kızı ile cümle

kızı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Kızın bir faresi var.The girl has a mouse.
Tom ve Mary'nin küçük kızı ilk deneme adımlarını atmaya başlıyor.Tom and Mary's little girl is starting to take her first tentative steps.
Bana kızımı hatırlatıyorsun.You remind me of my daughter.
Ben sadece sıradan bir kızım.I'm just an average girl.
Senin dün konuştuğun kızı tanıyorum.I know the girl you were talking to yesterday.
O, kızı için değerli bir mücevher satın almak istiyor.He wishes to buy a valuable jewel for his daughter.
Ben kızım için bir randevu alıyorum.I'm making an appointment for my daughter.
Benim kızım bunu asla yapmaz.My daughter would never do that.
Onun iki kızı var.She has two daughters.
Mary o hapiste iken Tom'un kızına baktı.Mary cared for Tom's daughter while he was in jail.
O kızın boyu ne kadar?How tall is she?
Bir kız bir kızın yapmak zorunda olduğu şeyi yapmak zorundadır.A girl's got to do what a girl's got to do.
İşte kızımın bir resmi.Here's a picture of my daughter.
Lisede çıktığın şu şişman kızın adı nedir?What's the name of that fat girl you used to date in high school?
Kızımı seviyorsun; ama onun seni sevdiğinden emin misin?You love my daughter; but are you sure that she loves you?
Dikkat, bilgeliğin büyük kızıdır.Caution is the eldest daughter of wisdom.
Sen Tom Jackson'ın kızısın, değil mi?You're Tom Jackson's daughter, aren't you?
Tom'un kızı üç yaşında.Tom's daughter is three years old.
Tom kızıl saçlı, değil mi?Tom is a redhead, isn't he?
Küçük kızımız büyüyor.Our little girl is growing up.
Tom kızına bir doldurulmuş tavşan verdi.Tom gave his daughter a stuffed bunny.
Oğlunuz kızımla çıkıyor.Your son is dating my daughter.
Tom bir kızı öptü ve tüm gece onunla dans etti.Tom kissed a girl and danced with her all night.
Onu başka bir kızı öperken gördüm.I saw him kissing another girl.
Şimdi gerçekten kızıyorum.I'm getting really mad now.
Mary, Tom'un tek kızıdır.Mary is Tom's only daughter.
O, kızımın en iyi arkadaşı.She's my daughter's best friend.
Mary kızımın en iyi arkadaşı.Mary is my daughter's best friend.
Öğretmenin genç kızı büyük mavi gözlü sarışın bir güzeldi.The teacher's young daughter was a beautiful blonde with big blue eyes.
Tom, kızının dilini deldirmiş olduğunu fark ettiğinde dehşete düştü.Tom was horrified when he noticed that his daughter had had her tongue pierced.
Kızımla birlikte televizyon seyrederim.I watch television with my daughter.
Bu kuşa neden kızılgerdan diyorlar?Why is this bird called a robin redbreast?
Tom kızıyor gibi görünüyor.Tom seems to be getting angry.
Tom'un kızı evleniyor.Tom's daughter is getting married.
Kızıl havaları seyret ki akşam olmakta.Look at the reddish skies, the night is falling down.
Bir kızım olmasını istiyorum ve ona Yagmur adını vereceğim.I want to have a girl and I will name her Yagmur.
Tom vaizin kızına aşık oldu.Tom fell in love with the preacher's daughter.
Oradaki sevimli kızı görüyor musun?Do you see that cute girl over there?
Kızıl Haç afet bölgelerine sürekli olarak gıda sağlar.The Red Cross constantly supplies food to the disaster areas.
Festivalde gördüğümüz kızın adı ne?What's the name of the girl we saw at the festival?
Tom kızı ile çıkmama izin vermedi.Tom wouldn't let me date his daughter.
Şimdi kızıyorum.Now I'm getting angry.
Artık kızımı görmemeni tercih ediyorum.I'd rather you not see my daughter anymore.
O kızın hayır dediğini hiç duymadım.I have never heard that girl say no.
Üvey kızkardeşim kızılcık suyunun sonunu bitirdi.My stepsister finished the last of the cranberry juice.
Mary kızının arkadaşı için bir hediye aldı.Mary bought a present for her daughter's friend.
Mary arkadaşının kızı için bir hediye satın aldı.Mary bought a present for her friend's daughter.
Tom kızı için bir hediye aldı.Tom bought a present for his daughter.
Mary, kızımla aynı okula gidiyor.Mary goes to school with my daughter.
Kızım zaten dört senedir iştahsızlıktan ızdırap çekmekte.My daughter has been suffering from anorexia for four years already.
Ben sadece normal bir kızım.I'm just a normal girl.
O, kızı için parasını biriktirdi.He saved up his money for his daughter.
Bu kızı tanıyor musun?Do you know this girl?
Biz Noel arifesini bizim yetişkin kızın evinde harcıyoruz.We're spending Christmas Eve at our grown daughter's house.
O kızı tanıyor musun?Do you know that girl?
Tom'un kızı öldürüldü.Tom's daughter was murdered.
Deneme için bir kızı suçlayamazsın.You can't blame a girl for trying.
Ben sadece kızımı güvenle geri getirmek istiyorum, bu kadar.I just want to get my daughter back safely, that's all.
Tom John'la evlenmekten vazgeçirmek için kızıyla konuştu.Tom talked his daughter out of marrying John.
Tom, Mary'nin en büyük kızı ile evlendi.Tom was married to Mary's oldest daughter.

İlgili Sayfalar