kızdıran ile cümle
kızdıran kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Seni böyle kızdıran nedir?What made you so angry?
Merak ediyorum, onu bu kadar kızdıran neydi peki?What made him so angry then, I wonder?
Beni en çok kızdıran aldatılmış olmamdı.What bugged me most was having been deceived.
Onu kızdıran onun sessizliğiydi.It was his silence that made her angry.
Onu kızdıran hiçbir şey söylemedim.I said nothing that made her angry.
Mary'yi bu kadar kızdıran Tom'un söylediği şey neydi?What was it that Tom said that made Mary so angry?
Tom seni bu kadar kızdıran yaptığı şeyi söylemedi.Tom didn't say what he did that made you so angry.
Beni gerçekten kızdıran şey bu.That's what really angered me.
Tom'un seni bu kadar kızdıran ne yaptığını bana söyler misin?Would you tell me what Tom did that made you so angry?
Tom'u kızdıran şeyleri biliyorum.I know what annoys Tom.
Tom'u kızdıran şey budur.That's what made Tom angry.
Sami onu okulda kızdıran çocuklarla kavga etmeye başladı.Sami started fighting with kids that teased him at school.
Görünüşe göre Tom'u kızdıran bir şey yaptım.I've apparently done something that made Tom mad.
Tom'u kızdıran hiçbir şey söylemedim.I said nothing, which made Tom angry.
Onu bu kadar kızdıran neydi?What made him so angry?
Türkiye'yi kızdıran Soçi katılımcısı"."Türkiye'de seri cinayet işleyen katiller".
Bence bu biliminsanlarını kızdıran bir şeydir.I think this is what so, in fact, infuriated the scientists.
Birçok Afrikalıyı oldukça kızdıran da bu.That's what makes a lot of Africans very angry.
Bu böyledir. Çünkü onlar, Allah'ı kızdıran şeylerin ardınca gittiler.Because they followed what displeases God, and they were averse to pleasing Him.
Macarları kızdıran yasa, Sırbistan'ın AB sürecini etkileyebilirLaw angers Hungary, could impact Serbia's EU bid
Beni en çok kızdıran ne biliyor musun Tom?Weißt du, was mich am meisten ärgert, Tom?
Tom seni bu kadar kızdıran yaptığı şeyi söylemedi.Tom sagte nicht, was er getan hat, um dich so zu verärgern.
Kendini sana ilham veren insanlara yoğunlaştır, seni kızdıranlara değil.Konzentriere dich auf die Menschen, die dich inspirieren und nicht auf die, die dich ärgern.
Hiçbir şey söylemedim, onu kızdıran buydu.Je ne dis rien et ça la mît en colère.
Genelde insanları kızdıran alaycı şakalar yapar.Il provoque souvent les éclats de rire du public par ses facéties.
Bu şarkısı sürekli onu kızdıran ablasına yazılmıştır.Elle est souvent citée avec sa sœur Ocypète.
Bu şarkısı sürekli onu kızdıran ablasına yazılmıştır.La canzone viene dedicata proprio a Paul che veglia costantemente sulla sorella.
Onu kızdıranlardan nefret eder.Odia le persone fastidiose.
Bu şarkısı sürekli onu kızdıran ablasına yazılmıştır.Sempre faz brincadeiras com sua irmã, o que a deixa irritada.
Bir süre sonra Firavun'u kızdıran sarayın baş sakisi ve fırıncıbaşısı zindana atıldılar.Op een dag werden de opperschenker en de opperbakker van de farao in de gevangenis geworpen.
Genelde insanları kızdıran alaycı şakalar yapar.Mówią one w większości o żartach ośmieszających króla.
Onu kızdıranlardan nefret eder.Detta är en orsak till att han avskyr maskerade personer.
Onu kızdıranlardan nefret eder.Chúng rất ghét những kẻ xâm phạm.
Ama aynı zamanda çok sert ve kendini kızdıranlara zorbalık etmekten çekinmeyen biridir.また、非常に気が強く勝気で、怒らせた相手には容赦がない。
Genelde insanları kızdıran alaycı şakalar yapar.平時常借貝露的生氣去嘲弄音羽。
Onu kızdıranlardan nefret eder.뚱뚱한 남자를 싫어하는가?
Onu kızdıranlardan nefret eder.מתעבת את המנהלת אלה.
Bence bu biliminsanlarını kızdıran bir şeydir.Cred că asta i-a înfuriat pe oamenii de știință.
Bence bu biliminsanlarını kızdıran bir şeydir.Creo que, de hecho, esto es lo que enfureció a los científicos.
Bence bu biliminsanlarını kızdıran bir şeydir.Ik denk dat dit de wetenschappers op de kast joeg.
Bence bu biliminsanlarını kızdıran bir şeydir.Jag tror detta är vad som faktiskt gjorde vetenskapsmännen så arga.
Bence bu biliminsanlarını kızdıran bir şeydir.Jeg tror faktisk, det er grunden til, at videnskabsmændene blev så rasende på mig.
Bence bu biliminsanlarını kızdıran bir şeydir.Je pense que c'est ça qui rend si furieux les scientifiques
Bence bu biliminsanlarını kızdıran bir şeydir.사실 전 과학자들이 매우 격분한 이유도 이것이라 생각합니다.
Bence bu biliminsanlarını kızdıran bir şeydir.Myślę, że właśnie to rozwścieczyło naukowców.
Bence bu biliminsanlarını kızdıran bir şeydir.Penso que foi isso que enfureceu os cientistas.
Bence bu biliminsanlarını kızdıran bir şeydir.Tôi nghĩ rằng đây là những thứ, thực tế đã làm các nhà khoa học tức điên lên.
Bence bu biliminsanlarını kızdıran bir şeydir.Und ich denke, dass genau dies die Wissenschaftler so wütend machte.
Bence bu biliminsanlarını kızdıran bir şeydir.Νομίζω ότι αυτό είναι που τόσο, πράγματι, εξόργισε τους επιστήμονες.
Bence bu biliminsanlarını kızdıran bir şeydir.Мисля, че всъщност това разяри толкова учените.
Bence bu biliminsanlarını kızdıran bir şeydir.Мне кажется, что именно это вывело из себя учёных.
Bence bu biliminsanlarını kızdıran bir şeydir.אני חושבת שזה מה שבפועל עורר את זעמם את המדענים.
Bence bu biliminsanlarını kızdıran bir şeydir.وأعتقد أن هذا هو ما كان الأمر عليه ، في الواقع أثار غضب العلماء.
Birçok Afrikalıyı oldukça kızdıran da bu.Asta îi înfurie pe africani.
Birçok Afrikalıyı oldukça kızdıran da bu.C'est cela qui met beaucoup d'africains très en colère
Birçok Afrikalıyı oldukça kızdıran da bu.Das ist es, was viele Afrikaner sehr wütend macht.
Birçok Afrikalıyı oldukça kızdıran da bu.Dat maakt veel Afrikanen erg kwaad.
Birçok Afrikalıyı oldukça kızdıran da bu.Ecco cosa rende molti Africani molto arrabbiati.
Birçok Afrikalıyı oldukça kızdıran da bu.Emiatt annyira dühös sok afrikai.
Birçok Afrikalıyı oldukça kızdıran da bu.Eso es lo que hace que muchos africanos estén muy enojados.