kaçar ile cümle

kaçar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bir durumun üstesinden, zorluklardan kaçarak değil onları kullanarak gelmek.Ei vain kohdata haasteet, vaan kasvaa niiden veroisiksi.
Bir durumun üstesinden, zorluklardan kaçarak değil onları kullanarak gelmek.Ikke rejse os til, men rejse os med.
Bir durumun üstesinden, zorluklardan kaçarak değil onları kullanarak gelmek.Inte stiga upp till det, stiga upp med det.
Bir durumun üstesinden, zorluklardan kaçarak değil onları kullanarak gelmek.Không phải "vươn tới" mà là "vươn lên cùng"
Bir durumun üstesinden, zorluklardan kaçarak değil onları kullanarak gelmek.'맞서라'가 아니라 '함께하라'
Bir durumun üstesinden, zorluklardan kaçarak değil onları kullanarak gelmek.Não elevarmo-nos "perante" o desafio, mas sim com ele.
Bir durumun üstesinden, zorluklardan kaçarak değil onları kullanarak gelmek.Nem felemelkedni hozzá, hanem vele emelkedni.
Bir durumun üstesinden, zorluklardan kaçarak değil onları kullanarak gelmek.Ne, přibližovat se k ní, ale růst s ní zároveň.
Bir durumun üstesinden, zorluklardan kaçarak değil onları kullanarak gelmek.Ne spopasti se z njo, dvigniti se z njo.
Bir durumun üstesinden, zorluklardan kaçarak değil onları kullanarak gelmek.Nicht der Lage gewachsen sein, sondern mit der Lage wachsen.
Bir durumun üstesinden, zorluklardan kaçarak değil onları kullanarak gelmek.Nie dorásť na ňu, ale rásť s ňou.
Bir durumun üstesinden, zorluklardan kaçarak değil onları kullanarak gelmek.Niet aangaan, maar benutten.
Bir durumun üstesinden, zorluklardan kaçarak değil onları kullanarak gelmek.Nie wykorzystać, a dać się jej ponieść.
Bir durumun üstesinden, zorluklardan kaçarak değil onları kullanarak gelmek.Non dice all'altezza di essa, ma con essa.
Bir durumun üstesinden, zorluklardan kaçarak değil onları kullanarak gelmek.No ponernos a la altura, sino crecer con ellas.
Bir durumun üstesinden, zorluklardan kaçarak değil onları kullanarak gelmek.Nu să ne ridicam la ea, să ne ridicăm cu ea.
Bir durumun üstesinden, zorluklardan kaçarak değil onları kullanarak gelmek.Pas s'élever jusqu'à, s'élever avec.
Bir durumun üstesinden, zorluklardan kaçarak değil onları kullanarak gelmek.Όχι να αρθούμε στο ύψος των περιστάσεων αλλά να αρθούμε μαζί με τις περιστάσεις.
Bir durumun üstesinden, zorluklardan kaçarak değil onları kullanarak gelmek.Не да се издигнем към него, а да се издигнем със него.
Bir durumun üstesinden, zorluklardan kaçarak değil onları kullanarak gelmek.Не зростати до неї, а рости з нею.
Bir durumun üstesinden, zorluklardan kaçarak değil onları kullanarak gelmek.לא להתרומם אליו, אלא להתרומם ביחד איתו.
Bir durumun üstesinden, zorluklardan kaçarak değil onları kullanarak gelmek.لا ترتفع إليه، بل ارتفع معه.
Bir durumun üstesinden, zorluklardan kaçarak değil onları kullanarak gelmek.「新たな事態には
Bir sunak yaparak oraya El-Beytel adını verdi. Çünkü ağabeyinden kaçarken Tanrı orada kendisine görünmüştü.그가 거기서 단을 쌓고 그곳을 엘벧엘이라 불렀으니 이는 그 형의 낯을 피할 때에 하나님이 그에게 거기서 나타나셨음이더라
Bir sunak yaparak oraya El-Beytel adını verdi. Çünkü ağabeyinden kaçarken Tanrı orada kendisine görünmüştü.ויבן שם מזבח ויקרא למקום אל בית אל כי שם נגלו אליו האלהים בברחו מפני אחיו׃
Bir sunak yaparak oraya El-Beytel adını verdi. Çünkü ağabeyinden kaçarken Tanrı orada kendisine görünmüştü.وبنى هناك مذبحا ودعا المكان ايل بيت ايل. لانه هناك ظهر له الله حين هرب من وجه اخيه.
Bir sunak yaparak oraya El-Beytel adını verdi. Çünkü ağabeyinden kaçarken Tanrı orada kendisine görünmüştü.他 在 那 裡築 了 一 座 壇 、 就 給 那 地方 起名 叫 伊勒伯特利 、 〔 就 是 伯特利 之 神 的 意思 〕 因 為 他 逃避 他 哥哥 的 時候 、 神 在 那 裡 向 他 顯現
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››Ale cizího nikoli následovati nebudou, ale utekou od něho; nebo neznají hlasů cizích.
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››Ale za cudzím nikdy nepojdú, ale utečú od neho, pretože neznajú hlasu cudzích.
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››Ale za cudzym nie idą, lecz uciekają od niego; bo nie znają głosu obcych.
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››a za tujcem ne gredo, temuč beže od njega, ker ne poznajo glasu tujcev.
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››Einem Fremden aber folgen sie nicht nach, sondern fliehen von ihm; denn sie kennen der Fremden Stimme nicht.
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››Idegent pedig nem követnek, hanem elfutnak attól: mert nem ismerik az idegenek hangját.
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››타인의 음성은 알지 못하는고로 타인을 따르지 아니하고 도리어 도망하느니라
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››mas de modo algum seguirão o estranho, antes fugirão dele, porque não conhecem a voz dos estranhos.
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››Men en främmande följa de alls icke, utan fly bort ifrån honom, ty de känna icke de främmandes röst.»
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››men en fremmed følger de ikke, de flyr fra ham, fordi de ikke kjenner de fremmedes røst.
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››Men en fremmed ville de ikke følge, men de ville fly fra ham, fordi de ikke kende de fremmedes Røst."
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››Mereka tidak akan mau mengikuti orang lain, malah akan lari dari orang itu, sebab tidak mengenal suaranya.
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››Mutta vierasta ne eivät seuraa, vaan pakenevat häntä, koska eivät tunne vierasten ääntä."
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››Nhưng chiên chẳng theo người lạ ; trái_lại nó chạy trốn , vì chẳng quen tiếng người lạ .
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››Nhưng chiên chẳng theo người lạ; trái lại nó chạy trốn, vì chẳng quen tiếng người lạ.
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››Nu merg deloc după un străin; ci fug de el, pentrucă nu cunosc glasul străinilor.``
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››Pero al extraño jamás seguirán; más bien, huirán de él, porque no conocen la voz de los extraños.
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››Un estraneo invece non lo seguiranno, ma fuggiranno via da lui, perché non conoscono la voce degli estranei»
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››Ξενον ομως δεν θελουσιν ακολουθησει, αλλα θελουσι φυγει απ' αυτου, διοτι δεν γνωριζουσι την φωνην των ξενων.
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››За чужим же не идут, но бегут от него, потому что не знают чужого голоса.
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››За чужим же не пійдуть, а втікати муть од него, бо не знають голосу чужих.
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››също както Отец познава Мене, и Аз познавам Отца; и Аз давам живота Си за овцете.
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››ואחרי זר לא תלכנה כי אם ינוסו מפניו כי את קול הזרים לא ידעו׃
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››واما الغريب فلا تتبعه بل تهرب منه لانها لا تعرف صوت الغرباء.
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››羊 不 跟 著 生 人 、 因 為 不 認 得 他 的 聲 音 . 必 要 逃 跑
Bir yabancının peşinden gitmezler, ondan kaçarlar. Çünkü yabancıların sesini tanımazlar.››羊 不 跟著 生人 、 因為 不 認得 他 的 聲音 . 必要 逃跑
Böylece kuşlardan bazıları kaçarlar ve bu yıl böylesi onlar için daha iyi olur.일부 새들은 떠날 것이고, 올해는 그게 이 새들에게는 더 나을 겁니다.
Böylece kuşlardan bazıları kaçarlar ve bu yıl böylesi onlar için daha iyi olur.כמה מהציפורים היו עוזבות, והשנה, זה היה עדיף מבחינתן.
Böylece kuşlardan bazıları kaçarlar ve bu yıl böylesi onlar için daha iyi olur.لاجبارها على الرحيل من هنا وهذا التصرف هو افضل تصرف يمكن القيام به لاجل الطيور
Böylece kuşlardan bazıları kaçarlar ve bu yıl böylesi onlar için daha iyi olur.今回は そうなった方がましだったでしょう 鳥の洗浄について言うと
Böylece kuşlardan bazıları kaçarlar ve bu yıl böylesi onlar için daha iyi olur.有啲雀鳥就係飛走 咁做對佢哋今年嘅生活都有益處
Bu dükkanlardan kaçar tane defter aldı?Hvor mange hæfter købte han i hver butik?
Bu dükkanlardan kaçar tane defter aldı?피터는 각 가게에서 몇개의 공책을 산 것인가요?
İlgili Sayfalar