Ana içeriğe geç
Sözlük

kaşe ile cümle

kaşe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Film, Kral Arthur efsanesi ve Kutsal Kâse arayışını hicivsel olarak işler.Филмът е пародия на легендата за крал Артур и неговото пътешествие в търсене на Свещения граал.
Albüm, yılın en çok satan 3. kasedi oldu.Албумът е четвъртият най-продаван за годината.
Geçmişte görüntü manyetik kasetlerde analog sinyallerle saklanıyordu.По това време всички видеокамери използват аналогова магнитна лента.
Video kaset kaydedici CCTVЗапис на новините по KCTV
Yemeklerin yanında servis edildiği gibi fast food yiyeceklerle birlikte ayrıca karton kaselerle de verilir.Освен съдържащите скорбяла грудки, като храна понякога се използват и листата.
Sabah, Fred yine bir video kaset bulur.Sljedećeg jutra stiže još jedna vrpca koju Fred ovaj put gleda sam.
TÜRKSOY'un mevcut genel sekreteri, eski Kazakistan Kültür Bakanı olan Düysen Kaseyinov'dur.Glavni tajnik TÜRKSOY-a je Duisen Kaseinov, bivši ministar kulture Kazahstana.
Kevork Malikyan, Kazım rolüyle: Kutsal Kase'yi koruyan bir organizasyonun lideri.Kevork Malikyan - Kazim, vođa Bratstva križarskog mača, organizacije koja štiti Sveti Gral.
Bu şirket Type-G adlı Japonya'nın ilk kaset çalarını yaptı.Tvrtka je izradila snimač na vrpcu (eng. tape recorder) pod nazivom Type-G (tip G).
Film, Kral Arthur efsanesi ve Kutsal Kâse arayışını hicivsel olarak işler.Film je utemeljen na legendi o kralju Arthuru i njegovom traženju Svetog grala.
Kaset bu sefer de polisin eline geçmez.Politički angažman ne izostaje ni ovog puta.
Daha sonra da kaset halinde tüm dünyada satışa çıktı.Kasnije je otišao u prodaju po čitavom svijetu.
Bu sosyalist politikaya inatla "demir pirinç kase" adı verildi.U ekonomskoj teoriji zastupao je tzv. željezni zakon najamnine.
Hatta Japon okullarındaki İngilizce kasetlerini bile seslendirmiştir.Također je podučavala engleski jezik japanskim učenicima.
Son Akşam Yemeği'inde İsa ve Havarileri Kutsal Kase'den şarap içiyorlar ve ekmek yiyorlardı.Dakle, nema smisla Isusa tražiti ovdje na zemlji u kruhu i vinu.
Oraya gittim kaset yapmak istediğimi söyledim.Pokušavao sam naći način kako da to napravim dok pripremam svoj film.
Kur'an-ı Kerim 31 kasetten oluşuyordu.Zlatna bula se sastojala od 31 članka.
Lawrence ve Adam'ın ceplerinde "Beni Oynat" yazan iki kaset bulurlar.Lawrence a Adam nachádzajú pri sebe kazety s nápisom „Pusť si ma“.
Kıvrım kenar çevrilmiş sadaka kaseleri ayrıca Kore metal eşya ile benzer bulundu.Zakrivené olemované almužnové misky sa podobajú na kórejské kovové produkty.
Kasetlerin yanında konserler de verdi.Obok je bil okrašen s kasetami.
2005 yılında DVD ve kaseti çıkmıştır.Posnetek je na DVD-ju izšel leta 2005.
Kur'an-ı Kerim 31 kasetten oluşuyordu.Njegova bibliografija obsega 31 zapisov.
Video kaset - Güncel video kasetlerin tanıtımı.Video kaseta je pomnilni medij, na katerega shranjujemo video posnetke.
Video kaset kaydedici CCTVSkrito sporočilo Wikiportal o kriptografiji
Bu şirket Type-G adlı Japonya'nın ilk kaset çalarını yaptı.Kompanija pagamino pirmą japonų kasetinį magnetofoną, pavadintą „Type-G“.
Bir yıl sonra bu modeli geliştirerek, kaset-kaydedici ekledi (JVC Model 3060).Metais vėliau „JVC“ modelį praplėtė kasetofonu 3060.
Yayvan kase ve tabaklar yok denecek kadar azdır.Vien tik užglaistyti įtrūkimų ir nudažyti paminklų neužteko.
Elinde iğrenç şeylerle, fuhşunun çirkeflikleriyle dolu altın bir kâse vardı.Turėjo didžiulę sprando klostę, kurios kraštais buvo išsidėstę maži spygliai.
Grubun resmi üyeleri Mari-Leen Kaselaan, Rebecca Kontus, Laura Põldvere ve Jaanika Vilipo.Grupę „Suntribe“ sudarė Mari-Leen Kaselaan, Rebecca Kontus, Laura Põldvere, Jaanika Vilipo ir Daana Ots.
Kaset bu sefer de polisin eline geçmez.Dėl to ne sykį jos knygyną kratė Tilžės policija.
Aynı zamanda 2 kaşer lokanta, birer tane yaşlılar yurdu ve mezarlıkları vardır.Piliakalnio papėdėje yra 2 ha senovės gyvenvietė, uostas ir kapinynas.
Şarkı CD veya kaset olarak piyasaya sürülmemiş, sadece internetten ücretsiz indirilmeye sunulmuştur.Daina nebuvo platinama komerciniais tikslais, ją nemokamai galima klausytis internete.
İçe dönük kaseler ve büyük testiler vardır.Eristatakse tükklasti (suured üksikobjektid) ja puistlasti.
Oraya gittim kaset yapmak istediğimi söyledim.Mul oli oidu kõik see linti võtta.
Şarkılarını kayıt stüdyoları yerine kendi kaydedip Atina sokaklarında kaset olarak satmıştır.Nad lindistasid laulud kassetile ja müüsid neid oma esinemiste ajal.
Kaset bu sefer de polisin eline geçmez.Ka seekord ei jõudnud see teade kaptenisillale.
Albüm plak ve kaset olarak basıldı.Album ilmus ainult kassetina.
10 küçük makarna kasesi ve her birinin üzerinde değişik bir spagetti sosu.10 bát mỳ với 10 loại nước sốt khác nhau trong mỗi bát.
10 küçük makarna kasesi ve her birinin üzerinde değişik bir spagetti sosu.10 mangkok kecil berisi pasta dengan saus spaghetti yang berbeda-beda.
10 küçük makarna kasesi ve her birinin üzerinde değişik bir spagetti sosu.10 piccoli assaggi di pasta, con un diverso sugo in ciascuno di loro.
10 küçük makarna kasesi ve her birinin üzerinde değişik bir spagetti sosu.A kis tálakban spagetti volt, tíz különböző szósszal nyakon öntve.
10 küçük makarna kasesi ve her birinin üzerinde değişik bir spagetti sosu.Desať misiek cestovín, každú s inou špagetovou omáčkou.
10 küçük makarna kasesi ve her birinin üzerinde değişik bir spagetti sosu.Deset majhnih krožnikov testenin, vsak krožnik z drugo omako.
10 küçük makarna kasesi ve her birinin üzerinde değişik bir spagetti sosu.Deset malých misek těstovin, každou s různou špagetovou omáčkou.
10 küçük makarna kasesi ve her birinin üzerinde değişik bir spagetti sosu.Dez tigelas com massa, com um molho de esparguete diferente em cada.
10 küçük makarna kasesi ve her birinin üzerinde değişik bir spagetti sosu.Diez pequeños boles de pasta, con una salsa de espagueti diferente en cada uno.
10 küçük makarna kasesi ve her birinin üzerinde değişik bir spagetti sosu.Dix petits bols de pâtes, avec une sauce spaghetti différente dans chaque bol.
10 küçük makarna kasesi ve her birinin üzerinde değişik bir spagetti sosu.서로 다른 소스를 사용하여 만든 파스타들이었어요.
10 küçük makarna kasesi ve her birinin üzerinde değişik bir spagetti sosu.Kymmenen pientä kulhoa pastaa, jokaisen päällä eri kastiketta.
10 küçük makarna kasesi ve her birinin üzerinde değişik bir spagetti sosu.Tien kleine kommen pasta, elk met een andere spaghettisaus erop.
10 küçük makarna kasesi ve her birinin üzerinde değişik bir spagetti sosu.Tio små portioner pasta, med olika såser på var och en.
10 küçük makarna kasesi ve her birinin üzerinde değişik bir spagetti sosu.Zece boluri mici de paste, cu câte un sos de spaghete diferit în fiecare.
10 küçük makarna kasesi ve her birinin üzerinde değişik bir spagetti sosu.Zehn kleine Schüsseln mit Pasta, jeweils mit einer anderen Spaghetti-Sauce.
10 küçük makarna kasesi ve her birinin üzerinde değişik bir spagetti sosu.Δέκα μικρά πιάτα μακαρόνια, με διαφορετική σάλτσα σπαγγέτι στο καθένα.
10 küçük makarna kasesi ve her birinin üzerinde değişik bir spagetti sosu.Десет малки купи спагети с различен сос във всяка от тях.
10 küçük makarna kasesi ve her birinin üzerinde değişik bir spagetti sosu.Десять маленьких тарелок спагетти с разными соусами в каждой.
10 küçük makarna kasesi ve her birinin üzerinde değişik bir spagetti sosu.Десять невеликих мисочок із пастою із різними соусами для спаґетті у кожній з них.
10 küçük makarna kasesi ve her birinin üzerinde değişik bir spagetti sosu.עשר קערות קטנות של פסטה, ועל כל אחת מהן רוטב פסטה שונה.
10 küçük makarna kasesi ve her birinin üzerinde değişik bir spagetti sosu.عشرة أطباق صغيرة من المكرونة, كل طبق مضافا إليه نوع مختلف من الصلصة.
10 küçük makarna kasesi ve her birinin üzerinde değişik bir spagetti sosu.試食後、各パスタに0から100までの点数をつけてもらいます
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod