Ana içeriğe geç
Sözlük

kaçar ile cümle

kaçar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
O sıcak takip Kaptan Amerika ile, kaçar.Hij steelt de supersoldaatformule en vlucht ermee naar Amerika.
Peçe yine durur ve Doktor kaçar.Even later vervaagt Doc en verdwijnt hij.
Sah Veli, kaçarken yakalandı.Een medevluchter werd bij de ontsnapping gepakt.
Metin kaçar ve polise her şeyi anlatır.Daarop gaat Anna naar de politie en vertelt alles.
Karakola komiserlere ifade vermeye gelir, komiserleri de soyarak kaçar.Op het politiebureau dreigt heer Bommel met zijn relaties en de commissaris laat hen gaan.
Yağmurdan kaçarken doluya tutuldu.Hij kwam van de regen in de drop.
Yağmurdan kaçarken doluya tutuldu.Ze kwam van de regen in de drup.
Yağmurdan kaçarken doluya tutuldu.Hij geraakte van de regen in de drop.
Gauguin Arles'dan kaçarak gitti ve bir daha van Gogh'u görmedi.Gauguin wyjechał z Arles i już nigdy więcej van Gogha nie zobaczył.
Danny farkında olmadan adamı oğlunun önünde öldürür, sonra bu şaşkınlıkla ordan kaçarken yaralanır.Danny nieświadomie zabija go w obecności jego syna, następnie zostaje ranny podczas ucieczki.
Herkes kaçar.Wszyscy uciekają.
Birlikte kaçarlar.Razem uciekają.
5 Haziran 1945 yılında esaretten kaçarak Salzburg yakınlarındaki evine döndü.5 czerwca 1945 roku, unikając niewoli, wrócił do rodzinnego domu pod Salzburgiem.
Korktuğunda aynı bir tavşan gibi zıplayarak kaçar.Poruszają się skokami, jak zając.
Savaşma sonucu yenilen Sebastian kaçar.Dzięki Sebastianowi, udaje im się uciec.
Bunun üzerine evden kaçar.W końcu ucieka z domu.
Michael Scofield ve diğer yedi mahkûm Fox River Eyalet Hapishanesi'nden kaçarlar.Wraz z siedmioma innymi więźniami uciekł z Fox River (odcinek Go).
Utangaç kuşlardır, rahatsız edildiklerinde kaçarlar.Ławice rozpraszają się, gdy są zaniepokojone.
Daha sonra TARDIS'le ordan kaçar.Niedługo po tym gubi się w korytarzach TARDIS.
Bu sırada şehir nüfusunun üçte biri çatışmalardan kaçarak şehri terk etmiştir.Stwierdzono wówczas, że 1/3 mieszkańców opuściło miasto w obawie przed walkami.
Diğer saldırgan ise olay yerinden kaçarak uzaklaşır.Przerażony ucieka z miejsca wypadku.
Üçü dondurucudan kaçar.Trzy z nich są chłodniami.
Sonra da Val'u alıp kaçar.Następnie atakują i porywają Dale’a.
Paniğe kapılan Jerry onu atlatıp kaçar.Jerry ich przestraszył jak się pojawił.
Necmi kaçar.Dziewczynka ucieka.
Onların öfkelerinden kaçarak, Kafireas burnunda bulunan bir kaleye sığındılar.W obawie o jego bezpieczeństwo przywieziono go do Knurowa (furmanką) ukrytego w szafie ubraniowej.
O sıcak takip Kaptan Amerika ile, kaçar.Razem z Łowcą poluje na Amerykańskiego Smoka.
17 yaşındayken evden kaçar.Mając 17 lat odszedł z rodzinnego domu.
Axel ise madenlere doğru kaçar.Insekt ucieka do środka kopalni.
Lino kaçar.Pokrój Liany.
Shaw, David'in kafasını alır ve diğer bir gemiyle gezegenden kaçar.Shaw odzyskuje szczątki Davida i z jego pomocą uruchamia inny statek inżynierów.
Peçe yine durur ve Doktor kaçar.Potem jednak rozchodzą się, a lekarz popada w nałóg.
Ormana kaçar."Cięcie lasu.
Arakne kaçar ve kendini asar.Odmień swoje ciało, odmień siebie .
Kaçarken siyah motor kullanırdı.Przy starcie eksplodował silnik.
Deli kız mahallenin karşısındaki dağa kaçar.Twierdza mieści się na wzgórzu górującym nad miastem.
1949 yılında bu kez komünist rejimden kaçarak İsrail'e göç etti.Stamtąd do 1949 r. urządzał wyprawy zbrojne przeciwko komunistycznej Jugosławii.
21 Haziran 1941 tarihinde kaçarak İngiltere'ye ulaşmayı başardı.Po udanej ucieczce, 22 lipca 1941 przybył do Anglii.
Daha çocuk sayılabilecek bir yaştayken evden kaçarak uzaklara gitti.Jako młoda dziewczyna uciekła z domu.
Hepsi kaçarlar ama bir tek Manche yakalanır.Chcą uciec, ale zostają porwani.
Elvend kendisi ise savaş meydanından son anda kaçarak, canını kurtarmıştır.Sam biskup, ratując życie, salwował się ucieczką.
Yurtdışına kaçarak Viyana ve Berlin'e geçti.Po upadku powstania wyemigrował do Paryża i Wiednia.
Cansu daha fazla dayanamaz ve evden kaçar.Malec nie chce zaakceptować całej sytuacji i ucieka z domu.
Ancak organizma oradan kaçar ve tekrar Peter Parker ile birleşir.Wyprowadza się od Dominique i wyjeżdża z Parkerem.
Kötüler kaçar.Przerażony ucieka.
Yabanî mandalar genelde insanlardan uzak durur ve insanlardan kaçarlar.Napotkane przez ludzi, zazwyczaj ucieka.
Ülker bir gün evden kaçarak amacına ulaşmaya çalışır.Od samego początku chłopak ma jeden cel – uciec z ośrodka.
Bu olayı gerçekleştirdikten sonra hemen kaçar.Po tym wydarzeniu dezerteruje.
Bütün ülke kıtlıktan kırıldı ve insanlar kaçarak Erivan'ı terk ettiler.Nigdy nie podniosło się z ruin, a cały Eregion opustoszał.
Babasını öldürür ve Özgür Şehirler'e kaçar.Upozorował własną śmierć, aby uciec z matrycami.
Price ve Yuri oradan güvenli bir yere kaçar.Price i Jurij szturmują hotel.
Kazakistan ve ardından ilk olarak Rusya'ya ailesi ile birlikte kaçarak ülkeyi terk etmiştir.Z Rosji uciekła do swojej pierwotnej ojczyzny Kazachstanu.
Atları sık sık Bugünkü Kılıçlı Merkez Mezarlığının bulunduğu yere kaçarlar.Często zbiorowe mogiły znajdują się poza terenem cmentarza.
Ama Jango oğlu ile kaçar.Pokłonił się Yantou.
Tuor ve Idril kaçar.Tuor och Idril flyr.
Ordan kaçarlar ama ikisi de bayılır.De försöker fly men båda blir bitna.
Sauron'un ruhu kaçar ve doğuya saklanır.Sauron drar sig tillbaka och gömmer sig i östern.
484 - Turin Saeros'u öldürür ve Doriath'tan kaçar, kanun kaçaklarına katılır.484: Under sommaren dräper han Saeros, flyr från Doriath och ansluter sig till de laglösa.
494 - Sonbaharda Morwen ve Nienor Doriath'a kaçar.494: Morwen och Nienor flyr till Doriath.
O sıcak takip Kaptan Amerika ile, kaçar.Turligt nog träffar hon på Captain America.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod