kaçarlar ile cümle

kaçarlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Tehlike anında ya kendilerini toprağa uzanarak saklar ya da kaçarlar.바닥으로 자신을 내리치거나 주먹을 쥐고 달려들어 공격한다.
Üçü beraber buradan kaçarlar.보아 3자매도 이 때 탈출하였다.
Ordan kaçarlar ama ikisi de bayılır.둘 다 안 물러나면 공멸한다.
Bu arada Baba ve oğul Sullivan hayatta kalabilmek için Chicago'ya kaçarlar.סאליבן האב ובנו נמלטים לשיקגו.
Peter, Gamora, Drax, Rocket ve Groot hapisten kaçma planları yapar ve hapisten beraberce kaçarlar.לאחר מכן, קוויל, גאמורה, דראקס, רוקט וגרוט בורחים מהכלא.
Utangaç kuşlardır, rahatsız edildiklerinde kaçarlar.הפילים ברחו בבהלה תוך גרימת מהומה.
Fark edildikleri için kaçarlar.Дадени са им инструкции как да избягат.
Sona'dan kaçarlar ve sonrasında 4. sezon başlar.Той завършва на 7 октомври и веднага след него започва четвърти сезон.
Karaya çıktıkları bir bölgede, saldırgan siyah derili yerlilerle karşılaşırlar ve gemiye geri kaçarlar.Достигайки до земя, те се натъкват на чернокожи туземци преди да успеят отново да избягат към океана.
Utangaç kuşlardır, rahatsız edildiklerinde kaçarlar.Кога се подига юнаци треперят, съвсем се губят от ужас.
Simon'ın da yardımıyla oradan kaçarlar ve Enstitü'ye geri dönerler.Uz Adinu pomoć, ubiju Simmonsa i bježe iz grada.
Utangaç kuşlardır, rahatsız edildiklerinde kaçarlar.Bongá sú veľmi plaché a pri menšom vyrušení sa dávajú na útek.
Bana lazımdı!" der, ama Xander onu çekiştirir ve birlikte kaçarlar.Lennon!", John sa zastavil a otočil sa smerom k nemu.
Abisi Tadashi Hamada'nın motorsikleti ile kaçarlar.Do dlane smeruje jej výbežok, hamulus ossis hamati.
Grant, Lex, ve Tim kaçarlar fakat Tyrannosaurus Malcolmu yaralar ve Gennaroyu yutar.Grant, Lex in Tim pobegnejo, medtem ko Tiranozaver poškoduje Malcolma in požre Gennara.
Setsuna'nın yandaşları da cehennemden zamanında kaçarlar.Vazulovi sinovi pa so pravočasno pobegnili iz kraljestva.
Ekiptekiler zor kaçarlar.Zlobnim Jedcem pa komaj pobegnejo.
Üçü beraber buradan kaçarlar.Trys vagišiai išvyksta kartu.
Beraber kaçarlar ve bir çocukları olur.Tačiau jai pavyko pabėgti ir susirasti savo abu sūnus.
Utangaç kuşlardır, rahatsız edildiklerinde kaçarlar.Kosilased on hirmust rabatud ning üritavad põgeneda.
Tehlike anında ya kendilerini toprağa uzanarak saklar ya da kaçarlar.Vaenlaste eest kaitsevad nad end vette sukeldudes või põgenedes.
Brom Eragon'u alıp kasabadan kaçarlar.Seepeale Eragon põgeneb kodust.
Setsuna'nın yandaşları da cehennemden zamanında kaçarlar.Eesti sõjaväeluure juhid oskasid õigel ajal kaduda.
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››Ale cizího nikoli následovati nebudou, ale utekou od něho; nebo neznají hlasů cizích.
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››Ale za cudzím nikdy nepojdú, ale utečú od neho, pretože neznajú hlasu cudzích.
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››Ale za cudzym nie idą, lecz uciekają od niego; bo nie znają głosu obcych.
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››a za tujcem ne gredo, temuč beže od njega, ker ne poznajo glasu tujcev.
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››Einem Fremden aber folgen sie nicht nach, sondern fliehen von ihm; denn sie kennen der Fremden Stimme nicht.
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››Idegent pedig nem követnek, hanem elfutnak attól: mert nem ismerik az idegenek hangját.
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››타인의 음성은 알지 못하는고로 타인을 따르지 아니하고 도리어 도망하느니라
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››mas de modo algum seguirão o estranho, antes fugirão dele, porque não conhecem a voz dos estranhos.
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››Men en främmande följa de alls icke, utan fly bort ifrån honom, ty de känna icke de främmandes röst.»
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››men en fremmed følger de ikke, de flyr fra ham, fordi de ikke kjenner de fremmedes røst.
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››Men en fremmed ville de ikke følge, men de ville fly fra ham, fordi de ikke kende de fremmedes Røst."
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››Mereka tidak akan mau mengikuti orang lain, malah akan lari dari orang itu, sebab tidak mengenal suaranya.
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››Mutta vierasta ne eivät seuraa, vaan pakenevat häntä, koska eivät tunne vierasten ääntä."
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››Nhưng chiên chẳng theo người lạ ; trái_lại nó chạy trốn , vì chẳng quen tiếng người lạ .
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››Nhưng chiên chẳng theo người lạ; trái lại nó chạy trốn, vì chẳng quen tiếng người lạ.
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››Nu merg deloc după un străin; ci fug de el, pentrucă nu cunosc glasul străinilor.``
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››Pero al extraño jamás seguirán; más bien, huirán de él, porque no conocen la voz de los extraños.
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››Un estraneo invece non lo seguiranno, ma fuggiranno via da lui, perché non conoscono la voce degli estranei»
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››Ξενον ομως δεν θελουσιν ακολουθησει, αλλα θελουσι φυγει απ' αυτου, διοτι δεν γνωριζουσι την φωνην των ξενων.
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››За чужим же не идут, но бегут от него, потому что не знают чужого голоса.
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››За чужим же не пійдуть, а втікати муть од него, бо не знають голосу чужих.
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››също както Отец познава Мене, и Аз познавам Отца; и Аз давам живота Си за овцете.
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››ואחרי זר לא תלכנה כי אם ינוסו מפניו כי את קול הזרים לא ידעו׃
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››واما الغريب فلا تتبعه بل تهرب منه لانها لا تعرف صوت الغرباء.
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››羊 不 跟 著 生 人 、 因 為 不 認 得 他 的 聲 音 . 必 要 逃 跑
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››羊 不 跟著 生人 、 因為 不 認得 他 的 聲音 . 必要 逃跑
Böylece kuşlardan bazıları kaçarlar ve bu yıl böylesi onlar için daha iyi olur.일부 새들은 떠날 것이고, 올해는 그게 이 새들에게는 더 나을 겁니다.
Böylece kuşlardan bazıları kaçarlar ve bu yıl böylesi onlar için daha iyi olur.כמה מהציפורים היו עוזבות, והשנה, זה היה עדיף מבחינתן.
Böylece kuşlardan bazıları kaçarlar ve bu yıl böylesi onlar için daha iyi olur.لاجبارها على الرحيل من هنا وهذا التصرف هو افضل تصرف يمكن القيام به لاجل الطيور
Böylece kuşlardan bazıları kaçarlar ve bu yıl böylesi onlar için daha iyi olur.今回は そうなった方がましだったでしょう 鳥の洗浄について言うと
Böylece kuşlardan bazıları kaçarlar ve bu yıl böylesi onlar için daha iyi olur.有啲雀鳥就係飛走 咁做對佢哋今年嘅生活都有益處
Diğer primatlar korktuklarında, kendilerine güvende hissetmek için ağaçların tepesine kaçarlar.Alle andere primaten rennen, wanneer ze bang zijn, een boom in, waar ze zich veilig voelen.
Diğer primatlar korktuklarında, kendilerine güvende hissetmek için ağaçların tepesine kaçarlar.다른 모든 영장류들은 두려움을 느끼면 나무 위로 올라갑니다. 안전하다고 느끼기 때문이죠.
Diğer primatlar korktuklarında, kendilerine güvende hissetmek için ağaçların tepesine kaçarlar.los otros primates, cuando tienen miedo suben corriendo a un árbol que es donde se sienten seguros.
Diğer primatlar korktuklarında, kendilerine güvende hissetmek için ağaçların tepesine kaçarlar.Minden más főemlős, ha megijed, akkor felszalad a fára, ahol biztonságban érzik magukat.
Diğer primatlar korktuklarında, kendilerine güvende hissetmek için ağaçların tepesine kaçarlar.Mọi loài linh trưởng khác, khi chúng sợ, chúng chạy lên cây, nơi chúng cảm thấy an toàn
Diğer primatlar korktuklarında, kendilerine güvende hissetmek için ağaçların tepesine kaçarlar.On a passé la nuit dans les arbres, dans des hamacs.
İlgili Sayfalar