kızın ile cümle

kızın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bir kızın peşinden koşarsanız, sizi beğenmez.Pokud budete holku uhánět, nebude vás mít ráda.
Bir kızın peşinden koşarsanız, sizi beğenmez.Se dai la caccia ad una ragazza, quella ragazza non ti vorrà.
Bir kızın peşinden koşarsanız, sizi beğenmez.Si persigues a una chica, a ella no le gustarás.
Bir kızın peşinden koşarsanız, sizi beğenmez.Si tu poursuis une fille, la fille ne t'aimera pas.
Bir kızın peşinden koşarsanız, sizi beğenmez.Uganiając się za dziewczyną, zniechęcasz ją.
Bir kızın peşinden koşarsanız, sizi beğenmez.Wenn du einem Mädchen hinterherrennst, wird dich das Mädchen nicht mögen.
Bir kızın peşinden koşarsanız, sizi beğenmez.Αν κυνηγάς ένα κορίτσι, αυτό δεν θα σε συμπαθήσει.
Bir kızın peşinden koşarsanız, sizi beğenmez.Если ты бегаешь за девушкой, ты ей не будешь нравиться.
Bir kızın peşinden koşarsanız, sizi beğenmez.אם תרדוף אחרי בחורה, הבחורה לא תחבב אותך.
Bir kızın peşinden koşarsanız, sizi beğenmez.اذا قمت بملاحقة فتاة فانها لن ترغب فيك
Bir kızın peşinden koşarsanız, sizi beğenmez.正しいことをすれば 女性の方が追いかけてくるのです
Bir kızın peşinden mi?Bám váy con gái?
Bir kızın peşinden mi?De rok van een meid?
Bir kızın peşinden mi?Fusta unei fete?
Bir kızın peşinden mi?Jakiejś dziewczyny?
Bir kızın peşinden mi?Kjoltygen av en flicka?
Bir kızın peşinden mi?La gonna di qualche ragazza?
Bir kızın peşinden mi?La jupe d'une certaine fille ?
Bir kızın peşinden mi?Mengejar-ngejar cewek?
Bir kızın peşinden mi?Rockzipfel irgendeines Mädchens??
Bir kızın peşinden mi?Vedľa sukne nejakého dievčaťa?
Bir kızın peşinden mi?Τη φούστα μιας κοπέλας;
Bir kızın peşinden mi?За юбкой какой-то девчонки?
Bir kızın peşinden mi?Оппа, само почакай 7 години.
Bir kızın peşinden mi??חצאית של איזו בחורה
Bir kızın peşinden mi?تنورة فتاة ما؟
Bir kızın peşinden mi?これはな 愛だ! 愛!
BİR ZAMANLAR... Beş çocuğunu terk eden ve üç kızını bir yetimhaneye gönderen bir baba vardı.DET VAR EN GÅNG ... en far som övergav sina fem barn och satte sina tre döttrar på barnhem.
Biz de ona bir jeep aldık. Jeep' i olduğu yıl 4500 kızın vajinasının kesilmesini engelledi.Così le abbiamo comprato una jeep e quell'anno ha salvato 4.500 ragazze dalla mutilazione.
Bu birçok kızın öldüğü bir durum, şanslıyım ki benim başıma gelmedi.Das ist etwas, das so viele Mädchen - Ich hatte Glück, ich bin nicht gestorben - aber viele sterben dabei.
Bu birçok kızın öldüğü bir durum, şanslıyım ki benim başıma gelmedi.Det är något som så många flickor - jag hade tur, jag dog inte - men många dör.
Bu birçok kızın öldüğü bir durum, şanslıyım ki benim başıma gelmedi.Din cauza asta multe fete mor, eu am fost norocoasă, nu am murit.
Bu birçok kızın öldüğü bir durum, şanslıyım ki benim başıma gelmedi.É algo por que tantas raparigas... Tive sorte, não morri. Mas muitas morrem.
Bu birçok kızın öldüğü bir durum, şanslıyım ki benim başıma gelmedi.È qualcosa per cui molte ragazze.. Sono stata fortunata, non sono morta, ma molte muoiono
Bu birçok kızın öldüğü bir durum, şanslıyım ki benim başıma gelmedi.Es algo que a muchas niñas... Tuve suerte de no morir, muchas mueren.
Bu birçok kızın öldüğü bir durum, şanslıyım ki benim başıma gelmedi.Het overkomt zoveel meisjes. Ik had geluk dat ik het overleefde, maar velen gaan eraan.
Bu birçok kızın öldüğü bir durum, şanslıyım ki benim başıma gelmedi.Ini terjadi di hampir semua anak2 gadis itu -- Saya beruntung saya masih hidup - tapi banyak yang meninggal.
Bu birçok kızın öldüğü bir durum, şanslıyım ki benim başıma gelmedi.다행히 저는 죽지 않았지만, 이 시술로 많은 여자 아이들이 죽습니다.
Bu birçok kızın öldüğü bir durum, şanslıyım ki benim başıma gelmedi.Toľko dievčat -- ja som mala šťastie -- ale toľké pri tom zomrú.
Bu birçok kızın öldüğü bir durum, şanslıyım ki benim başıma gelmedi.To se stává mnoha dívkám. Měla jsem štěstí, že jsem neumřela. Mnoho dívek umírá.
Bu birçok kızın öldüğü bir durum, şanslıyım ki benim başıma gelmedi.Wiele dziewcząt umiera. Miałam szczęście - przeżyłam.
Bu birçok kızın öldüğü bir durum, şanslıyım ki benim başıma gelmedi.Είναι κάτι το οποίο τόσα πολλά κορίτσια-- Ήμουν τυχερή που δεν πέθανα -- αλλά πολλές πεθαίνουν.
Bu birçok kızın öldüğü bir durum, şanslıyım ki benim başıma gelmedi.Много момичета умират по време на този ритуал, но аз бях късметлийка и оцелях.
Bu birçok kızın öldüğü bir durum, şanslıyım ki benim başıma gelmedi.Через це багато дівчат - я щаслива, що не померла - помирає.
Bu birçok kızın öldüğü bir durum, şanslıyım ki benim başıma gelmedi.Это то, что так много девушек... Мне повезло, что я не умерла. Многие умирают.
Bu birçok kızın öldüğü bir durum, şanslıyım ki benim başıma gelmedi.זה משהו שנערות כה רבות-- יש לי מזל. לא מתתי-- אך רבות מתות.
Bu birçok kızın öldüğü bir durum, şanslıyım ki benim başıma gelmedi.وأمر أن الكثير من الفتيات- أنا محظوظ، مات ابدأ-لكن يموت كثير.
Bu birçok kızın öldüğü bir durum, şanslıyım ki benim başıma gelmedi.私は幸運でした 死にませんでした 麻酔もなく ナイフは錆びていたので
Bu çok sade; sade olmayan tek şey kızın inci küpesi.Aquí todo es muy sencillo; la única cosa que no lo es es su arete de perla.
Bu çok sade; sade olmayan tek şey kızın inci küpesi.A única coisa que não é modesta é o seu brinco de pérola.
Bu çok sade; sade olmayan tek şey kızın inci küpesi.Bức tranh rất giản dị nhưng có một thứ không hề đơn sơ chính là đôi hoa tai ngọc trai của cô gái.
Bu çok sade; sade olmayan tek şey kızın inci küpesi.Das hier ist sehr einfach; das einzige, das nicht einfach ist, ist der Perlenohrring.
Bu çok sade; sade olmayan tek şey kızın inci küpesi.Detta är väldigt alldagligt; det enda som inte är alldagligt är hennes pärlörhänge.
Bu çok sade; sade olmayan tek şey kızın inci küpesi.Dette er meget enkelt; det eneste, der ikke er enkelt, er perleøreringen.
Bu çok sade; sade olmayan tek şey kızın inci küpesi.Dit is gewoontjes. Het enige dat ongewoon is, is haar paarlen oorring.
Bu çok sade; sade olmayan tek şey kızın inci küpesi.È tutto molto semplice; l'unica cosa che non lo è, è l'orecchino di perla.
Bu çok sade; sade olmayan tek şey kızın inci küpesi.Ez nagyon egyszerű, az egyetlen dolog ami kitűnik, az a gyöngy fülbevaló.
Bu çok sade; sade olmayan tek şey kızın inci küpesi.Jedyne co się wyróżnia, to kolczyk z perłą.
Bu çok sade; sade olmayan tek şey kızın inci küpesi.근데 소녀의 옷차림은 굉장히 평범하죠. 평범하지 않은 것은 진주귀걸이입니다.
Bu çok sade; sade olmayan tek şey kızın inci küpesi.Là elle est très simple ; la seule chose qui n'est pas simple c'est sa boucle d'oreille.

İlgili Sayfalar