kızlar ile cümle

kızlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Kamen, eşi Sandra Keenan-Kamen ve kızları Sasha ve Zoe ile birlikte yaşamaktaydı.Оставя след себе си съпруга, Сандра Кийнан-Кеймън, и две дъщери, Саша и Зоуи.
Genç kızlar çıldırıp kendilerini asmaya başlarlar.Другите момичета се разпищяват и хукват да дирят помощ.
Tiberius açık şekilde karısının ve kızlarının güvenliğinden endişe duyuyordu.Виктория е загрижена за сигурността на дъщеря си, както и за своята.
O, V. Leopold (Avusturya Arşidükü) ve Claudia de' Medici'nin kızlarıydı.Тя е дъщеря на астрийския ерцхерцог Леополд V и Клавдия Медичи.
Mirvari, Raisa ve Esther isimlerinde üç kızları var.Те имат 3 дъщери: Мирвари, Раиса, и Естер.
Kızlarla uğraşmaktan ve onlarla alay etmekten zevk alır.Обича да забавлява и разсмива хората.
Kızlara göre bebek hareket ediyordu.През този месец майката усеща движенията на бебето.
Düğünde kadın ve kızlar evin içinde; erkekler ise dışarıda oynarlardı.Жените и момичетата спяли в семейната къща, а мъжете и момчетата в къщите за изпотяване.
Kızları istediği gibi yöneten ve onlara kötülük aşılamaya çalışan bir karakter.Аз съм религиозен човек и ще се боря против тези, които злоупотребяват с името Му.
Kızlar genelde görücü usulü ile evlendirilmektedirler.Дъщерите обикновено са получавали зестра, когато се омъжат.
Daha önce Elizabeth adlı bir kızları olmuş ancak ilk döneminde hayatını kaybetmiştir.Преди него двойката има още едно дете, дъщеря на име Елизабет, която умира в ранна детска възраст.
Saad maalesef kızları Meryem ve Şeyha'yı kaybetti.От брака се раждат дъщерите Стана и Мария и синовете Тодор и Михаил.
Çünkü ona göre kızları onun gençliğini çalmıştır.Съгласно собствените му думи на младини е употребявал наркотици.
James kızlarla pek ilgilenir ve onlara gösteriş yapmayı severdi.Често помага на Анди с шегите и ги харесва.
Ernest ve Raissa çiftinin dört kızları olmuş, ikisi bebeklikte yaşamını yitirmişti.Ерик имал четирима сина и една дъщеря и всеки от тях подготвил свои собствени експедиции.
Çiftin tek kızları, Theodora Angelina olmuştur.От съпругата си Анна Ангелина има една дъщеря Теодора Ангелина Комнина.
Ülkenin diğer bölgelerinden kızlar da okulda eğitim görmek için buraya geliyordu.В гимназията са идвали да се учат момичета и от други краища на страната.
Koltuk altımı tıraş etmezdim ve makyaj yapan normal kızlar gibi giyinmezdim.Nisam se brijala ispod ruke i nisam se šminkala kao sve ostale normalne djevojke.
Erkekler kızlara göre % 50 daha fazla etkilenirler; krup sonbaharda daha çok görülür.Mušku djecu krup pogađa 50% češće nego žensku i češće se javlja u jesen.
Hogwarts: Bir Tarihe göre kurucular, kızların erkeklere göre daha güvenilir olduklarını düşünüyorlardı.Harford je do tada vjerovao kako su žene po prirodi vjernije od muškaraca.
Bulgaristan'da ilk kızların tarımsal okulu, dönem esnasında Aitos'ta kurulmuştur.Prva djevojačka agronomska škola osnovana je u Ajtosu, u tom vremenu.
Yollarıma çember leyin bırakırdı kızlar.Prvenstvo BiH u rukometu za žene.
Hesiodos`un Theogony`sine göre, Müzler tanrıların kralı Zeus ile bellek tanrıçası Mnemosyne'in kızlarıdır.Prema Heziodovoj Teogoniji, Muze su kćeri Zeusa, kralja bogova, i Mnemozine, boginje pamćenja.
Bunu kızlar da yapabilir.Pa se i djevojke mogu spetljati s djevojkama.
Kızlar ise onunla dalga geçer ve kahkahalarla güler.Žena ih vidi te se glatko nasmije.
İki kızları olmuştur: Tamar, Hükümdar olarak ardılı olmuştur.Kentkaues je rodila dva sina, a obojica su poslije vladali kao faraoni.
Ressam bu tablosunda halası ve eşini iki kızlarıyla birlikte betimlemiştir.Osim njih Bukovac je naslikao sebe i svoju ženu.
Myrtle Warren - 1. kattaki kızlar tuvaletinin hayaleti.Plačljiva Myrtle: Duh koji živi u ženskom zahodu na drugom katu.
Daha önce Elizabeth adlı bir kızları olmuş ancak ilk döneminde hayatını kaybetmiştir.Imali su i jedno dijete prije njega, kćerku Elizabeth, koje je umrla u dojenačkoj dobi.
Çiftin Danielle adında bir kızları olmuş ve 1955'te boşanmışlardır.Imali su jednu kćer, Rosalind, a razveli su se 1928.
Birlikte bir kızları var.Zajedno imaju kćer.
Yine bir efsaneye göre, sadece bakire kızların yanına yaklaşır ve bu şekilde yakalanabilir.Mužjak se udvara ženki tako što je hvata i oblijeće oko nje.
Ölenlerin çoğu kadın ve kızlardı.Većina ubijenih bili su žene i djeca.
Kızların merdivenlerinin üzerinde bir büyü vardır.Imao je skroman uspjeh na ljestvicama.
Çiftin iki kızları oldu; Elizabeth ve Alice.Imali su dvije kćeri, Elizabetu i Mariju.
Kadının kızları da hem güzel hem de iyi kalplilermiş.Kako su te djevojčice ljupke, vesele!
"Kızlar gibi!"Divim se takvim ženama".
I. Petro'nun (Büyük) kızlarından Anna ile Holstein-Gottorp dükü Karl Friedrich'in oğluydu.Sin Ane, kćerke Petra Velikoga i Karla Fridrika, vojvode od Holstein-Gottorpa.
Genç kızlarda sivilce çok görülüyor.Tamo pronalaze civilizaciju prekrasnih mladih ljudi.
Ölenlerin çoğu kadın ve kızlardı.Väčšina z obetí boli ženy a deti.
Ancak tüm erkek çocukları ölmüş ve kızlardan sadece biri hayatta kalmıştı.Chlapec zomrel a prežilo len dievča.
Volturi gidince, Edward ve Bella kızları ile birlikte huzurlu bir şekilde yaşamlarına devam ederler...Hneď ako Volturiovci odídu, Edward a Bella žijú svoj pokojný život v mieri so svojou dcérou.
Fowley kızlara gruba üye bulmada yardımcı oluyor.Potom Fowley pomohol dievčatám nájsť ostatných členov.
Kızlar arasında birinci olur.Prvý medzi rovnými.
1. Eşler ve Kızlar.Ostali manželky, deti...
Bir kızları var, Lilah Binney Brown (7 Temmuz 2005'te doğdu).7. júla 2005 sa im narodila dcéra, Lilah Binneyová Brownová.
1994 doğumlu Alize isminde bir kızları var.Majú spolu dcéru Alizem, narodenú v roku 1994.
Kızlar ise onunla dalga geçer ve kahkahalarla güler.Oslavuje mladosť a súčasne sa z nej vysmieva.
Son anlarında Aişe ve kızları yanındaydı.V posledné dni bola s ním jeho manželka a deti.
Yollarıma çember leyin bırakırdı kızlar.Cestou dcéram vyzradí svoje úmysly.
Günlerden bir gün kızlar dereye balık tutmaya gitmişler.Jedného dňa sa dvaja muži z dediny rozhodli ísť loďou na ryby.
Adet üzere delikanlılar kızlara çeşitli hediyeler getirirler, kızlar da onlara ten ten helvası verirlerdi.Dievčatá im prinášajú rôzne dary, aby si ich naklonili.
Okulda kızlara yönelik nakış kursu verilmektedir.Čo sa deti o sexe naozaj učia v školách?
Kızların eğitimi için yaptığı savunma, kendi kızları tarafından devam ettirildi.Ako vdova sa naďalej venovala výchove svojich detí.
Genç kızlar ve delikanlılar ortak oyunlar oynarlar.Jej padlí synovia a manžel vystupujú v hre ako normálne postavy.
Bir yoruma göre, bu takımyıldız tanrı Zeus ve tanrıça Themis'in bakire kızları Astraea'yı temsil eder.Podľa jednej verzie, súhvezdie zobrazuje Astraiu, dcéru boha Dia a bohyne Themis.
Kızlar ondan yüzüğü isterler.Vtom doktor požiadal Besania o prsteň.
Bunun için yetim kızlar kullanılır.Toto sa používa v obciach v oblasti Oravíc.
Rahibe Charlotte, şeytanın kızları ele geçireceği konusundan korkmaya başlar.Sestra Charlotte zostáva znepokojená a démon znovu zasahuje na dievčatá so sirotinca.
Aynı yılın Ağustos 18'inde kızları Frances Bean doğdu.V tom istom roku sa mu narodila dcéra Frances Bean Cobain.
İlgili Sayfalar