kızlar ile cümle
kızlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
26 yıldır Kony, LRA adını verdiği isyancı grubuna asker topluyor. Kızları seks kölelerine çeviriyor.يستخدم البنات لأغراض الجنس
26 yıldır Kony, LRA adını verdiği isyancı grubuna asker topluyor. Kızları seks kölelerine çeviriyor.將女孩們變為性奴隸
50 lerin ve 60 ların kısıtlı fırsatları, kızların sahip olamadıkları.여성들은 가지지 못했던 흔치 않은 기회의 산물입니다.
50 lerin ve 60 ların kısıtlı fırsatları, kızların sahip olamadıkları.הזדמנויות נדירות של שנות ה-50 וה-60, שבנות אחרות לא זכו להן.
50 lerin ve 60 ların kısıtlı fırsatları, kızların sahip olamadıkları.فرص نادرة في الخمسينات و الستينات ، لم تكن لتحصل للفتيات.
50 lerin ve 60 ların kısıtlı fırsatları, kızların sahip olamadıkları.他の女子は得られなかったチャンスを得ました そして私は両親が与えてくれたこの環境は
ABD'de çeşitli yerlere gittim ve biliyorum ki bu ülkenin kızları da hayaller kuruyor.Ik ben ook op plekken geweest in de VS. Ik weet dat meisjes in dit land ook wensen hebben.
ABD'de çeşitli yerlere gittim ve biliyorum ki bu ülkenin kızları da hayaller kuruyor.저는 미국의 여러곳을 둘러보며 이 나라의 소녀들도 소원을 가지고 있다는 것을 배웠지요.
ABD'de çeşitli yerlere gittim ve biliyorum ki bu ülkenin kızları da hayaller kuruyor.Έχω πάει και σε διάφορα μέρη στις Η.Π.Α., και ξέρω ότι και σε αυτή τη χώρα τα κορίτσια έχουν επιθυμίες.
ABD'de çeşitli yerlere gittim ve biliyorum ki bu ülkenin kızları da hayaller kuruyor.Я посетила много уголков США и знаю, что у девочек в этой стране тоже есть желания.
ABD'de çeşitli yerlere gittim ve biliyorum ki bu ülkenin kızları da hayaller kuruyor.ביקרתי גם במקומות בארצות הברית, ואני ערה לכך שלנערות בארץ הזו יש גם משאלות,
ABD'de çeşitli yerlere gittim ve biliyorum ki bu ülkenin kızları da hayaller kuruyor.قد كنت كذلك في أماكن داخل الولايات المتحدة وأعرف أن الفتيات في هذه البلاد لديهم أمنيات كذلك
ABD'de çeşitli yerlere gittim ve biliyorum ki bu ülkenin kızları da hayaller kuruyor.この国の少女たちも 願いがあることを知っています ブロンクスの少女の よりよい生活への願い
Adam: Beyler, kızlara aşık olmak iyi bir şey değil.남자: 자네들, 여자랑 사랑에 빠지지 않도록 하라구.
Adam: Beyler, kızlara aşık olmak iyi bir şey değil.Les gars, tomber amoureux des filles, ce n'est pas bon.
Adam: Beyler, kızlara aşık olmak iyi bir şey değil.Sich in Mädchen zu verlieben, das bringt nichts.
Adam: Beyler, kızlara aşık olmak iyi bir şey değil.الرجل: ليس من الجيد يا شباب الوقوع في حب الفتيات
Adam: Beyler, kızlara aşık olmak iyi bir şey değil.カミさんが いるんだからな
Affedersiniz, kızlar.Bocsi, csajok.
Affedersiniz, kızlar.Désolé les filles.
Affedersiniz, kızlar.아가씨들, 미안.
- Affedersiniz, kızlar- Perdonad, chicas.
Affedersiniz, kızlar.Promiňte, holky.
Affedersiniz, kızlar.Scusate ragazze.
Affedersiniz, kızlar.Sori girls.
Affedersiniz, kızlar.Sorry, dziewczyny.
Affedersiniz, kızlar.Sorry Mädels!
Affedersiniz, kızlar.Συγγνώμη, κορίτσια.
Affedersiniz, kızlar.Простите, девчонки.
Affedersiniz, kızlar.סליחה בנות.
Affedersiniz, kızlar.آسف، يا فتيات.
Afganistan'da kızlar için kızlar için okula gitmenin hala riskli olduğu bir ülkede.여학생들을 위한 기숙 학교입니다. 여학생들이 학교로 가기에는 아직도 위험한 나라에서요.
Afganistan'da kızlar için kızlar için okula gitmenin hala riskli olduğu bir ülkede.עבור בנות באפגניסטן, ארץ שבה עדיין מסוכן לבנות ללמוד בבית הספר.
Afganistan'da kızlar için kızlar için okula gitmenin hala riskli olduğu bir ülkede.最初の また恐らく唯一の女子のための寄宿学校です とても嬉しいことに "SOLA"の学生たちは
Ağzı çok tatlı, Tepeden tırnağa güzel. İşte böyledir sevgilim, böyledir yarim, ey Yeruşalim kızları!hans Gane er Sødme, han er idel Ynde. Sådan er min elskede, sådan min Ven, Jerusalems Døtre.
Ağzı çok tatlı, Tepeden tırnağa güzel. İşte böyledir sevgilim, böyledir yarim, ey Yeruşalim kızları!Hans gane er sødme, og alt ved ham er liflighet. Slik er min elskede, slik er min venn, I Jerusalems døtre!
Ağzı çok tatlı, Tepeden tırnağa güzel. İşte böyledir sevgilim, böyledir yarim, ey Yeruşalim kızları!jeho ústa presladké, a celý je prežiadúcny. To je môj milý a to môj priateľ, dcéry Jeruzalema!
Ağzı çok tatlı, Tepeden tırnağa güzel. İşte böyledir sevgilim, böyledir yarim, ey Yeruşalim kızları!입은 심히 다니 그 전체가 사랑스럽구나 예루살렘 여자들아 이는 나의 사랑하는 자요 나의 친구일다
Ağzı çok tatlı, Tepeden tırnağa güzel. İşte böyledir sevgilim, böyledir yarim, ey Yeruşalim kızları!Su paladar es dulcísimo; ¡todo él es deseable! Así es mi amado y así es mi amigo, oh hijas de Jerusalén
Ağzı çok tatlı, Tepeden tırnağa güzel. İşte böyledir sevgilim, böyledir yarim, ey Yeruşalim kızları!Usta njegova so sladka in ves je ljubezniv. Tak je ljubi moj, tak je prijatelj moj, o hčere jeruzalemske!
Ağzı çok tatlı, Tepeden tırnağa güzel. İşte böyledir sevgilim, böyledir yarim, ey Yeruşalim kızları!уста его – сладость, и весь он – любезность. Вот кто возлюбленный мой, и вот кто друг мой, дщериИерусалимские!
Ağzı çok tatlı, Tepeden tırnağa güzel. İşte böyledir sevgilim, böyledir yarim, ey Yeruşalim kızları!חכו ממתקים וכלו מחמדים זה דודי וזה רעי בנות ירושלם׃
Ağzı çok tatlı, Tepeden tırnağa güzel. İşte böyledir sevgilim, böyledir yarim, ey Yeruşalim kızları!حلقه حلاوة وكله مشتهيات. هذا حبيبي وهذا خليلي يا بنات اورشليم
Ağzı çok tatlı, Tepeden tırnağa güzel. İşte böyledir sevgilim, böyledir yarim, ey Yeruşalim kızları!他 的 口 極 其 甘 甜 . 他 全 然 可 愛 。 耶 路 撒 冷 的 眾 女 子 阿 、 這 是 我 的 良 人 、 這 是 我 的 朋 友
Ağzı çok tatlı, Tepeden tırnağa güzel. İşte böyledir sevgilim, böyledir yarim, ey Yeruşalim kızları!他 的 口極 其 甘甜 . 他 全然 可愛 。 耶路撒冷 的 眾女子 阿 、 這是 我 的 良人 、 這是 我 的 朋友
Ailelerde dini inançlar kızlarının hasta değil de sadece gay olduklarını kabullenmeyi zorlaştırıyor.A családjaik vallásos hite megnehezíti annak elfogadását, hogy lányaik nem betegek, csupán homoszexuálisak.
Ailelerde dini inançlar kızlarının hasta değil de sadece gay olduklarını kabullenmeyi zorlaştırıyor.가족안에서의 종교적 믿음은 그들의 딸들이 아픈것이 아니라 단지 동성애자라는 것을 받아들이기 어렵게 했죠
Ailelerde dini inançlar kızlarının hasta değil de sadece gay olduklarını kabullenmeyi zorlaştırıyor.В семьях религиозные убеждения усложняют принятие того факта, что их дочери не больны, а просто другие.
Ailelerde dini inançlar kızlarının hasta değil de sadece gay olduklarını kabullenmeyi zorlaştırıyor.במשפחות בהן האמונה הדתית מקשה על קבלת העובדה שבנותיהן אינן חולות, אלא פשוט אחרות (גם=הומוסקסואליות).
Ailelerde dini inançlar kızlarının hasta değil de sadece gay olduklarını kabullenmeyi zorlaştırıyor.من عائلات عقائدها الدينية تجعل من الصعب عليها تقبل أن بناتهم لسن مرضى ولكن فقط شواذ.
Ailelerde dini inançlar kızlarının hasta değil de sadece gay olduklarını kabullenmeyi zorlaştırıyor.娘が病気なのではなく、同性愛者である ということが認めづらいのです グループ立ち上げにかかわったリアによると、
"Amaan, ben erkeğim. Bu kızların sorunu" veya "Bu kadınların sorunu.""아, 나는 남자야. 저건 여자들의 문제야" 라고 말이죠.
"Amaan, ben erkeğim. Bu kızların sorunu" veya "Bu kadınların sorunu.""היי, אני בחור. הדברים האלה הם לבנות", או "זה - רק לנשים".
"Amaan, ben erkeğim. Bu kızların sorunu" veya "Bu kadınların sorunu.""مهلاً، أنا رجل. وهذا للفتيات"، أو "هذا للنساء".
"Amaan, ben erkeğim. Bu kızların sorunu" veya "Bu kadınların sorunu."そして 文字通り一歩も先に
Ama bazı çobanlar gelip onları kovmak istedi. Musa kızların yardımına koşup hayvanlarını suvardı.A když se navrátily k Raguelovi, otci svému, řekl on: Jakž jste to dnes tak brzo přišly?
Ama bazı çobanlar gelip onları kovmak istedi. Musa kızların yardımına koşup hayvanlarını suvardı.Ale prijdúc pastieri odohnali ich. Vtedy vstal Mojžiš a pomohol im a napojil ich stádo.
Ama bazı çobanlar gelip onları kovmak istedi. Musa kızların yardımına koşup hayvanlarını suvardı.A pásztorok is oda menének és elûzék õket. Mózes pedig felkele és segítséggel lõn nékik és megitatá juhaikat.
Ama bazı çobanlar gelip onları kovmak istedi. Musa kızların yardımına koşup hayvanlarını suvardı.A pridejo pastirji in jih odženo. Mojzes pa vstane in jim pomaga in napoji njih čredo.
Ama bazı çobanlar gelip onları kovmak istedi. Musa kızların yardımına koşup hayvanlarını suvardı.A przyszedłszy pasterze odganiali je. Tedy wstawszy Mojżesz obronił ich, i napoił bydło ich.
İlgili Sayfalar