kaçar ile cümle
kaçar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Kötü kişi kendisini kovalayan olmasa bile kaçar, Doğrularsa genç aslan gibi yüreklidir.L'empio fugge anche se nessuno lo insegue, mentre il giusto è sicuro come un giovane leone
Kötü kişi kendisini kovalayan olmasa bile kaçar, Doğrularsa genç aslan gibi yüreklidir.Minden istentelen fut, ha senki nem üldözi is; az igazak pedig, mint az ifjú oroszlán, bátrak.
Kötü kişi kendisini kovalayan olmasa bile kaçar, Doğrularsa genç aslan gibi yüreklidir.Orang jahat lari tanpa ada yang mengejarnya, tapi orang jujur, berani seperti singa
Kötü kişi kendisini kovalayan olmasa bile kaçar, Doğrularsa genç aslan gibi yüreklidir.Uciekają niezbożni, choć ich nikt nie goni: ale sprawiedliwi jako lwię młode są bez bojaźni.
Kötü kişi kendisini kovalayan olmasa bile kaçar, Doğrularsa genç aslan gibi yüreklidir.Utíkají bezbožní, ač jich žádný nehoní, ale spravedliví jako mladý lev smělí jsou.
Kötü kişi kendisini kovalayan olmasa bile kaçar, Doğrularsa genç aslan gibi yüreklidir.Οι ασεβεις φευγουσιν ουδενος διωκοντος οι δε δικαιοι εχουσι θαρρος ως λεων.
Kötü kişi kendisini kovalayan olmasa bile kaçar, Doğrularsa genç aslan gibi yüreklidir.Нечестивите бягат без да ги гони някой, А праведните се смели като млад лъв.
Kötü kişi kendisini kovalayan olmasa bile kaçar, Doğrularsa genç aslan gibi yüreklidir.Нечестивый бежит, когда никто не гонится за ним ; а праведник смел, как лев.
Kötü kişi kendisini kovalayan olmasa bile kaçar, Doğrularsa genç aslan gibi yüreklidir.נסו ואין רדף רשע וצדיקים ככפיר יבטח׃
Kötü kişi kendisini kovalayan olmasa bile kaçar, Doğrularsa genç aslan gibi yüreklidir.الشرير يهرب ولا طارد اما الصدّيقون فكشبل ثبيت.
Kötü kişi kendisini kovalayan olmasa bile kaçar, Doğrularsa genç aslan gibi yüreklidir.惡 人 雖 無 人 追 趕 也 逃 跑 、 義 人 卻 膽 壯 像 獅 子
Kötü kişi kendisini kovalayan olmasa bile kaçar, Doğrularsa genç aslan gibi yüreklidir.惡人雖無人 追趕 也 逃跑 、 義人卻膽壯 像 獅子
Niye elletmiyorsun? Uđuru mu kaçar?Γιατί λες ότι δεν θα έρθω.
Niye elletmiyorsun? Uđuru mu kaçar?Прави каквото искаш, глупак такъв.
Oğlumun tehditleri yüzünden... ...benden kaçarken kaza geçirdi.A cause des agissements de mon fils, il s'est enfui pour m'éviter...
Oğlumun tehditleri yüzünden... ...benden kaçarken kaza geçirdi.A fiam fenyegetése miatt menekült előlem...
Oğlumun tehditleri yüzünden... ...benden kaçarken kaza geçirdi.Εξαιτίας της απειλής του γιου μου η Υψηλότητά του προσπαθούσε να με αποφύγει.
Oğlumun tehditleri yüzünden... ...benden kaçarken kaza geçirdi.لكن بسبب تهديد ابني حاول الامبراطور الافلات من المطاردة
Prenses saraydan kaçarken, siz ne yapıyordunuz?Mit tettél, amikor a hercegnő elszökött a palotából?
Prenses saraydan kaçarken, siz ne yapıyordunuz?Τι κάνατε ενώ η πριγκίπισσα έφυγε από το παλάτι;
Prenses saraydan kaçarken, siz ne yapıyordunuz?ماذا كنت تفعلين عندما هربت الاميرة؟
Rehber uzaklaşmış. çünkü bu son gezisiymiş ve biliyormuş ki balıklar yunuslardan korkup kaçarlar.Der Fischer zog ab, weil es sein letzter Angelausflug war, und er wusste, dass Delfine Fische verscheuchen.
Rehber uzaklaşmış. çünkü bu son gezisiymiş ve biliyormuş ki balıklar yunuslardan korkup kaçarlar.Hij ging weg omdat het zijn laatste visuitje was, en hij wist dat dolfijnen vissen verjagen.
Rehber uzaklaşmış. çünkü bu son gezisiymiş ve biliyormuş ki balıklar yunuslardan korkup kaçarlar.그는 돌고래로부터 멀리 이동했습니다. 그건 그의 마지막 낚시여행이었고,
Rehber uzaklaşmış. çünkü bu son gezisiymiş ve biliyormuş ki balıklar yunuslardan korkup kaçarlar.Rybár sa presunul inam, pretože to bol jeho posledný rybársky výlet a vedel, že delfíny odstrašujú ryby.
Rehber uzaklaşmış. çünkü bu son gezisiymiş ve biliyormuş ki balıklar yunuslardan korkup kaçarlar.Rybář se přesunul jinam, protože to byl jeho poslední rybářský výlet a věděl, že delfíni zastraší ryby.
Rehber uzaklaşmış. çünkü bu son gezisiymiş ve biliyormuş ki balıklar yunuslardan korkup kaçarlar.Şi s-a îndepărtat de el pentru că era ultima lui tură de pescuit, şi ştia că delfinii sperie peştii.
Rehber uzaklaşmış. çünkü bu son gezisiymiş ve biliyormuş ki balıklar yunuslardan korkup kaçarlar.Ted siirtyi pois, koska tämä oli hänen viimeinen kalareissunsa, ja hän tiesi kalojen säikkyvän delfiinejä.
Rehber uzaklaşmış. çünkü bu son gezisiymiş ve biliyormuş ki balıklar yunuslardan korkup kaçarlar.Và anh ta bỏ đi vì đó là chuyến câu cuối cùng của anh và anh biết cá heo làm các con cá khác sợ.
Rehber uzaklaşmış. çünkü bu son gezisiymiş ve biliyormuş ki balıklar yunuslardan korkup kaçarlar.Y se alejó porque era su último viaje de pesca, y sabía que los delfines asustan a los peces.
Rehber uzaklaşmış. çünkü bu son gezisiymiş ve biliyormuş ki balıklar yunuslardan korkup kaçarlar.והוא התרחק ממנו כי זו היתה הפלגת הדיג האחרונה שלו,
Rehber uzaklaşmış. çünkü bu son gezisiymiş ve biliyormuş ki balıklar yunuslardan korkup kaçarlar.ومن ثم ابتعد عن الدلفين لانها كانت رحلته البحرية الاخيرة
Rehber uzaklaşmış. çünkü bu son gezisiymiş ve biliyormuş ki balıklar yunuslardan korkup kaçarlar.なぜなら最後の釣り だということもあり イルカが魚を怖がらせることを 知っていたからです だからイルカから離れ
Rehber uzaklaşmış. çünkü bu son gezisiymiş ve biliyormuş ki balıklar yunuslardan korkup kaçarlar.之後導遊走咗 因為嗰次係 佢最後一次出海釣魚
Sadece kabul et, bu parçan gülümsediğin zaman kaçıyor ve biz, fark edenler onu kaçarken yakalamaktan mutluyuz."é extremamente cativante. "Aceita que essa tua faceta "se revela com o teu sorriso,
Sadece kabul et, bu parçan gülümsediğin zaman kaçıyor ve biz, fark edenler onu kaçarken yakalamaktan mutluyuz.당신의 그런 점이 당신의 미소와 함께 잊혀진다는 것을 그저 받아들여주세요. 그리고 우리 둘 중 이를 발견하는 사람은
Sadece kabul et, bu parçan gülümsediğin zaman kaçıyor ve biz, fark edenler onu kaçarken yakalamaktan mutluyuz.Zaakceptuj, że ta część ciebie ujawnia się w uśmiechu i my, którzy ją widzimy, z radością łapiemy ją w locie.
Sadece kabul et, bu parçan gülümsediğin zaman kaçıyor ve biz, fark edenler onu kaçarken yakalamaktan mutluyuz.בבקשה תקבל את העובדה שחלק זה ממך נמלט עם חיוכך, ואלה בינינו שמבחינים בכך,
Sadece kabul et, bu parçan gülümsediğin zaman kaçıyor ve biz, fark edenler onu kaçarken yakalamaktan mutluyuz.ارجو قبول ان هذه القطعة منك هربت باببتسامتك, وهؤلاء من لاحظوا
Sadece kabul et, bu parçan gülümsediğin zaman kaçıyor ve biz, fark edenler onu kaçarken yakalamaktan mutluyuz.それに気付く者は目にするだけで 幸せな気持ちになるのだと ただ受け止めてください
"Sal, Jason'a baş ağrısı verdi" diyebilirsiniz ama "Sal başağrısını Jason'a yaptı" demek biraz garip kaçar.Je kan zeggen "Sal bezorgde Jason hoofdpijn" maar "Sal bezorgde hoofdpijn aan Jason" klinkt wat gek.
"Sal, Jason'a baş ağrısı verdi" diyebilirsiniz ama "Sal başağrısını Jason'a yaptı" demek biraz garip kaçar."샐은 제이슨에게 두통을 주었다."라고 할 수는 있지만, "샐이 두통을 제이슨에게 주었다"라고 하는 건 이상하죠.
"Sal, Jason'a baş ağrısı verdi" diyebilirsiniz ama "Sal başağrısını Jason'a yaptı" demek biraz garip kaçar.Można: "Sal gave Jason a headache", ale "Sal gave a headache to Jason" brzmi dziwnie.
"Sal, Jason'a baş ağrısı verdi" diyebilirsiniz ama "Sal başağrısını Jason'a yaptı" demek biraz garip kaçar.Podemos dizer: "Sal deu a Jason uma dor de cabeça", mas é estranho dizer:
"Sal, Jason'a baş ağrısı verdi" diyebilirsiniz ama "Sal başağrısını Jason'a yaptı" demek biraz garip kaçar.Potete dire "Sal gave Jason a headache," ma è un po' insolito dire "Sal gave a headache to Jason."
"Sal, Jason'a baş ağrısı verdi" diyebilirsiniz ama "Sal başağrısını Jason'a yaptı" demek biraz garip kaçar.Puedes decir, "Sal le da a Jason jaqueca", pero es un poco raro decir, "Sal le da una jaqueca a Jason".
"Sal, Jason'a baş ağrısı verdi" diyebilirsiniz ama "Sal başağrısını Jason'a yaptı" demek biraz garip kaçar."Sal gave a headache to Jason"では少しおかしくなってしまう この問題を解決する鍵は これらの構文は
"Sal, Jason'a baş ağrısı verdi" diyebilirsiniz ama "Sal başağrısını Jason'a yaptı" demek biraz garip kaçar.Можна сказати "Від Сола у Джейсона болить голова", але буде дивно звучати "Сол дав головний біль Джейсонові".
"Sal, Jason'a baş ağrısı verdi" diyebilirsiniz ama "Sal başağrısını Jason'a yaptı" demek biraz garip kaçar.Можно сказать: "Sal gave Jason a headache". (От Сэла у Джейсона развилась головная боль)
"Sal, Jason'a baş ağrısı verdi" diyebilirsiniz ama "Sal başağrısını Jason'a yaptı" demek biraz garip kaçar.אפשר לומר "סאל העבירה את ג'ייסון על דעתו", אבל קצת מוזר לומר "סאל העבירה את הדעת לג'ייסון".
Seni bilmem, ama ben kaçarken vurulmak istemem.Hoo-ah?
Seni bilmem, ama ben kaçarken vurulmak istemem. Kendiminkini içeride tutayım. Grimes.Jakieś pytania?
Seni bilmem, ama ben kaçarken vurulmak istemem. Kendiminkini içeride tutayım. Grimes.Okei kaverit.
Seni bilmem, ama ben kaçarken vurulmak istemem. Kendiminkini içeride tutayım. Grimes.البسوا دروعكم ودعونا نتحرك.
Seni bilmem, ama ben kaçarken vurulmak istemem. Kendiminkini içeride tutayım.Não me digas que tencionas ser aIvejado a fugir.
Seni bilmem, ama ben kaçarken vurulmak istemem. Kendiminkini içeride tutayım.Tag ammo.
Seni bilmem, ama ben kaçarken vurulmak istemem.Ne vem zate, toda jaz ne mislim biti zadet ... v hrbet, ko bom bežal.
Seni bilmem, ama ben kaçarken vurulmak istemem.Neviem ako ty, ale ja nemienim dostať do chrbta, keď budem utekať.
Seni bilmem, ama ben kaçarken vurulmak istemem.Nevím jak ty, ale já to nemíním dostat do zadku, až budu utíkat.
Seni bilmem, ama ben kaçarken vurulmak istemem.Nu ştiu tu, dar eu nu plănuiesc să fiu împuşcat în spate în timp ce fug.
İlgili Sayfalar