kaçak ile cümle

kaçak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu tarz kaçakçılıklar, uyuşturucu, insan, silah,Цей вид контрабанди - наркотиків, людей, зброї,
Bu tarz kaçakçılıklar, uyuşturucu, insan, silah,סחר לא חוקי שכזה, בסמים, בבני-אדם, בנשק,
Bu tarz kaçakçılıklar, uyuşturucu, insan, silah,هذا النوع من تهريب، المخدرات، والبشر، والأسلحة
Bu tarz kaçakçılıklar, uyuşturucu, insan, silah,大量破壊兵器の売買は
Bu yüzden askerler, savaş kaçakları gibi, o gün kente utanarak girdiler.A tak kradl se lid toho dne, vcházeje do města, jako se krade lid, když se stydí, utíkaje z boje.
Bu yüzden askerler, savaş kaçakları gibi, o gün kente utanarak girdiler.E nesse dia o povo entrou furtivamente na cidade, como o faz quando, envergonhado, foge da peleja.
Bu yüzden askerler, savaş kaçakları gibi, o gün kente utanarak girdiler.Het leger sloop de stad binnen, alsof iedereen zich schaamde en in de strijd op de vlucht was geslagen.
Bu yüzden askerler, savaş kaçakları gibi, o gün kente utanarak girdiler.În aceeaş zi, poporul a intrat în cetate pe furiş, ca nişte oameni ruşinaţi că au fugit din luptă.
Bu yüzden askerler, savaş kaçakları gibi, o gün kente utanarak girdiler.In ljudstvo se po tihem prikrade v mesto ta dan, kakor se ljudstvo s sramom ukrade, ko je bežalo v boju.
Bu yüzden askerler, savaş kaçakları gibi, o gün kente utanarak girdiler.그 날에 백성들이 싸움에 쫓겨 부끄러워 도망함 같이 가만히 성으로 들어가니라
Bu yüzden askerler, savaş kaçakları gibi, o gün kente utanarak girdiler.Nên nỗi , trong ngày đó , dân_sự lén trở vào thành dường_như một đạo binh mắc_cỡ vì đã trốn khỏi chiến_trận .
Bu yüzden askerler, savaş kaçakları gibi, o gün kente utanarak girdiler.Nên nỗi, trong ngày đó, dân sự lén trở vào thành dường như một đạo binh mắc cỡ vì đã trốn khỏi chiến trận.
Bu yüzden askerler, savaş kaçakları gibi, o gün kente utanarak girdiler.Og Folket stjal sig den Dag ind i Byen, som man stjæler sig bort af Skam, når man har taget Flugten i Kampen.
Bu yüzden askerler, savaş kaçakları gibi, o gün kente utanarak girdiler.ויתגנב העם ביום ההוא לבוא העיר כאשר יתגנב העם הנכלמים בנוסם במלחמה׃
Bu yüzden askerler, savaş kaçakları gibi, o gün kente utanarak girdiler.وتسلّل الشعب في ذلك اليوم للدخول الى المدينة كما يتسلّل القوم الخجلون عندما يهربون في القتال.
Bu yüzden askerler, savaş kaçakları gibi, o gün kente utanarak girdiler.那 日 眾 民 暗 暗 的 進 城 、 就 如 敗 陣 逃 跑 慚 愧 的 民 一 般
Bu yüzden askerler, savaş kaçakları gibi, o gün kente utanarak girdiler.那日眾民 暗暗 的 進城 、 就 如 敗陣 逃跑 慚愧 的 民 一般
♫Carnegie Salonu'nun♫ ♫sahne kapısında telaş♫ ♫Ünlü caz sanatçısı kaçak♫무대 출입구에는 공포가 카네기 홀 (Carnegie Hall) 을 향해 유명한 재즈 가수가 무단이탈했다네
♫Carnegie Salonu'nun♫ ♫sahne kapısında telaş♫ ♫Ünlü caz sanatçısı kaçak♫♫ hốt hoảng ở cửa sân khấu ♫ ♫ của Carnegie Hall ♫ ♫ "Ca sĩ nhạc Jazz nổi tiếng đã mất" ♫
♫Carnegie Salonu'nun♫ ♫sahne kapısında telaş♫ ♫Ünlü caz sanatçısı kaçak♫♫ Panică la uşa scenei ♫ ♫ de la Carnegie Hall ♫ ♫ Faimosul cântăreţ de jazz a dat bir cu fugiții ♫
♫Carnegie Salonu'nun♫ ♫sahne kapısında telaş♫ ♫Ünlü caz sanatçısı kaçak♫♫ Panico ai bordi del palco ♫ ♫ della Carnegie Hall ♫ ♫ Una famosa cantante jazz dispersa ♫
♫Carnegie Salonu'nun♫ ♫sahne kapısında telaş♫ ♫Ünlü caz sanatçısı kaçak♫♫ Pánico en la puerta del escenario ♫ ♫ de Carnegie Hall ♫ ♫ Famosa cantante de jazz ausente sin aviso ♫
♫Carnegie Salonu'nun♫ ♫sahne kapısında telaş♫ ♫Ünlü caz sanatçısı kaçak♫♫ Pânico na porta do palco ♫ de Carnegie Hall ♫ "Famosa cantora de 'jazz' ausentou-se sem permissão"
♫Carnegie Salonu'nun♫ ♫sahne kapısında telaş♫ ♫Ünlü caz sanatçısı kaçak♫♫ Paniek aan de podiumingang ♫ ♫ van Carnegie Hall ♫ ♫ Beroemde jazzzangeres is afwezig zonder toestemming ♫
♫Carnegie Salonu'nun♫ ♫sahne kapısında telaş♫ ♫Ünlü caz sanatçısı kaçak♫♫ Panik am Bühneneingang ♫ ♫ der Carnegie Hall ♫ ♫ Berühmte Jazz-Sängerin hat sich unerlaubt entfernt ♫
♫Carnegie Salonu'nun♫ ♫sahne kapısında telaş♫ ♫Ünlü caz sanatçısı kaçak♫♫ Pánik a művészbejárónál ♫ ♫ a Carnegie Hallban ♫ ♫ "A híres Jazz énekes eltűnt" ♫
♫Carnegie Salonu'nun♫ ♫sahne kapısında telaş♫ ♫Ünlü caz sanatçısı kaçak♫♫ Panika przy drzwiach sceny ♫ ♫ w Carnegie Hall ♫ ♫ "Gdzież ta jazzowa solistka?" ♫
♫Carnegie Salonu'nun♫ ♫sahne kapısında telaş♫ ♫Ünlü caz sanatçısı kaçak♫♫ Panique à l'entrée des artistes ♫ ♫ de Carnegie Hall ♫ ♫ La célèbre chanteuse de jazz a déserté ♫
♫Carnegie Salonu'nun♫ ♫sahne kapısında telaş♫ ♫Ünlü caz sanatçısı kaçak♫♪ Πανικός στην ουρά για τη σκηνή ♪ ♪ του Κάρνεγκι Χολ ♪ ♪ "Διάσημη τζαζ τραγουδίστρια αγνοείται" ♪
♫Carnegie Salonu'nun♫ ♫sahne kapısında telaş♫ ♫Ünlü caz sanatçısı kaçak♫Паника на вратата на сцената за Карнеги Хол. Известен джаз певец изчезнал,
♫Carnegie Salonu'nun♫ ♫sahne kapısında telaş♫ ♫Ünlü caz sanatçısı kaçak♫♫ Паника перед выходом на сцену ♫ ♫ в Карнеги-холл. ♫ ♫ Известная джазовая певица ушла, как дезертир ♫
♫Carnegie Salonu'nun♫ ♫sahne kapısında telaş♫ ♫Ünlü caz sanatçısı kaçak♫♫ בהלה בכניסת הבמה ♫ ♫ של ה"קרנגי הול" ♫ ♫ זמרת ג'אז מפורסמת נפקדת ♫
♫Carnegie Salonu'nun♫ ♫sahne kapısında telaş♫ ♫Ünlü caz sanatçısı kaçak♫♫وقد ذعرت على بوابة ♫ ♫قاعة كارنيج ♫ ♫عازف الجاز الشهير ♫
♫Carnegie Salonu'nun♫ ♫sahne kapısında telaş♫ ♫Ünlü caz sanatçısı kaçak♫舞台裏では大騒ぎ 「有名ジャズ歌手 ドタキャン」
Çin'deki Twitter Topluluğu Kaçak Milyarder Guo Wengui'nin Yolsuzluk Suçlamalarıyla KutuplaştıComunidade do Twitter da China polarizada mediante alegações de corrupção
• çocuk pornografisi de dahil olmak üzere insan kaçakçılığı;• fałszerstwa pieniędzy (w tym nowej waluty euro) i innych środków płatniczych,
• çocuk pornografisi de dahil olmak üzere insan kaçakçılığı;• Geldwäsche-Aktivitäten.
• çocuk pornografisi de dahil olmak üzere insan kaçakçılığı;• laiton ihmiskauppa, mukaan lukien lapsipornografia
• çocuk pornografisi de dahil olmak üzere insan kaçakçılığı;• la traite des êtres humains, y compris la pornographie enfantine;
• çocuk pornografisi de dahil olmak üzere insan kaçakçılığı;• la trata de seres humanos, incluida la pornografía infantil;
• çocuk pornografisi de dahil olmak üzere insan kaçakçılığı;Människohandel, däribland barnpornografi.
• çocuk pornografisi de dahil olmak üzere insan kaçakçılığı;• obchodu s lidmi a dětskou pornografií
• çocuk pornografisi de dahil olmak üzere insan kaçakçılığı;• obchodu s ľuďmi vrátane detskej pornografie,
• çocuk pornografisi de dahil olmak üzere insan kaçakçılığı;• pénzhamisítás (euróhamisítás) és egyéb fizetőeszközök hamisítása;
• çocuk pornografisi de dahil olmak üzere insan kaçakçılığı;Traficului cu oameni precum şi pornografia infantilă
• çocuk pornografisi de dahil olmak üzere insan kaçakçılığı;• tratta degli esseri umani compresa la pornografia che coinvolge i bambini;
• çocuk pornografisi de dahil olmak üzere insan kaçakçılığı;• trgovini z ljudmi, vključno z otroško pornografijo;
• çocuk pornografisi de dahil olmak üzere insan kaçakçılığı;• της παραχάραξης νομισμάτων (παραχάραξη του ευρώ) και της πλαστογραφίας άλλων μέσων πληρωμής·
• çocuk pornografisi de dahil olmak üzere insan kaçakçılığı;• търговията c хора, включително детската порнография;
Çoğu kaçak avcı, babam gibi, kendi toplumumuzun insanlarıydı.A maioria dos caçadores furtivos, como o meu pai, eram pessoas da nossa própria comunidade.
Çoğu kaçak avcı, babam gibi, kendi toplumumuzun insanlarıydı.De meeste stropers waren, net als mijn vader, mensen uit onze eigen gemeenschap.
Çoğu kaçak avcı, babam gibi, kendi toplumumuzun insanlarıydı.Die meisten Wilderer, auch mein Vater, waren Leute aus der Gemeinschaft.
Çoğu kaçak avcı, babam gibi, kendi toplumumuzun insanlarıydı.거의 모든 밀렵꾼들은, 저희 아버지처럼 같은 마을 분들이셨지요.
Çoğu kaçak avcı, babam gibi, kendi toplumumuzun insanlarıydı.La plupart des braconniers, comme mon père, était issus de notre communauté.
Çoğu kaçak avcı, babam gibi, kendi toplumumuzun insanlarıydı.Majoritatea braconierilor, ca şi tatăl meu, erau oameni din comunitatea noastră.
Çoğu kaçak avcı, babam gibi, kendi toplumumuzun insanlarıydı.Molti bracconieri, come mio padre, erano persone della nostra comunità.
Çoğu kaçak avcı, babam gibi, kendi toplumumuzun insanlarıydı.Muchos furtivos, como mi padre, eran gente de nuestra propia comunidad.
Çoğu kaçak avcı, babam gibi, kendi toplumumuzun insanlarıydı.Phần lớn những kẻ săn trộm, như cha tôi, đều là những người địa phương.
Çoğu kaçak avcı, babam gibi, kendi toplumumuzun insanlarıydı.Väčšina pytliakov, ako môj otec, boli ľudia z našej vlastnej komunity.
Çoğu kaçak avcı, babam gibi, kendi toplumumuzun insanlarıydı.Większość kłusowników, jak mój ojciec, należała do lokalnej społeczności.
İlgili Sayfalar