Az daha treni kaçırıyordum.I almost missed the train.
Neredeyse treni kaçırıyordum.I almost missed the train.
O her zaman topu kaçırıyor.She is always missing the ball.
Babam her zaman otobüsleri kaçırıyordu.My father was always missing buses.
Tom kargaları korkutup kaçırıyor.Tom is scaring the crows away.
Bir şey kaçırıyorum.I'm missing something.
Bir şey mi kaçırıyorum?Am I missing something?
Burada bir şey kaçırıyor muyum?Am I missing something here?
Bir şey kaçırıyor olmalıyım.I must be missing something.
Burada bir şey kaçırıyoruz.We're missing something here.
Tüm güzel karı kaçırıyorsun.You're missing all the lovely snow.
Neyi kaçırıyor olduğunu bilmiyorsun.You don't know what you're missing.
Neredeyse treni kaçırıyorduk.We almost missed the train.
Biz neredeyse treni kaçırıyorduk.We almost missed the train.
Bence bir şeyi gözden kaçırıyorsun.I think you're missing something.
Bence bir şeyi gözden kaçırıyorsunuz.I think you're missing something.
Bence asıl meseleyi gözden kaçırıyorsun.I think you're missing the point.
Bence asıl meseleyi gözden kaçırıyorsunuz.I think you're missing the point.
Neredeyse beni kaçırıyordun.You almost missed me.
Biz ne kaçırıyoruz?What're we missing?
Bir şey kaçırıyor olmalıyız.We must be missing something.
Belki bir şey kaçırıyoruz.Maybe we're missing something.
Sanırım bir şey kaçırıyoruz.I think we're missing something.
Her ikiniz de büyük resmi kaçırıyorsunuz.You're both missing the big picture.
Ben ne kaçırıyorum?What am I missing?
Herhangi bir şey kaçırıyor muyum?Am I missing anything?
Sanırım büyük resmi kaçırıyorsun.I think you're missing the big picture.
Tom benim bu büyük fırsatı kaçırıyor olduğumu düşünüyor.Tom thinks I'm missing this great opportunity.
Ben burada ne kaçırıyorum?What am I missing here?
O, örümceği gördüğünde neredeyse pantolonuna kaçırıyordu.He almost pooped his pants when he saw that spider.
Pekin'in dumanlı havası keyfimi kaçırıyor.The smoggy air of Beijing makes me feel gloomy.
Belki de burada bir şey kaçırıyorum.Maybe I'm missing something here.
Bir şey kaçırıyor musun?Are you missing something?
Sen büyük resmi kaçırıyorsun.You're missing the bigger picture.
Tom neredeyse çayını genzine kaçırıyordu.Tom almost choked on his tea.
Tom neredeyse kahvesini genzine kaçırıyordu.Tom almost choked on his coffee.
Bir şey kaçırıyorum gibi görünüyor.I seem to be missing something.
Noktayı tamamen kaçırıyorsunuz.You're completely missing the point.
Burada bir şeyi kaçırıyor olmalıyım.I must be missing something here.
Bu benim keyfimi kaçırıyor.This upsets me.
Bence burada bir şeyi kaçırıyoruz.I think we're missing something here.
Sen tamamen aklını kaçırıyorsun.You're completely out of your mind.
Neredeyse son günü kaçırıyorduk.We almost missed the deadline.
Lastik hava kaçırıyor.The tyre is losing air.
Oh, eğer daha önce yapmadıysanız çok şey kaçırıyorsunuz.Oh, you guys are missing out, if you haven't done it yet.
Yani, mecazi anlamı tamamen kaçırıyorlar.So, they completely miss the metaphorical meaning.
Ve kapıyı tekrar tekrar kaçırmış. Herkes ona kapıyı kaçırıyorsun.'He misses the door again.' Every body was telling him, 'You are missing the door.
Asıl sen noktayı kaçırıyorsun.You're missing the point.
Ama bazen bir şeyi gözden kaçırıyoruz.But occasionally we miss something.
Altı atış yapıyorum ve hepsini kaçırıyorumSo I take 6 shots and every shot I take I miss.
O zaman demek ki 4 basket yaptığıma göre 2 atışı da kaçırıyorum.So if I'm making 4 shots I missing 2 shots, so there's going to be 2 shots that I miss.
Demekki sadece bir atış kaçırıyorum.So I'm only missing 1 shot, right?
Fakat, bütün bu yol boyunca en önemli noktayı kaçırıyoruz.But, we missed the point the whole way along.
Bence bu ses birçok hayvanı korkutup kaçırıyor olmalı.I think that's got to be scaring a lot of animals away.
Ve her ikisinde de, bilirsiniz, aramızdan birisi Bağ'ı kaçırıyordu.And on both occasions, you know, one of us was missing the tie.
Çocuklar her iki kelimeden birini kaçırıyor.Children are losing one word in two.
Öğünlerini mi kaçırıyorsun yoksa sen?Have you been skipping meals?
Savaşın diğer yanlarını tamamen kaçırıyoruz.We are missing a completely other side of wars.
Savaşların ortasında hayatın devam etmesini sağlayan kadınların hikayelerini kaçırıyoruz.We are missing stories of women who are literally keeping life going in the midst of wars.
Görünen o ki bir şekilde dünya popülasyonunun yarısının kadın olduğu gerçeğini gözden kaçırıyorlar.It seems that they've somehow overlooked the fact that over half the world's population are women.