kaçarlar ile cümle
kaçarlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Onlar tehlikede olduğunda, kaçarlar.When they are in danger, they run away.
Onlar her zaman okuldan kaçarlar.They skip school all the time.
Rory ve Amy, kaderlerini kabul etmez ve beraber çatıya kaçarlar.Rory and Amy refuse to accept their fate and flee to the roof.
David ve kör kadın şehre kaçarlar, bir restorana giderler.He and the blind woman escape to the city, stopping at a restaurant.
Baskıncılara pusu koran kaçaklar, Şaban'ı vurup kaçarlar ve yolda ayrılırlar.They rioted through the streets, robbing and shooting at the people of Hamelin and one another.
Hepsi kaçarlar ama bir tek Manche yakalanır.They escape, but are quickly caught.
Beraber kaçarlar ve bir çocukları olur.They engage in an affair and they have a child together.
Evcil olmadıkları zaman sizden kaçarlar.When married they do not abandon the vices.
Birlikte kaçarlar.They run away together.
Utangaç kuşlardır, rahatsız edildiklerinde kaçarlar.The creatures, who are bothered by the disturbance, evacuate.
Bunun üzerine Kaçarlar Şiraz’a girdiler ve oradan da Şiraz’a doğru ilerlediler.The Turk then marched on Wasit, and laid siege to the city.
Diğerleri hepsi kaçarlar ama uzaklaşmak için zamanları kalmamıştır.They are anxious, but have no choice but to leave.
Üçü beraber buradan kaçarlar.The three then drive off together.
Hoy hanlığı kaçarlar bağımlı hale geldi, sonra xanlığa son verildi.Said passed Papis after the mistake and they raced to the finish.
Rehber uzaklaşmış. çünkü bu son gezisiymiş ve biliyormuş ki balıklar yunuslardan korkup kaçarlar.And he moved away because it was his last fishing trip, and he knew that the dolphins scare fish.
Diğer primatlar korktuklarında, kendilerine güvende hissetmek için ağaçların tepesine kaçarlar.All other primates, when they're scared, they run up a tree, where they feel safe.
Onlar, hem ondan alıkoyarlar, hem kendileri kaçarlar.And they forbid others from (believing in) it, and themselves keep away from it.
Rabbini Kur'ân'da bir tek olarak andığın zaman da ürkerek arkalarına döner kaçarlar.So when you invoke your Lord alone in the Qur'an they turn their backs and walk away.
Destekleseler bile arkalarını dönüp kaçarlar, sonra yardım görmezler.And even if they aided them, they will turn their backs, then they will not be helped.
Sizinle savaşsalar bile, size arkalarını dönüp kaçarlar, sonra onlara yardım da edilmez.And if they fight you, they will turn around and flee, then they will not be helped.
Eğer sizinle savaşırlarsa size arkalarını dönüp kaçarlar. Sonra kendilerine yardım da edilmez.And if they fight you, they will turn around and flee, then they will not be helped.
Sizinle savaşa koyulurlarsa, geri dönüp kaçarlar. Sonra kendilerine yardım da edilmez.And if they fight you, they will turn around and flee, then they will not be helped.
Sizinle savaşa girecek olsalar, size arkalarını dönüp kaçarlar. Sonra kendilerine yardım da edilmez.And if they fight you, they will turn around and flee, then they will not be helped.
Sizinle savaşacak olurlarsa, arkalarını dönüp kaçarlar. Kendilerine yardım eden de bulunmaz.And if they fight you, they will turn around and flee, then they will not be helped.
Sizinle savaşırlarsa dönüp kaçarlar; kazanamazlar.And if they fight you, they will turn around and flee, then they will not be helped.
Onlar incitmekten başka size bir zarar veremezler. Sizinle savaşa koyulurlarsa, geri dönüp kaçarlar.They will not harm you save a trifling hurt, and if they fight against you they will turn and flee.
Eğer kafirler sizinle savaşsalardı, arkalarına dönüp kaçarlardı.If the faithless fight you, they will turn their backs [to flee].
Eğer kâfirler sizinle savaşsalardı arkalarına dönüp kaçarlardı.If the faithless fight you, they will turn their backs [to flee].
İnkarcılar sizinle savaşsalardı dönüp kaçarlardı.If the faithless fight you, they will turn their backs [to flee].
Eğer sizinle savaşırlarsa size arkalarını dönüp kaçarlar.And if they fight against you, they will turn their backs.
Sizinle savaşa koyulurlarsa, geri dönüp kaçarlar.And if they fight against you, they will turn their backs.
Sizinle savaşa girecek olsalar, size arkalarını dönüp kaçarlar.And if they fight against you, they will turn their backs.
Eğer sizinle savaşmaya kalkışsalar, size arkalarını dönüp kaçarlar.And if they fight against you, they will turn their backs.
Sizinle savaşacak olurlarsa, arkalarını dönüp kaçarlar.And if they fight against you, they will turn their backs.
Ancak bir süre sonra yön değiştirirler ve ters yüzerek UV ışığından kaçarlar.But after a while, they change the direction and avoid the UV-light by swimming down.
Ortaya çıkan tüm kaos içinde, Drake ve Josh büyük bir kavgadan sonra nihayet kaçarlar.In all of the ensuing chaos, Drake and Josh finally escape after a large fight.
İran'da hüküm süren Kaçarların imparatorluk ordusunda:In the imperial army of Qajar Persia:
Trehearne ve Mary, yakalanmaktan kıl payı kurtularak çeteden kaçarlar.Trehearne and Mary flee the gang, narrowly avoiding capture by swimming for their lives.
Kaçarlarken Joss arkadan vurulur ve Jamaica Hanı'na ulaştıklarında yere yığılır.Joss is shot in the back and collapses when they reach Jamaica Inn.
Venüs'ün kayıp olduğu farkedildiğinde ortaya çıkan kaosta oradan kaçarlar.When the Venus is discovered missing, they escape in the ensuing chaos.
Telamon ve Peleus, üvey kardeşleri Phokos'u öldürdükten sonra, Aegina'dan kaçarlar.After killing their half-brother, Phocus, Telamon and Peleus fled Aegina.
Kureyş'ten bazı insanlar, Müslümanların kontrolünde olmayacak olan Konstantinopolis'e kaçarlar.Some people from the Quraysh escape to Constantinople, which will not be under Muslim control.
Bir hurdalığa kaçarlar, ancak onu koruyan bir grup Doberman tarafından saldırıya uğrarlar.They escape into a junkyard, only to be attacked by a pack of Dobermans guarding it.
Çete üyeleri parayı da alıp kaçarlar.Die Frauen nehmen das Geld und fliehen.
Türkler oyunda vahşi köpeklere benzer, düşmanlarıyla savaşmak zorunda olduklarında kaçarlar.Der Türke ist wie der Hund, der den Wilden spielt, aber wenn er gegen den Feind zu kämpfen hat, davonläuft.
Birlikte kaçarlar.Sie flüchten gemeinsam.
Utangaç kuşlardır, rahatsız edildiklerinde kaçarlar.Die Falter sind scheu und verstecken sich im Gestrüpp, wenn sie gestört werden.
İkisi Bohan'a kaçarlar.Beide fliehen nach Warschau.
Üçü beraber buradan kaçarlar.Alle drei ziehen gemeinsam davon.
Yabanî mandalar genelde insanlardan uzak durur ve insanlardan kaçarlar.Normalerweise flieht die Schlange stets vor Menschen.
Kaçarlarken Dodge öldürülür, Landon baygınlık geçirir, Taylor ise boğazından vurulur.Bientôt, Dodge est abattu par les singes, Landon capturé, de même que Taylor, blessé à la gorge.
Ardından ikisi de kale duvarlarından atlayıp kaçarlar.Par la suite, les deux hommes seront localisés et extraits des décombres.
Yuri onu alır ve Price ile birlikte kaçarlar.Mayumi le rencontre là-bas et ils s'enfuient ensemble.
Bu patlama bütün Sunnydale'de bir krater oluştururken diğer hayatta kalanlar bir okul otobüsü ile kaçarlar.Tous les survivants du groupe fuient Sunnydale à bord d'un bus scolaire.
Tehlike anlarında hiçbir zaman çok uzaklaşmadıkları inlerine kaçarlar.Le danger n'est jamais bien loin des missions qui leur sont assignées.
Diğerleri hepsi kaçarlar ama uzaklaşmak için zamanları kalmamıştır.Beaucoup veulent partir, ne se sentant plus en sécurité.
Birlikte kaçarlar.Ils s'évadent ensemble.
Tutsak Sıfır'ı atlatıp evden kaçarlar.Les Norvégiens sortent vainqueurs de l'échauffourée et rentrent chez eux.
Üçü beraber buradan kaçarlar.Trois d'entre eux sont en fuite.
David ve kör kadın şehre kaçarlar, bir restorana giderler.David y la mujer ciega escapan a la ciudad.
İlgili Sayfalar