kaçtım ile cümle
kaçtım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bir kamyon tarafından çarpılmaktan güçlükle kaçtım.I barely escaped being hit by the truck.
Aceleyle kaçtım.I ran away in a hurry.
Sonunda kaçtım.I finally escaped.
Batan tekneden zorlukla kaçtım.I escaped from the sinking boat with difficulty.
Eğitim kampından kaçtım.I ran away from the training camp.
O bağırmaya başladı ve ben kaçtım.She started screaming, and I ran away.
Bayram çok sıkıcıydı, neredeyse hemen kaçtım.The feast was so boring that I took flight almost immediately.
Yakalanmaktan zar zor kaçtım.I barely escaped getting caught.
On üç yaşımdayken evden kaçtım.I ran away from home when I was thirteen.
Ben ıslah evinden kaçtım.I escaped from the detention center.
Belki biraz aşırıya kaçtım.Maybe I overdid it a little.
Ben evden kaçtım.I ran away from home.
Sık sık okuldan kaçtım.I often played truant.
Ben kaçtım.I escaped.
Dün okuldan kaçtım.I skipped school yesterday.
Yakayı ele vermeden kaçtım.I got away with it.
Kaçtım, benim bahane üreterek, ve, gül Evden.I rose, and, making my excuses, escaped from the house.
Ve proje bittikten sonraki haftada biraz aşırıya kaçtım.And I kind of went overboard on the week after the project was over.
Kaptı kaçtımı Maldı kaçtımı var ya bir tane, O!You know the one, the mugger thief, that's who!
O bize çift elbisesi giydirmeye de çalıştı, ama ben kaçtım.She tried to make us wear couple clothes as well, but I ran away.
Ve-ve-benim usta ona çekti; Ve sonra izlemek aramak için kaçtım.And by-and-by my master drew on him; And then I ran away to call the watch.
Aşırıya mı kaçtım yoksa?Is it that obvious?
Servetimin büyük bir kısmıyla kaçtım sadece.Oh, merely that I escaped with most of my fortune.
Ama beni küfe içinde surdaki bir pencereden sarkıttılar; böylece onun elinden sıyrılıp kaçtım.Through a window I was let down in a basket by the wall, and escaped his hands.
Sizden korkunca aranızdan kaçtım, sonra Rabbim bana hükümdarlık verdi ve beni elçilerden yaptıSo I ran away from you out of fear. But my Lord has given me wisdom, and made me an apostle.
Musa: "O işi kasden yaptımsa sapıklardan biri sayılırım. Bu yüzden sizden korkunca aranızdan kaçtım.So I ran away from you out of fear.
"Sizden korkunca aranızdan kaçtım.So I ran away from you out of fear.
Sizden korkunca da hemen aranızdan kaçtım.So I ran away from you out of fear.
"Sizden korkunca da hemen aranızdan kaçtım.So I ran away from you out of fear.
Bu yüzden evden kaçtım ve onunla ailemin rızası olmadan evlendim."So I ran away from home and married him without my [family's] consent."
On üç yaşımdayken evden kaçtım.Yo huí de casa cuando tenía trece años.
On üç yaşımdayken evden kaçtım.Я сбежал из дома, когда мне было тринадцать.
“ O beni sevmedi, küçüklüğümde hep akrabalarıma kaçtım” der.O să-l iubesc mereu; pur și simplu am fost prea tineri."
Ama beni küfe içinde surdaki bir pencereden sarkıttılar; böylece onun elinden sıyrılıp kaçtım.Ale já oknem po provaze spuštěn jsem v koši přes zed, i ušel jsem rukou jeho.
Ama beni küfe içinde surdaki bir pencereden sarkıttılar; böylece onun elinden sıyrılıp kaçtım.ale ma spustili oblokom v koši cez múr, a ušiel som jeho rukám.
Ama beni küfe içinde surdaki bir pencereden sarkıttılar; böylece onun elinden sıyrılıp kaçtım.alem oknem po powrozie w koszyku przez mur był spuszczony i uszedłem rąk jego.
Ama beni küfe içinde surdaki bir pencereden sarkıttılar; böylece onun elinden sıyrılıp kaçtım.Có người từ cửa sổ dòng tôi xuống, bằng một cái giỏ, dọc theo lưng thành, ấy vậy là tôi thoát khỏi tay họ.
Ama beni küfe içinde surdaki bir pencereden sarkıttılar; böylece onun elinden sıyrılıp kaçtım.Có người từ cửa_sổ dòng tôi xuống , bằng một cái giỏ , dọc theo lưng thành , ấy vậy_là tôi thoát khỏi tay họ .
Ama beni küfe içinde surdaki bir pencereden sarkıttılar; böylece onun elinden sıyrılıp kaçtım.Dar am fost dat jos pe o fereastră, într'o coşniţă, prin zid, şi am scăpat din mînile lor.
Ama beni küfe içinde surdaki bir pencereden sarkıttılar; böylece onun elinden sıyrılıp kaçtım.És az ablakon át, kosárban bocsátottak le a kõfalon, és megmenekültem kezei közül.
Ama beni küfe içinde surdaki bir pencereden sarkıttılar; böylece onun elinden sıyrılıp kaçtım.ja muurin ikkuna-aukosta minut laskettiin korissa maahan, ja niin minä pääsin hänen käsistänsä.
Ama beni küfe içinde surdaki bir pencereden sarkıttılar; böylece onun elinden sıyrılıp kaçtım.내가 광주리를 타고 들창문으로 성벽을 내려가 그 손에서 벗어 났노라
Ama beni küfe içinde surdaki bir pencereden sarkıttılar; böylece onun elinden sıyrılıp kaçtım.Maar mijn vrienden lieten mij in een mand door een gat in de stadsmuur zakken, zodat ik kon ontsnappen.
Ama beni küfe içinde surdaki bir pencereden sarkıttılar; böylece onun elinden sıyrılıp kaçtım.ma da una finestra fui calato per il muro in una cesta e così sfuggii dalle sue mani
Ama beni küfe içinde surdaki bir pencereden sarkıttılar; böylece onun elinden sıyrılıp kaçtım.mas por uma janela desceram-me num cesto, muralha abaixo; e assim escapei das suas mãos.
Ama beni küfe içinde surdaki bir pencereden sarkıttılar; böylece onun elinden sıyrılıp kaçtım.men jeg blev igennem en Luge firet ned over Muren i en Kurv og undflyede af hans Hænder.
Ama beni küfe içinde surdaki bir pencereden sarkıttılar; böylece onun elinden sıyrılıp kaçtım.och jag måste i en korg släppas ned genom en öppning på muren och kom så undan hans händer.
Ama beni küfe içinde surdaki bir pencereden sarkıttılar; böylece onun elinden sıyrılıp kaçtım.og gjennem en glugge på muren blev jeg firt ned i en kurv og slapp bort av hans hender.
Ama beni küfe içinde surdaki bir pencereden sarkıttılar; böylece onun elinden sıyrılıp kaçtım.pa skozi okno v košu so me po zidu spustili, in tako sem ubežal njegovim rokam.
Ama beni küfe içinde surdaki bir pencereden sarkıttılar; böylece onun elinden sıyrılıp kaçtım.pero fui descolgado del muro por una ventana en una canasta, y escapé de sus manos
Ama beni küfe içinde surdaki bir pencereden sarkıttılar; böylece onun elinden sıyrılıp kaçtım.und ich ward in einem Korbe zum Fenster hinaus durch die Mauer niedergelassen und entrann aus seinen Händen.
Ama beni küfe içinde surdaki bir pencereden sarkıttılar; böylece onun elinden sıyrılıp kaçtım.και δια θυριδος απο του τειχους κατεβιβασθην εν κοφινω και εξεφυγον τας χειρας αυτου.
Ama beni küfe içinde surdaki bir pencereden sarkıttılar; böylece onun elinden sıyrılıp kaçtım.Затова три пъти се молих на Господа да се отмахне от мене;
Ama beni küfe içinde surdaki bir pencereden sarkıttılar; böylece onun elinden sıyrılıp kaçtım.и я в корзине был спущен из окна по стене и избежал его рук.
Ama beni küfe içinde surdaki bir pencereden sarkıttılar; böylece onun elinden sıyrılıp kaçtım.і віконцем у коші спущено мене по стїнї, і втік я з рук його.
Ama beni küfe içinde surdaki bir pencereden sarkıttılar; böylece onun elinden sıyrılıp kaçtım.ובעד החלון הורידו אתי בסל מעל החומה ואמלט מידיו׃
Ama beni küfe içinde surdaki bir pencereden sarkıttılar; böylece onun elinden sıyrılıp kaçtım.فتدليت من طاقة في زنبيل من السور ونجوت من يديه
Ama beni küfe içinde surdaki bir pencereden sarkıttılar; böylece onun elinden sıyrılıp kaçtım.我 就 從 窗 戶 中 、 在 筐 子 裡 從 城 牆 上 被 人 縋 下 去 、 脫 離 了 他 的 手
Ama beni küfe içinde surdaki bir pencereden sarkıttılar; böylece onun elinden sıyrılıp kaçtım.我 就 從窗戶 中 、 在 筐子 裡從 城牆 上 被 人 縋 下去 、 脫離 了 他 的 手
Aşırıya mı kaçtım yoksa?C'est si évident ?