kızdı ile cümle
kızdı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Horev Dağında RABbi öyle kızdırdınız ki, sizi yok edecek kadar öfkelendi.И при Хориве вы раздражали Господа, и прогневался на вас Господь, так что хотел истребить вас,
Horev Dağında RABbi öyle kızdırdınız ki, sizi yok edecek kadar öfkelendi.ובחרב הקצפתם את יהוה ויתאנף יהוה בכם להשמיד אתכם׃
Horev Dağında RABbi öyle kızdırdınız ki, sizi yok edecek kadar öfkelendi.حتى في حوريب اسخطتم الرب فغضب الرب عليكم ليبيدكم.
Horev Dağında RABbi öyle kızdırdınız ki, sizi yok edecek kadar öfkelendi.你 們 在 何 烈 山 又 惹 耶 和 華 發 怒 、 他 惱 怒 你 們 、 要 滅 絕 你 們
Horev Dağında RABbi öyle kızdırdınız ki, sizi yok edecek kadar öfkelendi.你 們 在 何烈山 又 惹 耶和華 發怒 、 他 惱怒 你 們 、 要 滅絕 你 們
İmzanız genel kabul gören 4 satırdan uzun. İmzanızı kısaltınız, yoksa okuyucularınızı kızdırabilirsiniz.החתימה שלך חורגת מהמגבלה המקובלת של 4 שורות. שקול את קיצור חתימתך, אחרת אתה עשוי לעצבן את הקוראים שלך.
İmzanız genel kabul gören 4 satırdan uzun. İmzanızı kısaltınız, yoksa okuyucularınızı kızdırabilirsiniz.ملكك إمضاء من سطور إمضاء.
İmzanız genel kabul gören 4 satırdan uzun. İmzanızı kısaltınız, yoksa okuyucularınızı kızdırabilirsiniz.あなたの署名は広く受け入れられている最大 4 行という 上限を超えています。署名を短くしてください。 そうしなければ、おそらく他の読者の迷惑になります。
İnternetten kaldırdılar ve internetin bir kısmını çok kızdırdılar.Depois retiraram-no e com isso conseguiram irritar parte da Internet.
İnternetten kaldırdılar ve internetin bir kısmını çok kızdırdılar.Ei au reușit să-l interzică și în proces să supere o parte din Internet.
İnternetten kaldırdılar ve internetin bir kısmını çok kızdırdılar.Ellos lo sacaron de la red y con esto lograron enojar a parte de internet.
İnternetten kaldırdılar ve internetin bir kısmını çok kızdırdılar.Ils l'ont faite retirer et ont réussi à énerver une partie de l'Internet.
İnternetten kaldırdılar ve internetin bir kısmını çok kızdırdılar.사이언톨로지 교회는 이 동영상을 삭제하려고 했고, 그 과정에서 일부 네티즌의 화를 돋구었죠.
İnternetten kaldırdılar ve internetin bir kısmını çok kızdırdılar.Levetették, és ezzel megharagították az internet egy részét.
İnternetten kaldırdılar ve internetin bir kısmını çok kızdırdılar.Lo fecero mettere offline e riuscirono a togliere di mezzo una parte di internet.
İnternetten kaldırdılar ve internetin bir kısmını çok kızdırdılar.Nechali ho stáhnout a povedlo se jim naštvat část internetu.
İnternetten kaldırdılar ve internetin bir kısmını çok kızdırdılar.Oni prikázali, aby sa odstránilo, a tým naštvali časť ľudí na internete.
İnternetten kaldırdılar ve internetin bir kısmını çok kızdırdılar.Próbowali je usunąć, czym wkurzyli Internet.
İnternetten kaldırdılar ve internetin bir kısmını çok kızdırdılar.Sie entfernten das Video und verärgerten so Teile des Internets.
İnternetten kaldırdılar ve internetin bir kısmını çok kızdırdılar.Ze zijn erin geslaagd het van het net te halen en zo de internetgemeenschap kwaad te krijgen.
İnternetten kaldırdılar ve internetin bir kısmını çok kızdırdılar.Έπειτα το κατέβασαν και κατάφεραν να τσαντίσουν ένα μέρος των χρηστών.
İnternetten kaldırdılar ve internetin bir kısmını çok kızdırdılar.А они решили вывести протест в офлайн.
İnternetten kaldırdılar ve internetin bir kısmını çok kızdırdılar.Те го свалиха офлайн и успяха да вбесят част от Интернет.
İnternetten kaldırdılar ve internetin bir kısmını çok kızdırdılar.הם דאגו שהוא יוסר ובכך הרגיזו חלק מהאינטרנט.
İnternetten kaldırdılar ve internetin bir kısmını çok kızdırdılar.فقام العلمولوجيون بسحبه خارج الشبكة وقص بعض أجزاءه لنشر البقية على الإنترنيت.
İnternetten kaldırdılar ve internetin bir kısmını çok kızdırdılar.そしてこのように 7000人もの人々が
İsrail tanklarının önünde "İşgali durdurun" demek için durduğunda henüz genç bir kızdı.청소년기 때 이스라엘 탱크 앞에 홀로 서서 "점령을 끝내시오" 라고 당당히 말했습니다.
İsrail tanklarının önünde "İşgali durdurun" demek için durduğunda henüz genç bir kızdı.שהייתה בשנות העשרה שלה כאשר היא עמדה לפני טנק ישראלי לומר "די לכיבוש."
İsrail tanklarının önünde "İşgali durdurun" demek için durduğunda henüz genç bir kızdı.التي كانت يافعة عندما وقفت أمام دبابة إسرائيلية لتقول " أوقفوا الإحتلال "
İsrail tanklarının önünde "İşgali durdurun" demek için durduğunda henüz genç bir kızdı.命を危険さらしながらも 軍のブルドーザーの前に立ちはだかり
Kesinlikle. Geçen sefer kızdılar.Er waren verleden keer mensen op hun tenen getrapt.
Kesinlikle. Geçen sefer kızdılar.És páran megsérültek legutóbb.
Kesinlikle. Geçen sefer kızdılar.Ja väki kärysi viime kerralla.
Kesinlikle. Geçen sefer kızdılar.Och folk blev brända förra gången.
Kesinlikle. Geçen sefer kızdılar.Ostatnim razem ludzie się sparzyli.
Kesinlikle. Geçen sefer kızdılar.И други су покушавали.
Kızdığım başka bir şey daha: bir yazıcınız var.Aquí hay otra de mis favoritas: Usted tiene una impresora,
Kızdığım başka bir şey daha: bir yazıcınız var.Ecco un altro dei miei preferiti: avete una stampante.
Kızdığım başka bir şey daha: bir yazıcınız var.Eis outro ódio de estimação meu: têm uma impressora.
Kızdığım başka bir şey daha: bir yazıcınız var.Hier is er nog eentje: je hebt een printer.
Kızdığım başka bir şey daha: bir yazıcınız var.Iata inca o fitza de-a mea: ai o imprimanta.
Kızdığım başka bir şey daha: bir yazıcınız var.또 다른 얘기 하나 더 해볼까요? 프린터들 있으시죠.
Kızdığım başka bir şey daha: bir yazıcınız var.Oto inny mój ulubieniec: masz drukarkę.
Kızdığım başka bir şey daha: bir yazıcınız var.Van egy másik kedvencem: ha van egy nyomtatónk,
Kızdığım başka bir şey daha: bir yazıcınız var.Và tiếp theo là một ví dụ yêu thích nữa của tôi: bạn có một cái máy in.
Kızdığım başka bir şey daha: bir yazıcınız var.Voici un autre de mes favoris: vous avez une imprimante.
Kızdığım başka bir şey daha: bir yazıcınız var.Εδώ έχουμε ακόμα ένα από τα αγαπημένα μου: έχετε έναν εκτυπωτή.
Kızdığım başka bir şey daha: bir yazıcınız var.Вот ещё мой любимый момент: у вас есть принтер.
Kızdığım başka bir şey daha: bir yazıcınız var.Ето друг мой любимец: имате принтер.
Kızdığım başka bir şey daha: bir yazıcınız var.זה עוד משהו מעצבן משלי: יש לך מדפסת.
Kızdığım başka bir şey daha: bir yazıcınız var.هذا أمرا أعجبني: لديك طابعة.
Kızdığım başka bir şey daha: bir yazıcınız var.ほとんどの場合 やりたいのは 1 部だけ
Kızdın, değil mi?Dühösnek tűnsz.
Kızdın, değil mi?Tu as l'air fâché.
Kızdın, değil mi?Πρέπει να έχεις θυμώσει πολύ, ε;
Kızdın, değil mi?يظهر انك غاضبة
Kızdın mı?Är du arg?
Kızdın mı?Er du vred?
Kızdın mı?¿Estás enfadado?
Kızdın mı?Estás zangado?