kızın ile cümle
kızın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Kızın annesiyle babası şaşkınlık içindeydi. İsa, olanları hiç kimseye anlatmamaları için onları uyardı.És elálmélkodának annak szülei; õ pedig megparancsolá, hogy senkinek ne mondják, a mi történt.
Kızın annesiyle babası şaşkınlık içindeydi. İsa, olanları hiç kimseye anlatmamaları için onları uyardı.E seus pais ficaram maravilhados; e ele mandou-lhes que a ninguém contassem o que havia sucedido.
Kızın annesiyle babası şaşkınlık içindeydi. İsa, olanları hiç kimseye anlatmamaları için onları uyardı.I divili se náramně rodičové její. A on jim kázal, aby žádnému nepravili o tom, co se bylo stalo.
Kızın annesiyle babası şaşkınlık içindeydi. İsa, olanları hiç kimseye anlatmamaları için onları uyardı.I genitori ne furono sbalorditi, ma egli raccomandò loro di non raccontare a nessuno ciò che era accaduto
Kızın annesiyle babası şaşkınlık içindeydi. İsa, olanları hiç kimseye anlatmamaları için onları uyardı.In njena roditelja se zavzameta; a on jima naroči, naj nikomur ne povesta, kar se je zgodilo.
Kızın annesiyle babası şaşkınlık içindeydi. İsa, olanları hiç kimseye anlatmamaları için onları uyardı.I zdumieli się rodzice jej. A on im zakazał, aby nikomu nie powiadali tego, co się było stało.
Kızın annesiyle babası şaşkınlık içindeydi. İsa, olanları hiç kimseye anlatmamaları için onları uyardı.Ja hänen vanhempansa hämmästyivät; mutta Jeesus kielsi heitä kenellekään sanomasta, mitä oli tapahtunut.
Kızın annesiyle babası şaşkınlık içindeydi. İsa, olanları hiç kimseye anlatmamaları için onları uyardı.그 부모가 놀라는지라 예수께서 경계하사 이 일을 아무에게도 말하지 말라 하시니라
Kızın annesiyle babası şaşkınlık içindeydi. İsa, olanları hiç kimseye anlatmamaları için onları uyardı.Och hennes föräldrar blevo uppfyllda av häpnad; men han förbjöd dem att för någon omtala vad som hade skett.
Kızın annesiyle babası şaşkınlık içindeydi. İsa, olanları hiç kimseye anlatmamaları için onları uyardı.Og hendes Forældre bleve forfærdede; men han bød dem, at de ikke måtte sige nogen det, som var sket.
Kızın annesiyle babası şaşkınlık içindeydi. İsa, olanları hiç kimseye anlatmamaları için onları uyardı.Og hennes foreldre blev forferdet; men han bød dem at de ikke skulde tale til nogen om det som var skjedd.
Kızın annesiyle babası şaşkınlık içindeydi. İsa, olanları hiç kimseye anlatmamaları için onları uyardı.Orang tua anak itu heran sekali. Tetapi Yesus melarang mereka memberitahukan peristiwa itu kepada siapa pun
Kızın annesiyle babası şaşkınlık içindeydi. İsa, olanları hiç kimseye anlatmamaları için onları uyardı.Părinţii ei au rămas uimiţi. Isus le -a poruncit să nu spună numănui cele întîmplate.
Kızın annesiyle babası şaşkınlık içindeydi. İsa, olanları hiç kimseye anlatmamaları için onları uyardı.Sus padres quedaron atónitos, y él les mandó que a nadie dijesen lo que había sucedido
Kızın annesiyle babası şaşkınlık içindeydi. İsa, olanları hiç kimseye anlatmamaları için onları uyardı.Und ihre Eltern entsetzten sich. Er aber gebot ihnen, daß sie niemand sagten, was geschehen war.
Kızın annesiyle babası şaşkınlık içindeydi. İsa, olanları hiç kimseye anlatmamaları için onları uyardı.Και εξεπλαγησαν οι γονεις αυτης. Ο δε παρηγγειλεν εις αυτους να μη ειπωσιν εις μηδενα το γεγονος.
Kızın annesiyle babası şaşkınlık içindeydi. İsa, olanları hiç kimseye anlatmamaları için onları uyardı.И родителите му се учудиха; а Той им заръча да не казват никому за станалото.
Kızın annesiyle babası şaşkınlık içindeydi. İsa, olanları hiç kimseye anlatmamaları için onları uyardı.И удивились родители ее. Он же повелел им не сказывать никому о происшедшем.
Kızın annesiyle babası şaşkınlık içindeydi. İsa, olanları hiç kimseye anlatmamaları için onları uyardı.І дивувались родителї її; Він же заповів їм нікому не казати, що сталось.
Kızın annesiyle babası şaşkınlık içindeydi. İsa, olanları hiç kimseye anlatmamaları için onları uyardı.וישתוממו אביה ואמה והוא צוה אתם לבלתי הגיד לאיש את אשר נעשה׃
Kızın annesiyle babası şaşkınlık içindeydi. İsa, olanları hiç kimseye anlatmamaları için onları uyardı.فبهت والداها. فاوصاهما ان لا يقولا لاحد عما كان
Kızın annesiyle babası şaşkınlık içindeydi. İsa, olanları hiç kimseye anlatmamaları için onları uyardı.他 的 父 母 驚 奇 得 很 . 耶 穌 囑 咐 他 們 、 不 要 把 所 作 的 事 告 訴 人
Kızın annesiyle babası şaşkınlık içindeydi. İsa, olanları hiç kimseye anlatmamaları için onları uyardı.他 的 父母 驚 奇 得很 . 耶穌囑咐 他 們 、 不 要 把 所作 的 事 告 訴人
Kızın cansız bedeni, evinin sadece 100 metre ilerisindeki dağın eteklerinde bulundu.Son corps inanimé a été retrouvé dans une montagne à quelques 200 ou 300 mètres de sa maison.
Kızın cansız bedeni, evinin sadece 100 metre ilerisindeki dağın eteklerinde bulundu.Su cuerpo fue encontrado en la falda de la montaña a menos de 300 metros de su casa.
Kızın cansız bedeni, evinin sadece 100 metre ilerisindeki dağın eteklerinde bulundu.Το άψυχο σώμα της βρέθηκε στην πλαγιά ενός βουνού, μόλις 200-300 μέτρα μακριά από το σπίτι της.
Kızın cinsel organını yurtdışında kesilmesi de suçtur.Det är likaså brottsligt att ta flickan utomlands för könsstympning.
Kızın cinsel organını yurtdışında kesilmesi de suçtur.Faire faire une mutilation génitale féminine à l'étranger est aussi un acte criminel.
Kızın cinsel organını yurtdışında kesilmesi de suçtur.On myös rikos tehdä tytölle sukuelinten silpominen ulkomailla.
Kızın cinsel organını yurtdışında kesilmesi de suçtur.También es delito someter a las niñas a ablación genital en el extranjero.
Kızın cinsel organını yurtdışında kesilmesi de suçtur.Проведение калечащей операции на половых органах у девочки за границей – это тоже преступление.
Kızın cinsel organını yurtdışında kesilmesi de suçtur.كما أن بتر أو تشويه الأعضاء الجنسية في الخارج يُعتبر جريمة.
Kızın çok popüler, değil mi?A sua filha é muito popular, não é?
Kızın çok popüler, değil mi? -Hayır, benimle!Tu hija está muy solicitada, ¿verdad? - ¡ No, conmigo!
Kızın çok popüler, değil mi?Hon är ganska populär.
Kızın çok popüler, değil mi?Hun er ret populær.
Kızın çok popüler, değil mi?Pańska córka jest wręcz rozrywana.
Kızın çok popüler, değil mi?Tua figlia è molto popolare, vero?
Kızın çok popüler, değil mi?Tyttäresi on suosittu.
Kızın çok popüler, değil mi?Η κόρη σου είναι πολύ δημοφιλής!
Kızın çok popüler, değil mi?А ваша дочь пользуется популярностью!
Kızın haberinin olmaması iyi.Ada baiknya bahwa dia tidak tahu.
Kızın haberinin olmaması iyi.Ada baiknya bahwa dia tidak tahu.
Kızın haberinin olmaması iyi. Biliyor olsa kötü, kim orantısız testisli bir adamla evlenmek ister ki?Cũng may là cô ấy còn chưa biết. ai lại đi lấy một thằng đàn ông bị lệch chỗ..."ấy" chứ, phải không?
Kızın haberinin olmaması iyi.C'est bien, elle ne sait pas.
Kızın haberinin olmaması iyi.Det är bra att hon inte har en aning.
Kızın haberinin olmaması iyi.Dobro je, da ona nima pojma.
Kızın haberinin olmaması iyi.Es bueno que ella no tenga pista.
Kızın haberinin olmaması iyi.Es bueno que ella no tiene ni idea.
Kızın haberinin olmaması iyi.Het is goed dat ze niet over een aanwijzing.
Kızın haberinin olmaması iyi.Ještě klika, že o tom nemá ani potuchu.
Kızın haberinin olmaması iyi.Добре, че си няма и идея.
Kızın haberinin olmaması iyi.Хорошо что она не осведомлена.
Kızın haberinin olmaması iyi.جيّد أنّ ليس عندها فكرة
Kızın iyiliğinin azami önem arz ettiğini anladığımıza gerçekten inanmak istiyorum.Realmente quiero creer que entendemos que el bienestar de la menor es de extrema importancia.
Kızın iyiliğinin azami önem arz ettiğini anladığımıza gerçekten inanmak istiyorum.Я действительно хочу верить, что мы понимаем, что благополучие ребенка имеет первостепенное значение.
Kızını affedemeyen bencil bir anneydim... ...şimdi ise kızına güvenmeyen kötü bir anneyim.كأن اكون اما شريرية لم تستطع ان تسامح ابنتها كافيا الان, انا ام لا يمكنها حتى تصديق ابنتها
‹‹ ‹Kızını fahişeliğe sürükleyip rezil etme. Yoksa fahişelik yayılır ve ülke ahlaksızlıkla dolup taşar.Chớ nhục con gái ngươi khiến nó làm kỵ nữ, để trong xứ không có điều dâm loạn và đầy dẫy những ác dục.
‹‹ ‹Kızını fahişeliğe sürükleyip rezil etme. Yoksa fahişelik yayılır ve ülke ahlaksızlıkla dolup taşar.Chớ nhục con_gái ngươi khiến nó làm kỵ nữ , để trong xứ không có_điều dâm_loạn và đầy_dẫy những ác dục .
‹‹ ‹Kızını fahişeliğe sürükleyip rezil etme. Yoksa fahişelik yayılır ve ülke ahlaksızlıkla dolup taşar.Du sollst deine Tochter nicht zur Hurerei halten, daß nicht das Land Hurerei treibe und werde voll Lasters.