kızlar ile cümle

kızlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Deniz kızlarının farklı bir türü olduklarına da inanıldığı görülmüştür.ثم لاحظوا ما اعتقدوا أنه أسد بحر آخر.
"Kızlar gibi!"سنعيد الفتيات".
Çiftin Julie isimli bir kızları oldu.ثم رزقا بطفلة تدعى جوليا.
Kızlar büyük bir başarı gösterdiler.وأظهرت تلك التنطيمات نجاحاً كبيراً.
Kızlara randevu vermek hobisidir.اعدادية حيفا للبنات.
Kızların suçlamaları yüzünden çok sayıda kişi tutuklanır.صدرت أحكام بالسجن على العديد من النساء اللواتي يخطفن الفتيات.
Burada kızlar fahişelik yapmaktadır.إذ رأته بغي من البغايا .
Padişahların kadınları ve kızları (5. bas.).خصائص أمير المؤمنين (للنسائي) ص 5 .
5 Ekim 1995'te D'wayne Wiggins'in sahibi olduğu Grass Roots Entertainment kızlarla sözleşme imzaladı.وفي الخامس من شهر أكتوبر عام 1995 قامت الشعبية الترفيهية صاحبة دويني ويغينز بعقد إتفاقية مع الفتيات.
Her görev için kızlara casus aletleri oluşturmaktadır.يمكنك اختيار جواسيس أو مخادعين لكل مهمة من المهام.
Korseler çoğunlukla kızlar tarafından giyilmekteydi.ترتدى الملابس العلوية القصيرة غالباً من الفتيات.
Kızlarım çocuk yaşlarındaydı.أنــا منطـقـي أبــداً طفـولـيٌّ..
Birlikte bir kızları var.معا لديهم ابنة.
Kızlar Sahada turnuvası şimdiye dek 2000 kadını futbolla tanıştırmıştır.مثلت منتخب المجر لكرة اليد للسيدات في 254 مباراة.
Arzu Kara (Tülin Özen) : Kızlar grubunun demirbaşı.إن الفتيات لديهن أمرًا يكافأهم البعض عليه وهو كونهم ذوات حساسية وعاطفة.
28 İsa bu kadınlara dönerek, “Ey Yeruşalim kızları, benim için ağlamayın” dedi.فالتفت إليهن يسوع وقال: "يا بنات أورشليم لا تبكين علي بل ابكين على أنفسكن وأولادكنّ.
Kızları ise defalarca tecavüze uğradıktan sonra öldürülmüştü.واغتصبت النساء اللاتي بقين في هذا المنزل مرارًا وتكرارًا.
Karısı Caesonia, küçük kızları Julia Drusilla ile birlikte 41 yılında öldürüldü.كما قتل زوجته الرابعة و ابنتهما جوليا دروسيلا.
Erkek çocuklar babalarının klanında yaşar, kızlar evlenince erkek tarafının klanına geçer.عندما يتزوج الرجل فإن الأطفال ينسبون إلى عشيرة زوجته.
Padişahların Kadınları ve Kızları (3 bas.).روى عنها محمد بن سيرين وغيره.
Kadınlmara ve genç kızlara musallat olur.يتكونون من نساء ورجال الدين المتخصصين (أي الرهبان).
Kızlardan hiçbiri öğrenci değil.لا توجد تلميذة من الفتياة
Kızları severim.احب البنات
Zerdüşt ise buna karşılık oğullarını ve kızlarını Hürmüz’e hediye eder.Lineu (Marco Nanini) e Nenê (Marieta Severo) passam seus bens, ainda em vida, para os filhos.
11 çocuğun tüm ailesi, kızları müzik kariyerlerini sürdürebilsin diye Güney Kaliforniya'ya taşındılar.Toda a família se mudou para o sul da Califórnia para as meninas continuarem a sua carreira musical.
Sığınmaevi kayıtlarına göre kızlar "acınası bir evden" kurtulmuşlardı.Documentos do asilo falam que as duas meninas foram "resgatada de uma casa muito miserável."
Arabalar, kızlar, gençler takılıyorlar ve eğleniyorlar.Carros, meninas, jovens se divertindo, esse tipo de coisa.
Sonraları, süper güçlere sahip özel dedektif Jessica Jones ile evlenir ve bir kızları olur.Mais tarde, ele se casa com a investigadora particular superpoderosa Jessica Jones, com quem tem uma filha.
Koltuk altımı tıraş etmezdim ve makyaj yapan normal kızlar gibi giyinmezdim.Eu não raspava minhas axilas e não usava maquiagem como garotas normais.
Eşi Yvonne Boyd, oğlu Lennie Jamie , ve kızları Polly ve Lucy de ressamdılar.Sua esposa Yvonne Boyd née Lennie, e seu filho Jamie e filhas Polly e Lucy são também pintores.
Yönetmen Ali Hatemi ve oyuncu Zari Khoshkam'ın kızlarıdır.É filha do director Ali Hatami e da actriz Zari Khoshkam.
Kebechet, Anubis ve karısı Anput'un kızlarıdır.Kebechet é filha de Anubis e sua esposa Anput.
Kızlara zaafı vardır.As garotas se lamentam.
Erkekler kızlara göre % 50 daha fazla etkilenirler; krup sonbaharda daha çok görülür.Os machos são afetados 50% mais freqüentemente do que as fêmeas, e há uma prevalência aumentada no outono.
Aleksios reddetti ve kızlarından biriyle evlendirme niyetinde olduğunu iddia etti.Aleixo recusou, alegando que tencionava casar o garoto com uma de suas próprias filhas.
Kilisenin bitişiğinde ana okulu ve kızlar mektebi bulunur.Ao lado da Igreja fica a escola primária.
Çiftin en az beş oğulları ve muhtemel kızları olmuştur, hiçbirinin ismi kaynaklar da geçmemektedir.Ele teve 5 filhos e talvez filhas, embora nenhum é mencionado nas fontes.
Yollarıma çember leyin bırakırdı kızlar.Eu fui muito longe nessa caminhada, com as meninas.
Bu evlilikten bir kızları (Nitara) ve bir de oğulları (Aarav) oldu.Em seguida, o nome de sua esposa (se fosse casado) e o de seus filhos (se tivesse).
Ancak daha sonraları pin-up kızlarının posterleri de yaygın olarak basılmaya başlanmıştır.Posteriormente, pôsteres de “pin-up girls” começaram a ser produzidos em massa.
Mirvari, Raisa ve Esther isimlerinde üç kızları var.Eles têm três filhas: Mirvari, Raisa e Esther.
3. Süleyman'ın kral kızlarından yedi yüz karısı ve üç yüz cariyesi vardı.O rei Salomão tinha 700 esposas e 300 concubinas.
Jennifer Grant adlı bir kızları oldu.Teve com ela uma filha, Jennifer Grant.
Konstantinos ile Maria çiftinin iki kızları olmuştur: Efrosini (y.Maria e Constantino VI tiveram duas filhas: Eufrósine (c.
Bütün kızlar ona aşık.Todos os macacos se apaixonam por ela.
Sen de benim kızlarımdan hayırlısın.Você é Tão Amável Quanto o Meu Finado Neto.
Kızları Konstantina ve Charito isim olarak bilinmektedir.As meninas Constantina e Cárito são conhecidas pelo nome.
Kızlar onu bir süre sonra affeder.Pouco depois seria perdoado.
Ankhesenpaaten / Ankhesenamen, Mısır firavunu Akhenaton ve kraliçesi Nefertiti'nin üçüncü kızlarıdır.Anchesenamon (ou Ankhesenamon) foi a terceira das seis filhas do faraó Aquenáton e da rainha Nefertiti.
Bunu kızlar da yapabilir.Inclusive garotos poderiam tentar.
Fowley kızlara gruba üye bulmada yardımcı oluyor.Fowley em seguida, ajudou as meninas a encontrarem outras integrantes.
Liseyi kızlar için olan Trafalgar Okulu'nda geçirdi.Ela frequentou a escola secundária Trafalgar School for Girls no centro de Montreal.
26 Kasım 2013'te kızları Autumn James Hallisay dünyaya geldi.Em 26 de novembro de 2013, em Los Angeles, Califórnia, nasceu a primeira filha do casal Autumn James Hallisay.
Sevgilisinin ailesi, kızlarının evlenme arzusuna şiddetle karşı koydu.A família da moça se opôs ao namoro.
Genç kızlar ve delikanlılar ortak oyunlar oynarlar.Meninos e meninas já participam dos rituais.
Katie evde Randy ile birlikte kalır ve kızların banyosunda Kanlı Mary oyununu oynarlar.Katie fica com Randy, e ela pede a ele para jogar Bloody Mary com ela.
Kızlar, yenileceklerine tamamen inanmaktadırlar.As fêmeas dão à luz crias plenamente desenvolvidas.
Erkek bebeklerde kızlardan 4-5 kat daha fazla görülür.Meninos são quatro a cinco vezes mais frequentemente acometidos do que meninas.
Padişahların kızlarıyla evlenenlere verilen unvandır.Os jornais instaram os filhos solteiros do rei a casar.
Erkek çocuklar babalarının klanında yaşar, kızlar evlenince erkek tarafının klanına geçer.Os hopi estão organizados em clãs e, quando um homem se casa, os filhos ficam membros do clã da mulher.
İlgili Sayfalar