kaçar ile cümle

kaçar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bunun üzerine evden kaçar.Pabėgo iš namų.
Frodo yüzüğü takarak kaçar.Frodui darosi vis sunkiau nešti Žiedą.
Daha çocuk sayılabilecek bir yaştayken evden kaçarak uzaklara gitti.Dar vaikas būdamas pabėgo iš namų.
Tesdüfen karşılaşan nişanlılardan kız, nişanlısından kaçar ve görünmez.Ji nori nutraukti jų sužadėtuves ir bėga nuo savo sužadėtinio.
Saldırganlar kaçarken olay yerinin yakınında bulunan bir polis aracını da hedef aldı.Tuo tarpu kaip įtariama vairuotojas po išpuolio buvo suimtas policijos netoli įvykio vietos.
Bir gün Indio (Gian Maria Volontè) hapishaneden kaçar ve başına 10.000 dolar ödül konur.Vienas ką tik išėjo iš kalėjimo ir vis dar skolingas mafijai 15 tūkstančių dolerių.
Delibaş Mehmet kaçarak Fransızlara sığındı.Priverstas trauktis atidavė Maskvą prancūzams.
Buffy sürünerek ondan kaçar.Atsipeikėjęs Merfis nusprendžia bėgti.
Michael ani bir saldırıyla arabayı ele geçirir ve kaçar.Sužeistas į ranką Maikas šoka į mašiną ir bėga.
Herkes kaçar ama Bilbo aşağı yuvarlanır ve bayılır.Gokas visiškai neišsigandęs puola Bilsą, tačiau skaudžiai pralaimi ir krenta be sąmonės.
Ormana kaçar.Pasivaikščiojimas miške.
Diğer saldırgan ise olay yerinden kaçarak uzaklaşır.Pasikėsinimo vykdytojai iš įvykio vietos paspruko nepastebėti.
Beraber kaçarlar ve bir çocukları olur.Tačiau jai pavyko pabėgti ir susirasti savo abu sūnus.
Önce anneliğinin başını darp eder, sonra boğar ve evi yağma ederek kaçar.Ponia tik nusišypso, palinguoja galva ir išnyksta.
Herkes kaçar.Kõik jooksevad minema.
Vorkuta'dan kaçarken bizden ayrılır.Loojangul lahkume Tallinnast.
Utangaç kuşlardır, rahatsız edildiklerinde kaçarlar.Kosilased on hirmust rabatud ning üritavad põgeneda.
Cansu daha fazla dayanamaz ve evden kaçar.François'l ei õnnestu end kodust ja perekonnast lahti murda.
Sauron'un ruhu kaçarak saklanmaya başladı.Saddam Hussein hakkas ennast varjama.
Ana madde: Yüz Gün Napolyon, sürgün kaçar ve 20 Mart 1815'te Paris'e geri döner.Napoléoni saadikud teavitasid teda kaasnevatest rahutustest ja 20. märtsil 1815 tuli ta Elbalt Pariisi tagasi.
Fakat Safevî ve Kaçar hanedanlığı dönemlerinde eski önemini kaybetti.Nii esi- kui ka tagaväljak on oma kunagise avatuse kaotanud.
Tehlike anında ya kendilerini toprağa uzanarak saklar ya da kaçarlar.Vaenlaste eest kaitsevad nad end vette sukeldudes või põgenedes.
Brom Eragon'u alıp kasabadan kaçarlar.Seepeale Eragon põgeneb kodust.
Setsuna'nın yandaşları da cehennemden zamanında kaçarlar.Eesti sõjaväeluure juhid oskasid õigel ajal kaduda.
Harry, Ron ve Hermione, Malfoy Malikanesi'nden kaçarken buraya gelmişlerdir.Harry, Ron ja Hermione põgenevad ning varjuvad Blacki pere hüljatud kodus.
Jonathan tutuklanır, doktor kaçar.Carmen jooksebki minema ja José vahistatakse kurjategija abistamise eest.
Ormana kaçar.Maantee läbi metsa.
Voldemort kaçar fakat Bakanlık artık Voldemort'un döndüğünü bilmektedir.Selleks ajaks on Voldemort juba taassündinud, aga ministeerium eitab seda.
5 kilo daha gerekmez. Seni bilmem, ama ben kaçarken vurulmak istemem.Kita bersikap seperti itu di luar sana.
Adam kaçar. Çünkü ücretlidir ve koyunlar için kaygı duymaz.A najemnik ucieka, iż jest najemnik i nie ma pieczy o owcach.
Adam kaçar. Çünkü ücretlidir ve koyunlar için kaygı duymaz.A nájomník uteká, pretože je nájomník a nedbá o ovce.
Adam kaçar. Çünkü ücretlidir ve koyunlar için kaygı duymaz.Ấy vì nó là kẻ chăn thuê , chẳng lo_lắng chi đến chiên .
Adam kaçar. Çünkü ücretlidir ve koyunlar için kaygı duymaz.Ấy vì nó là kẻ chăn thuê, chẳng lo lắng chi đến chiên.
Adam kaçar. Çünkü ücretlidir ve koyunlar için kaygı duymaz.béres pedig [azért] fut el, mert béres, és nincs gondja a juhokra.
Adam kaçar. Çünkü ücretlidir ve koyunlar için kaygı duymaz.Cel plătit fuge, pentrucă este plătit, şi nu -i pasă de oi.
Adam kaçar. Çünkü ücretlidir ve koyunlar için kaygı duymaz.Der Mietling aber flieht; denn er ist ein Mietling und achtet der Schafe nicht.
Adam kaçar. Çünkü ücretlidir ve koyunlar için kaygı duymaz.egli è un mercenario e non gli importa delle pecore
Adam kaçar. Çünkü ücretlidir ve koyunlar için kaygı duymaz.fordi han er en Lejesvend og ikke bryder sig om Fårene.
Adam kaçar. Çünkü ücretlidir ve koyunlar için kaygı duymaz.for han er en leiesvenn, og fårene ligger ham ikke på hjerte.
Adam kaçar. Çünkü ücretlidir ve koyunlar için kaygı duymaz.Han är ju lejd och frågar icke efter fåren.
Adam kaçar. Çünkü ücretlidir ve koyunlar için kaygı duymaz.Hän pakenee, sillä hän on palkattu eikä välitä lampaista.
Adam kaçar. Çünkü ücretlidir ve koyunlar için kaygı duymaz.Huye porque es asalariado, y a él no le importan las ovejas
Adam kaçar. Çünkü ücretlidir ve koyunlar için kaygı duymaz.달아나는 것은 저가 삯군인 까닭에 양을 돌아보지 아니함이나
Adam kaçar. Çünkü ücretlidir ve koyunlar için kaygı duymaz.Nájemník pak utíká; nebo nájemník jest, a nemá péče o ovce.
Adam kaçar. Çünkü ücretlidir ve koyunlar için kaygı duymaz.on pa beži, ker je najemnik, in ne mara za ovce.
Adam kaçar. Çünkü ücretlidir ve koyunlar için kaygı duymaz.Orang upahan itu lari, sebab ia bekerja untuk upah. Ia tidak mempedulikan domba-domba itu
Adam kaçar. Çünkü ücretlidir ve koyunlar için kaygı duymaz.Ora, o mercenário foge porque é mercenário, e não se importa com as ovelhas.
Adam kaçar. Çünkü ücretlidir ve koyunlar için kaygı duymaz.Zo'n herdersknecht denkt alleen aan zichzelf. Het interesseert hem niet wat er met de schapen gebeurt.
Adam kaçar. Çünkü ücretlidir ve koyunlar için kaygı duymaz.Ο δε μισθωτος φευγει, διοτι ειναι μισθωτος και δεν μελει αυτον περι των προβατων.
Adam kaçar. Çünkü ücretlidir ve koyunlar için kaygı duymaz.А наемник бежит, потому что наемник, и нерадит об овцах.
Adam kaçar. Çünkü ücretlidir ve koyunlar için kaygı duymaz.Наймит же втїкав, бо він наймит, і не журить ся про вівцї.
Adam kaçar. Çünkü ücretlidir ve koyunlar için kaygı duymaz.השכיר ינוס כי שכיר הוא ולא ידאג לצאן׃
Adam kaçar. Çünkü ücretlidir ve koyunlar için kaygı duymaz.والاجير يهرب لانه اجير ولا يبالي بالخراف.
Adam kaçar. Çünkü ücretlidir ve koyunlar için kaygı duymaz.雇 工 逃 走 、 因 他 是 雇 工 、 並 不 顧 念 羊
Adam kaçar. Çünkü ücretlidir ve koyunlar için kaygı duymaz.雇工 逃走 、 因 他 是 雇工 、 並不顧 念 羊
Ama biz yabancı bir ülkeye kaçarsak, o noktada, planların suya düşmüş olacaktı.Gdybyśmy uciekli gdzieś daleko, wasze plany spełzłyby na niczym.
Ama biz yabancı bir ülkeye kaçarsak, o noktada, planların suya düşmüş olacaktı.-mutta jos pakenisimme ulkomaille, suunnitelmanne olisi hyödytön.
Ama biz yabancı bir ülkeye kaçarsak, o noktada, planların suya düşmüş olacaktı.Pero si hubiéramos escapado a otro país, tus planes se habrían desbaratado.
Ama biz yabancı bir ülkeye kaçarsak, o noktada, planların suya düşmüş olacaktı.Tænk, hvis vi nu flygtede til udlandet. Så ville jeres planer være gået op i røg.
Ama biz yabancı bir ülkeye kaçarsak, o noktada, planların suya düşmüş olacaktı.Tänk om vi skulle fly till utlandet. Då skulle era planer ha gått upp i rök.
İlgili Sayfalar