kabil ile cümle
kabil kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
O kabileler tüm yıl boyunca çölde yaşarlar.Those tribes inhabit the desert all year round.
O kabile atalarına tapar.That tribe worships its ancestors.
O kabilenin üyeleri nehir boyunca yerleşti.Members of that tribe settled along the river.
Kabile üyeleri nehir boyunca yerleşti.Members of the tribe settled down along the river.
O günlerde orada vahşi bir kabile yaşadı.A savage tribe lived there in those days.
O adada hâlâ bazı vahşi kabileler var.There are still some savage tribes on that island.
İnsan oğlu konuşma kabiliyeti bakımından hayvanlardan farklıdır.Man is different from animals in that he has the faculty of speech.
Dünya'da oldukça çok kabile var.There are quite a lot of tribes in the world.
Doğu Afrika'da bazı kabilelerin süt ürünleri ile yaşadığını duydum.I hear some tribes in eastern Africa live on milk products.
Güney Afrika'daki Zulu kabilesinin kendi dili vardır.The Zulu tribe in South Africa has its own language.
O otuz beş yıldır kabilesinin şefidir.He has been the chief of his tribe for 35 years.
Onun görme kabiliyeti kötü.He has poor eyesight.
1750'lere kadar Great Plains'in tüm kabilelerinin atları vardı.By the 1750s, all the tribes of the Great Plains had horses.
Kabileden yaklaşık altmış adam atlarına binerek çabucak vardılar.About sixty men from the tribe quickly arrived riding horses.
Sioux kabilesi hükümetin anlaşmayı uygulamasını istedi.The Sioux tribe asked the government to enforce the treaty.
Ewondo, Kamerun'un Ewondo kabilesi tarafından konuşulan dildir.Ewondo is the language spoken by the Ewondo tribe of Cameroon.
Tom kesinlikle patron olma kabiliyetine sahip.Tom definitely has the ability to be the boss.
Tom'un kesinlikle çocukları ikna etme kabiliyeti vardır.Tom certainly has a way with children.
Brezilya'daki bazı yerli kabileler keresteciler tarafından tehdit edilmektedir.Some indigenous tribes in Brazil are threatened by loggers.
İmtihanı geçebilmesi lazım, zira kabiliyeti var.He must be able to pass the exam since he has the capacity.
O, kabiliyetli bir yazar.He's a talented writer.
Kabil Afganistan'ın başkentidir.Kabul is Afghanistan's capital city.
Afganistan'ın başkenti Kabil'dir.Kabul is the capital of Afghanistan.
Habil, Kabil tarafından öldürüldü.Abel was killed by Cain.
Bence sen her şeyi yapabilecek kabiliyettesin.I think you're capable of anything.
Antik Germen kabileleri hastalıkları tedavi etme girişimlerinde şifalı otlar kullanırdı.Ancient Germanic tribes used medicinal herbs in their attempts to cure diseases.
O çok kabiliyetli ve yetenekliydi.He was very gifted and talented.
Kendi kabilenin dilini konuşabilir misin?Are you still able to speak your tribal language?
Tom kabiliyetsiz görünüyor.Tom seems incompetent.
Bu uçak it dalaşı yaparken, bombalama yapabilme kabiliyetine sahip.This aircraft is capable to dogfight and bomb at the same time.
Tom uyluklarında kabile dövmelerine sahip.Tom has tribal tattoos on his thighs.
Kabile arabulucunun gelişi hakkında memnun değildi.The tribe wasn't delighted about the advent of the peacemaker.
Avrupalılar kabileyi uygarlaştırmaya çalıştı.Europeans tried to civilise the tribe.
Hangi kabiledensin?What tribe are you from?
Onun kabiliyeti var.She has talent.
Kabil, Habil'e saldırdı.Cain attacked Abel.
Herkes kendi kabiliyetine göre çalıştı.Everyone worked according to one's ability.
Tom doğuştan kabiliyetli bir müzisyen.Tom is a gifted musician.
Sincap, kabilemizin koruyucu ruhudur.The squirrel is the guardian spirit of our tribe.
Bu kabilenin atasal ayinlerinin çoğu zamanla kaybedilmiştir.Many of the ancestral rites of this tribe have been lost over time.
Kabiliye Cezayir'in bir parçasıdır.Kabylie is part of Algeria.
Kabiliye Cezayir toprağıdır.Kabylie is part of Algeria.
Kabiliye'nin resmî bir bayrağı yoktur.Kabylie has no official flag.
Cezayir'in bir parçası olan Kabiliye'nin resmî sınırları yoktur.Kabylie, which is part of Algeria, has no official borders.
Kabiliyece Cezayir'de en çok konuşulan Berberi lehçesidir.Kabyle is the most spoken Berber dialect in Algeria.
Kabiliyece Kuzey Afrika'da en çok konuşulan ikinci Berberi lehçesidir.Kabyle is the second most spoken Berber dialect in North Africa.
Kabiliyelilerin çoğu Müslüman'dır.Most Kabyles are Muslims.
Kabiliye Cezayir'in kuzeydoğusundadır.Kabylie is in the northeast of Algeria.
Kabiliyeliler Cezayirlidir.Kabyles are Algerian.
Cezayir'de bulunan Kabiliye'ye gelip Berberice öğrenmenizi tavsiye ederim.I recommend you to travel to Kabylie, Algeria, and learn Berber.
Kabile elbiseleri satıyor musunuz?Do you sell Kabyle dresses?
Kabile elbisesi satıyor musun?Do you sell Kabyle dresses?
Kabiliye'deki aynı köyde büyüdük.We grew up in the same village in Kabylie.
Seni Kabiliye'deki güzel bir gölü görmeye götüreceğim.I'll take you to see a beautiful lake in Kabylie.
Ben her zaman Kabiliye'de yaşamak istedim.I always wanted to live in Kabylie.
Biz her zaman Kabiliye'de yaşamak istemiştik.We always wanted to live in Kabylie.
Kabiliye'deki evimi sattım.I sold my house in Kabylie.
Kabiliye'ye taşındım.I moved to Kabylie.
Kabiliye'de kimseyi tanımıyordum.I didn't know anyone in Kabylie.
Kabiliye'ye gelişim hayatımı kurtardı.My coming to Kabylie saved my life.