Ana içeriğe geç
Sözlük

kızılağaç ile cümle

kızılağaç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
49
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Kızılağaç ve söğütü de tercih ederler.It prefers rubble and gravel riffles.
Bu nedenle sakallı kızılağaç adı verilmiştir.The resulting product name was SIG Sauer.
Buradaki bir kunduz ve burada da akarsu, kavak, kızılağaç ve söğüt var.Here is the beaver. And here is the stream, and the aspen and the alder and the willow.
Kızılağaç ve Zakatala Doğa Koruma Alanı 1929'da ve Hirkan Doğa Koruma Alanı 1936'da kuruldu.The Gizilagac and Zagatala Reserves in 1929, and the Hirkan Reserve was established in 1936.
Kıyı ormanları, beyaz kavak, meşe, kızılağaç ve beyaz akasya gibi ağaç türlerini içerir.Riparian woodlands includes such types of trees as white poplar, oak, alder-tree and white acacia.
Kızılağaç Devlet Koruma AlanıGizil-Agach State Reserve
Diğer bir kızılağaç türü olan Alnus barbata, Talış'a özgüdür.Another species of alder, Alnus barbata, is typical in Talysh.
Bu basamağın hakim ağacı Sakallı kızılağaçtır.Der Baumbesitzer reagiert wütend.
Kızılağaç Alnus glutinosa (L.)Mais quand donc fleurit Alnus Glutinosa (L.)
Alnus orientalis - Doğu kızılağacı.Rôle principal féminin.Danseuse orientale.
Alnus serrulata - Alnus subcordata - Kafkas kızılağacı.Plebejus argus corsicus - Azuré de l'ajonc - sous-espèce corse.
Alnus orientalis - Doğu kızılağacı.Ovis orientalis orientalis, muflón rojo.
Alnus rhombifolia - Ak kızılağaç.搓火儿 cuōhuǒr – estar enfadado.
Alnus jorullensis - Meksika kızılağacı.Alnus jorullensis - Messico, Guatemala.
Alnus rhombifolia - Ak kızılağaç.Cromite di Rodi - Boli.
Kızılağaç Alnus glutinosa (L.)Zagorzałek żółty (Odontites luteus (L.)
Kızılağaç ve söğütü de tercih ederler.Preferuje też bukiew i orzechy laskowe.
Alnus japonica - Japon kızılağacı.河太郎) – japoński złośliwy demon wodny.
Kızılağaç ve söğütü de tercih ederler.Den föredrar grus- och stenbotten.
Kızılağaç ve söğütü de tercih ederler.Надає перевагу кам'янистим та піщаним ґрунтам.
Kızılağaç Alnus glutinosa (L.)Вільха чорна (Alnus glutinosa (L.)
Örneğin Kızılağaç yapraklı huş (Betula medwediewii)Paeonia suffruticosa, viță de vie (Vitis) ca și Betula pendula (mesteacăn).
Alnus jorullensis - Meksika kızılağacı.Alnus jorullensis – Mexikó, Guatemala.
Alnus viridis - Yeşil kızılağaç.Furioso – Rasende; vildt.
Alnus japonica - Japon kızılağacı.Japanophobia - ketakutan akan orang Jepang.
Alnus maritima - Sahil kızılağacı.Prunus maritima - mận bờ biển.
Bu nedenle sakallı kızılağaç adı verilmiştir.その名の通り、怒りっぽい。
Bu nedenle kızılağaç yapraklı huş adı verilmiştir.他们必须找到名为怒的村庄。
Kızılağaç ve söğütü de tercih ederler.於是宸濠與寧合,而恚宏。
Kızılağaç ve söğütü de tercih ederler.גם היא העדיפה את אשור וכשדים.
Kızılağaç ve söğütü de tercih ederler.Предпочита крайречни гори и храсталаци.
Alnus viridis - Yeşil kızılağaç.Kuzma od jeze pozeleni.
Bölgede en iyi yetişen ağaç kızılağaçtır.Največja reka v okraju je Peene.
Kızılağaç ve söğütü de tercih ederler.Eelistab viljakaid ja niiskemaid muldi.
Buradaki bir kunduz ve burada da akarsu, kavak, kızılağaç ve söğüt var.Aici este castor. Şi aici este fluxul, şi Aspen şi arini şi salcie.
Buradaki bir kunduz ve burada da akarsu, kavak, kızılağaç ve söğüt var.Aquí está el castor y aquí el río, y el álamo, el aliso y el sauce.
Buradaki bir kunduz ve burada da akarsu, kavak, kızılağaç ve söğüt var.Đây là con hải ly. Và đây là dòng suối, và cây dương, gỗ trăn và cây liễu.
Buradaki bir kunduz ve burada da akarsu, kavak, kızılağaç ve söğüt var.Ecco il castoro. Ed ecco il ruscello, e il pioppo, l'ontano e il salice.
Buradaki bir kunduz ve burada da akarsu, kavak, kızılağaç ve söğüt var.Hier is de bever. Hier is de stroom, en de espen en elzen en wilgen.
Buradaki bir kunduz ve burada da akarsu, kavak, kızılağaç ve söğüt var.Hier ist der Biber. Und hier ist der Strom, und die Espe und die Erle und die Weide.
Buradaki bir kunduz ve burada da akarsu, kavak, kızılağaç ve söğüt var.여기는 비버고, 여기는 개울, 사시나무, 오리나무, 그리고 버드나무가 있습니다.
Buradaki bir kunduz ve burada da akarsu, kavak, kızılağaç ve söğüt var.To jest bóbr. To jest strumień, topola, olsza, wierzba.
Buradaki bir kunduz ve burada da akarsu, kavak, kızılağaç ve söğüt var.Voici un castor, et voici un ruisseau, et le tremble, l'aulne et le saule.
Buradaki bir kunduz ve burada da akarsu, kavak, kızılağaç ve söğüt var.Εδώ είναι ο κάστορας. Και εδώ είναι το ποτάμι και η λεύκα και τα κλήθρα και η ιτιά.
Buradaki bir kunduz ve burada da akarsu, kavak, kızılağaç ve söğüt var.А тук е потокът, трепетликата, елшата и върбата.
Buradaki bir kunduz ve burada da akarsu, kavak, kızılağaç ve söğüt var.Вот бобер. Вот речка, тополь, ольха и ива.
Buradaki bir kunduz ve burada da akarsu, kavak, kızılağaç ve söğüt var.הנה הבונה. והנה הנחל, עץ הצפצפה והאלמון והערבה.
Buradaki bir kunduz ve burada da akarsu, kavak, kızılağaç ve söğüt var.هذا هو القندس. وهذا هو الجدول، و السبين و ألدير و صفصاف
Buradaki bir kunduz ve burada da akarsu, kavak, kızılağaç ve söğüt var.ポプラ ハンの木 柳です まるで私達がビーバーを見つけるのを
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod