kızlar ile cümle

kızlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ölenlerin çoğu kadın ve kızlardı.Większość zabitych to dzieci i kobiety.
Kızlar, Nijerya'daki petrol savaşının kurbanlarındandırlar.PAP: „Wojna naftowa” w Nigerii.
Üç kızlar adı ile bilinir.Znane są imiona trzech jego żon.
Kate ve Emily isminde iki kızları vardır.Z tego związku miał dwie córki Kate i Emma.
Çiftin kızları Maybelle, altıncı doğum gününden sonra gelişen bir kanserle bir yıl içinde vefat eder.Para ma córkę, Maybelle, która w wieku sześciu lat zachorowała na raka.
Zaten birçok kere kızlarla berabere kalmışlardır.Nierzadko bywają kojarzone z kobietami.
29 Ekim 1935'te Irma ile dünyaya getirdikleri kızları Ingrid doğmuştur.29 października 1935 roku urodziła im się pierwsza córka – Ingrid.
Genç kızlar bu arada oyun oynayarak eğlenirler.Razem z nimi najmłodsi uczą się poprzez zabawę.
Oğullarını ve kızlarını ateşte yakmak üzere Hinnomoğlu Vadisindeki Tofet’te yüksek yerler* yaptılar.Bierze swe dzieci i oddala się z nimi w kierunku, gdzie przygotowany jest stos drzewa do spalenia.
Hogwarts: Bir Tarihe göre kurucular, kızların erkeklere göre daha güvenilir olduklarını düşünüyorlardı.Częściowo może to wynikać z faktu, że elfy uważały ludzi za gorszych od siebie.
Oğlu balıkta, kızları edebiyatta Talk is Jericho adlı podcastte konuk uzmanlar oldu.Jego potomstwo było gośćmi w podcaście Talk is Jericho.
Köy kızlarının çoğu tekstil sanayiinde çalışıyor.Większość jego mieszkańców pracowała w przemyśle tekstylnym.
Diğer bölgedeki ve Prebilovci'deki kızlara tecavüz ettiler.Do gwałtów doszło w różnych miejscach w kibucu i jego okolicy.
Kızlarla yaşıttır ve onlarla aynı okula gider.Razem dorastali i uczęszczali do tej samej szkoły.
Bu kızlar, insanları dünyadaki kötülüklerden korumaya ve uzak tutmaya çalışırlardı.To on nauczył ludzi, jak żyć właściwie i przetrwać na świecie.
Ancak kızları iki yaşında iken 1594'te hayata gözlerini yumdu.Dziewczynka zmarła jednak w wieku dwóch lat (1594).
Aynı zamanda Kızlar ve Anneleri adlı yarışma programının da sunuculuğunu yapmıştır.Postanawia wziąć udział w konkursie piękności dla matek i córek.
En büyük kızları.Najbogatsza z dziewczyn.
Kızlar cüceyi tutmaya çabalarken o habire bağırıyormuş: - Ceketimi yırtmayın!Jej matka budzi się z krzykiem: Nie zabijajcie mi dziecka!
3 Oğulları 2 kızları oldu.Z trzecią żoną doczekał się dwóch córek.
Kızlarla takılmayı sever.Lubi flirtować z dziewczynami.
Bu aynı zamanda kızların başörtüsü ile eğitim alıp alamayacağı tartışmalarını da başlattı.Zaczyna też zalecać się do niedoświadczonej życiowo dziewczyny.
Fowley kızlara gruba üye bulmada yardımcı oluyor.Dwight zaprowadza chłopaków na imprezę.
Gruptaki kızlardan farklı, özel bir okula gitmektedir.Szkoła jest dla dziewczynki wyjątkowa.
Diğer kızlar ayrılırlar.Przyjaciele rozdzielają się.
Kızların merdiveni üzerinde de yedi yatakhane bulunmaktadır.(Her yıl için.)Od ulicy Podgórze odchodzą ku górze cztery ciągi schodów (wszystkie zostały odremontowane w 1977).
Erdoğan 13 Ağustos 2004 yılında aktris Astrid Ann Marie Pollman ile evlenmiştir ve bir kızları olmuştur.W dniu 13 sierpnia 2004 roku poślubił Astrid Ann-Marie Pollmann.
Bütün kızlar ona aşık.Kocha wszystkie dziewczyny.
Kızlara onu affedip affetmeyeceğini sorar.Problem w tym, że my nie chcemy prosić Go o przebaczenie.
Kızlar eve döndüğünde babaları "Nasıl oldu da eve erken geldiniz?" diye sordu.A gdy wróciły do Reuela, ojca swego, zapytał je: «Dlaczego wracacie dziś tak wcześnie?»
Kızlarla uğraşmaktan ve onlarla alay etmekten zevk alır.Uwielbiał imprezować i spotykać się z dziewczynami.
Bir yıl sonra 12 Mart’ta kızları Hane Hiob dünyaya geldi.Rok później, 12 marca miał debiut teatralny.
Bunun için yetim kızlar kullanılır.Samice z tego rodzaju są jajożyworodne.
Bu okullarda kızlar ev kadını ve ev yönetimindeki hayatlarına hazırlık yapıyorlardı.Tych małych gestów uczymy się w domu, w rodzinie.
Üstelik bu taburun tamamı kızlardan oluşmaktadır.Zdarza się też, że utwór ten wykonują młode dziewczęta.
Despina Don Alfonso'dan kızları kandırmak için kendi planının uygulanmasını ister.Chcą nawet pojedynkować się z Don Alfonsem w obronie honoru swoich dziewcząt.
Rotten Tomatoes'da Kızlar Erkeklerden Ne İster?Czego chcą stalowi złodzieje?
Ayrıca II. Felipe'nin kızlarından biriyle evlenmeyi kabul ediyordu.Poza tym obie córki Karola miały poślubić synów Filipa.
Bu yeminle genç kızlar, dünya nimetlerinden uzak duracaklarına söz verirlerdi.Zgodnie z przekazami, do sanktuarium tego miały udawać się kobiety, by wieńczyć posąg bóstwa wieńcami.
11 çocuğun tüm ailesi, kızları müzik kariyerlerini sürdürebilsin diye Güney Kaliforniya'ya taşındılar.Hela familjen med elva barn flyttade till södra Kalifornien så tjejerna kunde fortsätta sin musikkarriär.
Yeni Zelanda'ya geri döndüklerinde Daisy Lawless adlı kızları doğdu (doğum tarihi 15 Temmuz 1988).De återvände sedan till Nya Zeeland där de fick sin dotter Daisy Lawless (född 15 juli 1988).
Yine 2007'de çalıştırdığı kızlardan biri intihar etti.En av hennes döttrar begick självmord i december 2007.
Şimdi kızlar, Tokyo'yu savunmakla yükümlüdürler.Nu slåss hon för att skydda Tokyo.
Erkekler kızlara göre % 50 daha fazla etkilenirler; krup sonbaharda daha çok görülür.Män drabbas dubbelt så många gånger som kvinnor, och krupp är vanligare på hösten.
Genç kızlar bu arada oyun oynayarak eğlenirler.Brukar roa sig med att spela luta.
Kızlara zaafı vardır.Damerna har tråkigt.
Kadınlmara ve genç kızlara musallat olur.Hon var dotter till Aither (Luften) och Hemera (Dagen).
14 yıldır evli olan Nadir ve Simin 11 yaşındaki kızları Terme ile birlikte Tahran'da yaşamaktadırlar.Nader och Simin har varit gifta i fjorton år och bor tillsammans med sin elvaåriga dotter Termeh i Teheran.
Rutilia ve Lucius Aurelius Cotta'nın kızlarıdır.Aurelia Cotta var dotter till Rutilia och Lucius Aurelius Cotta.
Kızlar arasında cok populerdır.Han är väldigt populär bland flickor.
Erkek çocuklar babalarının klanında yaşar, kızlar evlenince erkek tarafının klanına geçer.Söner lever med faderns klan och när döttrar gifter sig övergår de till att leva med sin mans klan.
Prasutagus'un dulu Boudica kırbaçlatıldı, kızlarına tecavüz edildi.Enligt Tacitus blev Boudicca piskad och hennes döttrar våldtagna.
O, V. Leopold (Avusturya Arşidükü) ve Claudia de' Medici'nin kızlarıydı.Hon var dotter till ärkehertig Leopold V av Främre Österrike och Claudia de Medici.
Şikomi denen bu kızlar tüm ev işleriyle ilgilenir.Där HK Ankaret spelar alla sina hemmamatcher.
İstanbul'da askerlik yaptığı dönemde kızları Filiz Ali (1937-) doğdu.Han återvände under Konstantins söner (november 337).
İkiz kızları Selma ve Patty gibi çok sigara içmekte ve konuşmaktadır.Hon är även storrökare precis som Patty och Selma.
Diğer kızlar ayrılırlar.Vännerna ger sig iväg.
Kızlar kategorisinde şampiyonluk yaşadı.Hon har spelat landskamper på flicknivå.
Bazı masallarda Zeus ve adalet tanrıçası Themis'in kızları oldukları söylenir.Hos poeten Hesiodos sägs de vara döttrar till Zeus och Themis, rättvisans gudinna.
Mısır mitolojisinde tanrıça Nuit (veya Nut), Şu ve Tefnut'un kızları, Geb'in eşi, yeryüzünün tanrısıdır.Nut var i egyptisk mytologi himlens gudinna, dotter till Shu och Tefnut och maka till jordens gud, Geb.
İlgili Sayfalar