kaçırdı ile cümle
kaçırdı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Pekala. Ne kaçırdık?Vad har vi missat?
Pekala. Ne kaçırdık?Wat hebben we gemist?
Pekala. Ne kaçırdık?Πέστε μας, τι φάση χάσαμε;
Pekala. Ne kaçırdık?Какво изпуснахме?
Pekala. Ne kaçırdık?Какво изпуснахме?
Pekala. Ne kaçırdık?حسناً ماذا فاتنا؟
PH: Birçok şeyi kaçırdık.PH: 우리는 많은 것을 놓쳤습니다. 우리는 인터넷과,
PH: Birçok şeyi kaçırdık.פ.ה: אנו החמצנו הרבה. אתם יודעים, אתם פיספסתם, פיספסנו את האינטרנט,
PH: Birçok şeyi kaçırdık.ب.هـ.: لقد أخفقنا في توقعاتنا ، أخفقنا في جانب الإنترنت،
Şimdiye kadar kaç güzel kızın göz kırpmasını kaçırdım!저는 예쁜 여자들이 하는 윙크를 모두 놓쳤습니다!
Şimdiye kadar kaç güzel kızın göz kırpmasını kaçırdım!¿Se dan cuenta? ¡La cantidad de guiños de mujeres guapas que me he perdido!
Şimdiye kadar kaç güzel kızın göz kırpmasını kaçırdım!Stel je voor, het aantal knipoogjes van knappe meisjes dat ik gemist heb!
Şimdiye kadar kaç güzel kızın göz kırpmasını kaçırdım!Vi rendete conto, la quantità di occhiolini alle ragazze che mi sono perso!
Şimdiye kadar kaç güzel kızın göz kırpmasını kaçırdım!Vous vous rendez compte, le nombre de clins d'œil de jolies filles que j'ai raté !
Sıkı tutunun! Houston, iniş noktamızı kaçırdık.Držite se.
Sıkı tutunun! Houston, iniş noktamızı kaçırdık. İniş noktamızı kaçırdık.-Chúng tôi đã bay xa hơn điểm quy định!
Sıkı tutunun! Houston, iniş noktamızı kaçırdık. İniş noktamızı kaçırdık.Túlrepültünk a leszállóhelyen.
Taurdal bir çok Dunedain'liyi evlerine kaçırdı güvenli yer aradılar.Taurdal accolse tutti i Dúnedain fuggiti dalle loro case Che in gran numero vi cercavano una salvezza.
Taurdal bir çok Dunedain'liyi evlerine kaçırdı güvenli yer aradılar.Taurdal bol preplnený, pretože mnoho Dúnadanov opustilo svoje domovy a hľadalo bezpečie vo veľkom počte.
Taurdal bir çok Dunedain'liyi evlerine kaçırdı güvenli yer aradılar.Taurdal encheu com Dúnedain fugindo de suas casas buscando segurança em números.
Taurdal bir çok Dunedain'liyi evlerine kaçırdı güvenli yer aradılar.Taurdal fyldtes da mange Dunedain flygtede fra deres hjem og søgte sikkerhed blandt ligesindede.
Taurdal bir çok Dunedain'liyi evlerine kaçırdı güvenli yer aradılar.Taurdal fylldes med många Dúnedain som flydde sina hem. och sökte trygghet i antal.
Taurdal bir çok Dunedain'liyi evlerine kaçırdı güvenli yer aradılar.Taurdal praskal ve švech, protože mnoho Dúnadanů opustilo jejich domovy a hledalo bezpečí ve velkém počtu.
Taurdal bir çok Dunedain'liyi evlerine kaçırdı güvenli yer aradılar.Taurdal se remplissait alors que des Dúnedains fuyaient leur foyer et y cherchaient refuge en grand nombre.
Taurdal bir çok Dunedain'liyi evlerine kaçırdı güvenli yer aradılar.Taurdal täyttyi Dúnedainin paetessa kodeistaan ja hakiessa turvaa laumasta.
Taurdal bir çok Dunedain'liyi evlerine kaçırdı güvenli yer aradılar.Taurdal zapełniało się, gdy wielu Dúnedainów uciekało z domów szukając bezpieczeństwa wśród swoich.
Taurdal bir çok Dunedain'liyi evlerine kaçırdı güvenli yer aradılar.タウアディルに身を寄せた アラドール殿と野伏たちは出陣した
Tüh kaçırdık!Ce risipã!
Tüh kaçırdık!Co za strata!
Tüh kaçırdık!On l'a raté !
Tüh kaçırdık!Was für eine Verschwendung!
Tüh kaçırdık!Τί σπατάλη!
Ve bu arkadaşlar bizim gözden kaçırdığımız bir şeyi biliyorlar.Acești oameni știu ceva ce noi am pierdut din vedere.
Ve bu arkadaşlar bizim gözden kaçırdığımız bir şeyi biliyorlar.A tihle lidé vědí něco, co jsme již dávno ztratili z dohledu.
Ve bu arkadaşlar bizim gözden kaçırdığımız bir şeyi biliyorlar.A títo ľudia vedia niečo, čo nám vyrazilo dych.
Ve bu arkadaşlar bizim gözden kaçırdığımız bir şeyi biliyorlar.Deze mensen weten iets dat we uit het oog verloren.
Ve bu arkadaşlar bizim gözden kaçırdığımız bir şeyi biliyorlar.E questi ragazzi sanno qualcosa che noi abbiamo perso di vista.
Ve bu arkadaşlar bizim gözden kaçırdığımız bir şeyi biliyorlar.És ezek a srácok tudnak valamit, amiről megfeledkeztünk.
Ve bu arkadaşlar bizim gözden kaçırdığımız bir şeyi biliyorlar.Essas pessoas sabem uma coisa que nós já perdemos de vista.
Ve bu arkadaşlar bizim gözden kaçırdığımız bir şeyi biliyorlar.Et ces gens savent une chose que nous avons perdue de vue.
Ve bu arkadaşlar bizim gözden kaçırdığımız bir şeyi biliyorlar.I wiedzą o czymś, o czym my zdajemy się zapominać.
Ve bu arkadaşlar bizim gözden kaçırdığımız bir şeyi biliyorlar.그리고 그런 사람들은 우리가 안목을 잃었다는 것을 알고 있습니다.
Ve bu arkadaşlar bizim gözden kaçırdığımız bir şeyi biliyorlar.Und diese Leute wissen etwas, was wir aus den Augen verloren haben.
Ve bu arkadaşlar bizim gözden kaçırdığımız bir şeyi biliyorlar.Và những con người này biết rằng chúng ta đã không để chú trọng đến nó.
Ve bu arkadaşlar bizim gözden kaçırdığımız bir şeyi biliyorlar.Y esta gente sabe algo que hemos perdido de vista.
Ve bu arkadaşlar bizim gözden kaçırdığımız bir şeyi biliyorlar.Και αυτά τα παιδιά γνωρίζουν κάτι το οποίο έχουμε ξεχάσει.
Ve bu arkadaşlar bizim gözden kaçırdığımız bir şeyi biliyorlar.Тези хора знаят нещо, което ни убягва от погледа.
Ve bu arkadaşlar bizim gözden kaçırdığımız bir şeyi biliyorlar.Ці хлопці знають щось, що ми не змогли помітити.
Ve bu arkadaşlar bizim gözden kaçırdığımız bir şeyi biliyorlar.Эти парни знают что-то, что мы потеряли из вида.
Ve bu arkadaşlar bizim gözden kaçırdığımız bir şeyi biliyorlar.והחבר'ה האלה יודעים משהו שאנחנו איבדנו.
Ve bu arkadaşlar bizim gözden kaçırdığımız bir şeyi biliyorlar.وهؤلاء الأشخاص يعرفون شيئا غاب عن بالنا.
Ve bu arkadaşlar bizim gözden kaçırdığımız bir şeyi biliyorlar.何かを知っています この何かというのは 政治や
Ve iki haftasını, gün be gün iyi bir park yeri fırsatını kaçırdığını düşünerek geçiriyor.그리고 2주 내내 매일 좋은 주차 공간을 놓쳤다는 사실에 괴로워 합니다.
Ve iki haftasını, gün be gün iyi bir park yeri fırsatını kaçırdığını düşünerek geçiriyor.A strávi dva týždne trápiac sa myšlienkou, že deň za dňom prichádza o skvelú príležitosť na parkovanie.
Ve iki haftasını, gün be gün iyi bir park yeri fırsatını kaçırdığını düşünerek geçiriyor.Dva tedna zapravi z idejo, da zamuja priložnost, dan za dnem, ko bi lahko imel odlično parkirno mesto.
Ve iki haftasını, gün be gün iyi bir park yeri fırsatını kaçırdığını düşünerek geçiriyor.En hij zit daar twee weken te simmen, met het idee dat hij iedere dag weer een geweldige parkeerplek misloopt.
Ve iki haftasını, gün be gün iyi bir park yeri fırsatını kaçırdığını düşünerek geçiriyor.I spędza dwa tygodnie dręczony myślą, że każdego dnia traci okazję na takie łatwe parkowanie.
Ve iki haftasını, gün be gün iyi bir park yeri fırsatını kaçırdığını düşünerek geçiriyor.Så han ägnar två veckor åt att reta sig på alla chanser han missar till en bra parkeringsplats.
Ve iki haftasını, gün be gün iyi bir park yeri fırsatını kaçırdığını düşünerek geçiriyor.Și petrece două săptămâni sâcâit de ideea că ratează șansa, zi de zi, de a avea un loc de parcare minunat.
Ve iki haftasını, gün be gün iyi bir park yeri fırsatını kaçırdığını düşünerek geçiriyor.Stráví dva týdny pronásledován myšlenkou že den za dnem přichází o tu možnost skvělého parkování.