kaçmış ile cümle
kaçmış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Herhalde biraz aşırıya kaçmıştım.כנראה שקצת הגזמתי
Herhalde biraz aşırıya kaçmıştım.ربما كنت مبالغا بعض الشيء.
Herhalde biraz aşırıya kaçmıştım.自分たちが何に取り組んでいるか知らぬまま
Marcoh bizden kaçmış olabilir.Marcoh ci è scappato. Forse.
Marcoh bizden kaçmış olabilir.Marcoh er flygtet ... måske.
Marcoh bizden kaçmış olabilir.Marcoh har flytt...kanske...
Marcoh bizden kaçmış olabilir.Marcoh nam uciekł. Chyba...
Marcoh bizden kaçmış olabilir.Marcoh on paennut. Ehkä...
Marcoh bizden kaçmış olabilir. -Olabilir mi?Puede que Marcoh haya escapado. - ¿Puede?
Marcoh bizden kaçmış olabilir.O Marcoh fugiu de nós... Talvez.
Marcoh bizden kaçmış olabilir.Ο Μάρκο μάς το έσκασε... μάλλον...
Marcoh bizden kaçmış olabilir.Марко сбежал от нас... наверное...
"Nabokov' un ailesi Rusya' ya kaçmıştı."Familia lui Nabokov a fugit din Rusia.
"Nabokov' un ailesi Rusya' ya kaçmıştı."Gia đình của Nabokov trốn tới Nga.
"Nabokov' un ailesi Rusya' ya kaçmıştı." 나보코브 가족은 러시아를 도망쳤습니다. 어떻게
"Nabokov' un ailesi Rusya' ya kaçmıştı."La famiglia di Nabokov scappò dalla Russia.
"Nabokov' un ailesi Rusya' ya kaçmıştı."La familia de Nabokov se escapó de Rusia.
"Nabokov' un ailesi Rusya' ya kaçmıştı."La famille de Nabokov a fuit la Russie.
"Nabokov' un ailesi Rusya' ya kaçmıştı."Nabokov családja kivándorolt.
"Nabokov' un ailesi Rusya' ya kaçmıştı."Nabokovs Familie ist aus Russland geflohen.
"Nabokov' un ailesi Rusya' ya kaçmıştı."Nabokovs gezin ontvluchtte Rusland.
"Nabokov' un ailesi Rusya' ya kaçmıştı."Rodzina Nabokova uciekła z Rosji.
"Nabokov' un ailesi Rusya' ya kaçmıştı."Семейството на Набоков напуснало Русия.
"Nabokov' un ailesi Rusya' ya kaçmıştı."Семья Набокова спаслась бегством из России.
"Nabokov' un ailesi Rusya' ya kaçmıştı."המשפחה של נבוקוב נמלטה מרוסיה. כיצד יכול היה נבוקוב הצעיר,
"Nabokov' un ailesi Rusya' ya kaçmıştı." هربت أسرة نابوكوف من روسيا. كيف يمكن للشاب نابوكوف،
Öldürülmüş, kafatasına vurulmuş, bir yerlere fırlatılmış cesetler. "Nabokov' un ailesi Rusya' ya kaçmıştı."ナボコフの家族はロシアから逃げ出した 若いナボコフが
Onlar beklerken Ehut kaçmış, taş putları geçerek Seiraya yönelmişti.Ahod pak mezi tím, když oni prodlévali, ušel, a přešed lomy, přišel do Seirat.
Onlar beklerken Ehut kaçmış, taş putları geçerek Seiraya yönelmişti.Ehud aber war entronnen, dieweil sie verzogen, und ging an den Götzen vorüber und entrann bis gen Seira.
Onlar beklerken Ehut kaçmış, taş putları geçerek Seiraya yönelmişti.Ehud pa je ušel medtem, ko so se oni mudili, in gredoč mimo kamenoloma beži do Seire.
Onlar beklerken Ehut kaçmış, taş putları geçerek Seiraya yönelmişti.Ehud pedig elmenekült vala, míg azok késedelmezének, és elhaladván a kõbányák mellett, Szeiráhba futott.
Onlar beklerken Ehut kaçmış, taş putları geçerek Seiraya yönelmişti.Eúde escapou enquanto eles se demoravam e, tendo passado pelas imagens de escultura, chegou a Seirá.
Onlar beklerken Ehut kaçmış, taş putları geçerek Seiraya yönelmişti.그들의 기다리는 동안에 에훗이 피하여 돌 뜨는 곳을 지나 스이라로 도망하니라
Onlar beklerken Ehut kaçmış, taş putları geçerek Seiraya yönelmişti.Lecz Aod uszedł, póki się oni bawili, a minąwszy góry kamienne, szedł do Seiratu.
Onlar beklerken Ehut kaçmış, taş putları geçerek Seiraya yönelmişti.Men Ehud slap bort, medens de blev opholdt, og han satte over ved Pesilim og undslap til Seira.
Onlar beklerken Ehut kaçmış, taş putları geçerek Seiraya yönelmişti.Mens de gav sig tid, slapp Ehud bort; han var allerede kommet forbi stenbruddene og kom frem til Se'ira.
Onlar beklerken Ehut kaçmış, taş putları geçerek Seiraya yönelmişti.Mientras ellos esperaban, Ehud se escapó. Luego pasó los ídolos y se escapó hacia Seirat
Onlar beklerken Ehut kaçmış, taş putları geçerek Seiraya yönelmişti.Mutta Eehud oli paennut heidän vitkastellessaan; hän oli jo päässyt jumalankuvien ohi ja pakeni Seiraan.
Onlar beklerken Ehut kaçmış, taş putları geçerek Seiraya yönelmişti.Ondertussen was Ehud langs de gebeeldhouwde stenen ontsnapt en veilig en wel in Seïra aangekomen.
Onlar beklerken Ehut kaçmış, taş putları geçerek Seiraya yönelmişti.Pendant leurs délais, Éhud prit la fuite, dépassa les carrières, et se sauva à Seïra.
Onlar beklerken Ehut kaçmış, taş putları geçerek Seiraya yönelmişti.Pînă să se dumirească ei, Ehud a luat -o la fugă, a trecut de pietrării, şi a scăpat în Seira.
Onlar beklerken Ehut kaçmış, taş putları geçerek Seiraya yönelmişti.Sementara mereka masih menunggu-nunggu, Ehud sudah melarikan diri ke Seira lewat batu-batu berukir
Onlar beklerken Ehut kaçmış, taş putları geçerek Seiraya yönelmişti.Trong khi chúng trì huởn , Ê - hút đã trốn qua khỏi các hầm đá , lánh đến Sê-ri - a .
Onlar beklerken Ehut kaçmış, taş putları geçerek Seiraya yönelmişti.Trong khi chúng trì huởn, Ê-hút đã trốn qua khỏi các hầm đá, lánh đến Sê-ri-a.
Onlar beklerken Ehut kaçmış, taş putları geçerek Seiraya yönelmişti.Ο δε Αωδ εξεφυγεν, εν οσω εκεινοι εβραδυνον και επερασε τα γλυπτα και διεσωθη εις Σεειρωθα.
Onlar beklerken Ehut kaçmış, taş putları geçerek Seiraya yönelmişti.А докато те се бавеха, Аод избяга; и премина пограничните камъни, та се отърва в Сеирота.
Onlar beklerken Ehut kaçmış, taş putları geçerek Seiraya yönelmişti.Пока они недоумевали, Аод между тем ушел, прошел мимо истуканов и спасся в Сеираф.
Onlar beklerken Ehut kaçmış, taş putları geçerek Seiraya yönelmişti.ואהוד נמלט עד התמהמהם והוא עבר את הפסילים וימלט השעירתה׃
Onlar beklerken Ehut kaçmış, taş putları geçerek Seiraya yönelmişti.واما اهود فنجا اذ هم مبهوتون وعبر المنحوتات ونجا الى سعيرة.
Onlar beklerken Ehut kaçmış, taş putları geçerek Seiraya yönelmişti.他 們 耽 延 的 時 候 以 笏 就 逃 跑 了 . 經 過 鑿 石 之 地 、 逃 到 西 伊 拉
Onlar beklerken Ehut kaçmış, taş putları geçerek Seiraya yönelmişti.他 們耽延 的 時候 以笏 就 逃跑 了 . 經過鑿 石 之地 、 逃到 西伊拉
Parlak ışıkların ve gürültülü motorlarım var, birazcık aklı olan her canlı çoktan kaçmış olur.Am lumini puternice și propulsatoare zgomotoase. Orice animal cu bun simț va fi de mult plecat.
Parlak ışıkların ve gürültülü motorlarım var, birazcık aklı olan her canlı çoktan kaçmış olur.Cahaya yang terang dan suara mesin yang berisik. Binatang apa saja yang masih waras akan jauh menghindar.
Parlak ışıkların ve gürültülü motorlarım var, birazcık aklı olan her canlı çoktan kaçmış olur.Ho luci brillanti e motori rumorosi. Qualsiasi animale di buonsenso si allontanera' subito.
Parlak ışıkların ve gürültülü motorlarım var, birazcık aklı olan her canlı çoktan kaçmış olur.Ik heb heldere lichten en luidruchtige stuwmotoren. Elk dier met een beetje verstand blijft wel uit de buurt.
Parlak ışıkların ve gürültülü motorlarım var, birazcık aklı olan her canlı çoktan kaçmış olur.밝은 빛과 시끄러운 엔진 때문에 감각을 가진 동물이라면 한참 전에 사라졌죠.
Parlak ışıkların ve gürültülü motorlarım var, birazcık aklı olan her canlı çoktan kaçmış olur.Tengo luces muy brillantes y motores.
Parlak ışıkların ve gürültülü motorlarım var, birazcık aklı olan her canlı çoktan kaçmış olur.Tiere die das wahrnehmen werden längst verschwunden sein.
Parlak ışıkların ve gürültülü motorlarım var, birazcık aklı olan her canlı çoktan kaçmış olur.Имам ярки светлини и шумни двигатели. Всяко животно с какъвто и да било здрав разум отдавна да го няма.
Parlak ışıkların ve gürültülü motorlarım var, birazcık aklı olan her canlı çoktan kaçmış olur.У меня яркие огни и шумные движители. Любое здравомыслящее животное будет убегать подальше от этого места.