kaçmaz ile cümle

kaçmaz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
44
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Bu hapishaneden hiç kimse kaçmaz.No one ever escapes from this prison.
Umarım aşırıya kaçmazlar.Hopefully they don't overdo it.
Hiçbir hayvan ondan korkmaz ve kaçmaz.No animal can seem to escape him.
Bu durum, Hershel ve Dale Horvath'ın (Jeffrey DeMunn) gözünden kaçmaz.However, both Hershel and Dale Horvath (Jeffrey DeMunn) witness this.
Kavgadan kaçmaz hattâ hoşlandığı bile söylenebilir.He may go without a hat if he likes.
O'nun ilminden göklerde ve yerde zerre kadar bir şey kaçmaz.Not even an atom's weight in the heavens or the earth remains hidden from Him.
Ne yerde, ne de gökte zerre ağırlığınca bir şey, Rabbin(in bilgisin)den kaçmaz.Nor is hidden from thy Lord (so much as) the weight of an atom on the earth or in heaven.
Ne yerde, ne de gökte zerre kadar hiç bir şey Rabbinin gözünden kaçmaz.Nor is hidden from thy Lord (so much as) the weight of an atom on the earth or in heaven.
İki Saitama savaşırsa, birbirlerine zarar verebilirler, ancak kaçmazlar.If two Saitamas fight, they can deal damage to each other, but they will not flinch.
Thomas onun hakkında "Ondan hiçbir kuruş kaçmazdı," dedi."No pennies ever escaped her," said Thomas.
Bu durum, Hershel ve Dale Horvath'ın (Jeffrey DeMunn) gözünden kaçmaz.Sin embargo, tanto Hershel como Dale Horvath (Jeffrey DeMunn) son testigos de esto.
Kavgadan kaçmazlar.Evitar la lucha.
Bu durum, Hershel ve Dale Horvath'ın (Jeffrey DeMunn) gözünden kaçmaz.A ação não passa despercebido por Hershel e Dale Horvath (Jeffrey DeMunn).
Kavgadan kaçmazlar.Eles não se focam em combate.
Akgün Kaçmaz (d.No Escape (ang.).
Kavgadan kaçmazlar.V bitvách nebojuje.
Kavgadan kaçmazlar.Nu participă la lupte.
Kavgadan kaçmaz hattâ hoşlandığı bile söylenebilir.Tämän voi sanoa varmasti, vaikka sitä vihaisi.
Kavgadan kaçmazlar.戦闘はしない。
Kavgadan kaçmazlar.不能戰鬥。
Kavgadan kaçmazlar.Nehodí sa na súboje.
Şarkıyı söylerken Anya'nın ve Giles'ın sergiledikleri yüksek performansları gözden kaçmaz.Tarp vaidinimų mes pamatome įtemptus Isos Oliver ir jos patrauklaus vyro Giles‘o santykius.
Bu noktada inci küpenin Vermeer'in eşine ait olduğunu kabul etmek, o kadar da absürd kaçmaz herhalde.Ce n'est pas un acte de foi de croire que cette boucle d'oreille ait appartenu à sa femme.
Bu noktada inci küpenin Vermeer'in eşine ait olduğunu kabul etmek, o kadar da absürd kaçmaz herhalde.Det är inte helt otänkbart att föreställa sig att pärlörhänget faktiskt tillhör hans hustru.
Bu noktada inci küpenin Vermeer'in eşine ait olduğunu kabul etmek, o kadar da absürd kaçmaz herhalde.Det er ikke så skørt at tro, at den perleørering rent faktisk tilhører hans kone.
Bu noktada inci küpenin Vermeer'in eşine ait olduğunu kabul etmek, o kadar da absürd kaçmaz herhalde.Es ist kein so großes Wagnis, anzunehmen, dass der Perlenohrring tatsächlich seiner Frau gehört.
Bu noktada inci küpenin Vermeer'in eşine ait olduğunu kabul etmek, o kadar da absürd kaçmaz herhalde.Het is niet zo'n grote stap om aan te nemen dat de parel van zijn vrouw was.
Bu noktada inci küpenin Vermeer'in eşine ait olduğunu kabul etmek, o kadar da absürd kaçmaz herhalde.Không phải là vô căn cứ khi tin là đôi hoa tai ngọc trai đó thật sự thuộc về vợ của ông.
Bu noktada inci küpenin Vermeer'in eşine ait olduğunu kabul etmek, o kadar da absürd kaçmaz herhalde.따라서 진주귀걸이도 부인의 것이라고 해도 틀린 말은 아니겠죠.
Bu noktada inci küpenin Vermeer'in eşine ait olduğunu kabul etmek, o kadar da absürd kaçmaz herhalde.Não é rebuscado pensarmos que este brinco de pérola, na verdade, pertence à mulher dele.
Bu noktada inci küpenin Vermeer'in eşine ait olduğunu kabul etmek, o kadar da absürd kaçmaz herhalde.Nem olyan égbekiáltó dolog, hogy az a fülbevaló tulajdonképpen a feleségéé.
Bu noktada inci küpenin Vermeer'in eşine ait olduğunu kabul etmek, o kadar da absürd kaçmaz herhalde.Není tak těžké uvěřit, že ta perlová náušnice ve skutečnosti patřila jeho ženě.
Bu noktada inci küpenin Vermeer'in eşine ait olduğunu kabul etmek, o kadar da absürd kaçmaz herhalde.No es muy arriesgado pensar que esa perla era en realidad de su esposa.
Bu noktada inci küpenin Vermeer'in eşine ait olduğunu kabul etmek, o kadar da absürd kaçmaz herhalde.Non ci vuole poi molto per credere che quell'orecchino di perla sia in realtà della moglie.
Bu noktada inci küpenin Vermeer'in eşine ait olduğunu kabul etmek, o kadar da absürd kaçmaz herhalde.Nu este exagerat să credem că acel cercel aparţinea de fapt soţiei.
Bu noktada inci küpenin Vermeer'in eşine ait olduğunu kabul etmek, o kadar da absürd kaçmaz herhalde.Stąd też można domniemać, że kolczyk też należał do żony Vermeera.
Bu noktada inci küpenin Vermeer'in eşine ait olduğunu kabul etmek, o kadar da absürd kaçmaz herhalde.Tidak aneh jika kita menganggap bahwa anting mutiara itu sebenarnya adalah milik istrinya.
Bu noktada inci küpenin Vermeer'in eşine ait olduğunu kabul etmek, o kadar da absürd kaçmaz herhalde.Έτσι δεν είναι και τόσο παρατραβηγμένο να πούμε ότι αυτό το μαργαριταρένο σκουλαρίκι άνηκε στην γυναίκα του.
Bu noktada inci küpenin Vermeer'in eşine ait olduğunu kabul etmek, o kadar da absürd kaçmaz herhalde.Не е невероятно, тази перлена обица да е принадлежала на съпругата му.
Bu noktada inci küpenin Vermeer'in eşine ait olduğunu kabul etmek, o kadar da absürd kaçmaz herhalde.Поэтому несложно догадаться, что и эти серёжки принадлежали его жене.
Bu noktada inci küpenin Vermeer'in eşine ait olduğunu kabul etmek, o kadar da absürd kaçmaz herhalde.Тому нескладно здогадатися, що і ці сережки належали його дружині.
Bu noktada inci küpenin Vermeer'in eşine ait olduğunu kabul etmek, o kadar da absürd kaçmaz herhalde.מכאן כבר לא כל כך קשה להסיק שעגיל הפנינה שייך בעצם לאשתו.
Bu noktada inci küpenin Vermeer'in eşine ait olduğunu kabul etmek, o kadar da absürd kaçmaz herhalde.فإنه ليس من الغريب استنتاج أن أقراط الؤلؤ ملك لزوجته
Bu noktada inci küpenin Vermeer'in eşine ait olduğunu kabul etmek, o kadar da absürd kaçmaz herhalde.奥さんのものだと考えて差し支えなさそうです さて 物語に必要な材料は全て揃いました
İlgili Sayfalar