kabil ile cümle

kabil kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Görüştüğümüz bu kişi web sayfasında göreceksiniz kabile üyesi Soshidoto Arjii.هذا الرجل الذي قابلناه، وسوف ترونه على الموقع الإليكتروني، www.sristi.org ، هذا الرجل القَبَلي
Görüştüğümüz bu kişi web sayfasında göreceksiniz kabile üyesi Soshidoto Arjii.この部族の人物には 願い事がありました
Gruplar, kabileler, ve insanlar bir birlerine yiyecek edinme konusunda yardım etmeye başladı.Csoportokba törzsekbe, és az emberek elkezdtek segíteni egymáson, hogy ételt szerezzenek.
Gruplar, kabileler, ve insanlar bir birlerine yiyecek edinme konusunda yardım etmeye başladı.Des groupes, des tribus, et les gens commencèrent à s'aider pour trouver de la nourriture.
Gruplar, kabileler, ve insanlar bir birlerine yiyecek edinme konusunda yardım etmeye başladı.Groepen, stammen, en mensen hielpen elkaar om voedsel te krijgen.
Gruplar, kabileler, ve insanlar bir birlerine yiyecek edinme konusunda yardım etmeye başladı.Grupos, tribos e pessoas começaram a ajudar-se umas ás outras para arranjarem comida.
Gruplar, kabileler, ve insanlar bir birlerine yiyecek edinme konusunda yardım etmeye başladı.Gruppen, Stämme, und Menschen begannen einander zu helfen, um Nahrung zu bekommen.
Gruplar, kabileler, ve insanlar bir birlerine yiyecek edinme konusunda yardım etmeye başladı.Grupper, stammar, och folk började hjälpa varandra att skaffa mat.
Gruplar, kabileler, ve insanlar bir birlerine yiyecek edinme konusunda yardım etmeye başladı.Gruppi, Tribù, gente che si aiutava a vicenda per ottenere cibo.
Gruplar, kabileler, ve insanlar bir birlerine yiyecek edinme konusunda yardım etmeye başladı.Grupuri, triburi si oamenii au trebuit sa se ajute unii pe altii pentru a face rost de hrana.
Gruplar, kabileler, ve insanlar bir birlerine yiyecek edinme konusunda yardım etmeye başladı.Skupiny, kmeny a lidé si začali navzájem pomáhat, aby si opatrili jídlo.
Gruplar, kabileler, ve insanlar bir birlerine yiyecek edinme konusunda yardım etmeye başladı.Ομάδες, φυλές, και άνθρωποι άρχισαν να βοηθούν ο ένας τον άλλο για την απόκτηση τροφής.
Gruplar, kabileler, ve insanlar bir birlerine yiyecek edinme konusunda yardım etmeye başladı.Групи, племена и така започнали да си помагат, за да се сдобият с храна.
Gruplar, kabileler, ve insanlar bir birlerine yiyecek edinme konusunda yardım etmeye başladı.בקבוצות, שבטים, ואנשים החלו לפעול יחדיו על מנת להשיג מזון.
Gruplar, kabileler, ve insanlar bir birlerine yiyecek edinme konusunda yardım etmeye başladı.部族、 そして、食糧を得るため、互いに助け合い始めました。 そして、耕作によって食糧をコントロールするようになり、
Güneşin parlamasının, rüzgarın esmesinin ve yağmurun düşmesinin toplam kabiliyeti buna yeterli değil.Az adottság, hogy a nap süt, a szél fúj és az eső esik nem elegendő ha összeadjuk.
Güneşin parlamasının, rüzgarın esmesinin ve yağmurun düşmesinin toplam kabiliyeti buna yeterli değil.Capabilitatea soarelui să strălucească, a vântului să bată şi a ploii să cadă pur şi simplu nu e suficientă.
Güneşin parlamasının, rüzgarın esmesinin ve yağmurun düşmesinin toplam kabiliyeti buna yeterli değil.De hoeveelheid zonneschijn, wind en regenval, leveren eenvoudig niet genoeg op.
Güneşin parlamasının, rüzgarın esmesinin ve yağmurun düşmesinin toplam kabiliyeti buna yeterli değil.Die Leistung von Sonnenschein, Wind und Niederschlag ist einfach nicht groß genug.
Güneşin parlamasının, rüzgarın esmesinin ve yağmurun düşmesinin toplam kabiliyeti buna yeterli değil.Điện dung của ánh nắng , gió thổi và mưa rơi đơn giản là không đủ.
Güneşin parlamasının, rüzgarın esmesinin ve yağmurun düşmesinin toplam kabiliyeti buna yeterli değil.Kapacita svítícího sluníčka, foukajícího větru a padání deště prostě nebude stačit.
Güneşin parlamasının, rüzgarın esmesinin ve yağmurun düşmesinin toplam kabiliyeti buna yeterli değil.Kapaciteten för solljus, vind och regn är helt enkelt inte tillräckligt stor.
Güneşin parlamasının, rüzgarın esmesinin ve yağmurun düşmesinin toplam kabiliyeti buna yeterli değil.Kapaciteten i solen, der skinner; vinden, der blæser og regnen, der falder, er simpelthen ikke nok.
Güneşin parlamasının, rüzgarın esmesinin ve yağmurun düşmesinin toplam kabiliyeti buna yeterli değil.Kemampuan matahari bersinar, angin berhembus dan hujan jatuh, tidak cukup untuk memenuhi semuanya.
Güneşin parlamasının, rüzgarın esmesinin ve yağmurun düşmesinin toplam kabiliyeti buna yeterli değil.일조량과 풍량, 강우량이 그닥 충분치 않다는 겁니다.
Güneşin parlamasının, rüzgarın esmesinin ve yağmurun düşmesinin toplam kabiliyeti buna yeterli değil.la capacidad de que el sol brille, el viento sople y la lluvia caiga, sencillamente no es suficiente
Güneşin parlamasının, rüzgarın esmesinin ve yağmurun düşmesinin toplam kabiliyeti buna yeterli değil.Η ικανότητα του ήλιου να λάμπει, του ανέμου να φυσά και της βροχής να πέφτει, απλά δεν είναι αρκετή.
Güneşin parlamasının, rüzgarın esmesinin ve yağmurun düşmesinin toplam kabiliyeti buna yeterli değil.Способността на слънчевото греене, духането на вятър и падането на дъжда просто не е достатъчна накуп.
Güneşin parlamasının, rüzgarın esmesinin ve yağmurun düşmesinin toplam kabiliyeti buna yeterli değil.Суммарного потенциала солнечного света, силы ветра и объёмов дождя просто недостаточно.
Güneşin parlamasının, rüzgarın esmesinin ve yağmurun düşmesinin toplam kabiliyeti buna yeterli değil.התפוקה של השמש הזורחת, הרוח המנשבת והגשם המומטר, פשוט אינם מספיקים.
Güneşin parlamasının, rüzgarın esmesinin ve yağmurun düşmesinin toplam kabiliyeti buna yeterli değil.مقدرة شروق الشمس، وهبوب الرياح وهطول الأمطار، ببساطة ليست كافية لتضيف شيئاً.
Güneşin parlamasının, rüzgarın esmesinin ve yağmurun düşmesinin toplam kabiliyeti buna yeterli değil.全て足し合わせても 十分ではありません 従って電気を絶やさない為には
Hareket eden bir topa vurmak bir çok spor için lüzumlu bir kabiliyettir.A mozgó labda eltalálása több sportban elvárt képesség.
Hareket eden bir topa vurmak bir çok spor için lüzumlu bir kabiliyettir.Atingir uma bola em movimento é uma habilidade necessária em muitos desportos.
Hareket eden bir topa vurmak bir çok spor için lüzumlu bir kabiliyettir.At ramme en bevægende kugle er en nødvendig færdighed i mange sportsgrene.
Hareket eden bir topa vurmak bir çok spor için lüzumlu bir kabiliyettir.Bei vielen Sportarten muss man einen sich bewegenden Ball treffen können.
Hareket eden bir topa vurmak bir çok spor için lüzumlu bir kabiliyettir.Een bewegende bal raken, is een noodzakelijke vaardigheid in vele sporten.
Hareket eden bir topa vurmak bir çok spor için lüzumlu bir kabiliyettir.Frapper une balle en mouvement est une compétence nécessaire dans de nombreux sports.
Hareket eden bir topa vurmak bir çok spor için lüzumlu bir kabiliyettir.Golpear una bola en movimiento es una habilidad necesaria en muchos deportes.
Hareket eden bir topa vurmak bir çok spor için lüzumlu bir kabiliyettir.In molti sport è necessario saper colpire una palla in movimento.
Hareket eden bir topa vurmak bir çok spor için lüzumlu bir kabiliyettir.În multe sporturi trebuie să știi să lovești mingea.
Hareket eden bir topa vurmak bir çok spor için lüzumlu bir kabiliyettir.많은 스포츠 종목에서는 움직이는 공을 치는 기술이 필수적입니다.
Hareket eden bir topa vurmak bir çok spor için lüzumlu bir kabiliyettir.Memukul bola yang bergerak adalah keterampilan yang diperlukan dalam banyak olahraga.
Hareket eden bir topa vurmak bir çok spor için lüzumlu bir kabiliyettir.Rzucanie piłką jest kluczową umiejętnością w wielu sportach.
Hareket eden bir topa vurmak bir çok spor için lüzumlu bir kabiliyettir.Việc đánh trúng một quả bóng đang chuyển động là một kĩ năng cần thiết đối với nhiều môn thể thao
Hareket eden bir topa vurmak bir çok spor için lüzumlu bir kabiliyettir.Zadeti premikajočo se žogo, je nujna sposobnost v mnogih športih.
Hareket eden bir topa vurmak bir çok spor için lüzumlu bir kabiliyettir.Το χτύπημα κινούμενης μπάλας είναι απαραίτητη δεξιότητα σε πολλά αθλήματα.
Hareket eden bir topa vurmak bir çok spor için lüzumlu bir kabiliyettir.Да се уцели движеща се топка е нужно умение в много спортове.
Hareket eden bir topa vurmak bir çok spor için lüzumlu bir kabiliyettir.Удар по рухомому м"ячу - вміння, необхідне у багатьох видах спорту.
Hareket eden bir topa vurmak bir çok spor için lüzumlu bir kabiliyettir.Умение ударить по летящему мячу необходимо во многих видах спорта.
Hareket eden bir topa vurmak bir çok spor için lüzumlu bir kabiliyettir.היכולת לחבוט בכדור שנע חיונית בענפי ספורט רבים.
Hareket eden bir topa vurmak bir çok spor için lüzumlu bir kabiliyettir.ضرب كرة متحركة مهارة لازمة في العديد من الألعاب الرياضية.
Hareket eden bir topa vurmak bir çok spor için lüzumlu bir kabiliyettir.好多運動入面,擊球係一項必須嘅技能
Hareket eden bir topa vurmak bir çok spor için lüzumlu bir kabiliyettir.運動選手が苦もなく
Hareket kabiliyeti ve diğerlerinden konuştuk, şimdi sağlıktan konuşalım.Abbiamo parlato di mobilità e di tutto il resto, parliamo di salute.
Hareket kabiliyeti ve diğerlerinden konuştuk, şimdi sağlıktan konuşalım.Am vorbit despre mobilitate și celelalte, acum să vorbim despre sănătate.
Hareket kabiliyeti ve diğerlerinden konuştuk, şimdi sağlıktan konuşalım.Chúng ta nói về sự di động và các thứ còn lại rồi, giờ hãy nói về sức khỏe.
Hareket kabiliyeti ve diğerlerinden konuştuk, şimdi sağlıktan konuşalım.Kita sudah berbicara tentang mobilitas, mari kita berbicara tentang kesehatan.
Hareket kabiliyeti ve diğerlerinden konuştuk, şimdi sağlıktan konuşalım.이동성에 관한 이야기를 해왔으니 건강에 대한 얘기를 해보도록 합시다.
Hareket kabiliyeti ve diğerlerinden konuştuk, şimdi sağlıktan konuşalım.Mluvili jsme o mobilitě a teď nás zajímá zdraví.
İlgili Sayfalar