Tom'un söyledikleri beni kızdırmıştı.What Tom said made me angry.
Bana dediğine göre, bu Fransızları gerçekten kızdırmış.As he said to me, that really pissed the French off.
Zidane'ın son maçı olmasına karşın Zinédine Zidane'ı kızdırmıştır.Aufgrund seiner starken Leistung war er für Zinédine Zidane die größte positive Überraschung des Turniers.
Aslında iletişim kurmaya çalışıyoruz, ama yolda bir yerde galiba birilerini kızdırmışız.I do believe we are architects of our destinies, but with me, somewhere along the line, something came loose.
Bu durum Edwards'ı çok kızdırmış.Anche se lei è profondamente dispiaciuta, Edgar ne è molto turbato.
Aslında iletişim kurmaya çalışıyoruz, ama yolda bir yerde galiba birilerini kızdırmışız.Кажется, я устоял, пытался идти, но что-то неудержимо влекло к земле, я проваливался куда-то.
Aslında iletişim kurmaya çalışıyoruz, ama yolda bir yerde galiba birilerini kızdırmışız.In praktijk gebeurt dit niet en probeert men toch een plaats in de rij op de snelweg te krijgen.
Suikastinden önce Sezar'ın senato toplantılarını bu tapınakta yapmaya başlaması senatoyu oldukça kızdırmıştı.Niekiedy celowo doprowadzał cesarza do złości podczas posiedzeń senatu.
Bu durum Edwards'ı çok kızdırmış.Ennek viszont Edwards egyáltalán nem örült.
Bu durum Edwards'ı çok kızdırmış.Tämä sai Edvardin toimimaan.
Zidane'ın son maçı olmasına karşın Zinédine Zidane'ı kızdırmıştır.Det afgørende mål blev scoret af Zinedine Zidane.
Zidane'ın son maçı olmasına karşın Zinédine Zidane'ı kızdırmıştır.Pada kejuaraan ini antara lain Zinedine Zidane juga ikut serta.
Aslında iletişim kurmaya çalışıyoruz, ama yolda bir yerde galiba birilerini kızdırmışız.元々は方向音痴では無かったが、とある原因で方向音痴になってしまった。
Bu durum Edwards'ı çok kızdırmış.結果としてエドセルは彼らを激怒させる事になった。
Bu durum Edwards'ı çok kızdırmış.這件事引起Edge極度不滿。
Bu durum Edwards'ı çok kızdırmış.루시는 에드먼드의 이러한 행동에 매우 화를 낸다.
Aslında iletişim kurmaya çalışıyoruz, ama yolda bir yerde galiba birilerini kızdırmışız.본 조사는 직접 이웃하지는 않지만 교량으로 연결되어 있을 경우에는 국경에 접해있다고 했다.
Aslında iletişim kurmaya çalışıyoruz, ama yolda bir yerde galiba birilerini kızdırmışız.ניסיתי לעשות אותה פיסולית, אבל בעצם נדחקתי לפינה.
Bu durum Edwards'ı çok kızdırmış.Това направило Наполеон прекалено уверен.
Aslında iletişim kurmaya çalışıyoruz, ama yolda bir yerde galiba birilerini kızdırmışız.V skutočnosti sa snažíme komunikovať, ale niekde v procese sme, zdá sa, naštvali veľa ľudí.
Bu II. Mustafa'yı kızdırmıştı.Drugi je bil Mustafa II.
Bana dediğine göre, bu Fransızları gerçekten kızdırmış.Ahogy ő mondta: ez nagyon feldühítette a Franciákat.
Bana dediğine göre, bu Fransızları gerçekten kızdırmış.Come lui mi disse, questo mandò fuori di testa i francesi.
Bana dediğine göre, bu Fransızları gerçekten kızdırmış.Como él me comentó, eso a los franceses les reventó.
Bana dediğine göre, bu Fransızları gerçekten kızdırmış.Ele disse-me que aquilo tinha mesmo irritado os franceses.
Bana dediğine göre, bu Fransızları gerçekten kızdırmış.Er sagte dann zu mir, das hat die Franzosen echt angekotzt.
Bana dediğine göre, bu Fransızları gerçekten kızdırmış.Et comme il m'a dit, ça a réellement énervé les Français.
Bana dediğine göre, bu Fransızları gerçekten kızdırmış.Francezii s-au enervat tare de tot, mi-a spus.
Bana dediğine göre, bu Fransızları gerçekten kızdırmış.Jak mi řekl, tímhle francouze vážně vytočil.
Bana dediğine göre, bu Fransızları gerçekten kızdırmış.그가 저에게 말했다시피, 이 사실이 프랑스인들을 정말 열 받게 했거든요.
Bana dediğine göre, bu Fransızları gerçekten kızdırmış.Kuten hän kertoi minulle, se todella suututti ranskalaiset.
Bana dediğine göre, bu Fransızları gerçekten kızdırmış.Mówił mi, że to naprawdę wkurzyło Francuzów.
Bana dediğine göre, bu Fransızları gerçekten kızdırmış.Och han berättade för mig, att det verkligen irriterade fransmännen.
Bana dediğine göre, bu Fransızları gerçekten kızdırmış.Seperti yang dikatakannya pada saya, itu benar-benar membuat orang Perancis kesal.
Bana dediğine göre, bu Fransızları gerçekten kızdırmış.Zoals hij mij vertelde, daar waren de Fransen echt nijdig om.
Bana dediğine göre, bu Fransızları gerçekten kızdırmış.Όπως μου είπε ο ίδιος, οι Γάλλοι πραγματικά τσαντίστηκαν.
Bana dediğine göre, bu Fransızları gerçekten kızdırmış.Как он мне сказал, это взбесило французов.
Bana dediğine göre, bu Fransızları gerçekten kızdırmış.Както ми каза той, това сериозно е вбесило французите.
Bana dediğine göre, bu Fransızları gerçekten kızdırmış.זה ממש הרגיז את הצרפתים, כך הוא סיפר לי.
Bana dediğine göre, bu Fransızları gerçekten kızdırmış.كما قال هو حيث انه فعلا اغضب الفرنسيين جدا
Bana dediğine göre, bu Fransızları gerçekten kızdırmış.(会場: 笑い声)