kıza ile cümle

kıza kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
"Kar kızağı?"Bobsled?
Bir kızakçı olacaktım!I was going to be a bobsledder!
"Daha önceki gibi tekrar tekrar sakatlanmadan kar kızağı ekibi için nasıl antrenman yapabilirim?""How can I train for the bobsled team without getting hurt over and over again like before?"
O kıza bakmaktan hiç bir zaman yorulmuyorum.I never tire of looking at her.
Kıza sade kıyafetler giydirir.He has her wear very plain clothes.
Yüzü kızarıyor.He is blushing.
Resmi yapığı için yüzü kızarıyor!He's blushing for his portrait being made!
Bu sürekli kızaran bir çocuk olmalı. yüzünü kızaracak ne düşünüyor olabilir?This must be a guy who blushes all the time. What is he thinking about that's making him blush?
Hep kolay kızarırım; fiziksel efordan, şaraptan, kuvvetli duygulanmalardan.I have always flushed easily, from physical exertion, from wine, from high emotion.
Duyuruyu yaptığımda George kızarmadı, aksine yeleğim gibi solgunlaşıverdi.When I made the announcement, George did not turn rosy, but went pale as my doublet.
Kıza baksana ! Onu çok korkuttun !She's a girl, and she's scared.
Orada oturup kızağıma baktığımı hatırlıyorum.I remember sitting there looking down at my sledge.
"Bunları bu kıza söylemeye çalış" diyorum.I say, "Try saying that to her."
Ne zaman bunu göstersem kızarıyorum.I blush whenever I show this.
O kiza yardim ettigin zaman kalbime birsey saplandi sankiWhen you dashed towards that girl, I don't know why but my heart sank.
Yani, bizler gerçeğiz. ve bir kaç yüz bin kıza ulaştık.So, we're real, and we've touched several hundreds of thousands of little girls.
Acaba, bıldırcın yada tavuk bulamaz mıydınız ? en azından, kızarmış balık bile olabilir !Sir, may I ask if you have any chicken or pork? At the least, you should have some fried fish!
Danseder oynarım, yüzüm şaraptan kızarırDance and dance, my face blushes from the wine
Yuan Li gibi bir kıza çok bağlanmamalısınYou wouldn't fancy a girl like Yuan Li
Italyan Çin yemekleri vardır, Şans kurabiyeleri yoktur, böylece kızarmış gelato hizmet vermektedir.There is Italian Chinese food, where they don't have fortune cookies, so they serve fried gelato.
Tavuklu kiş yaptılar Kızarmış tavuk yaptılar ve en son tavuk McNuggets'ı ürettiler.They did chicken pot pie, fried chicken, and finally introduced Chicken McNuggets.
Birisi gibi Aman Tanrım tatlı,kızarmış tavukSomeone's like, "It's sweet, it's fried, it's chicken --
Kızartılmış tatlı patatesFried yam salad.
Hey, genellikle böyle durumlarda, kıza demelisin ki..Hey, usually in situations like this, you should say to the girl
Tamam, işte senaryo: Kızarkadaşın seni terketti.Ok, so here's the scenario: your girlfriend left you.
Yemeği benimle yersen kızar mı?Will she get angry if you dine with me?
Yüzüm mü kızardı?Is my face flushed?
Sevimli bir kızarıklık.It's a lovely glow.
Aşçı olarak onun peşinden bir kızartma-pan attı O gitti, ama bu sadece onu kaçırdı.The cook threw a frying-pan after her as she went out, but it just missed her.
Daha önce bunu bir kıza hiç sormamıştım ama... ...acaba, paran mı yok?I've never asked a woman this, but is it because you don't have money?
Adı: "En Sevdiğim 17 Yaşındaki Lise Öğrencisi Kıza".It's called "To My Favorite 17-Year-Old High School Girl."
Ben tam sarhoş değilse, o zaman en azından iksiri ile kızarmış, ona bulundu. dudaklarını.I found him, if not exactly intoxicated, then at least flushed with the elixir at his lips.
Difteri (Kuşpalazı), Kızamıkçık, Çocuk Felci... Bunların ne olduğunu bilen var mı aranızda?Diphtheria, rubella, polio ... does anyone even know what those things are?
Okulun kraliçesi dediğin kıza bağlandığından beri belliydi bu.I knew it since he was fixed on that school queen or whatever...
Kağıt gibi ince bir şekilde yumurtayı kızartın ve ayıcık kalıbını alıp bu şekilde kesin.Prepare a thin cooked egg sheet, and take the bear one and cut it like this.
Bunu kabul etmezsen,gerçekten kızacağım.If you don't accept it, I'm going to be mad.
Ama dikkatli olun, arkadaşınız çok kızabilirBe careful, because your friends might be more than a tad annoyed.
Beyler lütfen, şu müziğin sesini biraz kısabilir miyiz? ev sahibi gerçekten kızacak...Please guys, can we turn the music down, my land-lady's gonna be pissed.
Bu kutsal türbe, nazik ince, bu dudaklar, iki kızarma hacılar, hazırThis holy shrine, the gentle fine is this,-- My lips, two blushing pilgrims, ready stand
Böylece, kıza "Onlara yardım edebilir misin?" diye sordum.So I asked this girl, "Can you help them?"
Kızarmış tavuk.It's fried chicken.
Babası gibi hayatı boyunca başıboş gezen bir kıza baskı yapmak zor değil.That one girl, I won't let her just prance around in front of me.
Kızartmalar da.The fried stuff too.
Sana kızamıyorum bile.That I can't even get mad at you.
Herşey kontrolümüz altında ! Ayrıca o kıza gerçekten aşık zarar gelmemesi için herşeyi yapacaktırEverything is our under control! also he really loves that girl, he never want her to dead!
Yani, gecenin bir yarısı bile canım domuz pirzolası çekse adamlarınız hemen kızartacaklar mı?You mean if I want pork chops, even in the middle of the night, your guy will fry them up?
Su geçirmez saati olan, ve çok kederli... ...sarışınlığı geçmiş bir kıza rastladınız mı?Did you come across a lost-looking blonde with a waterproof watch and a load of sadness?
Kıza banka soymuş gibi davranıyor.She thinks she's robbin a f-ckin' bank.
Yoksa başka bir kıza vermek için mi aldın?Did you give it to some other girl?
Benim organlarımın ve bacaklarımın içinde titreşiyorlar, ve kulaklarımı kızartıyorlarThey pulse through my organs and legs and burn up my ears.
Sara kızarıyor!Sara's blushing!
Sara utançtan kızarıyor!Sara's blushing!
Sigfrid de kızarıyor!Sigfrid is blushing too!
Seni kızarırken görebileceğime eminim.I'm certain I can see you blushing.
Burada gördüğünüz gibi iki tane kızak sürüyorum.I was, you can see there, pulling two sledges.
Kızağa at eklemeyin.Don't add horses to the sleigh.
Balık ve patates kızartması gazetelerde, sebzeli pasta, kek, sandviç.Fish and chips in newspaper, the Cornish Pasty, the pie, the sandwich.
Bugün bile o iki kıza ne olduğu hakkında en ufak fikrim yok.Till today, I have no idea where those two girls are.
Ve büyük çocuk küçük kıza nasıl internette gezileceğini gösteriyor.And what he was doing was, he was teaching her to browse.
Kapatıcıların amacı siyah noktaların, lekelerin ve kızarıklıkların görünülürlüğünü azaltmaktırKapatıcıların amacı siyah noktaların, lekelerin ve kızarıklıkların görünülürlüğünü azaltmaktır
İlgili Sayfalar