kızılderili ile cümle

kızılderili kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
O zamanki tüm Batı Kızılderilileri artık savaş esiriydi.Alle westelijke indianen werden op dat moment krijgsgevangenen.
O zamanki tüm Batı Kızılderilileri artık savaş esiriydi.Ettől az időponttól kezdve minden nyugati indián hadifogollyá vált.
O zamanki tüm Batı Kızılderilileri artık savaş esiriydi.그 때의 모든 서부 인디언들은 지금은 전쟁 포로입니다.
O zamanki tüm Batı Kızılderilileri artık savaş esiriydi.Semua suku Indian barat sejak saat itu menjadi tahanan perang.
O zamanki tüm Batı Kızılderilileri artık savaş esiriydi.Tất cả những người da đỏ phía tây tại thời điểm đó trở thành những tù nhân chiến tranh.
O zamanki tüm Batı Kızılderilileri artık savaş esiriydi.Todos los indígenas del oeste en ese momento eran prisioneros de guerra.
O zamanki tüm Batı Kızılderilileri artık savaş esiriydi.Todos os índios ocidentais, naquele momento, passaram a ser prisioneiros de guerra.
O zamanki tüm Batı Kızılderilileri artık savaş esiriydi.Toţi Indienii din vest în acel moment erau acum prizonieri de război.
O zamanki tüm Batı Kızılderilileri artık savaş esiriydi.Tous les Indiens de l'ouest à ce moment-là deviennent des prisonniers de guerre.
O zamanki tüm Batı Kızılderilileri artık savaş esiriydi.Tutti gli Indiani dell'Ovest erano da quel momento prigionieri di guerra.
O zamanki tüm Batı Kızılderilileri artık savaş esiriydi.Všichni západní Indiáni se tím okamžikem stali válečnými zajatci.
O zamanki tüm Batı Kızılderilileri artık savaş esiriydi.Vsi zahodni indijanci v tem času so bili zdaj vojni ujetniki.
O zamanki tüm Batı Kızılderilileri artık savaş esiriydi.V tomto okamihu boli všetci západní Indiáni vojenskými zajatcami.
O zamanki tüm Batı Kızılderilileri artık savaş esiriydi.W tym momencie wszyscy zachodni Indianie stali się jeńcami wojennymi.
O zamanki tüm Batı Kızılderilileri artık savaş esiriydi.Όλοι οι δυτικοί Ινδιάνοι από εκείνη τη στιγμή είναι πλέον αιχμάλωτοι πολέμου.
O zamanki tüm Batı Kızılderilileri artık savaş esiriydi.Всички западни индианци в този момент от време стават военнопленници
O zamanki tüm Batı Kızılderilileri artık savaş esiriydi.С того момента все западные индейцы стали военнопленными.
O zamanki tüm Batı Kızılderilileri artık savaş esiriydi.כל האינדיאנים המערביים הם באותה נקודה בזמן אסירי מלחמה.
O zamanki tüm Batı Kızılderilileri artık savaş esiriydi.من تلك اللحظة أصبح السكان الأصليين الغربيين أسرى حرب.
O zamanki tüm Batı Kızılderilileri artık savaş esiriydi.同じく1871年
"Şimdi Kızılderili olmak istiyor musun?" dediler; parmaklar tetikte."Anda ingin menjadi Indian sekarang," katanya, dengan jari pada pelatuknya.
"Şimdi Kızılderili olmak istiyor musun?" dediler; parmaklar tetikte."Bi zdaj rad bil Indijanec?" so rekli, s prstom na sprožilcu.
"Şimdi Kızılderili olmak istiyor musun?" dediler; parmaklar tetikte."Dalej chcesz być Indianinem?" mówili, trzymając palec na spuście.
"Şimdi Kızılderili olmak istiyor musun?" dediler; parmaklar tetikte."당신은 인디언이 이제는 되고 싶을 껄"이라고 그들은 말했죠. 방아쇠에 손가락을 걸고 말이죠.
"Şimdi Kızılderili olmak istiyor musun?" dediler; parmaklar tetikte."Na, most legyél indián." - mondták, miközben az ujjuk a ravaszon pihent.
"Şimdi Kızılderili olmak istiyor musun?" dediler; parmaklar tetikte."Queres ser um índio agora?" disseram, com o dedo no gatilho.
"Şimdi Kızılderili olmak istiyor musun?" dediler; parmaklar tetikte."¿Quieres ser indígena ahora?", decían con el dedo en el gatillo.
"Şimdi Kızılderili olmak istiyor musun?" dediler; parmaklar tetikte.Řekli: "Pořád chceš být Indián?" s prstem na spoušti.
"Şimdi Kızılderili olmak istiyor musun?" dediler; parmaklar tetikte."Teraz chceš byť Indián", hovorili s prstom na spúšti.
"Şimdi Kızılderili olmak istiyor musun?" dediler; parmaklar tetikte."Tu veux être un Indien maintenant," ont-ils dit, le doigt sur la gâchette.
"Şimdi Kızılderili olmak istiyor musun?" dediler; parmaklar tetikte."Vẫn muốn là người da đỏ chứ," họ nói như ra lệnh, tay để trên còi súng.
"Şimdi Kızılderili olmak istiyor musun?" dediler; parmaklar tetikte."Vill du vara en indian nu" frågade de, med fingret på avtryckaren.
"Şimdi Kızılderili olmak istiyor musun?" dediler; parmaklar tetikte."Vrei să fii Indian acum?", au spus, cu degetul pe trăgaci.
"Şimdi Kızılderili olmak istiyor musun?" dediler; parmaklar tetikte."Vuoi essere un indiano adesso", dissero, dito sul grilletto.
"Şimdi Kızılderili olmak istiyor musun?" dediler; parmaklar tetikte."Wil je nu een Indiaan zijn?" zeiden ze, met de vinger aan de trekker.
"Şimdi Kızılderili olmak istiyor musun?" dediler; parmaklar tetikte."Wollt ihr jetzt ein Indianer sein?" fragten sie mit dem Finger am Abzug.
"Şimdi Kızılderili olmak istiyor musun?" dediler; parmaklar tetikte."Θες να είσαι Ινδιάνος τώρα;", είπαν, με το δάχτυλο στη σκανδάλη.
"Şimdi Kızılderili olmak istiyor musun?" dediler; parmaklar tetikte."Вы все еще хотите быть индейцами," сказали они, держа палец на спусковом крючке.
"Şimdi Kızılderili olmak istiyor musun?" dediler; parmaklar tetikte."Искате да бъдете индианци сега," казали, с пръст на спусъка.
"Şimdi Kızılderili olmak istiyor musun?" dediler; parmaklar tetikte."אתם רוצים להיות אינדיאנים עכשיו?" הם אמרו, אצבעותיהם על ההדק.
"Şimdi Kızılderili olmak istiyor musun?" dediler; parmaklar tetikte."ألا زلتم تريدون أن تكون هنودا؟" وأصابعهم على الزناد.
"Şimdi Kızılderili olmak istiyor musun?" dediler; parmaklar tetikte.引き金に指をかけたのです
Sioux Kızılderililer yay ve oklarını terk etmeleriyle수 인디언은 활과 화살을 버렸을 때
Sioux Kızılderililer yay ve oklarını terk etmeleriyleLes Indiens Sioux n'ont pas cessé d'être des Sioux
Sioux Kızılderililer yay ve oklarını terk etmeleriyle Sioux olmaktan vazgeçmemiştir,Los indios Sioux no dejaron de serlo cuando dejaron el arco y la flecha
Sioux Kızılderililer yay ve oklarını terk etmeleriyleהאינדיאנים משבט הסו לא הפסיקו להיות סו
Sioux Kızılderililer yay ve oklarını terk etmeleriyleإذ أن هنود "السيوكس" لم يكفوا على أن يكونوت "سيوكس"
Sioux Kızılderililer yay ve oklarını terk etmeleriyleスー族です それは
Ülkeyi bir baştan bir başa dolaşıp kendini çekiyor ve burada da onu kızılderili bölgesinde görüyorsunuz.E ele percorre o país a tirar fotografias dele próprio, e aqui podem ver que tem uma da
Ülkeyi bir baştan bir başa dolaşıp kendini çekiyor ve burada da onu kızılderili bölgesinde görüyorsunuz.Er reist durch das ganze Land und fotografiert sich selbst.
Ülkeyi bir baştan bir başa dolaşıp kendini çekiyor ve burada da onu kızılderili bölgesinde görüyorsunuz.E va in giro per tutto il paese a fare fotografie di sé, e potete vedere qui che ha
Ülkeyi bir baştan bir başa dolaşıp kendini çekiyor ve burada da onu kızılderili bölgesinde görüyorsunuz.Hij trekt door het land en maakt foto's van zichzelf.
Ülkeyi bir baştan bir başa dolaşıp kendini çekiyor ve burada da onu kızılderili bölgesinde görüyorsunuz.그는 국내 여러 곳을 돌아다니며 자화상을 짝는데, 이 사진은
Ülkeyi bir baştan bir başa dolaşıp kendini çekiyor ve burada da onu kızılderili bölgesinde görüyorsunuz.Зіґ подорожує країною, фотографуючи себе.
Ülkeyi bir baştan bir başa dolaşıp kendini çekiyor ve burada da onu kızılderili bölgesinde görüyorsunuz.והוא מטייל בכל המדינה ומצלם את עצמו, ואתם יכולים לראות שיש לו
Ülkeyi bir baştan bir başa dolaşıp kendini çekiyor ve burada da onu kızılderili bölgesinde görüyorsunuz.وهو يدور في جميع انحاء الدوله يلتقط صور لنفسه, وكما ترون هنا انه لديه
Ülkeyi bir baştan bir başa dolaşıp kendini çekiyor ve burada da onu kızılderili bölgesinde görüyorsunuz.自分自身の写真を撮るのですが ご覧のように 『ジグのインディアン居留地』とするのです
"wasichu" bir Lakota kelimesi; anlamı, Kızılderili olmayan; fakat başka bir anlamı daJe to lakotské slovo, ktoré znamená "Neindián", ale ďalší výklad tohto slova znamená
"wasichu" bir Lakota kelimesi; anlamı, Kızılderili olmayan; fakat başka bir anlamı da와시츄는 라코타 말 입니다. 인디언이 아닌 사람 이라는 뜻이죠. 그러나 다른 의미로는,
"wasichu" bir Lakota kelimesi; anlamı, Kızılderili olmayan; fakat başka bir anlamı daWasichu es la palabra lakota que significa "no indígena".

İlgili Sayfalar