kızın ile cümle
kızın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Mary Tom'un kızını görmesine izin vermeyi reddetti.Mary refused to allow Tom to see his daughter.
Mary, Tom'un kızını ziyaret etmesini reddetti.Mary denied Tom to visit his daughter.
Tom kızını halası Mary'ye gönderdi.Tom sent his daughter to her aunt Mary.
Tom'un göz yaşları yüzünden akmaya başladı, bebek kızını ilk kez gördüğü zaman.Tears of joy streamed down Tom's face when he saw his baby daughter for the first time.
Tom kızını akşam yemeği yedirmeden yatağa gönderdi.Tom sent his daughter to bed without dinner.
Kızın babası bir doktor.The girl's father is a doctor.
O kızın ne zaman ulaştığını bilmiyorum.I don't know when she will arrive.
"Kralın kızını kazanmalıyım!" diye bağırdı ikisi de."I shall win the king's daughter!" they both cried.
Tom tek kızının ölümünden çok etkilendi.Tom was greatly affected by the death of his only daughter.
Eğer onun için bir sakıncası yoksa, bugün onun kızını okuldan alabilirim.If she doesn't mind, I can pick up her daughter from school today.
Tevrat'ta Lut, bakire kızını toplu tecavüze uğraması için sunuyor.In the Torah Lot offers his virgin daughter's to be gang raped.
Tom kızının yüzünü seviyor.Tom loves his daughter's face.
Tom Maria'nın kızının babası mı?Is Tom the father of Maria's daughter?
Senin kızının adı nedir?What is your daughter's name?
Mary kederli bir şekilde kızını gömdü.Mary sorrowfully buried her daughter.
Bu, diskoda bir kızın gecesi.It's a girls' night at the disco bar.
Bir kızın benimle ilgilenip ilgilenmediğini nasıl bilirim?How do I know if a girl is interested in me?
Bir kızın benden hoşlanıp hoşlanmadığını nasıl bilebilirim?How can I know if a girl likes me?
Tom kızına vurmaya başladı.Tom began to beat his daughter.
Kızın büyük bir kırmızı şapkası vardı.The girl had a big red hat.
Mary kızını dövmeye başladı.Mary began to beat her daughter.
Senin kızın bir uyuşturucu bağımlısı.Your daughter is a drug addict.
Kızınız bir uyuşturucu bağımlısı.Your daughter is a drug addict.
Mary'nin babası kızından uzak kalması için Tom'u uyardı.Mary's father warned Tom to stay away from his daughter.
Tom kızının evlenmesini istiyor.Tom wants his daughter to get married.
Bu kızın gözleri mavidir.This girl's eyes are blue.
Senin kızına bayılıyorum.I adore your daughter.
Onun kızına bayılıyorum.I adore his daughter.
Kızının düğünü hakkında öğrenmedin mi?Didn't you find out about your daughter's wedding?
O kızın kesinlikle çok enerjisi var.That girl sure has a lot of energy.
Kralın kızının atına Falada deniliyordu ve konuşabiliyordu.The horse of the King's daughter was called Falada, and could speak.
Tom muhtemelen kızının evlendiğini görecek kadar uzun yaşamayacak.Tom probably won't live long enough to see his daughter get married.
Tom muhtemelen kızının evlendiğini görmek için yeterince uzun yaşamayacak.Tom probably won't live long enough to see his daughter get married.
Kızın tatlı bir kalbi var.The girl has a sweet heart.
Dün gördüğüm, adını bilmediğim kızın hayâlini kurdum.I dreamed about the girl I met yesterday whose name I do not know.
O da senin kızın.She's your daughter, too.
Tom kızını okula götürdü.Tom took his daughter to school.
O, kızını görmeme izin verdi.She allowed me to see her daughter.
Babası olarak kızının eğitimi için para ödemelidir.As a father he must pay for his daughter's education.
Tom kızının hafta sonlarında dışarı çıkmasına bile izin vermiyor.Tom doesn't even let his daughter go out on weekends.
Her şeyden önce ayakları yere basmayan kızın yanına gidelim.First things first, let's go to the girl with her head in the clouds.
Tom, Mary'nin kızını bulmasına yardımcı oldu.Tom helped Mary find her daughter.
Tom kızın kim olduğunu bilmiyordu.Tom didn't know who the girl was.
Kızınızla konuşmak istiyorum.I want to speak to your daughter.
Kızın nerede şimdi?Where is your daughter now?
Yaramaz çocuklar arkadaşına kızın saçını çekmesi için gaz veriyorlar.The naughty boys kept egging on their friend to pull the girl's hair.
Kızına bir elbise gönderdi.He sent his daughter a dress.
Fadıl kızına Leyla adını verdi.Fadil named his daughter Layla.
Sanırım o kızın adı Mary.I think that girl's name is Mary.
Tom bana kızıl saçlı kızın kim olduğunu sordu.Tom asked me who the girl with red hair was.
Tom kızına Mary adını vermek istedi.Tom wanted to name his daughter Mary.
Kızınızla aynı okula giden bir oğlum var.I have a son who goes to the same school as your daughter.
Tom polisi aradı ve kızının kayıp olduğunu bildirdi.Tom called the police and reported that his daughter was missing.
O kızın çalışmalarınıza engel olmasına izin verme.Don't let that girl interfere with your studies.
Fadıl, kızının başka erkeklerle olacağını önemsemedi.Fadil didn't mind that his girl would be with other men.
Ben senin kızınım.I am your daughter.
Sami kendi kızını vurdu.Sami shot his daughter.
Kızına meyve ve sebze gönderdi.He sent his daughter fruit and vegetables.
Leyla, kızını okula götürdü.Layla took her daughter to school.
Leyla, kızını okula bıraktı.Layla dropped her daughter at school.