kaçak ile cümle

kaçak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Onları yakaladık, kaçak âşıklar.Натъкваме се на тях, потайните любовници.
Örnek olarak, Arafat; Lübnan ve Suriye arasındaki Bekaa Vadisi'ndeki haşhaş kaçakçılığından yüzde alıyordu.Arafat dostával procenta z pašováni Hašiše z údolí Bekáa, které leží mezi Libanonem a Sýrií.
Örnek olarak, Arafat; Lübnan ve Suriye arasındaki Bekaa Vadisi'ndeki haşhaş kaçakçılığından yüzde alıyordu.Arafat otrzymywał procent od haszyszu przemycanego z Doliny Bekaa, położonej między Libanem a Syrią.
Örnek olarak, Arafat; Lübnan ve Suriye arasındaki Bekaa Vadisi'ndeki haşhaş kaçakçılığından yüzde alıyordu.Arafat plejede at få en procentdel af hashsmuglingen fra Bekáa dalen, som er en dal mellem Libanon og Syrien.
Örnek olarak, Arafat; Lübnan ve Suriye arasındaki Bekaa Vadisi'ndeki haşhaş kaçakçılığından yüzde alıyordu.Arafat získaval percentá za pašovanie hašišu z údolia Bekáa medzi Libanonom a Sýriou.
Örnek olarak, Arafat; Lübnan ve Suriye arasındaki Bekaa Vadisi'ndeki haşhaş kaçakçılığından yüzde alıyordu.아라파트는 레바논과 시리아 사이의 베카 밸리에서 밀수된 해시시의 상당 부분을 장악하게 됩니다.
Örnek olarak, Arafat; Lübnan ve Suriye arasındaki Bekaa Vadisi'ndeki haşhaş kaçakçılığından yüzde alıyordu.Так, Арафат отримував відсоток від контрабанди гашишу з долини Бекаа, яка між Ліваном і Сірією.
Örnek olarak, Arafat; Lübnan ve Suriye arasındaki Bekaa Vadisi'ndeki haşhaş kaçakçılığından yüzde alıyordu.Так, Арафат получал процент от контрабанды гашиша из долины Бекаа, которая между Ливаном и Сирией.
Örnek olarak, Arafat; Lübnan ve Suriye arasındaki Bekaa Vadisi'ndeki haşhaş kaçakçılığından yüzde alıyordu.ערפאת היה מקבל אחוזים מהברחת חשיש מהבקעה, שהוא העמק שבין לבנון וסוריה.
Örnek olarak, Arafat; Lübnan ve Suriye arasındaki Bekaa Vadisi'ndeki haşhaş kaçakçılığından yüzde alıyordu.وهكذا , عرفات إعتاد أن يأخذ نسبة من تهريب الحشيش من سهل البقاع , الذي هو ممتد بين لبنان و سوريا .
Örnek olarak, Arafat; Lübnan ve Suriye arasındaki Bekaa Vadisi'ndeki haşhaş kaçakçılığından yüzde alıyordu.レバノンとシリアの間にあるベッカー高原からの ハシシの密輸で利益を得ていました 北アイルランドにある民営の輸送システムを支配する
Peru'daki Dahiyane Sosyal Medya Kampanyası İnsan Kaçakçılığına Karşı Farkındalık YaratıyorEsta campaña peruana usó las redes sociales para concientizar sobre el tráfico de personas
Peru'daki Dahiyane Sosyal Medya Kampanyası İnsan Kaçakçılığına Karşı Farkındalık YaratıyorUne campagne de sensibilisation contre la traite des êtres humains sur les réseaux sociaux péruviens
Peru'daki Dahiyane Sosyal Medya Kampanyası İnsan Kaçakçılığına Karşı Farkındalık YaratıyorUn'intelligente campagna sui social media peruviani sensibilizza sulla tratta di esseri umani
Peru'daki Dahiyane Sosyal Medya Kampanyası İnsan Kaçakçılığına Karşı Farkındalık YaratıyorПеру повышает осведомленность о торговле людьми необычным способом
"Sadece kaçak bir halka, efendim," diye yanıtladı."Alleen een op hol geslagen ring, meneer, 'antwoordde ze.
"Sadece kaçak bir halka, efendim," diye yanıtladı."Apenas um fugitivo anel, senhor", respondeu ela.
"Sadece kaçak bir halka, efendim," diye yanıtladı."Bara ett skenande ring, sir", svarade hon.
"Sadece kaçak bir halka, efendim," diye yanıtladı."Chỉ có một vòng chạy trốn, thưa ông," cô ấy trả lời.
"Sadece kaçak bir halka, efendim," diye yanıtladı."Csak egy elszabadult gyűrű, uram," felelte.
"Sadece kaçak bir halka, efendim," diye yanıtladı."Doar un inel fugar, domnule", răspunse ea.
"Sadece kaçak bir halka, efendim," diye yanıtladı."Hanya sebuah cincin pelarian, Pak," jawabnya.
"Sadece kaçak bir halka, efendim," diye yanıtladı."Jen na útěku prsten, pane," odpověděla.
"Sadece kaçak bir halka, efendim," diye yanıtladı."Len na úteku prsteň, pane," odpovedala.
"Sadece kaçak bir halka, efendim," diye yanıtladı."Nur ein Ausreißer Ring, Sir", antwortete sie.
"Sadece kaçak bir halka, efendim," diye yanıtladı."Samo runaway ring, gospod," je odgovorila.
"Sadece kaçak bir halka, efendim," diye yanıtladı."Seul un anneau emballement, monsieur", répondit-elle.
"Sadece kaçak bir halka, efendim," diye yanıtladı."Solo l'anello fuga, signore", rispose.
"Sadece kaçak bir halka, efendim," diye yanıtladı."Sólo un anillo fuera de control, señor", respondió ella.
"Sadece kaçak bir halka, efendim," diye yanıtladı."Tylko runaway pierścień, sir", odpowiedziała.
"Sadece kaçak bir halka, efendim," diye yanıtladı."Vain kiistaton rengas, sir", hän vastasi.
"Sadece kaçak bir halka, efendim," diye yanıtladı."Μόνο ένα δραπέτη δαχτυλίδι, κύριε," απάντησε.
"Sadece kaçak bir halka, efendim," diye yanıtladı."Само беглец пръстен, сър", отговори тя.
"Sadece kaçak bir halka, efendim," diye yanıtladı."Тільки побіжний кільце, сер", відповіла вона.
"Sadece kaçak bir halka, efendim," diye yanıtladı."Только беглый кольцо, сэр", ответила она.
Satıcı ve kaçakçılara yönelik politikalar sertleştirilmiştir.De beleidsmaatregelen ten aanzien van handelaars en smokkelaars zijn strenger geworden.
Satıcı ve kaçakçılara yönelik politikalar sertleştirilmiştir.Incluye muchos de los elementos propuestos por la Unión Europea, como
Satıcı ve kaçakçılara yönelik politikalar sertleştirilmiştir.Les politiques à l’égard des vendeurs et des trafiquants se sont durcies.
Satıcı ve kaçakçılara yönelik politikalar sertleştirilmiştir.Politicile ce îi vizează pe vânzători și traficaţi au fost intensificate.
Satıcı ve kaçakçılara yönelik politikalar sertleştirilmiştir.Registou-se também um endurecimento das políticas relativas aos vendedores e aos traficantes.
Satıcı ve kaçakçılara yönelik politikalar sertleştirilmiştir.V tomto vyhodnotení sa skúmala realizácia opatrení a dosiahnutie cieľov stanovených v tomto akčnom pláne.
Silahlı soygun ve uyuşturucu kaçakçılığının pençesindeki fakir, Latin şehri:Arm, lateinamerikanisch, umgeben von unkontrollierter Waffengewalt und
Silahlı soygun ve uyuşturucu kaçakçılığının pençesindeki fakir, Latin şehri:Biedne, latynoskie miasto, pełne broni, przemocy i narkotyków.
Şimdi ikisi de kaçaklarAmbii fug de justiție acum.
Şimdi ikisi de kaçaklarAmbos están ahora prófugos.
Şimdi ikisi de kaçaklarCả hai cái này đều vẫn đang chạy trốn.
Şimdi ikisi de kaçaklarDe är båda två just nu på fri fot.
Şimdi ikisi de kaçaklarEstão agora ambos em fuga.
Şimdi ikisi de kaçaklarKeduanya buron saat ini.
Şimdi ikisi de kaçaklar Kimse nerede olduklarını bilmiyorlar.Nyt molemmat miehet ovat karkuteillä, eikä kukaan tiedä, missä he ovat.
Şimdi ikisi de kaçaklar이 둘은 현재 도주중입니다.
Şimdi ikisi de kaçaklarMost éppen mindketten szökésben vannak.
Şimdi ikisi de kaçaklarObaja sú na úteku.
Şimdi ikisi de kaçaklarOba jsou nyní na útěku.
Şimdi ikisi de kaçaklarOra sono tutt'e due in fuga.
Şimdi ikisi de kaçaklarSą na wolności.
Şimdi ikisi de kaçaklarSie befinden sich beide momentan auf der Flucht.
Şimdi ikisi de kaçaklarTous les deux sont actuellement en fuite.
Şimdi ikisi de kaçaklarZe zijn nu allebei op de vlucht.
Şimdi ikisi de kaçaklarΤώρα είναι και οι δύο υπό καταδίωξη.
İlgili Sayfalar