kızın ile cümle

kızın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
İstismar tam şu anda kızınızı, kız kardeşinizi, en yakın arkadaşınızı etkiliyor olabilir.Насилие может происходить с вашей дочерью, вашей сестрой, лучшей подругой, прямо сейчас.
İstismar tam şu anda kızınızı, kız kardeşinizi, en yakın arkadaşınızı etkiliyor olabilir.Проблема насильства може стосуватися вашої дитини, вашої сестри, вашої найкращої подруги, зараз.
İstismar tam şu anda kızınızı, kız kardeşinizi, en yakın arkadaşınızı etkiliyor olabilir.התעללות יכולה לפגוע בבתכם, באחותכם, בחבריכם הטובים, ברגעים אלו ממש.
İstismar tam şu anda kızınızı, kız kardeşinizi, en yakın arkadaşınızı etkiliyor olabilir.اعتداء قد يكون مؤثراً في ابنتك، أختك، صديقتك المفضلة الآن.
İstismar tam şu anda kızınızı, kız kardeşinizi, en yakın arkadaşınızı etkiliyor olabilir.親友の人生を 脅かしているかもしれないのです 私は自分で"危険な恋"を 終わらせることができました
Jeep' i olduğu yıl 4500 kızın vajinasının kesilmesini engelledi.Comprámos-lhe um jipe. No ano em que ela teve o jipe, salvou 4500 raparigas de serem mutiladas.
Jeep' i olduğu yıl 4500 kızın vajinasının kesilmesini engelledi.Et l'année où elle a eu la jeep, elle a sauvé 4 500 filles de l'excision.
Jeep' i olduğu yıl 4500 kızın vajinasının kesilmesini engelledi.In het jaar waarin ze de Jeep kreeg, redde ze 4.500 meisjes van de besnijdenis.
Jeep' i olduğu yıl 4500 kızın vajinasının kesilmesini engelledi. O zaman ona sorduk,그녀는 4,500명의 소녀가 할례를 피할 수 있도록 도왔습니다.
Jeep' i olduğu yıl 4500 kızın vajinasının kesilmesini engelledi. O zaman ona sorduk,היא הצילה 4,500 ילדות ממילה. ואז שאלנו אותה,
Jeep' i olduğu yıl 4500 kızın vajinasının kesilmesini engelledi. O zaman ona sorduk,انقذت 4500 فتاة من الختان. ثم قلنا لها،
Jeep' i olduğu yıl 4500 kızın vajinasının kesilmesini engelledi. O zaman ona sorduk,"他に何かできる?" と尋ねたら
Jeep' i olduğu yıl 4500 kızın vajinasının kesilmesini engelledi.Și în anul în care avea Jeep-ul a salvat 4500 fete de la tăiere.
Jeep' i olduğu yıl 4500 kızın vajinasının kesilmesini engelledi.Und in dem Jahr, in dem sie den Jeep hatte, rettete sie 4500 Mädchen vor der Beschneidung.
Jeep' i olduğu yıl 4500 kızın vajinasının kesilmesini engelledi.Y en el año que tuvo el Jeep, salvó a 4.500 niñas de ser cortadas.
Jeep' i olduğu yıl 4500 kızın vajinasının kesilmesini engelledi.Κι έτσι της πήραμε ένα τζιπ. Κι από τότε που έχει το τζιπ, έσωσε 4.500 κορίτσια από ακρωτηριασμό.
Jeep' i olduğu yıl 4500 kızın vajinasının kesilmesini engelledi.И в годината, в която го получи, тя спаси 4 500 момичета от обрязване.
Jeep' i olduğu yıl 4500 kızın vajinasının kesilmesini engelledi.И в том году, когда у нее появился джип, она спасла 4500 девочек от порезов.
Kaç tane kızın bu akşam yeme bozukluğu olduğunu bilmek çok korkutucuBetapa mengerikan, bahwa sekarang ini banyak gadis yang memiliki pola makan makanan yang salah.
Kaç tane kızın bu akşam yeme bozukluğu olduğunu bilmek çok korkutucuSabéis, asusta pensar cuántas chicas tienen desórdenes alimenticios.
Kaç tane kızın bu akşam yeme bozukluğu olduğunu bilmek çok korkutucuVíte, je docela smutné, kolik dívek má problémy s jídlem.
Kaç tane kızın bu akşam yeme bozukluğu olduğunu bilmek çok korkutucuكما تعلمون ، إنه أمر مخيف أالتفكير في عدد الفتيات اللائي لهن اضطرابات الهضم.
Kahramanın bu kızın zavallı ailesine bir özür ve büyük bir tazminat borcu olurdu.Anh ta nợ gia đình cô gái tội nghiệp này một lời xin lỗi và một tấm chi phiếu bồi thường cực lớn.
Kahramanın bu kızın zavallı ailesine bir özür ve büyük bir tazminat borcu olurdu.E il supereroe avrebbe dovuto scusarsi con i suoi cari e risarcirli a dovere.
Kahramanın bu kızın zavallı ailesine bir özür ve büyük bir tazminat borcu olurdu.Eroul le va datora scuze familiei bietei fete și un cec gras drept compensație.
Kahramanın bu kızın zavallı ailesine bir özür ve büyük bir tazminat borcu olurdu.Er wird der Familie des armen Mädchens eine Entschuldigung und viel Schadensersatz schulden.
Kahramanın bu kızın zavallı ailesine bir özür ve büyük bir tazminat borcu olurdu.그 영웅은 그 불쌍한 소녀의 가족에게 사과와 엄청난 보상금 수표를 지불해야하는 빚을 질겁니다.
Kahramanın bu kızın zavallı ailesine bir özür ve büyük bir tazminat borcu olurdu.Moral se bo opravičiti njeni družini in prinesti velik ček, da se oddolži.
Kahramanın bu kızın zavallı ailesine bir özür ve büyük bir tazminat borcu olurdu.Rodzina tej biedaczki zasługuje na przeprosiny oraz czek na pokaźną sumę.
Kahramanın bu kızın zavallı ailesine bir özür ve büyük bir tazminat borcu olurdu.Он будет обязан принести извинения семье бедной девушки и очень большую компенсацию.
Kahramanın bu kızın zavallı ailesine bir özür ve büyük bir tazminat borcu olurdu.הוא יצטרך להתנצל למשפחת הנערה המסכנה ולתת צ'ק פיצוי שמן.
Kahramanın bu kızın zavallı ailesine bir özür ve büyük bir tazminat borcu olurdu.وسيكون بطلنا الخارق مدين لعائلة الفتاة باعتذار وشيك برقم ضخم على سبيل التعويض
Kahramanın bu kızın zavallı ailesine bir özür ve büyük bir tazminat borcu olurdu.謝罪と多額の慰謝料を払うことになるね あと 懲役も受けるかも
Kahramanın kıza yaptığı şey, maksimum hızla bir uzay mekiğini kızın üstüne sürmekle matematiksel olarak aynı.È come se il supereroe avesse investito la ragazza con un missile spaziale a velocità supersonica.
Kahramanın kıza yaptığı şey, maksimum hızla bir uzay mekiğini kızın üstüne sürmekle matematiksel olarak aynı.영웅이 그 소녀에게 한것은 수학적으로 본다면 우주선을 타고 최고 속도로 그녀의 몸을 치이는 것과 같죠.
Kahramanın kıza yaptığı şey, maksimum hızla bir uzay mekiğini kızın üstüne sürmekle matematiksel olarak aynı.מה שהגיבור עשה לבחורה זהה מתמטית ללדרוס אותה עם מעבורת חלל במהירות מקסימלית.
Kahramanın kıza yaptığı şey, maksimum hızla bir uzay mekiğini kızın üstüne sürmekle matematiksel olarak aynı.ما الذي فعله البطل للخارق للفتاة يماثل رياضيًا ركضها مع مكوك فضاء على السرعة القصوى
Kahramanın kıza yaptığı şey, maksimum hızla bir uzay mekiğini kızın üstüne sürmekle matematiksel olarak aynı.計算上は 最高速度の スペースシャトルで 彼女をはねたようなものなんだ 少女は即死してしまうだろう
Kalabalık dışarı çıkarılınca İsa içeri girip kızın elini tuttu, kız ayağa kalktı.A když byl vyhnán zástup, všed tam, ujal ji za ruku její; i vstala jest děvečka.
Kalabalık dışarı çıkarılınca İsa içeri girip kızın elini tuttu, kız ayağa kalktı.A keď bol vyhnaný zástup, vošiel chopil dievčatko za ruku, a vstalo.
Kalabalık dışarı çıkarılınca İsa içeri girip kızın elini tuttu, kız ayağa kalktı.Ale gdy wygnany był on lud, wszedłszy, ujął ją za rękę jej, i wstała dzieweczka.
Kalabalık dışarı çıkarılınca İsa içeri girip kızın elini tuttu, kız ayağa kalktı.Als aber das Volk hinausgetrieben war, ging er hinein und ergriff es bei der Hand; da stand das Mädglein auf.
Kalabalık dışarı çıkarılınca İsa içeri girip kızın elini tuttu, kız ayağa kalktı.Bọn đó đã bị đuổi ra rồi , Ngài bèn vào , cầm lấy tay đứa gái , thì nó liền chờ dậy .
Kalabalık dışarı çıkarılınca İsa içeri girip kızın elini tuttu, kız ayağa kalktı.Bọn đó đã bị đuổi ra rồi, Ngài bèn vào, cầm lấy tay đứa gái, thì nó liền chờ dậy.
Kalabalık dışarı çıkarılınca İsa içeri girip kızın elini tuttu, kız ayağa kalktı.Cuando habían sacado a la gente, él entró y la tomó de la mano; y la muchacha se levantó
Kalabalık dışarı çıkarılınca İsa içeri girip kızın elini tuttu, kız ayağa kalktı.무리를 내어 보낸 후에 예수께서 들어가사 소녀의 손을 잡으시매 일어나는지라
Kalabalık dışarı çıkarılınca İsa içeri girip kızın elini tuttu, kız ayağa kalktı.Ko pa izžene ljudstvo, gre noter in jo prime za roko: in deklica vstane.
Kalabalık dışarı çıkarılınca İsa içeri girip kızın elini tuttu, kız ayağa kalktı.Ma dopo che fu cacciata via la gente egli entrò, le prese la mano e la fanciulla si alzò
Kalabalık dışarı çıkarılınca İsa içeri girip kızın elini tuttu, kız ayağa kalktı.Men da han hadde drevet hopen ut, gikk han inn og tok henne ved hånden; og piken stod op.
Kalabalık dışarı çıkarılınca İsa içeri girip kızın elini tuttu, kız ayağa kalktı.Men da Hoben var dreven ud, gik han ind og tog hende ved Hånden; og Pigen stod op.
Kalabalık dışarı çıkarılınca İsa içeri girip kızın elini tuttu, kız ayağa kalktı.Men sedan folket hade blivit utvisat, gick han in och tog flickan vid handen. Då stod hon upp.
Kalabalık dışarı çıkarılınca İsa içeri girip kızın elini tuttu, kız ayağa kalktı.Mikor pedig a sokaság eltávolíttaték, bemenvén, megfogá annak kezét, és a leányzó felkelt.
Kalabalık dışarı çıkarılınca İsa içeri girip kızın elini tuttu, kız ayağa kalktı.Mutta kun väkijoukko oli ajettu ulos, meni hän sisälle ja tarttui hänen käteensä; ja tyttö nousi.
Kalabalık dışarı çıkarılınca İsa içeri girip kızın elini tuttu, kız ayağa kalktı.Quand la foule eut été renvoyée, il entra, prit la main de la jeune fille, et la jeune fille se leva.
Kalabalık dışarı çıkarılınca İsa içeri girip kızın elini tuttu, kız ayağa kalktı.Tendo-se feito sair o povo, entrou Jesus, tomou a menina pela mão, e ela se levantou.
Kalabalık dışarı çıkarılınca İsa içeri girip kızın elini tuttu, kız ayağa kalktı.Οτε δε εξεβληθη ο οχλος, εισελθων επιασε την χειρα αυτης, και εσηκωθη το κορασιον.
Kalabalık dışarı çıkarılınca İsa içeri girip kızın elini tuttu, kız ayağa kalktı.А като изпъдиха народа, Той влезе и я хвана за ръката; и момичето стана.
Kalabalık dışarı çıkarılınca İsa içeri girip kızın elini tuttu, kız ayağa kalktı.Когда же народ был выслан, Он, войдя, взял ее за руку, и девица встала.
Kalabalık dışarı çıkarılınca İsa içeri girip kızın elini tuttu, kız ayağa kalktı.От же, як випроваджено людей, та ввійшов Він і взяв її за руку, то дівча і встало.
Kalabalık dışarı çıkarılınca İsa içeri girip kızın elini tuttu, kız ayağa kalktı.ויהי אחרי גרש העם ויבא הביתה ויאחז בידה ותקם הנערה׃

İlgili Sayfalar