kaçıyor ile cümle
kaçıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Paul: Peki, ben üç dediğimde, kaçıyoruz.بول: حسنا، حينما أقول ثلاثة، نتحرك.
Peki, ben üç dediğimde, kaçıyoruz.Când spun "trei", fugim.
Peki, ben üç dediğimde, kaçıyoruz.Okay, al mio tre, ci spostiamo.
Peki, ben üç dediğimde, kaçıyoruz.Okay, når jeg siger tre, flytter vi os.
Peki, ben üç dediğimde, kaçıyoruz.Okay, wenn ich "drei" sage, laufen wir.
Peki, ben üç dediğimde, kaçıyoruz.Oke, als ik drie zeg, lossen we.
Peki, ben üç dediğimde, kaçıyoruz.Okei, kolmannella me liikumme.
Peki, ben üç dediğimde, kaçıyoruz.Ok, quand je dis trois, on dégage.
Peki, ben üç dediğimde, kaçıyoruz.Puszczamy go na trzy.
Peki, ben üç dediğimde, kaçıyoruz.Давайте, на счёт три, отпускаем.
Peki, ben üç dediğimde, kaçıyoruz.Добре, на три тръгваме.
- Pete! Kaçıyordun!¡Pete! - ¿Eh? - ¡El que se esconde!
- Pete! - Pete! Kaçıyordun!¡Pete! - ¿Eh? - ¡El que se esconde!
Prens... ...babandan kaçıyordu.Az herceg úgy élte az életét, hogy az apád elől menekült.
Prens... ...babandan kaçıyordu.C'est ce qui est arrivé au petit-fils de l'empereur.
Prens... ...babandan kaçıyordu...الامير ...تفادى والدك
Sadece kabul et, bu parçan gülümsediğin zaman kaçıyor ve biz, fark edenler onu kaçarken yakalamaktan mutluyuz."é extremamente cativante. "Aceita que essa tua faceta "se revela com o teu sorriso,
Sadece kabul et, bu parçan gülümsediğin zaman kaçıyor ve biz, fark edenler onu kaçarken yakalamaktan mutluyuz.당신의 그런 점이 당신의 미소와 함께 잊혀진다는 것을 그저 받아들여주세요. 그리고 우리 둘 중 이를 발견하는 사람은
Sadece kabul et, bu parçan gülümsediğin zaman kaçıyor ve biz, fark edenler onu kaçarken yakalamaktan mutluyuz.Zaakceptuj, że ta część ciebie ujawnia się w uśmiechu i my, którzy ją widzimy, z radością łapiemy ją w locie.
Sadece kabul et, bu parçan gülümsediğin zaman kaçıyor ve biz, fark edenler onu kaçarken yakalamaktan mutluyuz.בבקשה תקבל את העובדה שחלק זה ממך נמלט עם חיוכך, ואלה בינינו שמבחינים בכך,
Sadece kabul et, bu parçan gülümsediğin zaman kaçıyor ve biz, fark edenler onu kaçarken yakalamaktan mutluyuz.ارجو قبول ان هذه القطعة منك هربت باببتسامتك, وهؤلاء من لاحظوا
Sadece kabul et, bu parçan gülümsediğin zaman kaçıyor ve biz, fark edenler onu kaçarken yakalamaktan mutluyuz.それに気付く者は目にするだけで 幸せな気持ちになるのだと ただ受け止めてください
Ses tonun biraz alçak kaçıyor.Isso está soando um pouco baixo
Ses tonun biraz alçak kaçıyor.억양이 금강 하류 쪽이시네요
Ses tonun biraz alçak kaçıyor.Suaramu terlalu kecil
Ses tonun biraz alçak kaçıyor.Suenas un poco caído.
Ses tonun biraz alçak kaçıyor.Тональність трохи занизька.
Ses tonun biraz alçak kaçıyor.صوتك منخفض
Sorulardan kaçıyor musun?Miért tér ki a válasz elől?
Sorulardan kaçıyor musun?Αποφεύγεις την ερώτηση;
Sorulardan kaçıyor musun?هل تتجنب السؤال؟
Şuan burada söyleyeceğim şey biraz tuaf kaçıyor,Dus het is een beetje vreemd dat ik hier nu sta en zeg:
Şuan burada söyleyeceğim şey biraz tuaf kaçıyor,E ciudat să stau aici şi să spun,
Şuan burada söyleyeceğim şey biraz tuaf kaçıyor,Es un poco raro que esté aquí diciendo:
Şuan burada söyleyeceğim şey biraz tuaf kaçıyor,Így, egy kicsit furcsa, hogy most itt állok és azt mondom:
Şuan burada söyleyeceğim şey biraz tuaf kaçıyor,그래서 그런지 여기서 이렇게 말하는 게 이상하게 느껴지네요.
Şuan burada söyleyeceğim şey biraz tuaf kaçıyor,Nên đây là một điều hơi lạ khi tôi đứng ở đây và nói rằng:
Şuan burada söyleyeceğim şey biraz tuaf kaçıyor,Por isso, é um pouco estranho eu estar aqui em pé a dizer:
Şuan burada söyleyeceğim şey biraz tuaf kaçıyor,Quindi è un po' strano essere qui e dirvi
Şuan burada söyleyeceğim şey biraz tuaf kaçıyor,Så det är lite konstigt att jag står här och säger:
Şuan burada söyleyeceğim şey biraz tuaf kaçıyor,So ist es ein komisch, hier zu stehen und zu sagen:
Şuan burada söyleyeceğim şey biraz tuaf kaçıyor,Więc jest to trochę dziwne, że stoję tutaj i mówię:
Şuan burada söyleyeceğim şey biraz tuaf kaçıyor,Έτσι είναι λίγο περίεργο το γεγονός ότι στέκομαι εδώ και λέω,
Şuan burada söyleyeceğim şey biraz tuaf kaçıyor,Малко странно е, че стоя тук и казвам:
Şuan burada söyleyeceğim şey biraz tuaf kaçıyor,Трохи дивно, що я стою тут, кажучи:
Şuan burada söyleyeceğim şey biraz tuaf kaçıyor,Это немного странно, что я стою здесь и говорю:
Şuan burada söyleyeceğim şey biraz tuaf kaçıyor,כך שזה מעט מוזר שאני עומדת כאן ואומרת,
Şuan burada söyleyeceğim şey biraz tuaf kaçıyor,اذا هو غريب قليلا انني اقف هنا واقول،
Şuan burada söyleyeceğim şey biraz tuaf kaçıyor,「皆さんは 今スマート素材を 理解しなければいけません」
Ve gençliğimden bu yana babamla hayalini kurduğum bu rüya pencereden kaçıyordu.Deze droom die ik had sinds ik een klein jongetje was met mijn vader, kon ik nu wel vergeten.
Ve gençliğimden bu yana babamla hayalini kurduğum bu rüya pencereden kaçıyordu.Dieser Traum, den ich hatte, seit ich ein kleiner Junge bei meinem Vater war, verflüchtigte sich gerade.
Ve gençliğimden bu yana babamla hayalini kurduğum bu rüya pencereden kaçıyordu.Đó là giấc mơ từ khi tôi còn nhỏ, giờ đã như bị ném qua cửa sổ.
Ve gençliğimden bu yana babamla hayalini kurduğum bu rüya pencereden kaçıyordu.Ez a gyermekkorom óta az apámmal közös álmom, egyszerűen szertefoszlott.
Ve gençliğimden bu yana babamla hayalini kurduğum bu rüya pencereden kaçıyordu.Iar acest vis pe care îl avusesem încă de când eram băiat, împreună cu tatăl meu, zbura pur şi simplu pe geam.
Ve gençliğimden bu yana babamla hayalini kurduğum bu rüya pencereden kaçıyordu.Il sogno che avevo avuto da quando ero piccolo, insieme a mio padre, se ne stava volando dalla finestra.
Ve gençliğimden bu yana babamla hayalini kurduğum bu rüya pencereden kaçıyordu.어린 소년시절부터, 아버지와 함께 키워온 이 꿈이 불가능할 것이라는 생각이 들었습니다.
Ve gençliğimden bu yana babamla hayalini kurduğum bu rüya pencereden kaçıyordu.Marzenie które miałem od dzieciństwa właśnie ulatniało się.
Ve gençliğimden bu yana babamla hayalini kurduğum bu rüya pencereden kaçıyordu.Ten môj sen z detských čias, ktorý som mal so svojím otcom, mi mizol pred očami.
Ve gençliğimden bu yana babamla hayalini kurduğum bu rüya pencereden kaçıyordu.Y este sueño que tenia desde que era un niño, con mi padre, se iba por la ventana.
Ve gençliğimden bu yana babamla hayalini kurduğum bu rüya pencereden kaçıyordu.И вот то, о чем я, вместе с отцом, мечтал, будучи маленьким, начало удаляться от меня.