, odaklanmış ultrason sistemli bir MR kabini.Αυτός είναι ένας αξονικός τομογράφος με εστιασμένο υπέρηχο.
Bu, odaklanmış ultrason sistemli bir MR kabini.Това е МР стая със система за фокусиране на ултразвук.
Bu, odaklanmış ultrason sistemli bir MR kabini.Це - блок магнітного резонатора з системою фокусованого ультразвуку.
Bu, odaklanmış ultrason sistemli bir MR kabini.Это установка для магнитного резонанса со сфокусированной системой ультразвука.
Bu, odaklanmış ultrason sistemli bir MR kabini.זהו חדר דימות מגנטי הכולל מערכת של אולטרסאונד ממוקד.
Bu, odaklanmış ultrason sistemli bir MR kabini.هذا هو مجموعة تصوير بالرنين المغناطيسي مع نظام الموجات فوق الصوتية المركزة.
Bu, odaklanmış ultrason sistemli bir MR kabini.いくつかの例を挙げましょう
Burada sanal bir deneme kabinim var.Amit itt bemutatok, az egy online valóságkiterjesztő próbafülke.
Burada sanal bir deneme kabinim var.Det jag har till er är är ett onlineanpassat provrum.
Burada sanal bir deneme kabinim var.Det, jeg har her, er et online prøverum.
Burada sanal bir deneme kabinim var.Hier habe ich eine "Online-Augmented-Ankleidekabine".
Burada sanal bir deneme kabinim var.Ik heb hier een paskamer, aangepast voor online gebruik.
Burada sanal bir deneme kabinim var.Ini adalah kamar ganti online.