kızlar ile cümle

kızlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Kızlar arasında birinci olur.^ 女性では初。
Kadının kızları da hem güzel hem de iyi kalplilermiş.それと、私は女の子たちは美しくて、セクシーだと思う。
Çok büyük göğüsleri olan kızlardır.巨乳の女の子が多い。
Çift kızlarına 'North West' adını vermişlerdir.我々は彼女たちをノルニルと呼ぶ。
Despina Don Alfonso'dan kızları kandırmak için kendi planının uygulanmasını ister.ドン・アルフォンソはデスピーナと姉妹を陥落させる計画を進める。
Ardından da partilerdeki eski sevgilileri hakkında ağlaşan kızların etrafında dans eden kız işte bu dedim.その時ミツルは、会場から飛び出してきた少女たちの中に、クラスメートの舞華を目撃する。
Örnek: Genç kızlar çok çikolata yiyor.趣味は、チョコの大食い。
Yani CB, kızların her türlü güzel olduğunu düşünmektedir.実際、彼らがみな愉快な連中であることをルビーは分かっている。
Ama yeterince kötü olmadıkları için kızların öpücükleri ile yok olmuşlardır.本性を見透かされているので美女たちからまったく相手にされていない。
Erişim tarihi: 2013-12-30. ^ a b "Özel Maç (Kızlar U-17 Milli) Azerbaycan 2-1Türkiye".^ a b ラジオマニア2015(三才ブックス)p.12 - 17「SPECIAL INTERVIEW 01 この人に訊きたい!
Kızlarla takılmayı sever.女性をはべらすのが好き。
Genç kızlar bu arada oyun oynayarak eğlenirler.若者同士は一緒に遊んで楽しそう…。
(Latince'deki furere: öfkeden çıldırmak, kasıp kavurmak sözcüğünden) Gaia ve Uranüs'ün kızları.吉岡杏梨(よしおか あんり) 奈子とアッシャー(アッサム)の娘。
İki romanını içeren defteri kızları tarafından saklanmıştır.後に2冊の物語小説にまとめられている。
2007 yılında doğan bir kızları vardır.2007年に娘が生まれている。
Kızlar da salonda silahlanmaktadırlar.武器が議場内で振り回された。
Kızlara randevu vermek hobisidir.趣味は女子会。
Burada kızlar fahişelik yapmaktadır.新しい女給 売春婦。
Kızlar, yenileceklerine tamamen inanmaktadırlar.娘たちから信頼される善き人物。
Aynı zamanda etrafındaki kızlardan ilgi görmeye başlar.周りの女の子たちからも人気がある模様。
Kızlar, "Bir Mısırlı bizi çobanlardan korudu; hatta kuyudan su çekip sürüyü suladı" diye cevap verdi.世間は相伝えて、「小角は鬼神を使役することができ、水を汲ませたり、薪を採らせたりした。
Kızlara göre bebek hareket ediyordu.子供はともに赤ちゃんモデルをしていた。
Sınıftaki huzursuz kızlar arasında kendini yetiştirmekte büyük zorluk çekmektedir.クラスで孤立していく真彩のことを心配している。
Kızlar cüceye yardım etmişler ama bir türlü çıkaramamışlar sakalını ağaçtan.小人は横暴な態度で助けを求め、姉妹は髭を引き抜こうとしたがうまくいかず、結局しらゆきがはさみで髭を切った。
30 Aralık 2010 tarihinde erişildi. ^ a b Haydi Kızlar Okula!奴らがB-LAPに出たのは "なんでだろう" SP 9月30日 - 学校へ行こう!
Oğulları ve kızları denedilerse de onu avutamadılar.蠡升は和親をたのんで、防備を怠った。
Saraydaki şarkıcı kızlar ve müzisyenler saraydan kovuldu.王妃はどこへ行くにも宮廷音楽家を連れていた。
Onun karakteri, bütün kızlarla iyi anlaşan çapkın birisidir.そんな彼の目標は、とびきりの美人と付き合うこと。
Aralık 2006'da oğulları ve Ağustos 2009'da da bir kızları oldu.2006年8月には次男、2009年5月には三男が誕生した。
Çünkü ona göre kızları onun gençliğini çalmıştır.本人の話によると彼女たちが若いころ、おならが原因で人生を台無しにされたことが判明している。
Erler ile kızlar var, Oyna yar, oyna yar.また随所に的当てやクイズなどのミニゲームがある。
Ancak tüm erkek çocukları ölmüş ve kızlardan sadece biri hayatta kalmıştı.仲間はすべて殺され、生き残ったのは彼女のみ。
Çok parıltılı ve o diğer sarışın kızlar gibi kendini ovan bir tarza sahip olsun istemedim.無造作に伸ばした長い金髪と白い肌の妖精のような美しさを持つ少女。
Las Chivas Femenil, 14-18 yaşları arasındaki kızları Chivas Femenil için yetiştirir.ティータ・アグリノス 女性、18〜28歳。
Kızlarım çocuk yaşlarındaydı.彼らは彼らの時代の子であった。
(Deniz kızları gibi).著有《海潮论》等。
Değerli oğullarınızdan, kızlarınızdan çok daha iyi bakarsınız (diye).帝乙歸妹,聊可比其元吉;齊侯之子,未足方其美正。
Günümüz filmlerinde gördüğümüz çoğu kadın karakter 'kalbi kırılmış zavallı kızlar '.你們今天所看到大多數電影的女性角色都是『傷心欲絕的窮女孩』。
Koltuk altımı tıraş etmezdim ve makyaj yapan normal kızlar gibi giyinmezdim.我不剃腋毛也不像尋常女孩一樣化妝。
Lisa tasarlanırken, Groening "kızların saç tarzını hiç düşünmemişti".在设计莉萨时,格勒宁“没有费心去像女生的发型”。
Bu mesajlardan biri; "ergenlik çağında gebe kalan genç kızlar"dır.」禮記曰:「微子舍其孫腯而立衍也。
Aynı yılın Ağustos 18'inde kızları Frances Bean doğdu.同年8月18日,他們女兒的 Frances Bean Cobain 出生。
Kızlar ise etrafında pervane oluyor .因此周圍總有女生圍繞。
Padişahların Kadınları ve Kızları (3 bas.).具慶下,妻王氏,繼妻張氏;弟道行,子嗣三。
Sen de benim kızlarımdan hayırlısın.認為女兒是最好的。
Studio 54 Angels radyonun imajını yansıtan ön plan kızlarıdır.第54演播室天使(Studio 54 Angels)是第54演播室的形象女郎,原本作用是支援電台的外事活動。
Zifr - Kızlarla pek geçinemiyor.基本上他對美女沒轍。
Diğer kızlar ayrılırlar.大女儿失散。
Saad maalesef kızları Meryem ve Şeyha'yı kaybetti.戶倉彩 美波與雅之的女兒。
Evlilik dışı doğdukları için Galileo kızlarını evlendirilemez olarak görmüştür.由於他們是非婚生子女,所以伽利略觉得女儿们嫁不出去。
Yeterince şanslı olan kızlar sihir güçler kazanıp, günlerini gün etmektedir.幸運地獲得魔法,過著充實生活的眾少女。
Nedimeler'in ressam üzerindeki etkisi Edward Darley Boit'in Kızları'nda görülebilir.这些手法都可以在薩金特的另一件作品,愛德華·達裏·博伊特的女兒們中见到。
Ortaçağda Aşkenaz Yahudi cemaatlerinde kızlar genç yaşta evlendirilirdi.在人群最中間的一對年輕人當場成婚。
Kızlar onu ilk gördüklerinde onu ilk önce bir manav sonra da berber sanmışlardır.最初喜歡的人是轆轤,在見證了轆轤與紅緒間的感情之深後,漸漸承認了他們。
Ölenlerin çoğu kadın ve kızlardı.死者多为女性和小孩。
Kızlara zaafı vardır.害怕女生。
Kızlar onu bir süre sonra affeder.持續一段時間後人偶會消失。
Prasutagus'un dulu Boudica kırbaçlatıldı, kızlarına tecavüz edildi.布狄卡被鞭打,她的两个女儿被强奸。
Burada kızlar fahişelik yapmaktadır.遊女即為娼妓。
Kızları Aasta Hansteen bilinen bir kadın hakları savunucusu olmuştu.為了成為能夠守護家園的女性,長年鍛鍊女子之力。
İlgili Sayfalar