Kendisinin, eşinin ve bir yakınlarının kabirlerini içinde barındırır.Berg-Ejvind och hans hustru (SE, aka Berg-Ejvind en zijn vrouw) .
Bu nedenle önce diğer kabileleri tam denetim altına almalıyız.De speurders moeten dus eerst alle andere onderzoeksmaatregelen vruchteloos hebben aangewend.
FH12 ve FH16 ortak şasi ve kabini paylaştı.De twee modellen de FH12 en de FH16 hadden grotendeels dezelfde cabine en chassis.
Fakat dağlarda yaşayan kabileler tarafından saldırıya uğrarlar.Ze worden aangevallen door bandieten die in de bergen wonen.
Vladimír Špidla kabinesinde Ticaret Bakanı oldu.Deze maakte Bush daarom minister van Handel in zijn kabinet.
Afganistan millî futbol takımı Kabil'deki Ghazi Stadyumu'nda maçlarını oynamaktadır.De nationale ploeg speelt zijn thuiswedstrijden in het Ghazi Stadion in Kabul.
Her kabile bir bölgeyi yurt edinmiş ve her biri birbirinden ayrılmıştır.Elke landstreek heeft (had) zijn plaatselijke kleur of toon.
Radikal Rene Waldeck-Rousseau kabineyi kurmuş, sosyalist Alexandre Millerand'ı oraya sokmuştu.In het kabinet-Waldeck-Rousseau werd voor het eerst een socialist, Alexandre Millerand, opgenomen.
Koloni isimleri kabile isimlerinden türemiştir.De muis verwondert zich over de gekke namen.
DSE kartı kontrol kabininde yer alırken RDW kartı robot soketinde yer almaktadır.De DSE kaart bevindt zich in de besturingskast, de RDW-kaart in het voetstuk van de robot.
Bu motif Habil ve Kabil hikâyesinde de işlenmiştir.Hetzelfde gebeurde in Den Helder en Schagerbrug.
6. yüzyılda Jordanes, Scandza'da yaşayan Suehans ve Suetidi adında iki kabileden bahseder.In de 6e eeuw vermeldt Jordanes de Suehans en Suetidi als stammen die in Scandinavië leven.
Prenses Yue: Kuzey su kabilesinin prensesidir.Prinses Yue is de prinses van de noordelijke Waterstam.
Siyasi kabiliyeti ve bilgeliğiyle dikkat çeker.Zij valt op door haar politieke inzicht en wijsheid.
Kabile teslim olduktan sonra kovuldu.Hij nam na de Kapp-putsch ontslag.
Adı geçen kabile isimlerinin ilk olarak en erken MÖ 2. yüzyılda kayıt altına alındığını hatırlmak önemlidir.Hun voornaamste argument daartegen is dat de gevonden namen in de eerste eeuw zeer gangbaar waren.
9. İspanyol KabinesiSpaanse legislatuur III
FH harfleri Front High Cab (Ön Yüksek Kabin)'in kısaltmasından oluşmaktadır.De FH staat voor Forward control (frontstuur) en High cab (hooggeplaatste cabine).
Adına da Kabiroğlu denir.Ze heet nog steeds Het Kasteel.
İshak (Somalice: Reer Sheik Isaxaaq, Arapça: إسحاق), Somalililerin ana kabilelerinden biridir.De Isaaq, Isaq of Ishaak (Somalisch: Reer Sjeik Isaxaaq) vormen een van de belangrijkste Somalische clans.
Görevini, ikinci kabinede de sürdürdü.Deze functie vervulde hij ook in het kabinet-Biesheuvel II.
Yakup'un 12 oğlunun soyundan gelenler On iki İsrail Kabilesi'ni oluşturmuşlardır.Uit de zonen van Jakob komen de 12 stammen van Israël voort.
Naftali kabilesi - Naftali (Beni İsrail)'in soyundan gelen On iki İsrail kabilesinden biri.Naftali (stam), een van de twaalf Israëlietische stammen bestaande uit de nakomelingen van Naftali
Köprülü bu kabinede dışişleri bakanı oldu.In dat kabinet werd MacBride minister voor Buitenlandse Zaken.
Burada insanlar 13 kabileden oluşuyordu.Het hofje bestond in eerste instantie uit 13 huisjes.
Ana Madde: Samarit Efraim ve Menaşe kabilelerinden geldiklerine inanırlar.Zo worden de Samaritanen geacht uit de stammen van Efraïm en Manasse voort te komen.
Bu konu halk meclisinden görüşmeden sonra kabile meclisi tarafından uygun görüldü.Dat werd dan na overleg met de gemeente gecorrigeerd.
2005 yılında Angela Merkel'in kabinesinde Aile, Yaşlı Vatandaşlar, Kadın ve Gençlik Bakanı olarak görev aldı.In de laatste maanden van het kabinet-Merkel III was zij minister van Familie, Ouderen, Vrouwen en Jongeren.
Bir kabın içerisine alınarak içerisine su katılarak iyice yoğurulur.Wetering duidt op een (gegraven) watergang.
Kabileler arası iç mücadelenin kontrolünü ele geçirerek Maskat ve Umman'ı bir araya getirdi.Beide probeerden door gewapende conflicten of intriges het Mogolhof naar hun hand te zetten.
Katara, hayatının geri kalanını Güney Su kabilesinde geçirmiştir.Kūkai spendeerde de resterende tijd van zijn leven op de berg Kōyasan.
Kimsenin bilmediği şey, tüm bu yaşananların arkasında Cuhenna Cin kabilesinin olduğudur.Wat Matt niet weet is, is dat Kingpin achter dit alles zit.
Kabine üyeliği, George W. Bush döneminde de sürdürüldü.Zij was eveneens werkzaam in het Witte Huis ten tijde van het presidentschap van George W. Bush.
Bakanlık Kabine'nin bir üyesi olan Hazine Bakanı tarafından yönetilir. ^ 14Het departement wordt beheerd door de Secretary of the Interior, die lid is van het kabinet van de president.
Diğer 10 kabile ise Asur krallığı tarafından yıkılan krallıklarından sonra, birkaç yüz yıl önce dağılmışlardı.Eharon was net als de andere tien naties van na het Breken een koninkrijk.
Yeni hükümetin 26 kişilik kabinesinde 11 komünist olmayan bakan bulunuyordu.24 leden van het nieuwe kabinet hadden nog geen regeringservaring.
Kontrol kabinine yerleştirilen dayanıklı bir bilgisayar MFC kartı sayesinde robot sistemi ile iletişim kurar.In de besturingskast bevindt zich een industriële PC, die via de MFC met het robotsysteem communiceert.
Manevra kabiliyetleri inanılmaz derecede gelişmiştir.Hun reukvermogen was sterk ontwikkeld.
Sonunda, 12 Kasım gecesi, Taliban güçleri gecenin karanlığında gizlenerek Kabil şehrini terk ettiler.In de nacht van 12 november verlieten de Talibantroepen de stad Kabul.
İki Yahudi kabilesi kovuldu biri de yok edildi.De joodse bevolking werd weggevoerd en, op twee na, vermoord.
(Tantanlar) Kabilesi ise Tokat Almus Varzıl Köyünde bulunan (Kul Hümmet Ocağı) na bağlıdır.Leur kan verwijzen naar: Leur (Gelderland), een buurtschap in de Gelderse gemeente Wijchen.
Her kabîle kendini idâre ederdi.Er was aan ieder roer een wiel aangebracht.
Böylece Bottiaean Kabilesi burada yok edilmiş oldu.De gemeentevlag van Het Bildt is hierdoor komen te vervallen.
Hükümet sistemi yerine kabine sistemi getirilmiştir.Centraal in de plaats staat het Kasteel Łańcut.
2000 ABD nüfus sayımında 576 kişi kendini Coquille kabilesi üyesi olarak tanımlamıştır.In 2000 identificeerden nog 374 inwoners van de Verenigde Staten zich als Coos.
Bu arada bütün Sahra kabileleri de kendisine bağlılık yemini etti.Sindsdien hebben ook andere terreurorganisaties trouw gezworen aan IS.
Belçika tarih öncesi dönemlerde Kelt kabileler tarafından yönetiliyordu.De maandelijkse diensten werden vanaf dat moment geleid door Belgische predikanten.
Schäuble 2005-2009 Merkel'in ilk kabinesinde yeniden Federal İçişleri Bakanı olarak görev yaptı.Steinmeier werd, net als in Merkels eerste kabinet (2005-2009), opnieuw minister van Buitenlandse Zaken.
Sonra Âdem’in iki oğlunun kurban takdim etmeleri ve isim vermeden Habil ve Kabil konusu ele alınır.Arslan en de beide zonen van Chagri streefden ook naar opvolging, maar slaagden daarin niet.
Başbakan kabinenin başıdır ve bakanları atama ve görevden alma yetkisine sahiptir.De president vormt het kabinet en mag ministers benoemen en ontslaan.
Mezopotamya bölgesindeki Arap kabileleri Türklere karşı kışkırtan faaliyetlerde bulunmuştur.De Syrisch-orthodoxe gemeenschap in diaspora reageerde met demonstraties tegen de Turkse staat.
23 Temmuz 2016 tarihinde, Afganistan'ın başkenti Kabil şehrinde meydana gelen bombalı intihar saldırıları.Op 27 januari 2018 vond er een bomaanslag plaats in de Afghaanse hoofdstad Kabul.
Yirmi üyeden oluşan bir kabine kurdu.Tragel bestaat uit een twintigtal huizen.
1882 yılında Freycinet kabinesinde bakan oldu.In augustus 1882 trad het kabinet-Freycinet af.
18 Ekim 1851'de yine Ekim Kabinesince değiştirildi.Op 18 oktober 1851 trad het "Oktoberkabinet" aan.
Dinden dönenler, zekât vermek istemeyen kabileler ve yalancı peygamberle mücadele edildi.Zij verdenken hem ervan een spion of valse profeet te zijn die hen komt bekeren.
Kabilelerin 50,000 eğitimli Roma askerine karşı hiçbir şansları yoktu.Met ongeveer 50.000 soldaten konden ze niet tegen de Japanse overmacht van 90.000 soldaten op.
Küçük cüz üç kabileden oluşmuştur.In feite bestaat het uit drie kleinere ketens.
John'un tenise doğal bir kabiliyeti var.John heeft een natuurlijk talent voor tennis.
FH12 ve FH16 ortak şasi ve kabini paylaştı.Zaprojektowano 2 modele FH12 i FH16 które dzieliły ze sobą kabinę i ramę.