kızım ile cümle

kızım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Kızımın iyiliği için, paylaşılmaya değer düşünceleriniz için sizlere teşekkür ederim.Aşa că, de dragul fiicei mele, vă mulţumesc pentru ideile voastre care merită să fie răspândite.
Kızımın iyiliği için, paylaşılmaya değer düşünceleriniz için sizlere teşekkür ederim.Entonces, por el bien de mi hija. Les agradezco por sus ideas que valen divulgarse.
Kızımın iyiliği için, paylaşılmaya değer düşünceleriniz için sizlere teşekkür ederim.제 딸을 대신해 공유할만한 아이디어 나눠주셔서 감사 말씀 드립니다.
Kızımın iyiliği için, paylaşılmaya değer düşünceleriniz için sizlere teşekkür ederim.Quindi, per il bene di mia figlia, vi ringrazio per le vostre idee meritevoli.
Kızımın iyiliği için, paylaşılmaya değer düşünceleriniz için sizlere teşekkür ederim.Także w imieniu mojej córki dziękuję wam za warte rozpowszechniania pomysły.
Kızımın iyiliği için, paylaşılmaya değer düşünceleriniz için sizlere teşekkür ederim.Úgyhogy a lányom nevében is köszönöm Önöknek az ötleteiket, amiket terjesztenek.
Kızımın iyiliği için, paylaşılmaya değer düşünceleriniz için sizlere teşekkür ederim.Така че, от името на дъщеря ми ви благодаря за идеите, които си струва да бъдат разпространявани.
Kızımın iyiliği için, paylaşılmaya değer düşünceleriniz için sizlere teşekkür ederim.Так что, ради моей дочери, спасибо за ваши идеи, достойные распространения.
Kızımın iyiliği için, paylaşılmaya değer düşünceleriniz için sizlere teşekkür ederim.אז, למען בתי, אני מודה לכם על הרעיונות שלכם ששווה להפיצם.
Kızımın iyiliği için, paylaşılmaya değer düşünceleriniz için sizlere teşekkür ederim.لذلك، لأجل إبنتي، أشكركم لأفكاركم التي تستحق النشر.
Kızımın iyiliği için, paylaşılmaya değer düşünceleriniz için sizlere teşekkür ederim.私は広げて行く価値のあるあなた方のアイデアに感謝します ありがとう。謝謝。
Kızımın resmen gerçek bir prenses olacağını söylüyorsunuz, değil mi?Ma fille, d'après les lois de notre pays, deviendra une vraie princesse ?
Kızımın resmen gerçek bir prenses olacağını söylüyorsunuz, değil mi?Εννοείτε ότι η κόρη μου θα γίνει επίσημα πριγκίπισσα σωστά;
Kızımın resmen gerçek bir prenses olacağını söylüyorsunuz, değil mi?تعنين ان ابنتي ستصبح قانونيا الاميرة الحقيقية صحيح؟
Kızımı sana vermiyorum, o benim gözbebeğim, kanımın parçası!Nu eu sunt oferindu-vă fiica mea, apple ochiului meu, [br] sânge din sângele meu!
Kızımız taşımak için hiçbir zaman geçtiğinden, o pahalıya onun kinsman Tybalt lov'd, bakınAtt vi har haft tid att flytta vår dotter: Titta du, hon lov'd sin frände Tybalt dyrt,
Kızımız taşımak için hiçbir zaman geçtiğinden, o pahalıya onun kinsman Tybalt lov'd, bakınAt vi ikke har haft tid til at flytte vores datter: Se, hun elsket hendes svoger Tybalt dyrt,
Kızımız taşımak için hiçbir zaman geçtiğinden, o pahalıya onun kinsman Tybalt lov'd, bakınBahwa kita tidak punya waktu untuk bergerak putri kami: Perhatikan, dia lov'd nya penebus Tybalt mahal,
Kızımız taşımak için hiçbir zaman geçtiğinden, o pahalıya onun kinsman Tybalt lov'd, bakınCare le-am avut nici un moment să se mute fiica noastră: te uiţi, ea lov'd o ruda Tybalt scump,
Kızımız taşımak için hiçbir zaman geçtiğinden, o pahalıya onun kinsman Tybalt lov'd, bakınChe non abbiamo avuto tempo di passare la nostra figlia: si guarda, si lov'd Tebaldo suo parente caro,
Kızımız taşımak için hiçbir zaman geçtiğinden, o pahalıya onun kinsman Tybalt lov'd, bakınDa smo imeli več časa, da se premaknete našo hčerko: Poglejte si, ona lov'd njena brata Tybalt drago,
Kızımız taşımak için hiçbir zaman geçtiğinden, o pahalıya onun kinsman Tybalt lov'd, bakınDat we geen tijd hebben om onze dochter te verplaatsen had: Kijk je, ze lov'd innig haar bloedverwant Tybalt,
Kızımız taşımak için hiçbir zaman geçtiğinden, o pahalıya onun kinsman Tybalt lov'd, bakınEttä meillä ei ollut aikaa liikkua tyttäremme: Katsokaas, hän lov'd hänen sukulaiseni Tybalt hellästi,
Kızımız taşımak için hiçbir zaman geçtiğinden, o pahalıya onun kinsman Tybalt lov'd, bakınHogy már nem volt ideje mozogni lányunk: Nézd meg, ő lov'd ő rokona Tybalt drágán,
Kızımız taşımak için hiçbir zaman geçtiğinden, o pahalıya onun kinsman Tybalt lov'd, bakın우리 딸을 이동하는 시간이 없었 가지고있다 : 그녀가 사랑스러운 그녀의 동족 티볼트가을 lov'd 당신을 봐요
Kızımız taşımak için hiçbir zaman geçtiğinden, o pahalıya onun kinsman Tybalt lov'd, bakınQue não tivemos tempo de ir a nossa filha: Olha você, ela amei seu parente Tybalt caro,
Kızımız taşımak için hiçbir zaman geçtiğinden, o pahalıya onun kinsman Tybalt lov'd, bakınQue no hemos tenido tiempo para mover a nuestra hija: te Mira, ella lov'd su pariente Teobaldo muy caro,
Kızımız taşımak için hiçbir zaman geçtiğinden, o pahalıya onun kinsman Tybalt lov'd, bakınQue nous avons pas eu le temps de passer notre fille: Voyez-vous, elle lov'd son parent Tybalt cher,
Kızımız taşımak için hiçbir zaman geçtiğinden, o pahalıya onun kinsman Tybalt lov'd, bakınŽe jsme neměli čas se posunout naši dceru: Hele, ona lov'd její příbuzný Tybalt draho,
Kızımız taşımak için hiçbir zaman geçtiğinden, o pahalıya onun kinsman Tybalt lov'd, bakınŻe nie mieliśmy czasu, aby przenieść naszą córkę: Słuchaj ty, ona lov'd jej krewny Tybalt drogo
Kızımız taşımak için hiçbir zaman geçtiğinden, o pahalıya onun kinsman Tybalt lov'd, bakınŽe sme nemali čas sa posunúť našu dcéru: Hej, ona lov'd jej príbuzný Tybalt draho,
Kızımız taşımak için hiçbir zaman geçtiğinden, o pahalıya onun kinsman Tybalt lov'd, bakınΑυτό που έχουμε δεν είχε χρόνο να κινηθεί η κόρη μας: Σας Κοιτάξτε, αυτή lov'd συγγενής Tybalt της ακριβά,
Kızımız taşımak için hiçbir zaman geçtiğinden, o pahalıya onun kinsman Tybalt lov'd, bakınТова ние не са имали време да се премине на дъщеря ни: Вижте, тя lov'd си сродник Тибалт скъпо,
Kızımız taşımak için hiçbir zaman geçtiğinden, o pahalıya onun kinsman Tybalt lov'd, bakınЭто у нас не было времени, чтобы переместить нашу дочь: Смотри ты, она lov'd ее родственника Тибальта дорого,
Kızımız taşımak için hiçbir zaman geçtiğinden, o pahalıya onun kinsman Tybalt lov'd, bakınזה שיש לנו לא היה זמן לעבור הבת שלנו: תראה אותך, היא אהב Tybalt קרוב משפחה לה ביוקר,
Kızımız taşımak için hiçbir zaman geçtiğinden, o pahalıya onun kinsman Tybalt lov'd, bakınان لدينا ليس لديها الوقت للانتقال ابنتنا : ابحث لك ، انها lov'd لها نسيب Tybalt غاليا ،
Kızımız taşımak için hiçbir zaman geçtiğinden, o pahalıya onun kinsman Tybalt lov'd, bakınとのようにしました。よく、私たちは死ぬために生まれた。 "非常に遅くあわ、彼女は、夜に降りてくることはないでしょう。
Kızım Kate, 20 yaşında, hiç saat takmıyor.20-vuotias tyttäreni Kate ei koskaan käytä rannekelloa.
Kızım Kate, 20 yaşında, hiç saat takmıyor.A lányom sosem hord órát, a lányom Kate, aki 20 éves.
Kızım Kate, 20 yaşında, hiç saat takmıyor.A minha filha Kate de 20 anos nunca usa relógio.
Kızım Kate, 20 yaşında, hiç saat takmıyor.Anak perempuan saya tidak pernah menggunakan jam tangan, Kate, yang usianya 20.
Kızım Kate, 20 yaşında, hiç saat takmıyor.Đứa con gái 20 tuổi của tôi, Kate, chẳng bao giờ đeo đồng hồ.
Kızım Kate, 20 yaşında, hiç saat takmıyor.Fica mea nu poartă niciodată un ceas, fica mea Kate, care are 20 de ani.
Kızım Kate, 20 yaşında, hiç saat takmıyor.우리 딸아인 시계를 절대 안찹니다. 우리 딸, 케이트는 스무살이에요.
Kızım Kate, 20 yaşında, hiç saat takmıyor.Ma fille ne porte jamais de montre, ma fille Kate, qui a 20 ans.
Kızım Kate, 20 yaşında, hiç saat takmıyor.Meine Tochter trägt nie eine Armbanduhr, meine Tochter Kate, die 20 ist.
Kızım Kate, 20 yaşında, hiç saat takmıyor.Mi figlia non porta mai l'orologio, mi figlia Kate, che ha vent'anni.
Kızım Kate, 20 yaşında, hiç saat takmıyor.Mi hija, Kate, que tiene 20 años, nunca usó un reloj,
Kızım Kate, 20 yaşında, hiç saat takmıyor.Mijn dochter Kate, die 20 is, draagt nooit een horloge.
Kızım Kate, 20 yaşında, hiç saat takmıyor.Min datter går aldrig med ur, min datter Kate der er 20.
Kızım Kate, 20 yaşında, hiç saat takmıyor.Min dotter har aldrig en klocka på sig, min dotter Kate, som är 20.
Kızım Kate, 20 yaşında, hiç saat takmıyor.Moja córka Kate ma 20 lat i nigdy nie nosi zegarka.
Kızım Kate, 20 yaşında, hiç saat takmıyor.Moja dcéra Kate, ktorá má 20 rokov, nikdy nenosí hodinky.
Kızım Kate, 20 yaşında, hiç saat takmıyor.Moja hčerka nikoli ne nosi ure, moja hčerka Kate, ki je stara 20.
Kızım Kate, 20 yaşında, hiç saat takmıyor.Moje dcera Kate, které je 20, hodinky nenosí.
Kızım Kate, 20 yaşında, hiç saat takmıyor.Η κόρη μου η Κέϊτ, που είναι 20 χρονών, δεν φοράει πότε ρολόϊ.
Kızım Kate, 20 yaşında, hiç saat takmıyor.Дъщеря ми никога не носи часовник, дъщеря ми Кейт, която е на 20.
Kızım Kate, 20 yaşında, hiç saat takmıyor.Моя донька ніколи не носить годинник, моя донька Кейт, якій зараз 20.
Kızım Kate, 20 yaşında, hiç saat takmıyor.Моя дочь Кейт — ей 20 лет — никогда не носит часы.
Kızım Kate, 20 yaşında, hiç saat takmıyor.בתי אף פעם לא עונדת שעון, בתי קייט שהיא בת 20.

İlgili Sayfalar