Ana içeriğe geç
Sözlük

kabartma ile cümle

kabartma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Tapınakta kabartma tasvirleri vardır.W świątyni trwa uroczystość.
Önde, Ukrayna SSR Yüksek Sovyeti binasının çatı direğine sarkan bayrakla kabartma görüntüsü bulunur.På medaljens framsida finns en avbildning av Högsta Sovjets byggnad i det Ukrainska SSR med en vajande flagga.
Yine de kabartmalı panellerin kaide üstünde açıkça sergilenmesi uzun süreli bir etki bıraktı.Kravet att kunna bära tunga jaktrobotar med lång räckvidd fanns dock kvar.
Tabak Kabartması (MÖ 325).Вовчинецька, 225).
Kayalar oyularak mezarlar kabartma ve yazılarla süslenmiştir.Могили замуровувались камінням з написами (не збереглись).
Tapınakta kabartma tasvirleri vardır.A v chrámu má být klid.
Cleobis and Biton adlı kabartma 1803'te kendisine Akademi ikincilik ödülünü kazandırmıştır.Jeho slávu založil basreliéf Cleobis a Biton, který získal druhou cenu Akademie roku 1803.
Tarihi, Bronz Çağı'na dayanan kent, kabartmalarıyla tarihi bir değer taşımaktadır.Dnešní využití Bratislavského hradu důstojně navazuje na jeho historický odkaz.
Ele geçen bazalt kabartma ve yazıtlar bu kattaki çalışmalardan gelmektedir.Fuck și derivativele sale sunt unicele cuvinte rostite în acea scenă.
Ayrıca üzerine vazife olmayan işlere burnunu sokmakta ve kulak kabartmakta üzerine yoktur.És ismét beleüti az orrát abba, ami nem tartozik rá.
Üzerinde Oea kentinin koruyucuları Apollon ve Minerva kabartmaları yer alır.Központi helyen áll mellszobra, melyet Apollón és Minerva szobrai fognak közre.
Kutu, maskot Eddie'nin yüzünün kabartması yapılmış bir metal kutudur.Boksin pakkaus on tehty yhtyeen maskotin Eddien pään muotoiseksi.
İlk bakraç örnekleri taş kabartmalar üzerinde Mezopotamya'da ortaya çıktığı bilinmektedir.Varhaisimmat tunnetut esimerkit kypärän käytöstä tulevat Mesopotamiasta.
Birçok kabartma ise eski dönemlerde rastlanmayan destansı özellikler taşır.Toisaalta suuri joukko nimistä on sellaisia, jotka eivät esiinny antiikin aikana.
Ayrıca sikkelerinde de Leto’nun kabartması yer alıyordu.Γνώριζε επίσης ότι η καρδιά της Όλγας άνηκε αλλού.
Bunlardaki kabartmalar da, çok güzeldirler.Alle bygningerne er meget smukke.
Kutu, maskot Eddie'nin yüzünün kabartması yapılmış bir metal kutudur.Eddie the Head er Iron Maidens maskot.
Bu kabartmalar Tirilyedeki eski Bizans dönemi yapılardada bulunur.I stedet ligger der nu en supercykelsti på den gamle banetracé.
Gövde üzeri, içleri beş kollu yıldızlarla doldurulmuş baklava dilimli kabartmalarla bezenmiştir.Palpene (munnfølerne) bestod av fem ledd og var lange og tynne.
Potasyum bromür (KBr) fotoğrafik film ve kabartmalarda kullanılır.Kalium bromida (KBr) pernah digunakan sebagai sedatif dan dalam fotografi.
Kabartmalar ve motiflerle süslüdür.Agar menjadikannya sebagai panutan dan motivasi.
Son yıllarda desene göre havları kabartmalı olarak kesilen halılar da görülmektedir.また近年ではケーブル全体をフレキシブルに曲げられ形状を変えられるものや先端部を柔軟に曲げられるものが発売されている。
Google Moon gibi Mars gezegeninin gölgeli kabartma (Rakım) ve kızılötesi uydu görüntülerini gösterir.Google Marsは、Google Moonと同様に、火星の衛星写真や赤外線画像、標高を提供するサービスである。
Otelin şık kabartmalarla süslenmiş olup Sohum iskelesi boyunca yer alan lüks beyaz bir oteldir.湖の中にたたずむ白く輝く美しい宮殿ホテル。
Yazılıkaya yakınlarındaki Mâbedde bulunan On iki Hitit Yeraltı Tanrısı Kabartması.天地盤の天盤十二神に十二天将を配布する。
Sahne sütunlar ve kabartmalarla süslenmiştir.階段とスロープによって成り立っている。
Ortaçağda kabartmanın ağzına elini sokan birisinin, eğer yalan söylüyorsa, elinin ısırılacağına inanılırdı.从中世纪开始,人们相信如果有人撒谎,他的手伸进口中,就会被咬住。
Tabak Kabartması (MÖ 325).皮膚十分之嫩(請見漫畫325話)。
Ayrıca Roma zaferlerini resmeden kabartma sanatında da ilerleme kaydedilmiştir.또 대개 로마의 승리를 묘사하는 부조에서도 발전을 보인다.
Sevdiklerin önerilerine kulak kabartmayı sever.게스트는 맘에 드는 질문을 선택해 답한다.
Ardından oyma ya da kabartmalarla süslenir.이후 쪄내거나 구워내어 조리한다.
Ortaçağda kabartmanın ağzına elini sokan birisinin, eğer yalan söylüyorsa, elinin ısırılacağına inanılırdı.על פי האמונה אם אדם היה משקר בעת שהיה מכניס את ידו לתוך פי האמת, הפה היה נושך את ידו של השקרן.
Kapı üzerinde bazı yerleri kırılmış insan başlı iki aslan kabartması bulunmaktadır.לצד מיטתו רובצים שני אריות נינוחים.
Kabartmanın açık olan ağzının bir yalan dedektörü görevi gördüğüne inanılır.מי שבוחר לראות את היצירה כזר דקורטיבי, בבקשה.
Ortostatlardaki kabartmalar arasında kuşadamlar ve tanrı motifleri yer almaktadır.V gotiki so poudarjali v umetnosti razliko med Bogom in ljudmi.
Bunlardaki kabartmalar da, çok güzeldirler.O kur turtai – ten ir gražios moterys.
Annesi onu görmekten mutluluk olmuştu ve kabartma var ve hepsini çamaşır vardı yol.Az anyja már örömmel látja őt, és ők van a sütő-és mosási all out az út.
Annesi onu görmekten mutluluk olmuştu ve kabartma var ve hepsini çamaşır vardı yol.Haar moeder was blij haar te zien en ze had gekregen van de bakken en wassen van alle uit van de weg.
Annesi onu görmekten mutluluk olmuştu ve kabartma var ve hepsini çamaşır vardı yol.Hänen äitinsä oli iloinen nähdessäni hänet ja he olivat saaneet paistamisen ja pesun kaikki ulos tieltä.
Annesi onu görmekten mutluluk olmuştu ve kabartma var ve hepsini çamaşır vardı yol.Hendes mor havde været glad for at se hende og de havde fået bagerier og vaske alle ud af vejen.
Annesi onu görmekten mutluluk olmuştu ve kabartma var ve hepsini çamaşır vardı yol.Hennes mor hade varit glad att se henne och de hade fått baka och tvätta alla ute av vägen.
Annesi onu görmekten mutluluk olmuştu ve kabartma var ve hepsini çamaşır vardı yol.Ibunya telah senang melihatnya dan mereka telah mendapat baking dan mencuci semua dari jalan.
Annesi onu görmekten mutluluk olmuştu ve kabartma var ve hepsini çamaşır vardı yol.Její matka byla ráda, že ji a dostal na pečení a mytí všech z cesty.
Annesi onu görmekten mutluluk olmuştu ve kabartma var ve hepsini çamaşır vardı yol.Jej matka bola rada, že ju a dostal na pečenie a umývanie všetkých z cesty.
Annesi onu görmekten mutluluk olmuştu ve kabartma var ve hepsini çamaşır vardı yol.Jej matka była przyjemnością ją zobaczyć i oni dostali do pieczenia i mycia na całość z drogi.
Annesi onu görmekten mutluluk olmuştu ve kabartma var ve hepsini çamaşır vardı yol.그녀의 엄마는 그녀를보고 기쁘게했다 그리고 그들은 베이킹 있고 모두를 세척했다
Annesi onu görmekten mutluluk olmuştu ve kabartma var ve hepsini çamaşır vardı yol.Mama ei a fost bucuros să o vadă şi ei au luat de coacere şi de spălare toţi afară din drum.
Annesi onu görmekten mutluluk olmuştu ve kabartma var ve hepsini çamaşır vardı yol.Mẹ cô đã được vui mừng khi thấy cô và họ cũng đã có những nướng và rửa tất cả ra ngoài cách.
Annesi onu görmekten mutluluk olmuştu ve kabartma var ve hepsini çamaşır vardı yol.Njena mati je bila vesela, da jo videli in jih je dobil peko in pranje vsi ven poti.
Annesi onu görmekten mutluluk olmuştu ve kabartma var ve hepsini çamaşır vardı yol.Sa mère avait été heureux de la voir et ils avaient eu la cuisson et lavage de tous les de la voie.
Annesi onu görmekten mutluluk olmuştu ve kabartma var ve hepsini çamaşır vardı yol.Sua madre era stata felice di vederla e avevano ottenuto la cottura e il lavaggio tutti fuori del cammino.
Annesi onu görmekten mutluluk olmuştu ve kabartma var ve hepsini çamaşır vardı yol.Sua mãe tinha sido feliz em vê-la e que tinha começado a cozer e lavar tudo do caminho.
Annesi onu görmekten mutluluk olmuştu ve kabartma var ve hepsini çamaşır vardı yol.Su madre había sido feliz de verla y que habían conseguido la cocción y el lavado de todas las de la forma.
Annesi onu görmekten mutluluk olmuştu ve kabartma var ve hepsini çamaşır vardı yol.Η μητέρα της ήταν ευτυχής να δει και είχαν πήρε το ψήσιμο και το πλύσιμο όλα έξω του τρόπο.
Annesi onu görmekten mutluluk olmuştu ve kabartma var ve hepsini çamaşır vardı yol.Ее мать была рада видеть ее, и они получили выпечки и мытье всех сил в сторону.
Annesi onu görmekten mutluluk olmuştu ve kabartma var ve hepsini çamaşır vardı yol.Її мати була рада бачити її, і вони отримали випічки і миття всіх сил в сторону.
Annesi onu görmekten mutluluk olmuştu ve kabartma var ve hepsini çamaşır vardı yol.Нейната майка е била радвам да я видя и те има на печенето и измиване на всички изложени от пътя.
Annesi onu görmekten mutluluk olmuştu ve kabartma var ve hepsini çamaşır vardı yol.אמה היתה שמחה לראות אותה והם קיבלו את האפייה כביסה הכל
Annesi onu görmekten mutluluk olmuştu ve kabartma var ve hepsini çamaşır vardı yol.والدتها كانت مسرورة لرؤيتها وأنها حصلت على الخبز وغسل كل من
Annesi onu görmekten mutluluk olmuştu ve kabartma var ve hepsini çamaşır vardı yol.道の。彼女も子供たちのそれぞれをしていた
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod